Elleriyle çalışan adam amele, elleriyle birlikte zihnini de çalıştıran adam usta, fakat elleri zihni ve kalbi ile çalışan sanatkardır. -- goethe

Nedir?

48.185 terim kayıtlı

Fem

Fem sizce ne anlama geliyor veya size neyi çağrıştırıyor?

Fem terimi Edebiyatdefteri.com tarafından 8.2.2008 tarihinde eklendi

Yorumlar

0 yorum
melek yüzlü
30 Ocak 2011 Pazar08:27:52
dersane (:
MehmetDemir
29 Ocak 2011 Cumartesi00:15:00
Fem ağız, dudak anlamında farsça bir kelimedir. Divan Edebiyatında gülfem (gül dudaklı), gonca fem (küçük ağızlı), femi amber (hoş kukulu ağız), femi pak (temiz ağızlı), femi muhsin (ihsan eden ağız) olarak kullanılmıştır. Femi ahmer (Kırmızı dudak), femi faih (çiçek kokulu ağız), femi ruşen (parlak dudak) olarak da kullanıldığı görülen fem sözcüğü günümüz edebiyatımızda pek sık kullanılmayan sözcüklerden biridir.

Dede Efendi'nin bestelediği rast şarkının sözlerinden hatırlamaktayız.

Yine bir gülnihal aldı bu gönlümü
Sim-ü ten, gonca fem, bibedel çok güzel
Ateş-i ruhleri yaktı bu gönlümü
Pür eda, pür cefa, pek küçük, pek güzel
Görmedim kimsede böyle bir dilruba
Böyle kaş, böyle göz, böyle el, böyle yüz
Aşıkın bağrını üzmeğe göz süzer
Pür eda, pür cefa, pek küçük, pek güzel

Sabiha KÜÇÜKTÜFEKÇİ
28 Ocak 2011 Cuma22:57:23




fem:

ağız.. dihen... ( (Ar. is. çoğulu: efvah...kelimenin aslı: "Feveh" veya "Fâh" dır)

gonce fem: gonca gibi küçük ağızlı

not:
isveççe;... beş
femme (fransızca);... kadın



divan edebiyatında sevgilinin ağzı küçük olanı makbul olduğundan (örneğin mim ağız) ne kadar küçük ağızlı olduğunu anlatmak için kullanılan bir mazmun. "gonce-fem" biçimi de vardır.hepimizin bildiği Hamamîzâde İsmail Dede Efendi'nin meşhur rast eseri gülnihal şarkısında kullanılmıştır...



GÜLNİHÂL
Makâm : Rast
Usûl : Semâî
Bestekâr : Hamamîzâde İsmail Dede Efendi

Yine bir gül-nihâl aldı bu gönlümü
Sim-ten gonca-fem bî-bedel ol güzel
Âteşîn rûhleri yaktı bu gönlümü
Pür edâ pür cefâ pek küçük pek güzel

Görmedim kimsede böyle bir dîl-rübâ
Böyle kaş böyle göz böyle el böyle yüz
Âşıkın bağrını üzmeye göz süzer
El aman pek yaman her zaman ol güzel

gülnihâl : gül fidanı
sim-ten : gümüş tenli
fem : ağız
bî-bedel : bedeli, değeri, karşılığı olmayan; bedelsiz
ol : o
âteşîn : ateşli, ateş gibi yakıcı; coşkulu, canlı
rûh : yanak, yüz, çehre
pür : bir şeyle dolu, bir şeye sahip; çok
edâ : naz, işve
cefâ : büyük sıkıntı, üzüntü; eziyet
dîl-rübâ : gönül alan, gönül kapan

Mehter Başı : Kürşat Tuncay
Kızıl Ordu Korosu Şefi : Viktor Yeliseyev

Yine bir gül-nihâl aldı bu gönlümü
Görmedim kimsede böyle bir dîl-rübâ
Sim-ten gonca-fem bî-bedel ol güzel
Böyle kaş böyle göz böyle el böyle yüz

Âteşîn rûhleri yaktı bu gönlümü
Âşıkın bağrını üzmeye göz süz

bu eserin mehteran - kızılordu yorumunu izlemek için link
http://video.mynet.com/albeymeta/MEHTERAN-KIZILORDU-KOROSU-Gulnihal/314525/


nasıl bestelenmiş merak edenlere öyküsü..:)


