ÜYELİK GİRİŞİ ÜYE OL
Anasayfa Şiirler Forum Etkinlikler Kitap Nedir? Bicümle Tv Müzik Atölye Arama Blog İletişim Yazılar
Giriş Yap Üye Ol
Dostluğun kolları birbirimizi dünyanın bir ucundan bir ucuna kucaklayabilecek kadar uzundur. MONTAİGNE Paylaş
ANASAYFA
ETKİNLİKLER
NEDİR?
TİVİ
BLOG
BİCÜMLE
ATÖLYE
ARAMA

Editörden... Sanal Bayramlara Hoş Geldiniz...

Bugün hepimiz için bambaşka duygular taşıyan, çok önemli bir gün. “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı”mız kutlu olsun.

23.04.2012

Editörden... Sanal Bayramlara Hoş Geldiniz...



Bugün hepimiz için bambaşka duygular taşıyan, çok önemli bir gün. “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı”mız kutlu olsun.

Kutlamak için sebep arayanlar olabilir aramızda. Hayatın zorluğundan, yaşam gayesinden, yüzümüzün gülmediğinden, yapılan zamlardan, umutsuzluktan, mutsuzluktan, aksiliklerden, olmazlardan dem vuranlar. Biz yarınımızı kaybetmemek için güçlü olmak zorundayız. Tutun nefesinizi, dimdik durun ve bayramınıza sahip çıkın.


Şimdi yarın şenlik alanlarında yüzü gülen çocuklarımızı, bugünü zorunlu hale getirilen bir şeymiş gibi anlatırsak ve sevdirmezsek, her bayram törenine hazırlanmayı işten sayacaklar. Okul dönemi bittiğinde zorunluluktan bayrama gittik yürüyüş yaptık diye anlatmalarına izin verirseniz de kendi değerlerine küfretmiş olacaksınız. Ben içimdeki coşkuyla yazıyorum bu yazımı mazur görün ağzımdan kötü kelimeler çıkarsa… Bizim hak ettiğimiz çok güzel bayramlarımız var, tüm dünyanın bizim sayemizde kutladığı bayramlara sahibiz… Çünkü güçlü olmak demek, içindeki coşkuyu hissetmekten geçer. Çocuklarımıza bu özel günlerimizin değerini anlatıp, bayram günlerini “tatil” kelimesine sığdırmaktan vazgeçip onlara bu duyguyu hissettirebiliyorsak işte o zaman sevinç çığlıkları atabiliriz. Yarınını düşünenler için son kez tekrarlayacağım, çocuklarınıza bayram coşkusunu hissettirin ki yarınlarımıza da ulaşsın bu güzellikler.


Bu ülkede bu bayramı kutlayamayacak gözü yaşlı hasta çocuklarımız var, hastane köşelerinde kan bekleyen, ilik bekleyen, böbrek bekleyen… Bu ülkede gözü yaştan kurtulmayan dayak yiyen, aç bırakılan, soğukta yatırılan, işgence gören, hırsızlık yaptırılan, uyuşturucu sattırılan, dilenen çocuklarımız var bizim. Bu ülkede babası içki içecek diye okula gönderilmeyen, annesi dayak yemesin diye pazarda poşet, yolda mendil, su satan eve babasına içki parası götürüp okuyamayan, okula gidemeyen çocuklarımız var bizim.
Bu ülkede başlık parası uğruna reşit olmayan kızlarını evlendirip karnı burnunda hayatı sadece bir pencere ardından izleyen çocuklarımız var bizim. Islah evlerinde işgenceden yüzlerini tanıyamadığımız çocuklarımız da var. Evine et girmeyen, sebze girmeyen, bir çorbadan ibaret, bir somun ekmeğe muhtaç kalan çocuklarımızda var!


Yüzü gülmeyen, hayatı hep karanlık gören, umudun ne demek olduğunu unutan, kalbi kinle, nefretle dolan, iyinin ne demek olduğunu bilmeyen çocuklarımız var bizim…


Ellerim titreyerek yazıyorum bunları. Çocuk denildiğinde yüzümün bir yanının sevinçten çılgına döndüğünü, bir yanının soğuktan çürüdüğünü hissediyorum. Bu nedenle yazarken aklıma gelen ama kaleme alamayacağım, sizlerinde mutlaka aklına gelen birçok örnek vardır. Üzülmek için değil bu yazım elbette ama bazı gerçekleri gözden kaçırmamak için güzel bir fırsattır bu yazılar. Eli kalem tutan, kitap okuyan, yarınını düşünen, çevresine duyarlı, gelişen, geliştiren, değerlerini kaybetmeyen, insani duygularını ön planda tutan, insan ayrımı yapmayan çocuklarımız olsun. Dışarıda bu duyguları yaşayamayan tüm çocuklarımızı da kurtarabilsek keşke…


Şimdi yarın erkenden kalkıp şenlik yerlerine gidecek olanlar, lütfen gününüzü öldürmeyin. Çocuklarınızla çocuk olup onlarla neler yapabiliyorsanız eşlik edin.

