Edebiyat Defteri

Sevilmeden sevmekten daha feci bir şey yoktur. TURGENYEV
E-mail adresiniz: 
Şifre:
Edebiyat Defteri
 Atölyeler 
   

Okunası Şiir
Özel Seçki
Günün Şiiri
Okuduğunuz şiir 29.12.2007 tarihinde günün şiiri olarak seçilmiştir.

 
Şiir Bilgi
28.12.2007 tarihinde eklendi.
627 çoğul gösterim yapıldı.
406 tekil gösterim yapıldı.
32 yorum yapıldı.
 

   
 

yolcu






yolcuyduk
belleğimiz göçtükçe büyüyen
tümülüs dağlar altında soluksuzdu
unutulduğumuzu unutmuştuk
kanıyordu ayna ve ırmak
yüzümüze tutamıyorduk

yorgunduk
yanlış sayıldık sıralarda sisli yıllar
koyun koyuna yatan koyunduk
oyun bilmedik hiç, kurt bilmedik birbirimizi
ama dokundu işte
yünümün ‘kırkım’a dek ömrü olsa da
dağlıçken karaman diye çağrılmak

yorgunduk
ipleri denizaşırı
deprem ayaklı coğrafyada
bir düşüp bir kalkmaktan
midemizde saban ağzı
çizmelinin tarlasını çizmekten
bir sulum ekmek için
dünyanın bütün fırınlarını gezmekten

yorgunduk
vadeli dünyayı nakde çevirenden
ve kurduğu bozuk cümlenin göçük boşluğunda
sakalına bağladığı yarınımızı
saçından asılırken düne

yorgunduk
duman alev suda söylenen tarihin
beş on bin yılının geçtiği
gövdesi dört yana gergili bu yerde
çınar gibi kök salarak hem
hem kavak gibi verilmekten hızara
yekbeten’den* çok önce
dersim’den hemen sonra

yorgunduk
oğul getirir gibiydi kadınlar
boş peteklerde kovan kovan çocuk
ondandı
paçamızdaki bakımsız ellerden
huzurla bakamadığımız gökyüzüne

ve çadırlarda
öksüz yetim
bir başı dağlarda ayaksız
bir başı ovada başsız
dağlı, köylü ve her kente yenik
hep bir sancağı
bir dostun kucağına yeğledik-
yeğlendik
yorgunduk

yolcuyduk
yılkı atlara bindik
yolcuyduk
garsız trenlere
çölde gemilere yüklendik
kimimiz bir mermiye binerek uçtuk
kimimiz yayan yapıldak yürüdük koştuk
durduk çoğumuz
ama yorgunduk
ama yorgunduk-
yorgun hepimiz
.
.
.
.
.
.
.
.

yorgunduk
kafileler bel bel bakıyordu
ruhumuzdan kanlı terler akıyordu
tarık ışığıyla karıyor
yaramıza yakıyordu
ve su toplayan hayallere
yine yolcuyduk




ömer faruk hatipoğlu


(AUY, yom, 2006)

*yekbeten(ecebatana) : bir media kenti
   
Acaba Nedir?: ayna , bir , dağlar , dört , ekmek , faruk , gibi , oğul , su , ve , yayan
 Yorumlar
 
29 Aralık 2007 Cumartesi 23:41:00
Hakkıyla alınmış bir seçki ödülü. Kutlarım bu şair yüreği.
Yorgunuz çok yorgun
Derin uykulardan
Gördüklerimizi ayıkken
Rüya sanmaktan
*Kiraz çiçeği*
 
29 Aralık 2007 Cumartesi 19:04:08
bu şiiri yazan elleri de,yüreği de saygıyla selamlıyorum...nice yeni yıllara umutlarımız hep olsun...
 