"Yine bir gül-nihal" öyküsü
"Padişah da Dede Efendi’den daha batılı tarzda eserler ortaya koymasını istedi. Batı ile kültür ve müzik... bir grup geldi. İlk önce Fransız müzisyenler konserini verdi. Davetliler neşeli zaman geçiriyorlardı. Fakat padişah kara kara düşünüyordu. Bu anlayışla Fransızların konserinin ertesi günü Dede efendinin konseri vardı. Eğlence yerini ağır şarkılara bırakacaktı. Bu durumu gören Sulatan Abdülmecit, Dede Efendi ' yi çağırdı. "Bu gün yapılan eğlenceyi gördün yarın için ne düşünüyorsun? " diye sorunca, Dede Efendi "Hiç merak etmeyin padişahım " dedi. Ertesi gün Abdülmecit 'in hiç umudu yoktu. Konserine başladı Dede bir gün içinde bestelediği ‘‘Yine bir gülnihal aldı bu gönlümü’’ şarkısı vals ritimlerinle konsere başladı ve bütün davetliler zevkle dans edince Abdülmecit'in keyfi yerine gelmişti."



Yine bir gül-nihâl aldı bu gönlümü
Sim-ten gonca-fem bî-bedel ol güzel
...



"Fakat bu eser çok beğenildi ve Abdülmecit altınla Dede Efendi 'yi ödüllendirdi. Fakat Dede Efendi 'nin hoşuna gitmedi çünkü kendisi daha çok sanat değeri taşıyan eserlerden yanaydı. Abdülmecit ise devamlılığı istiyor ve batı müziğine yakın besteler yapması için ısrarcı oluyordu.
Saray zevkindeki bu gelenekten kopuş ve değişim Dede’yi memnun etmiyordu. Hatta bir gün saray bahçesinde gezerken, öğrencisi Dellalzade İsmail’e ‘‘İsmail, bu oyunun tadı kaçtı’’ dedi ve Padişah’dan izin alarak hacca gitti. Hacca yakın arkadaşı Zeki Mehmet Ağa, öğrencisi Dellal-zade İsmail ve Mutaf-zade Ahmet Efendi ile beraber gittiler. Orada yakalandığı koleraya yenik düşerek 29 Kasım 1846 tarihinde Mina 'da vefat etti. Mekke’de gömüldü.
Şehnaz makamındaki, sözleri Yunus Emre’ye ait olan ‘‘Yürük değirmenler gibi dönerler. El ele vermişler Hakk’a giderler’’ diye başlayan ilahiyi bu hac ziyareti sırasında bestelemiştir. Fakat bu ilahiyi nakletmeye ömrü yetmemiş. İstanbul’da yanındaki öğrencileri nakletmişlerdir." ....çeşitli kaynaklardan derlenmiştir...

Yürük değirmenler gibi dönerler
Elele vermişler Hakk’a giderler
Gönül Kabesini tavaf ederler
Muhammed’in kösnü çalınır bunda
Ol sultanım demi sürülür bunda




hayata insanlığa yararlı eşsiz güzellikler katan özel yüreklere sevgi ve saygılarımla...





yabaninciri65
28 Ocak 2011 Cuma20:18:55
"fem "
ilk defa karşılaştığım bir kelime

arapçada "ağız" anlamına geliyorsa "gülfem " ismi de oradan mı geliyor acep gül ağızlı anlamında
Yüksel Erentürk YILMAZ
28 Ocak 2011 Cuma18:03:48
Feminst' in Fem'inden başka bir şey aklıma gelmiyor.
Banu Kalyoncu
28 Ocak 2011 Cuma00:10:08
"Yağmurlar düşüyor üzerime. Yar benden geçiyor bile bile. Emir kimden niye soldu çiçeğim. Sendin ben gonca fem'dim ..."

Fem deyince aklıma ilk gelen bu oldu. Sibel Alaş'ın yıllar önce söylediği bir şarkının sözünde dikkatimi çekmişti.

Arapça kökenli "ağız" anlamını taşıdığını biliyorum.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL