ÜYELİK GİRİŞİ ÜYE OL
Anasayfa Şiirler Forum Etkinlikler Kitap Nedir? Bicümle Tv Müzik Atölye Arama Blog İletişim Yazılar
Giriş Yap Üye Ol
Mütavazi olmalıyız. Çünkü gelip geçiçiyiz ve unutulacağız. Hayat başkalarına muvaffakiyetlerimizi anlatmak için geçirilmeyecek kadar kısadır. -- Carnegie Paylaş
ANASAYFA
ETKİNLİKLER
NEDİR?
TİVİ
BLOG
BİCÜMLE
ATÖLYE
ARAMA

Nisanın 2 Günü - Tufan Gündüz

Destan yazmak yazarlık işi değildir. Nihayetinde destanları yazarlar yazmaz, sadece iki kapak arasına alınmış bir kitap haline getirirler. Türk milleti olarak bir çok destanımız vardır aslında.

21.11.2011

Nisanın 2 Günü - Tufan Gündüz

En yakın tarihli olarak hatırlayacak olursak, hasta adam dedikleri zaman dilimi içerisine ne kadar çok destan yazdığı olurdu.

Tufan gündüzde bu destanlardan Çanakkale destanımızın sadece iki gününde neler olduğunu sığdırmış romanına. Öyle ya bütün bir destanı iki kapak arasına sığdırmak mümkün mü? Üzüldüğüm kısım bunca fedakarlıklar karşısında bizim atalarımıza olan minnet duygumuzun bu derecede küflenmiş olması.

Kitap çok zengin bir betimleme haznesi gibi. Adeta kendinizi savaş meydanında Mehmetçikle beraber savaşıyor buluyorsunuz. Yanınızdan kurşunlar geçiyor, etrafınızda bombalar patlıyor, yanınızda savaşan arkadaşlarınız şehid oluyor vs. savaş kolay değildir. Bu yeni savaştan çıkmış bir Osmanlı için hiç kolay değildir. Köyleri dahi koruyacak tek bir erkek kalmamışken, analarımız çıkar koruculuk yapmaya.

Ermenilerin akıl sır erdirilemeyen Osmanlı düşmanlığı edip, sırtından vurmaya çalışması daha da üzmüştür Osmanlıyı. Ancak Devlet-i aliye daha yıkılmamıştır ve ayaktadır. Üzerine düşen vazifeyi yapmak için gece gündüz durmaksızın çalışmaktadır.

Hey gidi Osmanlı seni bu halinle yıkamayanlar şimdilerde aslan kesilir olmuşlar başımıza. Seni senden silahla, savaşla alamayanlar şimdilerde istediği şekilde vatanımızda oyunlar oynuyorlar. Senden geriye bir tek hatıralar kaldı aklımızda. Nene hatunlar kaldı mesela, sütçü imamlar kaldı bacılarını korumak için canını hiçe sayan. Seyit onbaşılar vardı bir başına top mermisini kaldıran. Ömrü cephelerde geçtiği için kızı kendisini tanıyamamıştı.

Bir aşk düşer kitaba. Türk erkeğinin ermeni kıza olan aşkı başlar. Ermeni demişken içi havayla doldurulup ortaya bırakılmış balon gibi nereye gittiği belli olmayan Ermenilerden değil. Abisi Osmanlıyla cephede savaşan, babası ve diğer iki abisi güya isyan mücadelesi için çalışmalar yapan bir ermeni ailenin kızı.

Nisanın iki günü, Çanakkale de ve Anadolu da isyanların, savaşların ve devlet-i Aliyyenin muhteşem yapılanmasını anlatan tarihi bir romandır. Kitap sürükleyiciliği ve betimlemeleriyle bıkmadan ve sıkılmadan okuyacağınız tarzda hazırlanmıştır. Birbirinden ilginç olaylarla bazen beklemediğiniz yerlerden vurduğu oluyor sizi. Dili tamamen saf Türkçeyle yazılmıştır ki yazar bazı yerlerde şiveleri dahi kullanmıştır.

Çanakkale hakkında söylenecek ne kadar söz var ise bizim bu sözleri bahsetmemiz ne kadar Osmanlı olarak yaşadığımızdan geçiyor. Üzerimizde gururla taşıyamadığımız bir Osmanlı çocuğu olduğumuzu gösteremedikten sonra söz söylemeye pek ihtiyaç duymuyorum. Dedelerimiz bizden onları konuşmamızı değil onlara birer fatiha okumamızı isterlerdi. Bizim bu halimizi görmüş olsalardı onu da iste(ye)mezlerdi.

Bize bu vatanı bırakan ecdada saygı niteliğinde okunması gereken kitaplarımızdan birisidir. Bize bu eşsiz vatanı bırakan ecdadımızı rahmetle yad eder, bizlere bu eseri sunan tufan gündüze teşekkür ederiz.

Nisanın 2 Günü
Tufan Gündüz
Yeditepe yayınları

Yorumlar
"Nisanın 2 Günü - Tufan Gündüz" haberine henüz yorum yapılmamış.

İlk yorumu siz yapın.

Yorum Yapın

Nisanın 2 Günü - Tufan Gündüz ile ilgili yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üye Ol Üyelik Girişi Yap

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.