Benim bir çocuğum olsaydı, tüm günümü ne isterse onu yaparak geçirirdim. Bir tek gün mü elbette değil, bu günü ona unutturmamak ve annesi, babası onunla ne yapıyorsa, kendi çocuklarına uygulasın diye… Artık hayatımızın yarısını geçirdiğimiz şu sanal dünyadan değil, gerçek hayatta mutluluklarla bayram kutlasın diye... Sanal bayram kutlamaları yerine gülen yüzler görerek, gerçekten sevinerek, yozlaşmadan, duygusuz olmadan, kalben ve hissederek yaşasın diye... Elini tutarak, onunla koşup zıplayarak, düşüp kalkarak, gülüp eğlenerek, hayata muhteşem anılar bırakarak bayram kutlamak isterdim.

Eh bakın yarın kimler nasıl kutlayacak bayramlarını hep birlikte izleyeceğiz...


Bayramına ve bayrağına sahip çıkan herkesin "23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı" kutlu olsun. Bugün benim bayramım! İstediğim kadar şeker yiyip, şarkı söyleyebileceğim, sokakta mendil satan çocuklarımın ellerinden tutarak…


Nisan’ın son haftası, yaz sıcaklığının arttığı ve hepten hissedildiği günler başladı. Bayram coşkusuyla girdiğimiz mükemmel bir hafta bizi bekliyor. Yaşadığımız günlerin kıymetini bilerek gülümsemenin çok güzel olduğunu, her insana yakıştığını, pozitif duygular içerdiğini ve bulaşıcı olduğunu unutmayın. Mutlu bir hafta diliyorum... Gönlünüzce geçsin.


Saygımla...

banukalyoncu


Fotoğraf: Bade Kalyoncu




Yorumlar
Mesaj Yaz 23.04.2012 11:10:24
Bir de yönetimden bir ricam var: Lütfen bu alana ve kültür sanat bölümüne yorum yazanlardan bu kadar kusursuz ve mükemmel olmalarını beklemeyin. Bu alanlardaki yorum hanelerine de, "düzenleme" hakkı tanıyın. Bir yanlış yaptık mı, düzeltmek mümkün değil. Ondan sonra haber eskisin de oradan kalksın diye dua et dur...

Sevgiler saygılar.


Mesaj Yaz 23.04.2012 11:07:42
Akşam kızım babasına "Atatürk bize koskoca bayram hediye etti, sen bir kumandayı çok görüyorsun. Memlekette demokrasi var. Biz üç kızız sen bir tane adamsın." demez mi? Eşimle bana kal geldi o an:)

Bütün günü çocuklara vakfetmek pek mümkün değil ama, az zamanın olabildiğince kaliteli değerlendirilmesi gerektiğinin bilincindeyim. O yüzden onlara bugün sınırsız bilgisayar oyunu izni veriyorm.Aman bahar temizliği var. Sonra Raziye hanımefendiler ve kıymetli görümceleri çaya gelecekler. İkindi üzeri de markete gitmek icap ediyor. Elbette sek sek sekerekten bade içerekten, bana bile "ne olursan ol gel, " diyen süslü oyuncak reyonlarından uzak duraraktan...

Çocuklar ayağımızın altında olmasın da. Günlerini nasıl kutlarsalar kutlasınlar!

Demeyeceğim elbette. Sabah törenleri kaçırdık ama oyun parkına gitmeyi ve akşama fener alayına katılmayı ihmal etmeyeceğiz inşallah.

Heyecanla kapımıza dev bayrağımızı astık. Üst komşum Şerife Hanım, bastonunu balkon demirine vurarak seslendi.

"Ne oliy?"

"Bişey yok teyze, bayrak asıyoruz."

"Harp mi çıktı ayol."

"Çıktıydı da geçti şimdi."

"Ha!"

"Bayram bayram."

"E bizim Necmiye bişey demedi."

"Teyze 23 Nisan bugün."

"Oldu da ne oldu? Oraya bayrak astın da ne oldu şimdi?"

"Tarafımız belli olsun yeter."

"Bağa bak, sakın duğarı deleyim falan deme."

Evet bazıları bayrak astın da ne oldu diyebilir. Oysa bu eylem bile benim için çok önemlidir. Elbette çocuklarım için de öyle olmalı. Biz en çok bayramlarda ortalığın kırmızıya boyanmasını seviyoruz...

Güzel ve samimi bir yazıydı.
Sevgiler sevgili yazar.


Mesaj Yaz 23.04.2012 10:26:02
En güzel haftalar dileklerimle.

Yine yeni bir 23 Nisan geldi. Dün nedir bu sesler diye balkondan başımı uzattığımda, erken kutlanan şenlikle "GÖZGÖZE GELDİ YÜREĞİM. "
Neleri hatırlamadım ki bilseniz. Ayaklarım ayakta durmaktan ne çok yorulurdu... Ne zaman sıra bize gelecek de Bayrak taşıyıp, iki el trampet çalıcam.

Hepinize Mutlu Bayramlar... Özellikle de Çocuklara.

Sevgilerimle.



Yorum Yapın

Editörden... Sanal Bayramlara Hoş Geldiniz... ile ilgili yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üye Ol Üyelik Girişi Yap

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.