29 Aralık 2007 Cumartesi 17:24:31
bu şiir...kökü var
 
29 Aralık 2007 Cumartesi 16:54:04

ne bir dilim ekmege razi olmak ,
ne bir avuc insanin kuklasi olmak ,
ne dersim'in daglarinda silah sesleri duymak ,
ne gözu yasli anlar birakmak ,
ne emperyalizmin usagi olmak ,
ne surgunlerde yasamak .........

sadece ama sadece daha guzel gunler icin yolcu olmak yine de guzel ..
Sizi kutlarim bu guzel , icerikli siirinizden dolayi , tebrikler , sevgilerimle .....
 
29 Aralık 2007 Cumartesi 16:52:38
şiiri,yularından tutup sürüyerek değil,şiiri binen ve dört nala süren bir şair....
kutluyorum
 
29 Aralık 2007 Cumartesi 16:03:44
Günün şairini kutluyorum...
Saygılar...
 
29 Aralık 2007 Cumartesi 15:10:40
Bu yolda yolcuyar hiç bitmeyecek...
Koyunlar koyunda..
çobanlara sopa lazım!..

Şiir özellikleriyle, mesajıyla, temasıyla, her şeşiyle güzeldi.. Saygılar şaire. 'yolcuya', yürek dolusu teşekkür.
 
29 Aralık 2007 Cumartesi 15:09:32
Bu yolda yolcuyar hiç bitmeyecek...
Koyunlar koyunda..
çobanlara sopa lazım!..

Şiir özellikleriyle, mesajıyla, temasıyla, her şeşiyle güzeldi.. Saygılar şaire. 'yolcuya', yürek dolusu teşekkür.
 
29 Aralık 2007 Cumartesi 15:06:09
Bu yolda yolcuyar hiç bitmeyecek... Koyunlar koyunda.. çobanlara sopa lazım!... Şiir özellikleriyle, mesajıyla, temasıyla, her şeşiyle güzeldi.. Saygılar şaire. 'yolcuya', yürek dolusu teşekkür.
 
29 Aralık 2007 Cumartesi 15:03:57
Bu yolda yolcuyar hiç bitmeyecek... Koyunlar koyunda.. çobanlara sopa lazım!... Şiir özellikleriyle, mesajıyla, temasıyla, her şeşiyle güzeldi.. Saygılar şaire. 'yolcuya', yürek dolusu teşekkür.
 
29 Aralık 2007 Cumartesi 13:24:14
sevgili asi maral'a nazım ustayı hatırlattığı için teşekkürler, kitaplarında yayınlanmamış yeni bulunmuş bir şiirini de ben siz şair dostlarımla paylaşayım istedim...

İSTANBUL -
geldi dört güvercin
suda yıkanmak için.
Su mahpusane yalağındaydı.
ve güneş
güvercinlerin
gözünde, kanadında, kırmızı ayağındaydı.
girdi dört güvercin
yıkanmak için
suyun içine.
ve kederli toprakta dört insan
baktı dört güvercine.
Güvercinler hep beraber
güneşi taşıyıp kırmızı ayaklarında
uçabilirler.
Durdurmaz onları demir ve duvar.
güvercinlerin yumuşak kanatları var.
Ve kanatlar
Şimdi burda, şimdi damın üzerinde.
İnsanların kanatları yok
İnsanların kanatları yüreklerinde.
Dört güvercin
güneşe varmak için
yıkandı, uçtu sudan. (nhr)

ruhuna saygıyla

 
29 Aralık 2007 Cumartesi 13:09:00


Baştan aşağı şiir,

Lebalep lezzet.

Mükemmeldi,

Saygılar şaire. Şiire, yürek dolusu teşekkür.
 
29 Aralık 2007 Cumartesi 12:44:02
Nazım tadında bu güzel şiirinizi paylaştığınız için teşekkür ederim. Gerçekten hoş dizelerdi. Bu iyi seçim için kurulu da kutlamak gerek.. Birden içimden "salkım söğüt"ü okumak geldi haykıra haykıra...




