|
|
17 Şubat 2008 Pazar 14:45:43
... Bir dost arıyorum cana can gibi, Damarda dolaşan asil kan gibi, Girmek isteyince gönlü han gibi, Bir dost arıyorum gönül hanemde. ...
Değerli Gönül Dostum, Bir Dost Arıyorum başlığıyla yüreğinizden seslenmeniz karşısında dostlukla ilgili çalışmalarımdan bir bölümünü sizin gibi bir güzel dostla paylaşmak istedim.
Hiçbir amaç ve çıkar düşünmeden, sadece Allah için kurulan dostluklar, uzun ömürlü olur; Ahirette de devam eder. Kuran-ı Kerimde: “Dostlar o gün birbirlerine düşmandır, takva sahipleri müstesna.” (Zuhruf, 67) buyrulmaktadır.
İyi seçilmiş, üstün karakterli ve örnek şahsiyete sahip bir arkadaş, kişinin kurtuluşuna sebep olduğu gibi; kötü arkadaş da kişinin zarar görmesine sebep olabilir. Kötü arkadaşlıklar ve dostluklar yüzünden pek çok insanın başına kötü olaylar gelmektedir. Rasgele yapılan arkadaşlıklar yüzünden kötü alışkanlıklar edinen, suça itilen çocuklar ve yetişkinler yaşadıkları her anın acısını ömür boyu çekeceklerdir. Hz. Muhammed (s.a.v) buyuruyor ki: “İyi arkadaş ile kötü arkadaş örneği; misk taşıyan ile körük çeken (demirci) insan gibidir. Misk sahibi sana kokusundan verir yada sen ondan satın alırsın. Körük çekene gelince ya elbisesini yakar ya da sen onun pis kokusunu alırsın.” (Feyzü’l Kadir, 5/507) İyi bir dost, hayatınız boyunca doğru yolu bulmanıza, göremediklerinizi görmenize yardımcı olur. Dost tabiri; sevgi ve muhabbeti kalbe tam olarak yerleşen, samimi ve candan kişiler için kullanılmalıdır. Dostluk, yalnızca uygulamada ortaya çıkar ve uygulamada süreklilik kazanır. Hayatımızda dost dediğimiz birkaç iyi adam, bu dostluk mertebesine uzun bir süreçten ve imtihandan geçerek gelmişlerdir. Bu kişiler, sizin dünya görüşünüze, hayat felsefenize, kültürel ve sosyal yapınıza, eğitim seviyenize, yaşam kalitenize göre belirlediğiniz, farkında olmadıkları bir sınavı geçerek sizin dostunuz olmuşlardır. İyi bir dost, rahat konuşulan, duygu ve düşüncelerinizi rahatlıkla ve açıkça paylaşabildiğiniz, yanında kendinizi rahatsız hissetmeyeceğiniz insandır.
Hz. Mevlâna bir rubaisinde: “Birlikte oturduğun dostlarla bir gönül topluluğuna eremezsen, onlar senden su ve toprak sıkıntısını gidermezse, öyle dostlarla düşüp kalkmaktan vazgeç! Yoksa kerem sahibi kimseler sana canlarını helal etmezler.” diyor.
Başka bir rubaisinde insanlara dostluğun gerekleriyle ilgili mesajlar veriyor: “Dostlar, dostlar! Birbirinizden ayrılmayın! Başınızdan kaçamak hevesleri atın! Mademki hepiniz birsiniz, ikilik havası çıkarmayın. Vefa Sultanı emrediyor: ‘Vefasızlık etmeyin!” Bir hadis-i şerifte ise “Yalnız bulunmak, kötü arkadaşlarla bulunmaktan; Salihlerle arkadaşlık, yalnızlıktan hayırlıdır.” buyrulmuştur.
Hz. Mevlâna bir rubaisinde:“Ey gönül! Dostun hayalinin nakşı bizimle beraber oldukça, bizim için bütün ömür bir temaşadır” diyor. Bir dostun hayali bile insanın hayatına neşe ve anlam katar. Kaçımız böyle bir dosta sahibiz ve kaçımız böyle bir dostuz acaba? Aradığınız dostu ve dostluğu, sizi kötü yola sevk edebilecek; Allah’a uzak, kötü yerlerde vakit geçiren insanlarda bulamazsınız. Aradığınız dostluğu Allah’a yakın insanlarda, bu insanların derinliklerine inerek bulabilirsiniz.
İmam-ı Gazali Hazretlerinin nasihatleri : "Ey oğul! İki çeşit dost ve kardeş vardır. Birisi, başına bir bela geldiği zaman seni korur; diğeri mutluluk ve ikbal günlerinde senin dostundur. Belâ gelip ikbalden düştüğünde, dostluk yüzünü gösteren kardeşi, hakiki kardeş ve dost bil, dostluğunu korumaya çalış. Saadet günlerindeki dosta pek güvenme. Sıkıntılı günlerinde dostluk bağını uzatmıyorsa, onu düşmanların düşmanı bil. " diyor.
Rabbim aradığınız gerçek dostluklara ulaştırsın. Yüreğinize ve kaleminize sağlık efendim. Selam, saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Rabbime emanet olunuz. Hoşça kalın, dostça kalın.
|