Burada yazı yazan bazı arkadaşlarımız,ÜLKÜCÜLERİ ve ÜLKÜCÜLÜĞÜ bilmeden,kendi kafalarında oluşturdukları düşünce yapısına göre,ülkücüleri ırkçı,kafatascı olarak nitelendirdiler.Ülkücülüğü aksiyon haline getiren ALPARSLAN TÜRKEŞ ülkücülüğü nasıl ifade etmiş? Ya da neler söylemiş bir bakalımda her şeyi ilk ağızdan öğrenelim diyorum. DOKUZ IŞIK DOKTİRİNİDE ÜLKÜCÜLÜK NEDİR?
Ülkücülük yani idealizm insanların ve insan topluluklarının kendileri için varılması mutluluk sağlayacak,varılmasıyla en gelişmiş,en yükselmiş bir durum sağlayacak bir hayalinin düşünülmesi ve insan beyninde tasarlanarak şekillenmesidir.
Her toplumda idealistler vardır,ülkücüler vardır.Ülkücülerin idealistlerin bulunuşu toplumlar için birer saadettir,büyük bir talihtir ! Türk milleti için bizim düşündüğümüz ülkü nedir? Türk milleti için tasarladığımız ideal nedir ?
Her şeyden önce Türk milletini ahlakta,maneviyatta,insanlık duygularında en yüksek seviyede bulunması,yaşaması ve ilimde teknikte dünyanın en ileri gitmiş varlığı haline gelmesi ve ekonomik açıdan kalkınmış,tarımını modern tekniğe göre geliştirmiş ve modern sanayii kurmuş, refahlı bir toplum haline gelmesi.
Türk toplumu için ,bir Türk milliyetçisinin düşüneceği ülkünün esaslarından mühim bir kısmını teşkil etmektedir.Türk
milliyetçiliğinin, ülkücülüğünün sınırları içinde sade bunlar mı vardır ?
Sade bunlar değil başka düşünceler, başka hedeflerde vardır. Bu hedefler Türk milletinin hiç kimseden merhamet dilenmeyecek, lütûf dilenemeyecek duruma gelmesi,kendi gücüyle ayakta duran,kendi gücüyle varlığını koruyabilen ve sözünü dünyanın her yerinde saydırabilen bir varlık haline gelmesi düşüncesidir.
Bunun yanında Türk milletinin haklarını her zaman dünyaya tanıtabilmesi, dünyaya duyurabilmesi düşüncesidir ve yine bunun yanısıra bütün Türklerin kölelikten, yabancıların buyruğu altında yaşamaktan kurtarılmaları ve SELF DETERMİNATİON, yani kendi mukadderatlarına kendilerinin hakim olması kutsal prensibine göre,hepsinin bağımsız hale gelmeleri,bağımsız olmaları, Türk ülkücülüğünün bir diğer görüşü,düşüncesidir.Bunun için milli doktrinin önemli bir ilkesi olarak ÜLKÜCÜLÜĞÜ almış bulunmaktayız.
Alparslan Türkeş, ÜLKÜ insanın kalbini aydınlatan bir ışıktır.ÜLKÜ, insanlara önünü tayin etmesini sağlayan bir kılavuzdur.Milletler için de milli ülkü, milletin kılavuzu,milletin yolunu aydınlatan güneşidir.ÜLKÜSÜZ insan çamurdan bir varlık gibidir.ÜLKÜSÜZ insan dümensiz,pusulasız bir gemi gibidir.Bunun için her Türk Milliyetçisi,her
Dokuz Işıkcı mutlaka ülkücü olacaktır,mutlaka ülkü sahibi bulunacaktır.Hem milli ülkü sahibi olacaktır,hemde insani ülkü sahibi olacaktır.
ÜLKÜCÜLÜĞÜMÜZDE daima gerçekçi olmayı ve girişilecek faaliyetlerde Türkiye'yi hiç bir zaman tehliklere, risklere maceralara sürüklemeyecek bir yol üzerinde bulunmayı esas kabul ederiz.ÜLKÜCÜLÜĞÜMÜZ bir macera fikri değildir.ÜLKÜCÜLÜĞÜMÜZ, Türk milletinin en kısa yoldan, en kısa zamanda modern uygarlığın en üst kademesine yükseltilmesi,müreffeh,mutlu bir hayata erdirilmesi, kendi gücüyle ayakta durabilecek bir hale getirilmesi ve her çeşit korkudan, baskıdan uzak olarak,hür müstakil yaşaması ÜLKÜSÜDÜR.
Dokuz Işık Doktirini sayfa 94,95,96,97,98,99 ve 100. sayfalar.
Alparslan Türkeş'in ırkçllıkla ilgili hiç bir söylemi yoktur.Irkçılıkla suçlayanlara şöyle demiştir."Biz ne kadar Türk isek,Kürtler de o kadar Türk, Kürtler ne kadar Kürt ise TÜRKLER de okadar Kürt'tür." demiştir.
Türk milliyetçilerini,ülkücüleri hiç kimse ırkçılıkla,kafatasçılıkla suçlayamaz çünkü böyle bir şey asla olmamıştır ve olmayacaktır.
Şimdi herkes bu fikrin doğduğu aksiyon haline dönüştüğü yere bakmalıdır ülkücülüğü değerlendirirken,kendi kafasında oluşturduğu fikirlere göre veya başkasından duyduğu kulaktan dolma fikirlerle göre değerlendirmemelidir diye düşünüyorum.
Saygılarımla.