ÜYELİK GİRİŞİ ÜYE OL
Anasayfa Şiirler Forum Etkinlikler Kitap Nedir? Bicümle Tv Müzik Atölye Arama Blog İletişim Yazılar
Giriş Yap Üye Ol
Bir şeyi çok sevmek, insanı o şeye karşı kör ve sağır yapar. HZ. MUHAMMED (S.a.v.) Paylaş
ANASAYFA
ETKİNLİKLER
NEDİR?
TİVİ
BLOG
BİCÜMLE
ATÖLYE
ARAMA

Renkli televizyon…(anı öyküler)

Kemnur
733 Yazısı Kayıtlı






Renkli televizyon…(anı öyküler)


Büyük ablam Göztepe’de –şimdilerde tam yerini hatırlayamadığım bir yerde- site içinde bir apartman dairesinde oturuyordu. Almanya’dan kesin dönüş yapmışlardı. O zamanlar kimsenin evinde bulunmayan renkli televizyonları, VHS Videoları, kulakları boyundan daha uzun bir Basset Hound’ları ve komşularının yirmi yaşında bir kızı vardı: Sarı kumral karışımı lüleli uzun saçlı, beyaz tenli, uzun kirpikleri arasında ışıltıyla gülümseyen yeşil-ela gözlü, fıkır fıkır, sıcak kanlı bir kız. Adı da Şebnem... Ben de askerliği yeni bitirmiştim ve henüz bir baltaya sap olamamıştım. Eskişehir’de baba evinde yatıp kalkmasına izin verilmiş yatakla yorganından başka sığınacak bir yeri olmayan serserinin tekiydim. Ablama çok düşkündüm; o nedenle fırsat buldukça İstanbul’a ziyaretine giderdim. Her gittiğimde Şebnem ablamlardaydı. Yoksa bile bir bahaneyle ablama çağırtırdım.

Yılbaşı günü yine İstanbul’daydım.

O zamanların modası akşam olup da televizyon yayını başladı mı karşısına oturup ekranda gösterilenleri ağzımız bir karış açık izlemek. Siyah beyaz! Renkli televizyon denilerek övgüler düzülen aletin görüntülerinin niçin renkli olmadığına aklım bir türlü ermezdi. Hayır, videoda film seyrederken renkli gösteriyordu da, akşamki TRT yayınlarını illaki siyah beyaz gösteriyordu. Neden? Nedeni basit bir şeydir de, aptal durumuna düşüp aptal muamelesi görürüm diye korktuğumdan bunu soramıyordum da.

Yine o gün otururken laf döndü, dolaştı, renkli televizyona getirildi. Ve ben, soru sorarak aptal durumuna düşmekten sakınırken yalan söyleyerek kendimi bir güzel aptal durumuna düşürüverdim. Nedense durduk yerde; “Bizim Eskişehir’deki televizyon da renkli,” diyerek Şebnem’e hava atmaya kalkıştım.

Şebnem, “a-a, ne güzel! Bizim evde siyah beyazı bile yok henüz,” dedi.

Bizim Eskişehir’deki evde de hiç televizyon yoktu aslında, ama insan bir kere hava atmaya başladı mı, sınır tanımıyo


"RENKLİ TELEVİZYON…(ANI ÖYKÜLER)" içeriğini
okumaya devam etmek için ücretsiz üye ol


Edebiyat Defteri'ne zaten üye misin? Üyelik Girişi Yap


Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.