"Akıyordu su
gösterip aynasında söğüt ağaçlarını.
Salkımsöğütler yıkıyordu suda saçlarını!
Yanan yalın kılıçları çarparak söğütlere
koşuyordu kızıl atlılar güneşin battığı yere!
Birden
bir kuş gibi
vurulmuş gibi
kanadından
yaralı bir atlı yuvarlandı atından!
Bağırmadı,
gidenleri geri çağırmadı,
baktı yalnız dolu gözlerle
uzaklaşan atlıların parıldayan nallarına!
Ah ne yazık!
Ne yazık ki ona
dörtnal giden atların köpüklü boynuna bir daha yatmayacak,
beyaz orduların ardında kılıç oynatmayacak!
Nal sesleri sönüyor perde perde,
atlılar kayboluyor güneşin battığı yerde!
Atlılar atlılar kızıl atlılar,
atları rüzgâr kanatlılar!
Atları rüzgâr kanat...
Atları rüzgâr...
Atları...
At...
Rüzgâr kanatlı atlılar gibi geçti hayat!
Akar suyun sesi dindi.
Gölgeler gölgelendi
renkler silindi.
Siyah örtüler indi
mavi gözlerine,
sarktı salkımsöğütler
sarı saçlarının
üzerine!
Ağlama salkımsöğüt
ağlama,
Kara suyun aynasında el bağlama!
el bağlama!
ağlama!"
 
29 Aralık 2007 Cumartesi 10:48:11
kutlarım...

sevgiler...
 
29 Aralık 2007 Cumartesi 10:43:52
koyun koyuna yatan koyunduk
oyun bilmedik hiç, kurt bilmedik birbirimizi
ama dokundu işte


herdaim kutladığım kalem....
 
29 Aralık 2007 Cumartesi 10:36:07

haklı şiir. hakkı verilmiş.

kutlarım,
 
29 Aralık 2007 Cumartesi 08:03:55
Dopdolu....Çok anlamlı ve güzel bir şiir...
Kutlarım..Selam ve Sevgimle...
 
29 Aralık 2007 Cumartesi 07:19:20
unutulduğumuzu unutmuştuk

epey unutkan birine benziyorsunuz!
tebrik ederim...
 
29 Aralık 2007 Cumartesi 03:08:07
bazı şiirler insanı sus yapar, utandırır insanoğlunu ve gözler buhar yapar...
işte öyle birşey üstad...
tebrikler...
 
29 Aralık 2007 Cumartesi 02:03:15
Tekrar tebrikler...Çok yakışmış kurdele...
 
29 Aralık 2007 Cumartesi 02:00:42


uzun zamandır dizelere böylesine tutuklanmamıştım...
ne mutlu, şiir okudum, hemde yerini bulmuş nişanı göğsünde...
saygı ve selam ile...+++++
 
29 Aralık 2007 Cumartesi 01:50:08
ve çadırlarda
öksüz yetim
bir başı dağlarda ayaksız
bir başı ovada başsız
dağlı, köylü ve her kente yenik
hep bir sancağı
bir dostun kucağına yeğledik-
yeğlendik
yorgunduk

yolcuyduk
yılkı atlara bindik
yolcuyduk
garsız trenlere
çölde gemilere yüklendik
kimimiz bir mermiye binerek uçtuk
kimimiz yayan yapıldak yürüdük koştuk
durduk çoğumuz
ama yorgunduk
ama yorgunduk-
yorgun hepimiz


Güzeldi...Hayat zor ve yorucu...Kutlarım...
 
29 Aralık 2007 Cumartesi 01:46:01


Kkutlarım efendim güzel eserinizi ve kurulu da kutluyorum bu güzel eseri seçtiği için.
Kayseri den sevgiler..
Deniz Dengiz ŞİMŞEK
 
29 Aralık 2007 Cumartesi 01:29:11
of abim ne yaptın sen böyle, yola ram olmuşsun, pragalar gölgeni kanatır
güvercinler kafeslerde , toprak bulutları ağlatır

saygılarımla eğildim şiirine
 
29 Aralık 2007 Cumartesi 01:04:04



"yorgunduk
ipleri denizaşırı
deprem ayaklı coğrafyada
bir düşüp bir kalkmaktan"

günün şiiri ve şairini kutluyorum.


 
29 Aralık 2007 Cumartesi 00:59:41
ŞİİR hoş geldin geceye
saygılar şair
kutlarım ..
 
29 Aralık 2007 Cumartesi 00:58:12
unutulduğumuzu unutmuştuk
kanıyordu ayna ve ırmak
yüzümüze tutamıyorduk



yüreğine sağlık...

 
28 Aralık 2007 Cuma 23:28:22
dün geceden bu yana şiir değilde sayfa eskidi belkide şair
söz durdu düşünce yürüyor şimdi
kutlarım
saygılar.
 
28 Aralık 2007 Cuma 13:24:03
insanoğlunun toplu yaşamaya başladığı yıllardan bu yana, "yöneten" le "yönetilen" ler arsında geçen, amansız
ve çetin mücadelenin hikayesi. yönetenin erdemsizliği (yoksayması), yönetilenlere hep acı çektirmiştir.
o kadar ki; "yanlış sayıldık sıralarda" dizesi, somuttan soyutu gösteren fikri temelin büyüklüğünü (sayılamaz-
lığını) anlayabiliyoruz. ve tarih boyunca (ortaasya dan, anadolu ya kadar) bu uğurda verilen canların mezarları ile dolu olduğunu hatırlatıyor bize.
"ipleri denizaşırı deprem ayaklı coğrafya.." artık günümüzde uluslar arası sermayenin nemalanacağı bir
malzeme haline gelmiştir "etnik" ve "muhalefet" meselesi; yani, yanisi : emperyalizm. bu konudada umutsuz-
dur şair. ama teşvik edicidir; geleceği kurmanın "şimdide" olduğunu çok iyi biliyor. "vadeli dünyayı nakte"
çevirerek.
"çınar gibi kök salarak hem / kavak gibi verilmekten hızara.." adalet ve eşitlik talepkarlığının
tarihi çok eskilere dayanır. bir bir, iki iki, üç üç, feda edilse de canlar. çınarın kökü biziz diyor şair, besleyen
büyüten biziz toprağı; cesaretlendiriyor, verilen zayiatlara karşı.

"bir başı dağlarda ayaksız, bir başı ovada başsız" emparyalizmin içimize soktuğu zehirin panzehiri, gerçek
manada sivil toplum modeline geçmek, partileşmek, parlementer demokrasi içerisinde mücadele edilmesinin
altını çiziyor şair. ve diyor ki; zühre yıldızı üstünüze doğduğunda, (dünyanın her ilk günü) sizi bekliyen sorun-
lar bunlardır. siz de (enaz) düşmanlarınız kadar inatçı olacaksınız.

tebrik ediyorum kardeşim seni. N.K



 
28 Aralık 2007 Cuma 09:38:54
yolcuyduk
yolcuydu
yolcuyd.
yolcuy
yolcu...hep gider işte.. saygılar...
yolc
yol............ hep var....işte....

 
28 Aralık 2007 Cuma 02:12:48
"El yordamı ömürler, hep ama yoldaşlarım
Bir damla ışığa muhtaç yüzleri
Yetiş, bu karanlık bizi boğmadan
Ey yitik sevdamın şehla gözleri..."

Yolculuk zor...Yol zahmetli...Ama bir çocuğun hiç yenilgi tadmamış hesapsız-kaygısız gönlüyle yüründüğünde, illaki masallara çıkmaz mı menzilleri Üstad ?.. Varsın su toplasın hayallerimiz...Yeter ki " her yarayı sağaltacak aşkı" yitirmesin insanoğlu...

azzeki tarafından 12/28/2007 2:14:02 AM zamanında düzenlenmiştir.
 
28 Aralık 2007 Cuma 00:36:45
şimdlik en beğendiğim şiiriniz bu...
seçtiklerime aldım... saygılar benden...