ÜYELİK GİRİŞİ ÜYE OL
Anasayfa Şiirler Forum Etkinlikler Kitap Nedir? Bicümle Tv Müzik Atölye Arama Blog İletişim Yazılar
Giriş Yap Üye Ol
Şöhret, kazanmak zorunda olduğumuz bir şeydir; şeref, kaybetmemek zorunda olduğumuz bir şey. SCHOPENHAUER Paylaş
ANASAYFA
ETKİNLİKLER
NEDİR?
TİVİ
BLOG
BİCÜMLE
ATÖLYE
ARAMA

53 yıllık gelinlik Türkiye'de bir ilke vesile oldu

Bursa'da yaşayan 69 yaşındaki Aliye Gümüş'ün 53 yıllık gelinliği Türkiye'de bir ilkin gerçekleşmesine vesile oldu.

30.09.2011

53 yıllık gelinlik Türkiye'de bir ilke vesile oldu

Genç kız bir Ramazan günü annesi tarafından yoğurt almak için bakkala gönderilir. Yolda rastladığı genç, ilk görüşte ona âşık olur. Genç, annesini hemen kızın evine gönderir. Aradan birkaç saat geçmeden de babası ve yakınları kızın evine giderek Allah’ın emriyle ister. Kızın babası da rıza gösterir. Sonrası, gelinlik, gelin arabası, düğün, dernek...

Yukarıdaki olay bir film senaryosu değil. Bursa’da yaşayan 69 yaşındaki Aliye Gümüş’ün evlilik hikâyesi. Gemlik ilçesinde yaşayan Aliye Hanım, 1958 yılında bir tevafuk eseri eşi Mehmet Gümüş ile karşılaştıklarını söylüyor: "Ramazan’ın 15’i idi. Annem yoğurt almaya gönderdi. Eve dönerken eşim beni görmüş. İftara az bir süre kala iki teyze bize geldi. Babam da gitmelerine izin vermedi, iftarı bizde yapıp gittiler. Teravihten sonra erkekler ile 6 kişi olarak yeniden geldi. Ailemle konuştular. Kısmetmiş oldu." Aliye Hanım, "Eşim askerden izne gelmiş. Ramazan’ın 15’inde nişanlandık. Bayram ertesi düğünümüz oldu. O askerliğini tamamlamak için birliğine döndü. 6 ay sonra tezkeresini alıp geldi." diyor.

Sevgimizin üstüne sevgi katmadım

Aliye Hanım, gelin gitmek için bir şartı vardır. Siyah kanatlı Chevrole... Talep de zor da olsa karşılanır. Mobilya ustası eşinin kendisini çok sevdiğini anlatan Aliye Hanım, şunları söylüyor: "Eşim beni kimseye muhtaç etmedi. Evliliğimiz sadece 7 yıl sürdü, biri kız iki çocuğumuz oldu. Bir gün eşim aniden rahatsızlandı, kurtaramadık. Ne olduğunu doktorlar da anlamadı." Eşinin vefatından sonra Aliye Hanım çocuklarına bakabilmek için çeşitli yerlerde çalışmış. 19 yıl önce de emekli olmuş. Eşinin ölümünün ardından evlenmemiş çünkü, "Sevgimizin üstüne bir daha sevgi katamazdım. Çocuklarıma başkasına baba dedirtemezdim. Dünyaya gelsem yine eşimle evlenmek isterim." diyor.

Gelinliğimi komşumuz dikti

Bu hikayede geçen gelinlik, bir müzenin açılmasına vesile oldu. Meşhur gelinliğin ipek kumaşı Koza Han’dan alınır. Komşular gelinliği elbirliğiyle dikerek Aliye Hanım’ın mutluluğuna katkıda bulunur. Ve mutluluk yedi yıl sürer. Aliye Hanım yedi yıl boyunca her cumartesi o gelinliği giyer. "Cumartesi günleri kayınvalidem beni kuaföre götürür, saçlarıma perma yaptırırdı. Evde gelinliğimi giyer ve saçıma çiçek takıp eşimi beklerdim. Bir gün kayınpederim, kayınvalidemle konuşurken, ’Bunların mutluluğunu kıskanıyorum, inşallah Allah beni duymaz.’ demiş. Eşim 7 yıllık evli iken 25 yaşında aniden rahatsızlanarak vefat etti."

