|
Okuduğunuz şiir 8.11.2006 tarihinde
günün şiiri olarak seçilmiştir. |
 |
|
 |
| |
Şiir Bilgi
07.11.2006 tarihinde eklendi.
203 çoğul gösterim yapıldı.
231 tekil gösterim yapıldı.
15 yorum yapıldı.
|
|
 |
|
 |
|
|
|
AYRILIKLAR KENTİ
hüznü konuk etmiştik yine ayrılık tam karşımdaydı ayrılık dudaklarının arasındaydı ki çoktan başlamıştı sonbahar rüzgarları sensizliğe esen
birden, ellerim / yitirdi ellerini
ıssızlığımı dağıtan gözlerini sürmene bıçağı kirpiklerini karanfil kokan nefesini ve kendini alıp yanına kırık dökük harflerle elveda dedin
bilmediğin bir kentin hiç değişmeyen rüzgarlarında unuttun her şeyi ve terk ettiğin kenti
oysa, gitmek savrulmaktır yok ettin beni kaçışınla
ağu içeriyor ayrılığın sürükleyip götürdün gülüşlerimi
ne kadar oldu bilmiyorum yollarını gurbet kesmiş zaman yağıyor sensizlikte
kuşların kanatları kırık bulutların rengi yok şiirlerin tadı kaçık gerçeklerine döndü izmir akşamları
bu gidişin başlangıcı neydi sonu belirsiz miydi..
aslında zamansız bir ayrılıktı yokluğun olmasa beni ne öldürebilirdi ki bu kadar acı vermezdi ölüm
gittiğin günden beri dalgaları yalnız bir deniz köpük köpük uykuda düşler şaraba döndü üzümün tortusu uzun uzun büyüdü içimdeki hasret umudun gölgesi bile kalmadı özlemekten yorgun düştü
belki de eksiktir tuttuğum notlar içimde bir şeyler kırık dökük sahil evlerinde ki deniz gülüşünü özledi yağmur sildi ayak izlerimizi kimsesiz akşamlar başladı yürüdüm güneşleri sensiz yıkıldım hani denizin suyu çekilince gelecektin yağmurlarınla takvimdeki yapraklar yerinde sayıyor
uçurumlar mı derin dağlar mı çok yüksek hangi ihanetin küfü bulaştı hangi büyülü yağmurlarda ıslandın kime ait düşlerin dönmüyorsun hala bu yalnızlar kentine
takılır gözlerim uzaklara dur hele yaz gelsin derim barışırız belki derim derim de avuturum kendimi bir mevsimin hatırı için üç mevsimin yalnızlığını çekerim kendimin bile duyamayacağı sessizlikte boğulurum
yaşamayı çekilir kılan bir şeyler olmalı yaşamda
çoğalan yılların yorgunluğunda kilitlediğin acılarımdı acılar ki umutlarımın hırsızı
keşkelerle dolu bir ömrü tüketiyorum yaşam artığı yalnızlıklarda
uykularımı çiğniyorum esmer gecelerde kaç kez üstüme gelse de ayrılıklar
yolunu hala bekleyişim neden git gide derinleşiyor susuşlar uzun bir yalnızlık doluyor aramıza
ne kadar yakınındayım uzağın bilmiyorum erteleme artık gelişini tutsaklığımın bedeli ödenmemeli bir ömürle
yoksa, aykırı bir zaman mıydı sorguladığım ne zaman seni düşünsem bu kent’te yangınlar çıkıyor ne zaman siren sesi duysam yangın yeri yüreğim kitabın sayfalarında vardı bu yangın yok diyorsun anlıyorum ama var biliyorsun sevgilimiydi izmir sen mi izmir’din belki de şımartılmış yalanlardı yazdıklarım.
damıtılırken özlemlerim dönmemiştin hala geri izmir hala sensiz uyanıyor tuşlarında piyanoların tellerinde kemanların yar diye sen çalınıyorsun
bense her akşam çamurlar yoğuruyorum bu kentin gözyaşlarından.....