Müzeye vesile olmam beni mutlu ediyor

Aliye Gümüş, bir gün televizyon izlerken, müze yetkililerinin ’Eski ve değerli eşyalarınızı müzeye bağışlayın’ çağrısını duyar. Değerli ve eskiden kalma bir tek zenginliği olan, kocasından yadigâr gelinliğini bağışlamaya karar verir. Aliye Hanım, "Gelinliğim ben öldükten sonra belki de atılacaktı. Buraya vermekle hem anılarımı gelinliğimle ölümsüzleştirdim, hem de bu güzel serginin oluşmasına vesile oldum." diyor. Bağışlanan gelinlik bir müzenin açılmasına vesile olur. Aliye Hanım, müzeyi gezerken hüzün ve mutluluğu bir arada yaşıyor: "Müzede emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Vesile olanlardan da Allah razı olsun. Bu müze birçok insanın anısını ölümsüzleştirecek. Türk kültür zenginliğini dünyaya tanıtacak."

200 yıllık gelinlikler sergileniyor

Aliye Gümüş’ün gelinliğini bağışlamasıyle akla gelen ve sonrasında oluşturulan gelinlik müzesi büyük ilgi görüyor. Kent Müzesi Koordinatörü Ahmet Erdönmez, Aliye Hanım’ın gelinliğinden önce müzede bu türde bir eser bulunmadığının altını çiziyor: "Aliye teyzenin gelinliğinden yola çıkarak ’Dünden Bugüne Bursa’da Gelinlikler, Bursalı mısın Kadifeli Gelin’ sergisi doğdu. Sergide 18. yüzyıldan, 20. yüzyılın sonuna kadar 60’a yakın gelinlik yer alıyor."

Günün modasına uygun dikilmiş

Aliye Gümüş’ün bağışladığı gelinlik, kırık beyaz ipek tafta kumaştan dikilmiş. Sıfır yaka. Biye ile temizlenmiş olan gelinlik, roba üzerine pul boncuk ile süslenmiş. Üstü büzgülü takma kol kullanılan gelinlik süslü kol ağzında süsleme yenilenmiş. Bele oturan çiçek süslemeli etek, belden alta yarım daire kloş biçiminde bağlanmış.

Yorumlar
Mesaj Yaz 02.10.2011 15:58:05
hem güzel hem üzen bir haber ben gelinliğimi 2. yılımdan birine verdim düğün sonrası almak üzere gelmedi istemedim de ... aklıma geldi bu haberle görüyorum halen onunda 2 kızı oldu herhalde saklıyordur uandım sormaya geri istemeye şimdilerde olsa söke söke alırım:)))

Mesaj Yaz 02.10.2011 09:42:57
Gözlerim yaş doldu, ağlıyorum oysa hiç sevmem gözyaşlarımı göstermeyi neyseki odamda yalnızım.Pazar sabahı çok hüzünlendim duygusallığım şahlandı olayın kahramanlarından hayatta olmıyan Aliye hanımın eşine Tanrıdan rahmet diliyorum eşini üzmediği onu kimseye muhtaç etmediği vede böyle gerçek sevgiyle adam gibi ,erkek gibi sevdiği için ALLAH KABRİNİ NURDAN IŞIKLA AYDINLATSIN.Aliye hanımsa tüm iyi tebrikleri hakediyor eşinin ardından ondan başkasına yar olmayıp ç ocuklarına üvey baba getirmediğinden ,umarım bugün çocukları onun kıymetini biliyorlardır.Burda şunuda belirteyim Tanrı daha çok sevmiş yanına almış erkenden Aliye hanımın eşinide fakat kayınpederin nazarıda değmiş sanırım bir kıskanma bir göz değmesi gerçi bilse adamcağız hiç böyle bir söz sarfedermiydi.

Mesaj Yaz 30.09.2011 20:59:59
Ah ne güzel bir şey bu...Her cumartesi gelinlik giyip süslenip eşini karşılamak. Kayınvalideye de helal olsun. Ama sevgili eşi ne kadar da genç ölmüş:((

Örnek alınası bir haber...

Paylaşım için teşekkürler.



Yorum Yapın

53 yıllık gelinlik Türkiye'de bir ilke vesile oldu ile ilgili yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üye Ol Üyelik Girişi Yap

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.