ılgın kokulu bir yağmura başlarken kordon boyundaki gece de bir kadının yüzü yüzüme değiyordu iz düşümün çizilmişti dudaklarına dudaklarıma anason lekesi bulaşmıştı sarhoştum, yorgundum üstelik içtikçe boşalan kadehlere meltem doluyordu adsız ilişkiler öncesinde dudaklarını yalıyorlardı gece yosmaları bense seni düşünüyordum dudaklarında soluklandığım o ılık öpüşünü ve doyumsuz birlikteliğimizi
aslında gurbet hep olacaktır bitmeyince bu gidiş gelişler yeter ki sevgiler bitmesin
bir kum saatlik zamanda bir şiir çıkartmasıydı cüzdanımda sakladığım resmin yağmala yüreğimi ben yalnızlığınım
şimdi, bir şişe rüzgar içip başımı omzuna koymak varken küflenmiş karanlıklarda sabahlıyorum ayaz esiyor acılarımı kanatırcasına ayrılıklar yontuyor ömrümü yalnızlıklarımın ardına gizlenmiş yüreğim çığlığım kan
sen düşüp de boğulduğum su değil misin ellerinle hazırlamamış mıydın en tatlısını zehrin umutsuzlukları tutuştururken ellerime acılara bilenen hançer yakışmıştı sırtıma
bitti su da yürüme denemelerim yaralarımı kendi ellerimle dikiyorum rendelenmiş un ufak olmuş kayıpların içinde yaralıyım bil ki keşmekeş yaşamdayım fırtınalarda ıslanıp üşüyorum
uzun öyküler istemiyorum koşup giden yıllarda boşuna yorma beni umut kırgın küfür gibi sızılar var içimde söz dinlemiyor yaşamak silahlanmış anılar basıyor gecelerimi
saklı tuttuğum belki de çaresizliğimdir gözlerimin altındaki siyahlarda acılarımın tenhalığını biriktiriyorum
yitik dostlukların kavşağında az buçuk tutunmak istemiştim yüreğine yetmedi işte kırıldım dallarında
yağmur muydu yağan yoksa yıllar mı yalnızlıkların toplamı kaçtı bilmiyorum yine de sen en büyük rakamı bana ayır zaten yalnızdı yalnızlık o ben oluyordum o kent ben oluyordum
tüm sevinçlerim senin yaşında yurt bilirim sıcak yüreğini yalnızlıkla uzlaşamadım giyin yağmurları gel artık bana düşleri bozulmadan çiçeklerin
bütün ellerimi sana uzatıyorum geliyorum desen bir solukluk vaktim var desen beklemez miyim seni kaybettiğim yerde gelecekten ötesi yok getir bana geleceği gözlerimde bir tutam umut bekliyorum seni
gelirsen,
en uzak tutkularını
acılarla yoğrulmuş özlemlerini getir
gelirsen, ki gel
gelirken kendini getir
gel ki,
sevinç yaşlarımı akıtayım omzuna
solmayan karanfiller açsın
gel ki,
bir şiir daha hüzünle bitmesin
NAİL YAVUZ İzmir, 2003
|
|
|
Acaba Nedir?:
acı
,
ait
,
anılar
,
artık
,
aykırı
,
ayrılık
,
ben
,
bir
,
bitti
,
büyük
,
dağlar
,
daha
,
deniz
,
derin
,
dolu
,
dur
,
en
,
gece
,
geri
,
gibi
,
git
,
gitmek
,
gurbet
,
hasret
,
hep
,
hiç
,
ılgın
,
ılık
,
ilişkiler
,
izmir
,
kadar
,
kan
,
keşmekeş
,
kırgın
,
kırık
,
kırıldım
,
kordon
,
kum
,
küfür
,
meltem
,
o
,
ölüm
,
rüzgar
,
saklı
,
sana
,
sevinç
,
sıcak
,
sonbahar
,
söz
,
su
,
sürmene
,
şiir
,
tam
,
tüm
,
umut
,
üç
,
ve
,
yağmur
,
yalnız
,
yalnızlık
,
yangın
,
yaşam
,
yaşamak
,
yaz
,
yeter
,
yorgun
,
zaman
,
zamansız
,
zaten
|
|
|
08 Kasım 2006 Çarşamba 18:20:46
yağmala yüreğimi ben yalnızlığınım yine de sen en büyük rakamı bana ayır zaten yalnızdı yalnızlık o ben oluyordum o kent ben oluyordum
İzmir'den sevgiler.çOOK GÜZEL.Alkış.
|
|
|
|
08 Kasım 2006 Çarşamba 17:08:10
AYRILIKLAR KENTİ
hüznü konuk etmiştik yine ayrılık tam karşımdaydı ayrılık dudaklarının arasındaydı ki çoktan başlamıştı sonbahar rüzgarları sensizliğe esen
birden, ellerim / yitirdi ellerini
ıssızlığımı dağıtan gözlerini sürmene bıçağı kirpiklerini karanfil kokan nefesini ve kendini alıp yanına kırık dökük harflerle elveda dedin
bilmediğin bir kentin hiç değişmeyen rüzgarlarında unuttun her şeyi ve terk ettiğin kenti
oysa, gitmek savrulmaktır yok ettin beni kaçışınla
ağu içeriyor ayrılığın sürükleyip götürdün gülüşlerimi
ne kadar oldu bilmiyorum yollarını gurbet kesmiş zaman yağıyor sensizlikte
kuşların kanatları kırık bulutların rengi yok şiirlerin tadı kaçık gerçeklerine döndü izmir akşamları
bu gidişin başlangıcı neydi sonu belirsiz miydi..
aslında zamansız bir ayrılıktı yokluğun olmasa beni ne öldürebilirdi ki bu kadar acı vermezdi ölüm
gittiğin günden beri dalgaları yalnız bir deniz köpük köpük uykuda düşler şaraba döndü üzümün tortusu uzun uzun büyüdü içimdeki hasret umudun gölgesi bile kalmadı özlemekten yorgun düştü
belki de eksiktir tuttuğum notlar içimde bir şeyler kırık dökük sahil evlerinde ki deniz gülüşünü özledi yağmur sildi ayak izlerimizi kimsesiz akşamlar başladı yürüdüm güneşleri sensiz yıkıldım hani denizin suyu çekilince gelecektin yağmurlarınla takvimdeki yapraklar yerinde sayıyor
uçurumlar mı derin dağlar mı çok yüksek hangi ihanetin küfü bulaştı hangi büyülü yağmurlarda ıslandın kime ait düşlerin dönmüyorsun hala bu yalnızlar kentine
takılır gözlerim uzaklara dur hele yaz gelsin derim barışırız belki derim derim de avuturum kendimi bir mevsimin hatırı için üç mevsimin yalnızlığını çekerim kendimin bile duyamayacağı sessizlikte boğulurum
yaşamayı çekilir kılan bir şeyler olmalı yaşamda
çoğalan yılların yorgunluğunda kilitlediğin acılarımdı acılar ki umutlarımın hırsızı
keşkelerle dolu bir ömrü tüketiyorum yaşam artığı yalnızlıklarda
uykularımı çiğniyorum esmer gecelerde kaç kez üstüme gelse de ayrılıklar
yolunu hala bekleyişim neden git gide derinleşiyor susuşlar uzun bir yalnızlık doluyor aramıza
ne kadar yakınındayım uzağın bilmiyorum erteleme artık gelişini tutsaklığımın bedeli ödenmemeli bir ömürle
yoksa, aykırı bir zaman mıydı sorguladığım ne zaman seni düşünsem bu kent''te yangınlar çıkıyor ne zaman siren sesi duysam yangın yeri yüreğim kitabın sayfalarında vardı bu yangın yok diyorsun anlıyorum ama var biliyorsun sevgilimiydi izmir sen mi izmir''din belki de şımartılmış yalanlardı yazdıklarım.
damıtılırken özlemlerim dönmemiştin hala geri izmir hala sensiz uyanıyor tuşlarında piyanoların tellerinde kemanların yar diye sen çalınıyorsun
bense her akşam çamurlar yoğuruyorum bu kentin gözyaşlarından.....
ılgın kokulu bir yağmura başlarken kordon boyundaki gece de bir kadının yüzü yüzüme değiyordu iz düşümün çizilmişti dudaklarına dudaklarıma anason lekesi bulaşmıştı sarhoştum, yorgundum üstelik içtikçe boşalan kadehlere meltem doluyordu adsız ilişkiler öncesinde dudaklarını yalıyorlardı gece yosmaları bense seni düşünüyordum dudaklarında soluklandığım o ılık öpüşünü ve doyumsuz birlikteliğimizi
aslında gurbet hep olacaktır bitmeyince bu gidiş gelişler yeter ki sevgiler bitmesin
bir kum saatlik zamanda bir şiir çıkartmasıydı cüzdanımda sakladığım resmin yağmala yüreğimi ben yalnızlığınım
şimdi, bir şişe rüzgar içip başımı omzuna koymak varken küflenmiş karanlıklarda sabahlıyorum ayaz esiyor acılarımı kanatırcasına ayrılıklar yontuyor ömrümü yalnızlıklarımın ardına gizlenmiş yüreğim çığlığım kan
sen düşüp de boğulduğum su değil misin ellerinle hazırlamamış mıydın en tatlısını zehrin umutsuzlukları tutuştururken ellerime acılara bilenen hançer yakışmıştı sırtıma
bitti su da yürüme denemelerim yaralarımı kendi ellerimle dikiyorum rendelenmiş un ufak olmuş kayıpların içinde yaralıyım bil ki keşmekeş yaşamdayım fırtınalarda ıslanıp üşüyorum
uzun öyküler istemiyorum koşup giden yıllarda boşuna yorma beni umut kırgın küfür gibi sızılar var içimde söz dinlemiyor yaşamak silahlanmış anılar basıyor gecelerimi
saklı tuttuğum belki de çaresizliğimdir gözlerimin altındaki siyahlarda acılarımın tenhalığını biriktiriyorum
yitik dostlukların kavşağında az buçuk tutunmak istemiştim yüreğine yetmedi işte kırıldım dallarında
yağmur muydu yağan yoksa yıllar mı yalnızlıkların toplamı kaçtı bilmiyorum yine de sen en büyük rakamı bana ayır zaten yalnızdı yalnızlık o ben oluyordum o kent ben oluyordum
tüm sevinçlerim senin yaşında yurt bilirim sıcak yüreğini yalnızlıkla uzlaşamadım giyin yağmurları gel artık bana düşleri bozulmadan çiçeklerin
bütün ellerimi sana uzatıyorum geliyorum desen bir solukluk vaktim var desen beklemez miyim seni kaybettiğim yerde gelecekten ötesi yok getir bana geleceği gözlerimde bir tutam umut bekliyorum seni
gelirsen,
en uzak tutkularını
acılarla yoğrulmuş özlemlerini getir
gelirsen, ki gel
gelirken kendini getir
gel ki,
sevinç yaşlarımı akıtayım omzuna
solmayan karanfiller açsın
gel ki,
bir şiir daha hüzünle bitmesin
saygılarım.la
|
|
|
|
08 Kasım 2006 Çarşamba 01:50:02
İzmir midir bu şiiri yazdıran yoksa İzmir gibi sevilen yâr mı ...
Ne taraftan bakılırsa bakılsın, enfesti...Uzun şiirler beni gerçekten yorar aslında tarz olarak çok benimsediğim bir olgu değildir fakat, okurken şiirin içinden geçiyor ve masalsı bir sevgi anlatımı buluyorsa okur inanılmaz bir keyfle şiir tadında şiir okudum diyor kendi kendine...
Nail bey , kutlamak az kalıyor inanın tek kelime ile tanımla denirse MUH-TE-ŞEM-Dİ derim ve hatta dedim...
Var olun,şiir adına ,edebiyat adına gönül dolusu teşekkürler.
Selamlarım can saydığım şehrimin şairine...
|
|
|
|
08 Kasım 2006 Çarşamba 00:49:30
bitti su da yürüme denemelerim yaralarımı kendi ellerimle dikiyorum rendelenmiş un ufak olmuş kayıpların içinde yaralıyım bil ki keşmekeş yaşamdayım fırtınalarda ıslanıp üşüyorum...
saygılarımla.
|
|
|
|
08 Kasım 2006 Çarşamba 00:09:21
Gönül coşmuş
İlham sağanağında
şiir gibi şiir okuyana şiir anlayana şiir şiirsevere şiir kutlarım şair yüreği saygılarımla hoşçakalın...
|
|
|
|
07 Kasım 2006 Salı 23:04:22
şairlere ders veriyor harika gönül gülünü kokusunu kaybetmesin,gönül çiçeğiniz hergün yeniden tomucuklansın sevginiz ebedi olsun sevgiyle kalınız
|
|
|
|
07 Kasım 2006 Salı 15:50:41
içinde kabolduğum ender şiirlerden biriydi.. gözyaşların izdüşümü yenildi anason kokularına ve kum saati takılırken bir yerde şair bir şiir çıkardı cebinden su durdu şiir aktı bu sefer...
aklışlayarak kutladım... uzunluğuna rağmen konusu kopmayan hep bir sonraki mısrayı ve bölümü merak ettirip okutan.. şiirdi ...şiir gibi şiir....
..
|
|
|
|
07 Kasım 2006 Salı 15:30:55
bugüne kadar net üzerinden yayınlanan şiirler arasından parmakla gösterebileceğim, bir şiir ... bir şair
edebiyat yolunda keyfini çıkart biraz yaslan şöyle bir arkaya bir sigarada bana uzat ... Fikret dostum ateş varmı sende
yok aslında şiiri okurken ben keyiflendim de kendime yandaş topluyorum :)
sevgiler Nail dost
|
|
|
|
07 Kasım 2006 Salı 11:35:29
Evet dikkatinize teşekkür ederim sayın Göle.
Bu şiirimin, SEN İZMİRSİN başlıklı şiirimle bağlantısını yakalamışsınız.
Felsefede bir terim "bağlamdır" Yani bir düşüncenin kendinden önceki ve sonraki düşünceye uygun düşmesi...
Bu şiirim de SEN İZMİRSİN şiirime ve bu adla yayımladığım şiir kitabıma yaptığım atıflardan bir bölüm.
"yangın yeri yüreğim kitabın sayfalarında vardı bu yangın yok diyorsun anlıyorum ama var biliyorsun sevgili miydi izmir sen mi izmir''din "
Birbirine bakan, birbirini besleyen şiirlerime örnek verebileceğim bu şiiri tam üç yılda yazdım.
Bu şiirlerimi andıkça hep Ahmet Telli'nin şu dizeleri gelir aklıma
ANISI BİZ OLALIM SOKAKLARIN "Anısı biz olalım bu sokakların öpüşmediğimiz tek saçak altı hiç bir otobüs durağı kalmasın Biz yürüyelim kent güzelleşsin gürültüsüz sözcükler bulalım yeni sevinçlere benzeyen "
Ahmet Telli
GİDERSEN YIKILIR BU KENT
Gidersen yıkılır bu kent, kuşlar da gider Bir nehir gibi susarım yüzünün deltasında Yanlış adresteydik, kimsesizdik belki Sarışın bir şaşkınlık olurdu bütün ışıklar Biz mi yalnızdık, durmadan yağmur yağardı Üşür müydük nar çiçekleri ürpeririken
Gidersen kim sular fesleğenleri Kuşlar nereye sığınır akşam olunca
Sessizliği dinliyorum şimdi ve soluğunu Sustuğun yerde birşeyler kırılıyor Bekleyiş diyorum caddelere, dalıp gidiyorsun Adını yazıyorum bütün otobüs duraklarına Öpüştüğümüz her yer adınla anılıyor Bir de seni ekliyorum susuşlarıma
Ahmet Telli
Paylaşmak istedim tüm şiir dostlarımla
Nail Yavuz tarafından 11/7/2006 11:54:18 AM zamanında düzenlenmiştir.
|
|
|
|
07 Kasım 2006 Salı 11:27:37
Uzun şiirlerin çoğu, uzadıkşa konudan uzaklaşıyor. Birkaç kez kopuyor. Bu da şiire ivme kaybettiriyor.
Şiiriniz baştan sona akıcıydı ve aynı heyecanla okutturdu kendini. Harikaydı.
Tebrikler...saygıyla şairim
|
|
|
|
07 Kasım 2006 Salı 08:20:42
offf sabah sabah ne güzel bir siir okudum .. sevgili Nail dost; bilirim böyle uzun soluklu siirlerini ...
kocaman alkislar . cok tesekkürler ..
sevgimle .
|
|
|
|
07 Kasım 2006 Salı 03:45:46
her satırına ayrı bir cümle yazalabilecek kadar etkilendim. şiirinizden. aynı sizin sevdiğinizin gidişiyle uzun bir acı tufanına atılışınız gibi bende yavaş yavaş okudum şiiri ve çok hüzünlü bir keyif aldım. tüm temennim umudun size geri dönmesi. giden dönsün diyeceğim ama hangisi döndüki...yine umudun koynunda mutlu geçireceğiniz ve şiirlere içinizi dökeceğiniz günler olsun hayatınızda...çok ama çok sevdim ben bu şiiri. saygı ve sevgiyle kalın...
|
|
|
|
07 Kasım 2006 Salı 03:02:13
Sevgili dostum yüreğine sağlık,İzmir aşığı biri olarak okudukça her köşesinden izler bir anda beni de sarıp sarmaladı üstelik şiirdeki hüzünün içinde hep İzmir sana değil bu serzenişler diye diye okudum şiiri ayrılıklar kenti de olsa sevgili Yavuz'un dediği bir söz var Sen İzmirsin..Her şeye bedelsin diye devam ettireyim ben de sevgili dost inanılmaz keyifliydi..Yüreğine sağlık gelenlerinizin gidenlerden fazla olması dileğiyle sevgiyle ve sevdiklerinizle kalın her zaman sevgilerimle...
Çınar GÖLE
|
|
|
|
07 Kasım 2006 Salı 00:42:05
bütün ellerimi sana uzatıyorum geliyorum desen bir solukluk vaktim var desen beklemez miyim seni kaybettiğim yerde gelecekten ötesi yok getir bana geleceği gözlerimde bir tutam umut bekliyorum seni
Umutlarınız bitmesin mutlaka gelecektir vuslatlarınızda sevinç gözyaşlarınız aksın,Karanfiller hiç boyun bükmeden selam dursun sevginize..Kutluyorum..
Saygılarımla
Bahar
|
|
|
|
07 Kasım 2006 Salı 00:29:18
sen düşüp de boğulduğum su değil misin ellerinle hazırlamamış mıydın en tatlısını zehrin umutsuzlukları tutuştururken ellerime acılara bilenen hançer yakışmıştı sırtıma ...
SAYGILARIMLA.
fatoş tarafından 11/7/2006 12:29:48 AM zamanında düzenlenmiştir.
|
|
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üye değilseniz üye olmak için tıklayın. |
|