Şerefini kaybedenin, kaybedecek başka bir şeyi yoktur. PUBLiLiUS SYRUS [Paylaş]
E-mail: Şifre: Facebook ile bağlan Üye ol | Şifremi Unuttum
Türkiye Şiir Platformu
ANASAYFA ŞİİRLER Edebiyat Defteri YAZILAR Edebiyat Defteri FORUM Edebiyat Defteri ETKİNLİKLER Edebiyat Defteri NEDİR? Edebiyat Defteri Kitap KİTAP  Edebiyat Defteri Tv TİVİ Edebiyat Defteri Sesli Şiirler MÜZİK Edebiyat Defteri BLOG Edebiyat Defteri Atölyeler ATÖLYE  Edebiyat Defteri BİCÜMLE Edebiyat Defteri ARAMA Edebiyat Defteri İLETİŞİM
Şiir Puan
1 2 3 4 5
 

4 10 1
Toplam: 0.0 puan
0 kişi puan vermiş.


Şiir Bilgi
06.10.2006 tarihinde eklendi.
802 çoğul gösterim
866 tekil gösterim
3 yorum
0 kişi beğendi.
Portfolyo: Genel
En son eklediği şiirler

AŞK ŞİİRLERİ 2


Ağlez Yazdılar

Hasret dudağında hudutsuz hârım
Yazdıkça derinden kem söz yazdılar
Rüyayı kuşattı hüznüm efkârım
Gece yamacıma Ağlez yazdılar

Hem dünya oyunsa geldik oyuna
Çile mevsimine aşkın köyüne
Uzandım tenhâya boylu boyuna
Bakıp gözlerime öksüz yazdılar

Ruhumu tütsüler köyün dumanı
İhtiyâr söğütü kotan yamanı
Asfaltta koşarım hasat zamanı
Mecnun’u unutup gürbüz yazdılar

Hiçe sürüklenip irkiliyorum
Sessiz gecelere dökülüyorum
Bu bendeki közü ben biliyorum
Ruhum frengili sessiz yazdılar

Ve bir düş içinde bol ettim azı
Ağlez’e kalır mı ömrün birazı
Ömer’in şiiri Kenan’ın sazı
Gurbet türküsünü bizsiz yazdılar

Ömer Ekinci Micingirt

El Yazması Mektuplar

Ceylanlar gibi ürkek, kuş sesi gibi ılık,
Aynen ikbal yıldızı, susmuş yazgıyı bekler.
Sükûtun imbiğinde, bakışlar kalabalık,
Her ne zaman ağlasa, ona benzer bebekler.

Lacivert zamanlarda, hüzün salar her dâim;
İffet ile örülmüş, gerçek iklimi arar
Sen derken tenhâlarda ne kadar da mülâyim,
Ellerinden tutunca yanakları kızarır,

Cemrelerde ısınıp, mektuplarda yanıyor,
Mektuplar el yazması, bende varım bir baktım.
Yemyeşil duâlarla, günbegün boyanıyor,
Nurlu yüzünden öpüp, tebessümler bıraktım.

Hem aşk bir vuslât ise; neylerim kuşkuları,
Kazanlarda demleyip, beyaz kefene sarın.
Bıçkılayın peşimden, kan rengi coşkuları
Sorulursa hakkınız, helâl deyin haykırın!

Biliyor sığınağım, yürek sesi bu konu,
Teneşire gül koyun, çelenk neymiş hurâfe!
Cürmüm pek çok olsa da unutmam hâşâ O’nu,
Yine oldum tüy gibi, üveyk gibi bu defa.

İffetin her rengi var, vallâhi başka edâ,
Kırdım tüm heykelleri, hüzne sarmalar attım.
Artık vuslât ölümüm, nâkış nâkış şühedâ,
Cânım, mâhzûn bakışlım, yine seni anlattım.

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Sensizliğe

Aşkın serinliğine kovalıyorum seni
Zümrüt saçlı baharlara
Gözlerin parıldayan kehribar
Ellerin yed-i beyzâ
Kızaran akşamlarda izliyorum yokluğunu
Sensizliğe bürünüp

Sakın unutma sensizlikte olduğumu
Hissiyatımı öğütlüyorum sana
Gökkuşağı misali
Renklerinin altından geçiyorum
Bulutları delerek
Güneşi heceleyerek

Her gün ayrılık türküsüne inat
Ozanlar dinliyor
Vakitler avutuyorum
Anlasana geçmişe bakıp buğulanıyorum
Öksüz kız yanağında tüllenen yaş gibiyim

Boşluklara koşturuyorum arada
Duygularım renksiz
Öldürücü hisleri kovalıyorum

İnliyorum durmadan
Takatimi teperek
Hasretin pençesinde

Sende başka bir esinti var
Bambaşka
Ta hücrelerime kadar işleyen
Azgın çocuklar gibiyim
Kör oluyorum seni görünce

Yaş döken gözlerin olayım
Mısra mısra dopdolu
Senli gurbetleri ne çok sevdim ben
Divâne vâdilerinde

Gel gir kırık kalbime
İki büklümün olayım
Duyuyor musun?

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Ferhat’ın Çığlığı

Nedir bu dünyanın akı karası
Belki ifşâ etmek yok varım olur
Sâmimiyet ilhâm duygu arası
Gerçeği yaşamak tek kârım olur

Hani bâde derler ilâhi elden
Konu derincedir, incedir kıldan
Gelin söz edelim ebed-ezelden
Aynalarda gezmek zararım olur

İfadem kendimce gördüğüm gibi
Mısralar zihnimde kördüğüm gibi
Hüznü tabutlara sardığım gibi
Ferhat’ın çığlığı efkârım olur

Eşsiz değerleri boşa eskittim
Günâhlara düşe düşe eskittim
Ve hesapsız koşa koşa eskittim
Cürüm pişmanlığım ikrârım olur

Kefenim yıkasa tevbeli testi
Sanki yolculuk var bir şeyler esti
Gözlerim kaparsam bir akşamüstü
Belki Liva-ül Hamd diyârım olur

Ömer Ekinci Micingirt

Darılma

Hayal ettim her lahza,vicdan parmaklarından,
Rüya bu ya terk ettim,bulduğum gözlerini.
Tütüyordun yemyeşil, zümrüt ırmaklarından,
Hıfzettik boğum boğum,sayısız gizlerini.

Bir ben vardım birde sen,birde meşhur o rüya,
Rüyalara dur deyip,uzattın ellerini.
Solgun ve gümüş tenli,ben sana tutkun güya,
Benim sevdam bembeyaz, göğe ser allarını.

Vuslat ve düşüncesi,yorgun akıyor sular,
Artık hissiz bir dönem,biz kardeşiz darılma.
Ruhum bir bütün sensiz,tam deminde duygular
Hep bana köz bırakıp,mahzun düşe sarılma.

Ömer Ekinci Micingirt

Sonra Git

Gel hele yitiğim sana ne oldu,
Ay yüzün çevirme dur bak sonra git
Bu can sensiz mecnun, perişan oldu,
Bambaşka yastayım gör bak sonra git

Yanıyor yüreğim fecir tutuştu,
Varlığım virane baykuş ötüştü,
Bendeki hüzün aşk dillere düştü,
Bir kırık besteyim sor bak sonra git

Görüyor gibiyim pâr pâr nazını,
Ne kadar mahzunsun göster yüzünü,
Büyü giz iç içe, sakla gizini
Yemyeşil histeyim bir bak sonra git

Ömer Ekinci Micingirt


Hissedersin

Gece ve sessizlik tenhada dinle
Bitimsiz ritimler silinir gider
Sevda besteleri ve ben seninle
Dökül yüreğime salınır gider

Masmavi rayiha seninle eser
Her halin ibrişim dudağın kevser
Sus seni istemem hele elin ver
Süzülür sitemle alınır gider

Hüznümü kucakla seni bırak ta
Ruhumuz aynı yer kalma ırakta
Beni hissedersin şiire bak da
Büyülü bir rüya bölünür gider

Ömer Ekinci Micingirt

Zindan Aşk Ceza

Çölün ortasında Yusuf bir vaha,
Görünce cemâli yandı Züleyha.
İffetin reddeden cazibesiyle,
Sığındı vuslata zindan aşk ceza.

Ömer Ekinci Micingirt


Sende Buldum

Aşk ve vuslat iç içe, belki bir tatlı savaş
Sessiz sessiz derinden, günbegün birikiyor
Sende buldum kendimi usulca yavaş yavaş
Biri elimden tutmuş, beni bana çekiyor

Ömer Ekinci Micingirt


Mavi

Yollar koyu ben gürültü ben yavan
Mavi günler ıslık yaz ve karavan
Gam uçurur hülyaların anbean
Yakar beni tılsımlı tahtaravan

Bin bir renkte şiir gibi ellerin
Aşk bürünmüş vagon kokan güllerin
Sessiz mâna şu efsunlu dillerin
Sen ızdırap sen bendeki heyecan

Duy gönlümü inayetle duy işit
Zümrüt yüzlüm nur şavkını vur dirilt
Ara ara parıldayıp sen gel git
Firdevs gibi seninleyken dört biryan

Ömer Ekinci Micingirt


Yâr

Ne kadar samimi hakikatsin yâr
Gözyaşı peyledin sen benim için
Hasret sütunları senden yadigâr
Mor türkü söyledin hem benim için

Yorgun gecelerde ateş hârımsın
Ellerin elimde helal yârimsin
Vuslata efsunlu sitemkârımsın
Ahuzâr eyledin dem benim için

Ne kadar muhtacım canım demeye
Masum bir iltifat nağme nağmeye
Gözlerim al götür gülümsemeye
Sen beni neyledin can benim için

Ömer Ekinci Micingirt

Sükûtun Rengi

Bu gün çocuklar gibiyim
Gözlerim avuçlarıma sığmıyor
Uçup düşüyorum takvimlerden
Bakmayın yaşımın kırk sekiz olduğuna
Hâlâ on sekiz edâsında...

Bu gün çocuklar gibiyim yine
Salmışım kendimi iklimin musikisine
Ruhum sakin dupduru
Dupduru yüzüm
Annemin ak sütü tıpkı
Ellerim ufukta gözlerim ellerimde
Gâh kırk sekiz edasıyla söyleşir
On sekizce oynaşırım
Gâh bıçkın delikanlılar gibi
Bu gün çocuklar gibiyim yine
Gözlerim avuçlarıma sığmıyor
Uçup düşüyorum takvimlerden


Ölümün gözyaşı tırmalıyor arada
Şu kıllı kulağımı
Kendime geliyorum,
Neşvelerim yerlere savruluyor.
Sahilsiz acılarla boğuşuyorum,
Ateş yağıyor peşimden
Meçhul bir kente doğru
Kıpkızıl koşuyorum
Kötülüklerim hırıltıda
Kendimi arıyorum ufkumu köpürterek

Görüyor gibiyim derince bakınca
Az ötede engebe vuruyor suratıma
Omzumda akıbet korkusu
Kucağımda vuslat sevdası
Gâh kırk sekiz edasıyla söyleşir
On sekizce oynaşırım bıçkın delikanlılar gibi

Bir başkayım bu gün
Bu gün çocuklar gibiyim
Gözlerim avuçlarıma sığmıyor
Uçup düşüyorum takvimlerden
Sükûtun rengiyle

Ömer Ekinci Micingirt

Vurgun Gibiyidin

Nur topu bebeğin büyümüş meğer,
Gösterdin uzaktan dargın gibiydin.
Edepli bakışın dünyaya değer,
Dertleri sırtlamış yorgun gibiydin.

Mor pembe günleri unutsam keşke,
Yönümü çevirdim uhrevi aşka,
İffetin endamın bakışın başka,
Selamı verince kırgın gibiydin.

Tebessüm edince biraz hislendim,
Yıllarca gönlümde “kurban” seslendim,
Himmetle sabrettim aşkla beslendim,
Tüllendi sessizlik durgun gibiydin,

Ne dedi bu mecnun bilmem ki küstün,
Dua et deyince bir ara sustun,
Kardeşçe dertleştik poyrazca estin,
Hüzünle burkuldum gergin gibiydin.

Ekinci tükendim bak perde perde,
Mevla düşürmesin Lokmansız derde,
Şifaa’yı aradım zamansız yerde,
Elveda deyişin… Vurgun gibiydin.

Ömer Ekinci Micingirt

Yağmur Gözlüm

Ne bakarsın yağmur gözlüm yüzüme,
Vuslat zamanıdır durma gel hele.
Sevdam büklüm büklüm inan sözüme,
Ceylanî bakışla vurma gel hele.

Menekşe bakışlı bumu kaderin,
Hicranlıdır kalbim sevdam çok derin,
Ya beni öldürün yâ da gönderin,
Eteği sırmalı durma gel hele.

Sevdam billur billur yazdım dağlara,
Vallah yar etmezem başka sağlara,
Sensiz hazan düştü küstüm bağlara,
Kolları burmalı yorma gel hele.

Yağmur gözlüm insaf eyle bak bana,
Kumru gibi hayran oldum endama,
Mecnun oldum Leyla kimmiş sor bana,
Yaralı kalbimi kırma gel hele.

Gel beraber Köyde Çorba içelim,
Hak yolunu Yunus gibi seçelim,
Bu diyardan Ömer ile kaçalım,
Ölmeden bedenim sarma gel hele.

Ömer Ekinci Micingirt

Yanık Hüzün

İçime dökülür ruhun anbean
Kahreden sessizlik başlar feryada
Hislerin söktüğü şeydi haykıran
Mest eden çehrenle yetiş imdada

Bir tatlı tebessüm uzun uzun bak
Gözlerin içine kendimi saldım
Bahtımı büyüle yazgıyı bırak
Düşlerin düşledim hep kalakaldım

Şiir yüreğime hece hece git
Yanık hüzün sarmış yine her yanı
Belki bir tevekkül belki de ümit
Aşkın defterine kaydet bu anı

Ömer Ekinci Micingirt

Sırdaş

Bu hayat daima keder acının
Nasibi tedbiri harmanı yârım
Yarası bende yok aşk ilacının
Tıpkı mecnun gibi yoka duçarım

Hislerle yeşeren olmak niyetim
Avam meclisinde dinle beni can
İnan tartışılmaz hüsnüniyetim
Sendeki ben var ya seni haykıran

Kim kimin sahibi dünün bu günün
Çokluğu terk ettim hiçliğe hiçe
Kalanı bana ver kısa ömrünün
Hayret seyir sükût ifşa iç içe

Farkında mısınız hep deli diye
Delinin halinden deliler anlar
Cürümü düşündüm döndüm geriye
İdrakten idrâke çarpan vicdanlar

Hep hüzün saklarım şiir deyim de
Hep acı üretir bendeki resim
Azrail bekliyor beni köyümde
Yüreğim çarpıyor zâr zâr nefesim.

Izdırâbım çok,derdim çok ama
O’nu bekliyorum gözlerimde yaş
Yönelişi düşün sakın ağlama
Bir Fâtiha oku tamam mı sırdaş

Ömer Ekinci Micingirt Meram Eyle

Gözlerin ham zümrüt, bakışın mahzun
Görür gibi konuş kal harem eyle
Ve naz kapısından birkaç sitem sun
Yanmasın yüreğim al verem eyle

Ben senden pürmelâl sen ise benden
Sakladın kalbimi ta ki o günden
Gövdem ölüm solur sanki kökünden
Benli öfkeleri sil kerem eyle

Yokluklar çektirme dayanamam hiç
Ben bulut gibiyim sen bir kırlangıç
Nergis tarlasında vuslat suyu iç
Aşkın tozlarından kül dirhem eyle

Yârenin gözleri yarasındadır
Kırağı göğsümün haresindedir
Ne varsa kalbimin arasındadır
Hep benim ateşim ol haram eyle

Yüzün bana dönüp Uludağ’a bak
Sükûta sarmala gözyaşı bırak
Peşimden koşuyor malum kaydırak
Bakışın saklayıp gül meram eyle

Ömer Ekinci Micingirt

Yel alsın

Yaş döken yürekle koş gel bin kere
İsmimi hecele dokun el alsın
İçten ağlamaklı söyle ezbere
Cehenneme hâram bana helâlsin

Taptaze duygular eser serince
Şiir gibi yüzün mâna derince
Bu başka balayı yan yeterince
Sen belki de ateş yüzlü zülâlsin

İçimi besliyor yeşil verâlar
Ben i hep sitemkâr sözler yaralar
Züleyha’nın aşkı günah mı arar
Hicabı bilmeyen dili yel alsın

Ömer Ekinci Micingirt

Yusuf Yüzlü

Başlangıcı ölüm sağar her ayın,
Yine bugün bana başka hâl oldu.
Deyin deli pek muteber yapmayın,
Acılarım azdı mısra bol oldu.

Bize şiir yazdım bizden bihaber,
Sevda pişiririm közden bihaber,
Kısır bir nesil ki özden bihaber,
Yusuf yüzlü yavrularım el oldu.

Yaban oldu hâyellerim virane,
Konuşsam ağlasam sussam ne çare,
Kime ne yanmışım ateş çıra ne,
Hatıralar biriktirdim kül oldu.

Ömer Ekinci Micingirt

Ulu Divan

Yüzümüzü yakarışa açalım
Takdir O’nun müstehakı verecek
Ulu Divan tek varışa açalım
Güz yürekler nevbaharı görecek

Karakışı deviriyor mor dağlar
Sokakları ne meltemler saracak
Kaç asırdır ak yürekler kan ağlar
Silkindik ya ol mührünü vuracak

Sürdüm atı mahyalaşan diyâra
İhtimal ki tez zamanda varacak
Sahipsiz mi hak ve batıl ak kara
Kitap gibi yaprak yaprak soracak

Beklenen gün yakın, uzak diyemem
Sanma daha birkaç asır sürecek
Zihnim delik deşik mızrak diyemem
Mızrak değil beni cürmüm gerecek

Hiçbir yere benzetemem o günü
Zârif ruhum çok hâyaller kuracak
Bekliyorum artık sonsuz sükûnu
Korkuyorum titrek kalbim duracak

Ömer Ekinci Micingirt

Vuruldum Geldim

Kıraç toprakların delisiyim ben,
Sanma ışıltıya vuruldum geldim.
Gergefli kilimin çilesiyim ben,
Mevsimsiz düşlere sarıldım geldim.

Deme ha sebep ne, sebeplerim yok,
Uzan başucuma sevincime bak,
Hiçin helezonu öyle bir ufuk,
Seni heceleyip yoruldum geldim

Yağmurlar yağınca gel beni işit,
Desem ki bir hayal deme sen ümit,
Beraber olunca uzaklara git,
Ben senin gönlünde görüldüm geldim

Bir ben varım şimdi bir kırık testi,
Gurbet yağmurları içime esti,
İzahı tarifsiz başka hevesti,
Sığmaz ışığına kör oldum geldim

Bırak hem sen beni, kendini dinle,
Sükûnun sayhası, sabrım seninle,
Sensiz korkuları vur gözlerinle,
Kuşkusuz sen için vuruldum geldim.

Ömer Ekinci Micingirt

Cemre

Nedense sebepsiz korkularım çok,
Diz çöküp baş koyup sığındım emre.
Var mı arayışta görünmez ufuk,
Güz geçti kış geçti bak geldi cemre.

Cemre bir yanış mı belki aşk ümit,
Ümidim sarp yokuş değer hem ömre.
Ruhumu hükmeden ne olur işit,
Aşkınla yak beni çevir kömüre.

Ömer Ekinci Micingirt

Beklemek

Beklemek sırattan ince
Anbean meşakkat verir
Yolboyu sabrı deşince
En azgın çöle çevirir

Beklemek bir anka kuşu
Mızrak ok gagalarıyla
Beklemek hûşu ve hûdu
Sükûnun nidâlarıyla

Ömer Ekinci Micingirt

Nerelerdesin

Dağlar yüzümü okşar, deniz sırtıma kese;
Sükûtun yatırında hayıflanıp dinledin.
Yine bu günde akşam, sırt çevirdim herkese,
Tüm vebâli omzumda deyince gülümsedin.

Seninle donakaldı sokağımda ayaz ter,
Gözlerim ısınmıyor, seni arıyor yer yer,
Umrumda mı mevsimler, hayat benden ne ister
Nerelerdesin gözüm, hele söyle ne dedin!

Ömer Ekinci Micingirt

Gözüm Yollarda

Yetiş ey can yetiş gözüm yollarda
Hüzün rüyalarım dindi baksana
Kime müptelasın gurbet ellerde
Köz oldu sevdamız yandı baksana

Ney mızrap ses olsam sessiz sazına
Gamzeli neşveyle essem yüzüne
Hele bir kulak ver alın yazına
Leylalar geriye döndü baksana

Edep işve neşve vefa nerede
En derin acılar belki kâr ede
Bir bülbül zarlanır karşı derede
Çağlayan derede dondu baksana

Ne acı bir hülya okşayan dilin
İffetin ahengi vefasız elin
Bir ara çözüldü büyülü halin
Gönlüme akışın sondu baksana

Leyla’yı Mecnunu Arzu Kamber’i
Ben o deli adam sense bir peri
Beklide feleğin zorlu çemberi
Yıkıldı garibin bendi baksana

Ömer Ekinci Micingirt

Gözlerin İnşirâh

Sevi bahçesinde çiçeksin açan,
Bahar şenliğinin sıcağı gibi.
Hüznün arkasında büzülüp yatan;
Umutsuz bir aşkın kucağı gibi...

Yalnızlık başköşe başımın tacı,
Gözyaşı derleyip buldun ilacı;
Kıvrak vücudumda üç köşe acı,
Kaçtım hep bir asker kaçağı gibi.

Vakti geçmiş anlar hâlâ var dedim,
Çevirdim akrebi kaç mevsim yedim,
Ben ağu yutarken sen gülümsedin,
Gözlerin inşirâh bıçağı gibi...

Ömer Ekinci Micingirt

Seviyorum ki

Aşkın yumağına kelepçe vurdum
Yine de ben seni seviyorum ki
Sözü bıçkılayıp göğe savurdum
Yine de ben seni seviyorum ki

Hâlime muttasıl gözlerin var mı
Ve beni hisseden gizlerin var mı
He kurban diyecek sözlerin var mı
Yine de ben seni seviyorum ki

Yoklar tükettikçe var olup durdum
Kırık saat gibi kurulup durdum
Yordun kıyasıya yorulup durdum
Yine de ben seni seviyorum ki

Ömer Ekinci Micingirt

Uludağ

Ferhat’ın sağdıcı dağlardır madem;
Sendedir yüreğim sende iradem.
Gelinlik giyersin Şirin’e inat,
Sevdaya bulandı, zâr zâr ifadem.

Yeşille ayırdım moru karadan,
Ne güzel yaratmış seni yaratan.
Mazinin kolları sende Uludağ,
Bağrında yatanlar seni aratan.

Gözyaşı güzeldir hârında derim
Muzdarip ruhuma ahenk isterim
Suskun derelerin yamacım öper
Seninle çevrili sevinç kederim.

Ömer Ekinci Micingirt

Seni Düşündüm

Bir ağır yolculuk azgın sularda,
Yüzerken sultanım seni düşündüm
Şeref ver rüyama gel uykularda,
Sendedir gümanım seni düşündüm.

Vuslat bestesiyle yolun gözlerim,
Kurudu gözyaşım soldu gözlerim,
Kokunla bezenen terin özlerim,
Kavruldu her yanım seni düşündüm.

Mecnundan beter ki benim hikâyem,
Karıştı hicrana gitti sermayem,
Bir tatlı hoş seda en büyük gayem,
Verene kurbanım seni düşündüm.

07.02.2007 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Sevda

Hislerim huzura erer seninle
Anın derinliği içimde erir
Beni sarhoş eden o gözlerinle
Vuslat kanat çırpar ruhum yeşerir

Belki de bendesin belki Irakta
Seni arıyorum yitik durakta
Hoş beni görürsün aynaya bak da
Bitiş ikliminde belki can verir

Söyledim ne varsa hisset yaz anı
Meçhule koşulmaz hasat zamanı
Kör topal laf ettim sözledim seni
Sevda çıkmazları aşka çevirir

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Bu Şehrin

Bu şehrin koynundan Nilüfer akar
Uludağ’a doğru başlar bir niyaz
Gecenin apayrı şehrayini var
Gül yüzlü kubbeler zarif bembeyaz

Kubbeler içinde ben derviş gibi
Değişmem geceyi derin uykuya
Uzasın ruhuma aklımın dibi
Cürmümün çığlığı beynimi yuya

İçimde esiyor bir titrek rüzgar
Pas tutmuş zihnimi temizler ancak
Her gece eser mi tekrar ne kadar
Peşinden pek muhkem keşke yağacak.

Ömer Ekinci Micingirt

Çilesiyiz Biz

Terki terk etmeyen, terki terk de sen,
Eridikçe eri, getir hayy’ları.
Nice anlar vardır seninle esen;
Seslenişte ifşa, aşk olayları...

Bırak sensiz akan geceler aksın,
Varlık âleminin çilesiyiz biz.
Çokça ihanete uğrayacaksın,
Hiçlik gölgesinde, aşk var şüphesiz.

28.08.11

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Geçti Ağladım

Yaşın koydum hecelerin yerine
Bir kelebek ömrü, uçtu ağladım
Gönül verdim beni yakan soruna
Gözlerin gözüme geçti ağladım

Benim yaşım mavi yeşil sende çok
Hep seni aradım giden gelen yok
İster oku ister gizle ister yak
Gizlerin gizime geçti ağladım

Seninle şiirden kubbeler kurduk,
Hakikat ruhuyla pek kafa yorduk
El ele yan yana ahenkle durduk
Nazların nazıma geçti ağladım

Ne yazdım ben ne yazdığım bilinmez
Seni yazdım dört dörtlüğe silinmez
Sessiz sevdalarla Leyla olunmaz
Sözlerin sözüme geçti ağladım

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Vuslat Deme

Vuslat deme uhrevisiz her aşka
Geceleri ses gelirdi derinden
İçimdeki fısıltılar bambaşka
Hissiyatın kopup gelir yerinden

Sırlı rüya unutamam hisleri
Hüzün nevhaları içimde zar zar
Sana versem içimdeki sesleri
Ümit kuytularım ensende yaşar

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Zümrüt Tentene

Hidayet, takva, iffet
Yüzün ne kadar güzel
Hele anlat tarif et
Lütfeylemiş gizli el

Ve incecik kâkülün
Sanki zümrüt tentene
Gülü müsün bülbülün
Yok, emsalim desene

Her gün böyle olacak
Sükûn sarmış her yanı
Adeta yitik sancak
Cezp ediyor insanı

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Gelmezsin

Nedir bilmem sendeki bu endaze,
Yok olmuşum gizlerinde gelmezsin
Ruhum sarar taptaze bir firuze
Ne var bilmem sözlerimde gelmezsin

Tıpkı mecnun gibi belki bu şair
Hüzün vadileri bire bin verir
Gözyaşlarım zemheride yeşerir
Yeşersem hep dizlerinde gelmezsin

Gurur kibir tekmilini yıkıp gel,
Ağla biraz ciğerparen bakıp gel,
Bir kerecik, bir kerecik çıkıp gel,
Ölsem mavi gözlerinde gelmezsin

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Son Dantelâm

İçime sensizlik çöker, yaralar.
Hasret yağmurlarI girer düşüme,
Yokluk eşya varlık başlar naralar.
Ayaz günlerdeyim gel de üşüme!

Renklerin buğulu, hislerim eşsiz
Son dantelâm; sen ki yaş ol yaşıma.
Kuşat gel ruhumu gizlice sessiz,
Tabutum geçerken gelme peşime.

Ömer Ekinci Micingirt

Yorgun Yürek

Yorgun yürek gel arada hep söyle
Ara ara ses ver gelsin derinden
İçimdeki duygular mı bambaşka
Hissiyatın bana koşsun yerinden

Kime yazdım bu füsunlu şiiri
Mâtem gibi yüreğime koyulur
Yaprak yaprak rüzgârlarda her biri
Mevsim mevsim poyrazlarda duyulur

Ağlamaklı alıyorum hisleri
Tam bendesin içimdeki sene sor
Alıp versem hep hüzünlü sesleri
Nazlı duyguların benimle yaşar

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Ferace

Dörtlüklere el ele
Yürüyorum tek hece
Şiir yüzlüm gel hele
Gel kaçalım bu gece

Dört biryanım meçhul yâr
Mecnun gönlüm ne arar
Sen çiçeğim sen rüzgâr
Sen sihirli bilmece

Koş sonsuza durma gel
Tutsağın et beni al
Benimle doğ benle öl
Sen ruhumda ferace

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Hissedersin

Gece ve sessizlik tenhada dinle
Bitimsiz ritimler silinir gider
Sevda besteleri ve ben seninle
Dökül yüreğime salınır gider

Masmavi rayiha seninle eser
Her halin ibrişim dudağın kevser
Sus seni istemem hele elin ver
Süzülür sitemle alınır gider

Hüznümü kucakla seni bırak ta
Ruhumuz aynı yer kalma ırakta
Beni hissedersin şiire bak da
Büyülü bir rüya bölünür gider

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Gözlerin

Sen bende yaşayan kelebek gibi
İnce zülüflerin melodi sesi
Tıpkı el değmemiş bir bebek gibi
Gözlerin yakıyor ela mavisi

Hep seni ararım sükût sesinde
Salmışım kendimi uçsuz hislere
Yer ayır yüreğin bir köşesinde
Takatim kalmadı sensiz seslere

Ömer Ekinci Micingirt

Sahire

Okşayan ahengiyle, büyüleyen bir durak,
Uzaktan salınıyor, benimle benden ırak.
Ruhum rükû ye varmış, o karlı tepelerde,
Benimle sendeki fark, sen ustasın ben çırak.

Gâh deli pervaneyim, gâh kesvetli gâh buruk.
Sözlerim savruluyor, bir yakala bir bırak,
Bendeki velveleler mevsimsiz sabalarda,
Sen hüzünlü melodi, sen yeşilsin ben kurak.

Ömer Ekinci Micingirt

Hurisin

Güzeller güzeli gel hele kurban
Duruşu bakışı gülüşü güzel
Bu ihlâs bu irfan bu iffet nerden
İffetle sekerek gülüşü güzel.

Gizli gel nur yüzlüm huri kıskanır,
Gözyaşın akıtma içim ıslanır,
Allahım bu melek nerden beslenir,
Oyalı yazmalı el işi güzel.

Efsunlu bakışlım kız sen hurisin,
Çimeni fistanlım kimin yârisin,
Riyakâr gözlerden Mevlam korusun,
Ruhuma sessizce gelişi güzel.

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

İmkânsızlar

Gizemini gizlemişim gizimde,
Gönlündeki aceplerin dupduru.
Başım koyup ölebilsem dizinde,
Gözyaşınla paylaşırım huzuru.

Sen büyülü sen bendeki muamma
Hissiyatın renklerini peyliyor
Yüzünde hep neşe izi var amma
Hüzünlerin sanki beni söylüyor

Deme bana imkânsızlar mümkün mü?
Belki tekrar doğacaktır şafaklar.
Şu gözlerim, denizlere döndün mü?
Mecnun gibi yaralarım, aşk paklar.

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Hazan

Sitem yok işveyle,aramam seni,
Hem zaten yüreğim arasında sen.
Hislerim köpürür göremem seni,
Zifiri sevdamın karasında sen.

Senle bütün renkler aslına vardı,
Yeşil, mavi, ela sarısında sen.
Son mevsim ümidim senle ağardı,
Bilmem ki mevsimin neresinde sen.

Tat oldun ruhuma gözlerimde nem,
Sevdamın ahengi küresinde sen.
Gecelerim hazan sensiz cehennem
Sızılar yüreğim, yarasında sen.

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Kime Yalvardım

Gün hüzün yağıyor bense pek yorgun,
Yazıp duruyorum o günden beri.
Dantelâ bakışlım gelirse bir gün;
Geceyi arala ekle şiiri.

Tasa fasıl fasıl, acı peş peşe,
Salmışım gönlümü alev ateşe,
Hislerim ağulu dışım pürneşe,
O mahzun gözlerle bekle şiiri.

Gömüldüm geceye ben sana vardım,
Senli tepelerde rikkatle durdum,
Nâzen hecelerle kime yalvardım,
Aşkın füsunuyla kokla şiiri

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Tüy Gibi

Elemli eyledin ney gibi bizi
Seni anlatamam ifade çok zor
Rengine gizle gel yâr ikimizi
Ölümsüz renklerin soldurmadan ver

Gözlerin yaş senin hüznün gizi var
Sevinç gözyaşların kime yağacak
Olmuşum tüy gibi vuslat izi var
Ayaz yüreğime güneş doğacak

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Yitik Yâr

Baş tacıdır ne verse,
Gülümserim rengiyle.
Vuslat derim severse;
Bir bahar ahengiyle...

Gam keder yaş silinir,
Mest eder beni yer yer.
Söz edepte bilinir,
Sükût altınsa eğer.

Ruhum yine tümsekte,
Pek zorluyor bedeni.
Yitik yâr pek yüksekte,
Göğe vuruyor beni.

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Bu Akşam

Çıkıyorum ruhum yorgun
Sonum bilmem mecnun gibi
Şair gönlüm bana dargın
Bu akşamda gidiyorum

Gidiyorum yavaş yavaş
Var sebebi var elbette
Sonsuz şarkı tatlı savaş
Bu akşamda gidiyorum

İşve sitem her haliyle
Ayrı vuslat ayrı mâna
Gitme der mi hâl diliyle
Bu akşamda gidiyorum

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Izdırabım Ol

Mâtem rüzgârları yokuş desem de
Füsunlu bakışla düz etti beni
Doldurun hüznümü pişsin kâsem de
Benli hissiyatı biz etti beni

Gönlü bende amma vuslat pek ırak
Aşılmaz engel var hâlime bırak
Ölüm ve beyaz aşk başka ne gerek
İffetin hissiyle va’z etti beni

İlan-ı aşk o ne, bilmem takıştık
Hasbıhal eyledik, dostça bakıştık
Kaderde böyleymiş böyle yakıştık
Bilmem ki ne kadar hazzetti beni

Ümitle bekledim gelmedin hâlâ
Izdırabım ol hem, durma gel hele
Yeşilin bağrında tutsak el ele
Apayrı mânâ var, naz etti beni

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Şiir Yaz Bana

Bana şiir yaz
Vuslâtın ritmiyle
Isıtsın güneş gibi
Umutlar vaat etsin
Geleceğe yön versin
Saadet devrini hatırlatsın

Şiir yaz bana şiir
Züleyhalara haykırsın sessizce
Yusuflar duyana kadar, birer birer
Hislerim sindire sindire
Yeşeren soluklarla

Teveccühe kalk
Gecenin bir yarısı
Ciddiyetle latifeyi unutmadan
Emanete sadakatle
Gözyaşını mürekkep
Tebessümü kalem ederek
Şiir yaz bana

Bana şiir yaz
İçinde elvedâ olmayan
Mâtem söylemeyen
Hep çileyle dopdolu

Mûsikiler yakarak
Takva zırhı takarak
Sonsuzluğa bakarak
Şiir yaz bana
Şiir...

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

O Köy

Ölürsem dermansız sıladan ırak
Yüzümü çevirin o köye doğru
Sonsuzluk yolunda olsun son durak
Özümü çevirin o köye doğru

Hasret yudumlarım alev ataştan
Gurbeti yeniden başladım baştan
Buz gibi gezerim en kara kıştan
Gezimi çevirin o köye doğru

Bayramlar yad elde pek fark etmedi
Yaşım elli oldu yaş kırk etmedi
Dizim çözülmeden yön çark etmedi
Dizimi çevirin o köye doğru

Bendeki sapanlar boşluk sürüyor
Az mantık çok hüzün kışlık sürüyor
İçimde bir başka hoşluk sürüyor
Azımı çevirin o köye doğru

Gevenliye gömün alın bu cânı
Neylerim yârensiz bütün cihânı
Gözlerim yollarda bekler o anı
Gözümü çevirin o köye doğru

Sözü tımar ettim mısra kokladım
Rüya hayal gerçek tek tek yokladım
Fikri hissi sözü yer yer sakladım
Sözümü çevirin o köye doğru

O köy ki Micingirt özlemin tülü
Bütün heveslerim tasa örgülü
Sözlerim rengârenk vaazım ölü
Va’zımı çevirin o köye doğru

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Sessiz Mekân

O sessiz mekânda kimler durdular
Dolaştım kalbimle dokundum tek tek
Sessizliği bozdu loş çıtırtılar
Sandım yalan gibi gelip geçecek

Düşünüp daraldım insan ne demek
Bilmem ki ben neyim ben nasıl insan
Var mı babayiğit ölçüp biçecek
Ne söylesem ben boş Allah’a ayan

İstersen dinleme sende dolaş git
Birazda sen ağla benim yerime
Hayat bir perdedir vakit bir şerit
Hüznümü parçala gir içerime

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Ufukta

Bu nasıl hasretlik düştü peşime,
Kafamda helezon o günden beri.
Dağın yamacında ruhum işi ne,
Yemyeşil dolaşır duygu çemberi.

Tıpkı Ferhat gibi yüküm çok ağır,
Her halim sırtımda yüreğim zar zar.
Bağırdım rüyada bağır ha bağır,
Her gecem nedense hep onu arar.

Yok, olmaz zamanla ufukta diyor,
O hâlâ sinemde sükût peyledim.
Kalbim ürperirken şafak giriyor,
Ben onu gönlüme gönül eyledim.

Ömer Ekinci Micingir

________________________________________

Nere Gidelim

Rüzgâr okşuyorum estikçe huşû
İkbâl soluyorum acep ne zaman
Mevsimin âhengi mahzun duruşu
Ezelden ebede beklerim her an

Dizeler zor sabrın izâhı derken
Yaz kış sabreyleyip bekleyip durdum
Ah ettim inledim her sabah erken
Laleye bülbülsüz vuslatı sordum

Üzülmem yâr olan yârene gider
Nedense vuslatı tükenir sandım
Ömrüm nağmeleri sorana gider
Günbegün kendimden kendim kıskandım

Rikkatle bak hele efsunlu hecem
Eğer bakmaz isen ne olur hâlim
Med vakti gel artık bitsin bilmecem
Öldüm ben nerdesin nere gidelim

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Anlatamadım

Kendini savurur boşluğa doğru
Alıp götürüyor hep mutsuzluğa
Gözlerim kupkuru içimde ağrı
Beni de düşürdü umutsuzluğa

Vuslata örülmüş ölüm kıskacı
Yüzüme yokluğun gizini sürer
Kuşkulu hislerin yoktur ilacı
Yer yer acısını bana da verir

İdrâki atlatıp yürekten geçti
Ruhumu çiğniyor hep adım adım
Kahır yudumlattı hareler saçtı
Baktım gözlerine anlatamadım

Ömer Ekinci Micingirt

Sükût Güzeli

Bir çiçek bekledim ayazda gelen
Ve güle rastladım her yanı titrek
Nihayet ruhuma açtı kardelen
O sükût güzeli söze ne gerek.

Ömer Ekinci Micingirt

____________________________________

Yüreğin Ver

Güz yüreğim sende açtı baharı
İçine sığmayan bir koruk tayım
Kimden kaptım hiç sönmeyen bu harı
Hem sende kendimi aramaktayım

Hüzün ikliminde gel sen hoş olur
Ruhum doğar bahar olur kış olur
Elin tutsam taşlar erir tuş olur
Yüreğin ver yüreğimde tutayım

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Vuslat Nağmeleri

Mahzun gözlerine kurban olduğum
Gözyaşım ateşi söndü seninle
Sen bendesin yüreğim sen bildiğim
Pervaz eder ruhun döner benimle

Yamaca yürüdük kaldırımlar taş
Sessizce beraber git diyene dek
Yeşil bürümüştü beni arkadaş
Ben bir yorgun yolcu sense kelebek

Göz göze gelmiştik yanağında ter
Zümrüdî bakışın durgun elemli
O sendeki hüzün bana da yeter
Vuslat nağmeleri renginden belli

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________


Şiir Anlatamaz

Öyle bir azap ki içime atmış
Vakitten vakite sarmala gel yâr
Hasretle birlikte seni yaratmış
Sesini duyunca ruhum kıpırdar

Çok şeyin nabzıdır saçtaki aklar
Sinenin feryadı yüreğin sesi
Ağır teklemeler buzdan başaklar
Bitimsiz şifadır aşkın zerresi

Getirin bir buse yüzüme sürün
Şiir anlatamaz işte o anı
Güneşsiz mehtapta alıp götürün
Soranlara deyin o artık fâni

Gerçekler engebe rüyalar sızım
Şu mübârek şehir öldürdü beni
Sokak kalabalık ben hep yalnızım
Bana anlatmayın gülü dikeni

Derin hüzün sarar hep Uludağ’ı
Fesleğen kokusu gelir sazlıktan
Çaresiz sevdanın tek sığınağı
Vuslat mı unuttum uykusuzluktan ________________________________________

Gözleri vurdu

Kavradı ruhumu feryadım durdu,
Emsali olmayan sızı bıraktı.
Yemyeşil panzehir gözleri vurdu,
Ah deyip ayrıldım içimi yaktı.

Uhrevi buğulu çocuk yüreği,
Yanan yüreğimde sürprizler saklar.
Belki bu yanmalar aşkın gereği,
Şiir tulû eder sözü yasaklar.

Beni hep o sarar gelir rengârenk,
Şafağın bağrında yer gök uyanır.
Nasıl anlatayım bu başka ahenk,
Bilmem titrek kalbim nasıl dayanır.

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Yeşerir

Bir özlem var içimde
Engin denizler aşar
Güneş başka biçimde
Dalga hep gece başlar

Kim içimde tek şarkım
Matemlenir yaralar
Belki benim tek farkım
Rengârenk makaralar

Uludağ, Molla Arap
Sarar gönlümde erir
Mevsim bahar mı Ya Rab
Sevdalarım yeşerir

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Sevdiklerim

Kazılacak bir gün adım,
Ne diyecek sevdiklerim.
Yaklaşıyor adım adım...
He diyecek sevdiklerim.

Yüreğim var ellerinde,
Ye diyecek sevdiklerim.
Kalayım mı kollarında,
Yo diyecek sevdiklerim.

Namahrem hem helalime,
Na diyecek sevdiklerim.
Hazan düşer melalime,
Ya diyecek sevdiklerim.

Elvedâ der yâren canlar,
Ve diyecek sevdiklerim.
Azrail ve şadırvanlar,
Bu diyecek sevdiklerim.

Teker teker, birer birer,
Hu diyecek sevdiklerim.
Toprak rüzgâr ibrik su ver,
Su diyecek sevdiklerim.

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Sen Bendesin

Canım sana can olsun
Sözümüz Kur’an olsun
Gözyaşım dört biryanda
Yeşerip yâren olsun

Ömür denen caddede
Sen ben birde seccade
O efsunlu harmanda
Yaş dökelim hacca de

Gezme rüya içinde
Vakur nazlı biçimde
Talih gizli ummanda
Deliyim de, hiçim de

Hem acaba desen de
Renkler aynı desende
Yürek sesi beyanda
Sen bendesin ben sende

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Bahar

Billur billur bahar köpürür her yan,
Nakşeder sırrını cânân peş peşe ...
Semavi orkestra hu senin deryan,
Cezbeder muhabbet kardeş kardeşe..

İnancın kalemi yazar derince,
Vuslata açılır görenin sesi,
Zihnim kâmil değil pek yeterince,
Endişe terk etmiş hemen herkesi.

Yine de ben derim bahar bir sera,
Aşkın renkleriyle içimde huzur,
Gönlüm son baharda götürse yâre,
O’nun musikisi eyledi zuhur.

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Sokaklar

Nasıl oldu bilmem öyle bir anda,
Yüreğiyle geldi taht kurdu birden.
Rüya gibi aynı eşsiz cihanda,
Kuşattı her yanım en derin yerden.

Kaybetmek hissiyle hep nabzım durur,
Vuslata erer mi acep bu rüya?
Hep bazen yemyeşil bazen pembe mor,
Dingin sokaklarda yattım uykuya.

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________


Nevhalar

Rüya hele közleri, yakar mağmalar gibi,
Gecenin nevhaları dökülür birer birer...
Başlar ağlama sesi, delinir göğün dibi,
Hissettiğim hendese benim içinmiş meğer.

Ne bir ağlama mevcut ne bir nida sesi var,
Hasretin gayyaları beni fecirden tanır
Belki ulaşmak ister, gece yağmur ben rüzgâr,
Yapayalnız o ve ben, gel demeye utanır.

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Tâlih

Sıra sıra atlı ve piyadeler,
Dolaşır beynimde neyin peşinde.
Duyulur hıçkırık ve seccadeler,
Tekrar çiçek açar asrın döşünde.

Yeşilin ahengi yeşil göz deler,
Sonun heyecanı beni yaralar.
Arşın gölgesi hem kimi gölgeler,
Tâlih vadisinde tek tek sıralar.

Orada ölümler orda var baki,
Orada erenler sözünü tutmuş.
Düşündüm vallahi yatmamışam ki,
Ömür denen yalan ruhumu yutmuş.

Ömer Ekinci Micingirt

Hünkâr Köşkü

Şu sevda ateşleri
Gönlümün gözyaşları
Hayat suyu bakışı
Duvaklıdır kışları
Şu sevda ateşleri...

Etrafımda adamlar
Cıvıl cıvıl kuşları
Çığlık içime damlar
Mecnun ya da eşleri
Şu sevda ateşleri...

Pek hüzün köşkün dibi
Çatık gibi kaşları
Surat aynı ben gibi,
Tasa yağar yaşları
Şu sevda ateşleri...

Bazen ne kadar yakın
Benle sobe taşları
Beni bana bırakın
Belki tâlih işleri
Şu sevda ateşleri...

Şahittir Hünkâr Köşkü
Şahit köşe taşları
Sarar yemyeşil aşkı
Kuğu gibi dişleri
Şu sevda ateşleri...

Rengi renklerim tutmuş
Terk ettim üç beşleri
Kalbi kalbimi yutmuş
Düşlerimdir düşleri
Şu sevda ateşleri

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Sükût-u Lisan

Uyan deli gönlüm kime varmışım,
Dışım güler lakin içim hafakan.
Yer yer engebeler, zonkluyor başım,
Görünür bir ışık bilmem ne zaman.

Ayrılık vaktine sözlerin kalır,
Tutsağım ben sana mevzu derinde.
Her gecem sabaha titrer mıhlanır,
Bir yıkık söz saklı eşiklerinde...

Sızlar kuytularım inceden ince,
Yanar yüreğimi alır gözlerim.
İçime ayrılık hissi gelince;
Eşsiz bir hasretle dolar gözlerim.

Sükût-u Lisan hem senle duyulur,
Renklerin köpürür ruhuma eser.
Vuslatım vuslata senle yol bulur,
Gül, mahzun düşlerim senle gülümser.

Ömer Ekinci Micingirt

Mor Düğün

Apayrı işveyle yaktı sözlerin
Sana o hasretten sunmayayım mı?
Ruhumu kuşatmış mavi gözlerin,
Şu yakan neşveye kanmayayım mı?

Bendeki sır rüya, o gün sorduğun,
Aşkın füsunu mu yoksa mor düğün
Rikkatle bakınca vuslat gördüğün,
O güzel adını anmayayım mı?

Soldu tüm renklerim, ben nasıl şair?
Bazen yeşil mavi bazen ve sair,
Koşuyor gibiyim şehir be şehir,
Geçmişin atına binmeyeyim mi?

Masmavi bekleyiş geceye gebe
Sahilsiz günlerde kalmaz engebe
Köz olmak ne güzel, yıktım sebebe
Seninle köz olup yanmayayım mı?

Ömer Ekinci Micingirt


Bir Akşamüstü

Yağmurla gürleyip bulutla inle,
Beni de dâhil et bükülsün aşkın.
Yakala hüznümü mor gözlerinle,
Hüzün damlaları süzülsün şaşkın.

Bu başka hâsılat gençliğim yedi,
Çok şeyler görürsün dön bana bak da.
Ve derin sonsuzluk hep örseledi,
Saatler yılları uğurlamakta.

Var olan yok olan yakılan benim,
Yokluğun çığlığı rüyalarımda…
Hesap ırmağına dökülen benim,
Titrek yakarış var, dualarımda.

Aynen yaprak gibi rüzgâra karşı,
Seherler üfürür zâr zâr yandırır.
Geceye bağlarım yedi kat arşı,
Bir deli uykudan hep uyandırır.

Sükût ne beklersin gel beni sustur,
Yüz vermez garibe neden ki sustu.
Her şey O’na ait O’na mahsustur,
Dayanır kapıya bir akşamüstü.


Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________



Sükûtuma Yaslan

Kan kırmızı düşler, yirmi dört saat,
Hâl makam herkese açılmıyor ki.
Dünya bu bitmez ki, çile nihayet,
Zifiri zamanlar,içilmiyor ki.

Nefesim bir soluk, aileden ırsi,
Sıtmamsı bir durum, yer altan alttan.
Döşüme yatırdım, edeple hırsı,
Hırs edep ben de mi, oksa fıtrattan.

Elliye yaklaştım, bizarım kırktan,
Sabır taşlarımı yitirmişim hem.
Bıçak emiyorum susuz çıkrıktan,
Mavzerden dert yaptım, hançerden merhem.

Mecnun serkeşim ben, dem diyecekler,
Yok yok frengili, bendeki yürek.
Huzurda upuzun, kim diyecekler?
Vurdukça mor kazma, ses verir kürek.

Sen de gel kazma vur, bin bir ah işit;
Paramparça hüzzam, susar bu şehir.
Sükûtuma yaslan, yaş dök ağla git,
Hesap vakti ateş kusar bu şehir!

Buz kar yağmur dolu, gözlerimde sis;
Kitap yazdım oku, ay ışığında.
Yılan çıyan gelir,cürmüme mahsus
Feryadımı sakla, kırışığında

Titrek sarsıntıyla buldum huzuru,
Sonun eteğinde, öyle bir gece...
Biraz keşke’lerim,biraz göz nuru
Ağladım mezarım genişledikçe!

Ömer Ekinci Micingirt

Gönül Hırsızı

Şiir gibi gözleri, mısra mısra sürüyor,
Dostluğunun işvesi içime üfürüyor.
Mavi yeşil pembe mor hüzün oldu dudakta,
His kokan renkleriyle eşsiz soluk veriyor.

Sabır üflüyorum hep, şirazesiz bu sızı,
Ufuklara dökülse, terk etse ikimizi.
Ezanlara karışsa nağmeleşen şafakta,
Sen hep bende baş tacı, seni gönül hırsızı...

Ömer Ekinci Micingirt

Seni Düşündüm

Bir ağır yolculuk azgın sularda,
Yüzerken sultanım seni düşündüm
Şeref ver rüyama gel uykularda,
Sendedir gümanım seni düşündüm.

Vuslat bestesiyle yolun gözlerim,
Kurudu gözyaşım kurak gözlerim,
Kokunla bezenen terin özlerim,
Kavruldu her yanım seni düşündüm.

Mecnundan beter ki benim hikâyem,
Karıştı hicrana gitti sermayem,
Bir tatlı hoş seda en büyük gayem,
Verene kurbanım seni düşündüm.

Ömer Ekinci Micingirt

Efsunlu Rüya

Seni bekliyordum hemen ilerde
Bu sendeki işve ağulu pıtrak
Sitemi fark etmiş bizimkilerde
Farkında değilsin uslup pek matrak

Edep iffet sükun benim sultanım
Musiki dinlerim ney nefesinden
Bilmem ki nedense ateş heryanım
Bir anda irkildim tatlı sesinden

Yüzün alev alev kirpiklerin ok
Bense hüzün ağı hisler karışık
Böylesi görmedim başka yerde yok
Bakma öyle bana sevdalı âşık

Efsunlu rüya yâr yaklaş kaçırma
Büyüle ruhumu Itrili sesle
El ele verelim gel hele durma
O’nun bestesiyle beni de besle

Ömer Ekinci Micingirt

Vuslat Deme

Vuslat deme uhrevisiz her aşka
Geceleri ses gelirdi derinden
İçimdeki fısıltılar bambaşka
Hissiyatın kopup gelir yerinden

Sırlı rüya unutamam hisleri
Hüzün nevhaları içimde zar zar
Sana versem içimdeki sesleri
Ümit kuytularım ensende yaşar

Ömer Ekinci Micingirt


Gizemli Renkler

Hüzün yamaçlarım neşve bezenmiş
Bir müthiş cümbüşün bucağındayım
Gülün fısıltısı vadiye inmiş
Gizemli renklerin kucağındayım

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________



Musikin Olayım

İçimdeki sevinç sahilsiz ada,
Zorun kuytuları içimde yaşar.
Sanma yıkık sevdam ölür dünyada;
Hep seni, hep seni, hep seni arar.

Yer yer kapışırım yokluk sesiyle,
Boşlukta bekleyen esirler gibi.
Hazan gölgesinde ağlasam bile;
Gözyaşım hecesiz nesirler gibi.

Gece dökülürken dağın döşüne,
Kuşatır yamacı gölge gerilir.
Kimler bakıverir fecrin peşine,
Bendeyse matemsi sala verilir.

Karalar bağlamış yorgun notalar,
Uzatma bir tanem gel ara ara.
Hatıran bendeki tatlı yaralar,
Musikin olayım senli bahara.

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Gölgeni Görüyorum

Yaş döken hecelerle, ben hep sana hasretim,
Sadakatin iksiri ve üslubun mihengi.
Sen apayrı bir mâna, sen büyülü kesretim,
Hiç olmanın ötesi, sen hiçliğin ahengi.

Ve zamandan bihaber, zamanı yoruyorum,
Şuh kuşatan iklimde şafaklar tez ağarır.
Az ötede her yerde, gölgeni görüyorum,
Var edenin hazzıyla, ruhum hep sana varır.

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Belki

Her gece bir sokakta
Eyüp sabrı duyulur
O yok ve ben yatakta
Bir acayip şey olur

O benden de elemli
Yansın geceler yansın
Fer yok yüreğim demli
Biri bana dayansın

Tat kalmadı damakta
Duygu nefesim keser
Kapı gıcırdamakta
Belki gelir gülümser

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Dinliyorum

Bakışların dizseydim, hecelerin yerine,
Hüzünlü bir edayla sabahın sularında...
Ruhumun çığlıkları, aksaydı içerine,
Uyanırdı gözlerim, tenha uykularında,
O gözlerin dizseydim, hecelerin yerine.

Kalbim ateş yağıyor, irade yeksan yerle,
Sensiz o günden beri, derinden inliyorum.
Sen yokken yıkanırım, simsiyah köpüklerle,
Veda yok dönemeçte, havf,reca dinliyorum,
Kalbim ateş yağıyor, irade yeksan yerle.

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Neredesin Can

Zannını geçmekse,seyir hem madem;
Hiçliği değişmem, saraya yat’a.
Ademiyet benim, asli ifadem
Ruhum feda olsun büyük sanata!

Kafam boş gönlüm boş, bitti takatim,
Acizlik bu olsa, insanlık hâli...
Sanmayın üç dörtlük tek liyakatim,
Bende ki bu acı hâlin vebali?

Yönelişim Ona, neredesin can?
Aşk bir arayıştır, belki arifi.
Zıtları cem eyle yüreğimde yan,
Belki aşk yanıştır, var mı tarifi!

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Gecelere Sordum

Köz döken gözlerim aleve sabret
Gözler tasavvuru ateşe verir
Belki göz yaşlarda gizlidir ebet
Aşkı düşündükçe ruhum yeşerir

Bende anlamadım bendeki huyu
Bazen renksiz kalır bazen pembe mor
Günbegün tükenir beynimin suyu
Rüya ikliminde sanki kudurur

Donakalır rüya ve sonra biter
Nasıl anlatayım bilmem ki bunu
Uyanırım baygın dört biryanım ter
Gecelere sordum derin uykunu

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Yıka Gözlerinle

Gökte bulut gibi, yerde dupduru,
Kılıçtan keskinsin ve kıldan ince.
Sen hep ağlamaklı bense kupkuru,
Bana ölümü ver, ölmeden önce

Sonra mahsun mahun çağırana bak,
Birlikte yıkasın, pak tenimizi.
Hissiz duygularla ağlaşsın sokak,
Hırsızlar yıkasın bedenimizi.

Kefenin içinde, sarıl sar bırak,
Fırsat melekleri gelmeden önce...
Yıka gözlerinle öp ıslanarak;
Bana son kez dokun haber gelince!

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Ruhumu Sular

Sen gri tebessüm, bense hep çile,
Sevinç hüzün keder kimden yadigâr!
Yaşımı hüznüme saklasam bile;
Gerçekte acının derin izi var.

Derdime yol buldum hicran iziyle,
Bak heder olmuşum yalan mı söyle.
Aşkın yumağıyla, varlık gözüyle,
Kalbine hükmeden, filan mı söyle!

Gözyaşın, sitemin yakarışların,
Gecemi, günümü, rüyamı sardı.
Çok şeye gebedir ses verişlerin,
Gelir mi bilmem ki zamanın ardı.

Hem beni ararsan gözyaşına bak,
Duygunun hem demi bağlar hayata.
Acı bir melodi yaşlar muhakkak;
Geç kalmak elde mi, bizde mi hata!

Umuttan azâde, açma arayı,
Yüzünün neşvesi ruhumu sular.
Sen benim gönlümün, sükûn sarayı,
Emekle boy verir yüce duygular.

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Koşuyor

O titrek bir ceylan bekliyor hâlâ
Sükûtu duyulur her an gün boyu...
Hep benle beraber hep benim ile
Dertleri boşaltır derin uykuya

Ürperten yalnızlık ve yokuş diyar
Yürüyor geceye boyun bükerek
Bazen bir ilkbahar, zemheri yer yer
Boşluğa koşuyor beni çekerek

Ömer Ekinci Micingirt

Sultanım

Aklı irâdeyi attım da geldim,
Zaafım ruhumu gerdi sultanım.
Gâm keder üzüntü sattım da geldim,
Duygular hükmüne erdi sultanım.

Dirilten deryâya daldım sizinle,
Çilenin zevkini aldım sizinle,
Aşk ile hizâya geldim sizinle,
Mevlâna Şems’ine vardı sultanım.

Semâvi bahçede hisleniyordum,
Dökük hecelerle sesleniyorum,
Yaş döküp markata yaslanıyorum,
Avluya heybetli girdi sultanım.

Perdeyi terk edip geçilse bile,
Bu hayat bir hâyal belki aşk çile,
Pişmanlık ötede boşa nafile,
"Yâ Râb Ben Pişmanım" derdi sultanım.

Küfrün gayyâları hâşâ ne arar,
İrem bahçesinde dirilten bahar
Keşke nidâları peşinden rüzgâr
Rahmet bulutları sardı sultanım.

Gayrisi aslında şeytana secde,
Çöl kokan yüreğim gelir mi vecde,
Yol, hakka giden yol tövbe var hac’da,
Yaş döküp diz çöküp durdu sultanım.

Gerçeğin yolunu arayamadım,
Bilmem ki ömrümü nere yamadım
Kendimi kendimden koruyamadım,
Zekâ beynimdeki urdu sultanım.

Yalnızlık, Allah’a mahsustur derler,
Asla eksik olmaz siz gibi erler,
Sizle cennet olur mübarek yerler.
Semerkand ne güzel yerdi sultanım.

Sükûtun nasihat, ârifibillah,
Her asra müceddid gönderir Allah,
Ve "Hizmet Nimettir" koştum inşÂllah,
Bir güzel kalbimden vurdu sultanım.

Kimisi çorbayı yemeğe gelir,
Kimisi emeksiz, emeğe gelir,
Kimisi pişmanım demeye gelir,
Ateş-i suzân ki nardı sultanım.

Yeryüzü, gökyüzü, kışı, yazı var,
Kâinat mührünün sizde izi var,
Ve Hakk’ın perdesi, gönül gözü var,
Yanık sinelere yârdi sultanım.

Ve tövbeye koşar getirir tekbir,
Her renkten her ırktan münafık kâfir,
Dönmeyi unutur giden misafir,
Kardeşlik postunu serdi sultanım

İsmin yutkunurum, yeşerir vezin,
En son müjdecisi sizler sonsuzun,
Belki Varaka’sı son kılavuzun,
Görmeden göreni gördü sultanım.

Dost’un huzurunda konuşmak hata,
Hâl makâma gider makam fıtrata,
Senin olmadığın sensiz hayata,
Şu Micingirt kördü, kördü sultanım.

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Vebâlimsin

Seninle beraber içimde huzur
İç içe tutunmuş tek dalımsın sen
İçten ağlamalar kalbim yoruyor
Sonsuza yürüyen mecalimsin sen
Hayâlim helâlim, vebâlimsin sen

Seninle kesilse bu ömrün hızı
Sihirli duyulmaz masalımsın sen
Vuslat mehabeti kaplamış bizi
Ömrümün son vakti, zevalimsin sen
Hayâlim helâlim, vebâlimsin sen

Hele de o mahzun bakışın var ya
Vuslata uzanan hâl elimsın sen
Mahmur bakışların köpüren derya
Kaderin sunduğu helâlimsin sen
Hayâlim helâlim, vebâlimsin sen

Ne mutlu vebâlin olabilene
Dünya ve ahiret moralimsin sen
Aşkı ifşa edip hele gel bana
Renkli bir ceylanım, yâr alımsın sen
Hayâlim helâlim, vebâlimsin sen

Yakarış kavuşmak, dua vesile
Huzur sevgi hayret her hâlimsin sen
Aşkta vuslat gizli, sevgide çile
Sükût-i lisanım delalimsin sen
Hayâlim helâlim, vebâlimsin sen

Sema yıldız ışık renk renk giyinmiş
Yalnızlık çiçeğim ve balımsın sen
Seyri güzellikler, ruhuna inmiş
Bedenim şuurum, hayalimsin sen
Hayâlim helâlim, vebâlimsin sen

Her şeye rağmen terk var gerçekte
Matemim matemin melalimsin sen
Mevla gizlemiştir vuslatı terkte
Sen esen rüzgârım zülâlimsin sen
Hayâlim helâlim, vebâlimsin sen

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Vuslat Ver

Aşkta akıl iflâs, aşk ürkek ceylan,
Bir şehri kuşatır, dünyayı yer yer.
Adeta eriyen mum gibi her an,
Bazen de cân verir canını ister.

Aşk nedir mecnun kim Leyla ne söyle,
Belki de hep yanmak, yanmak hep böyle,
Allah’ım gayeyi hayırlı eyle,
Sabır ve metânet birde vuslât ver.

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Gözlerime Bak

Vakti yoruyorum yine bendeniz,
Beklenen liman var huzura doğru.
Ne bir nefes kalır nede gölgemiz,
Tıpkı Aras gibi Hazar’a doğru...

Sönmüş ocak gibi ezelden yanık,
Şehri mâtem basmış ben mi uyanık,
Yüzümü okşayıp gözlerime bak,
Arada bir can, mezara doğru.

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Biz

Öksüz iklimlerin kirvesiyiz biz
Yüce gayelerin zirvesiyiz biz
Geçmişiz, bu günüz, geleceğiz biz
Sessiz yığınların hür sesiyiz biz

Yunus’u hatırla, Mevlana’yı yaz
Verenin arzusu yükselen niyâz
Zulmü beyinlerden sileceğiz biz
Bütün sesler bizde yâr sesiyiz biz

Bir elimde nâğme bir elimde saz
Hecelerin dili, hû avaz avaz
Yükselen tebessüm, güleceğiz biz
Çokluğa ser çekmiş var sesiyiz biz

Kırdı tüm putları çöle düşen söz
Ve "asr"a muştuyduk tarihe önsöz
Vicdanları cennet kılacağız biz
Fışkıran sükûnet er sesiyiz biz

Zebercet iklimler, mevsim artık yaz
Şaşarım yapana Hakk’a itiraz
Sevdayı secdede bulacağız biz
Issız sokaklarda nur sesiyiz biz

"Gayesiz nasip yok" der; Sadi Şiraz
Aklın bir hacmi var düşün, yaşa, sez
Vecdin seslenişi olacağız biz
Evlad-ı Resulün pir sesiyiz biz

Gönüllere ziyâ, kubbelere iz
Biz büyük milletiz tut ki serfinaz
Meltem dalgaları salacağız biz
Kutlu geleceğin mor sesiyiz biz

Hep olmak isteme, hiçi dene az
Hiçliği tatmadan dağlar aşılmaz
Kulluk mertebesi alacağız biz
Aşkla yanan dönen sır sesiyiz biz

Vuslata vesile, miraçtır namaz
Ve büyük gün var, bahtsız anlamaz
Âhâd ne Samed ne bileceğiz biz
"Râhman’dır, Râhim’dir" bir sesiyiz biz

Avâmda kabâhat, ârifteki naz
Kulluğa gerektir liyâkat biraz
İdrâk der; ölmeden öleceğiz biz
Hakk’ın divanında var sesiyiz biz

Gerçek sâmimiyet hâl ile vaaz
Kutsi fedakârlık erendeki hâz
Ben, sen, o yok, "biz"de kalacağız biz
"Lebbeyk Allah lebbeyk" tur sesiyiz biz

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Vuslat Sarığı

"Eriyen erendir" der ehli kâmil,
An olur nazar aşk gizinde olur.
Hivâ,Yesî,Taşkent,nedir Şeyh Şâmil,
O’na giden yollar izinde olur.

Kulun râbıtası sonun merağı,
İnancın renkleri közünde olur.
Seherde sarmalar vuslat sarığı,
Ve kutlu arayış özünde olur

Azaptır kendine, kulun kendisi,
Çehrenin zifiri hazzında olur.
Lâkayt her sine ne efendisi,
Çılgınlık cinneti vâzında olur.

İçim hep burkuntu yaş oldu elli,
Yanış tek birinin dizinde olur.
Sonun tesellisi nabzımdan belli,
Dönüş tekbirinin bezinde olur.

Getir salâvatı, zirâ bir satır,
Uhrevi derinlik sözünde olur.
Korkutan gerçeği kim hatırlatır.
Belki de bir veli gözünde olur.

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Ölesin Ayrılık

Ak düştü kaşıma hasret çekmekten,
Belâsın ayrılık duyuyor musun?
Vuslâtı unuttum sâbır ekmekten,
Hilesin ayrılık duyuyor musun?

Su gibi çağlayıp yel gibi estin,
Dağları belleyip zamanı kestin,
Mecâlsiz gecemde bir mâvi sestin,
N’olasın ayrılık,duyuyor musun?

Uykuyu giydirip geceyi soydun,
Zamanı tarayıp mevsimi oydun,
Sanki teneşire ölümü koydun,
Salâsın ayrılık duyuyor musun?

Bulutlar neşveli, yıldızlar sissiz,
Neden ben çileli sen benden sessiz,
Git ordan hâl bilmez,tasasız hissiz,
Çilesin ayrılık duyuyor musun?

Aşk sen ihânet sen, işkencede sen,
Hüznün her kuşağı, her hecede sen,
Azâpsın aşırı derecede sen,
Bilesin ayrılık, duyuyor musun?

Susman tıpkı Nemrut, konuşman belâ,
Yüreğim ağzımda yaşarım hâlâ,
Bu bâhtı karayı râhmete ala,
Ölesin ayrılık, duyuyor musun?

Leylâ’da ayrılık aşkın fermanı,
Derdi halk eyleyen verir dermanı
Ve sonun başında vuslât harmanı,
Olasın ayrılık, duyuyor musun?

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________



Geçecek

Kuşatıp gecemi verdin acını
Eşsiz duvarları atlattın tek tek
Nasipse içersem hiç ilacını
O gün bütün güller renk renk açacak

Hep mağrip duygular ruhumu eler
Sahilsiz koşturur sabahlara dek
Zihnim hendesesi derin geceler
İnşallah hayırla gelip geçecek

Ömer Ekinci Micingirt

Gözlerin Gizemi

Bu bendeki neşe sevinç aşk senden
Gözlerin gizemi ah neler neler
Sen beni çıkardın küflü mahzenden
Hem yaşanmışlıklar kimi örseler

Yalnızlığa değer seni bulduysam
Dokunur ruhuma rengi simânın
Ne zaman bir yerde adını duysam
Çığlığı olurum sensiz zamanın

Yelken açıyorum masumca her an
Coşkulara doğru "keşke"li yorum
Bambaşka yaratmış seni yaratan
Bütün engelleri lanetliyorum

Ömer Ekinci Micingirt



Çocuksu

Tüm zamanlar rüzgâr olup estin de
Ben sana savruldum tuttum ellerin
Gözyaşlarım saklı gönül testinde
Hislerime kattım esen yellerin

Bulutlu yamaçlar, döndük inişe
Sonsuza sevdalı sevinç endişe
Salmıştım kendimi bütün peş peşe
Eyyûb-i sabrım yok, uzat kolların

Dua derinliğin içimde her an
Şefkatle çarpıyor çocuksu sîmân
Ne gösterir bilmem sevgilim zaman
Ruhuma dökülmüş sıcak ellerin

Ömer Ekinci Micingirt


________________________________________



Neredesin

İçimde akşamın mehtâbı kaldı
Seyrine doyamam hoş manası var
Aşka mahkûm ettin ömrüm çoğaldı
Yüzün ben kokmalı ölene kadar.

Yamaçta görürsen gölgemi şayet
Koş gel kavuşalım Leyla’ya inat
Hasret köz düşürür yakar nihayet
Beni yakan ateş senide yakar

Geldik gidiyoruz neredesin yâr
Canımın nazlısı sende bir hâl var
Şu hikâyemizi eylesen ikrâr
Vuslata kapalı aşk neye yarar

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Ki

Tasvirledim seni, hüzne sakladım,
Yer yer gülümsedin, darılmadın ki.
Yokun dudağında "ki" kucakladım,
Siretin görüldü, görülmedin ki.

Söküklerim arttı seni görünce,
Zamanı unuttum,zamandan önce,
Mısralar döktürdüm sessiz derince,
Sükûta ram olup durulmadın ki.

Üşüyorum yaklaş, hele tut beni,
Kuşat güneşinle, sar ıslat beni,
Bahtiyâr eyler ki bu vuslât beni,
Kim bilir nerdesin, sarılmadın ki.

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Sessizlik

Muttasıl bakışlar yorgun ifâde
Veyahut müşterek sözlere varmak
Maksadı arz etmek sözden ziyâde
Melali anlatmak belki yalvarmak

Yine akşam yakın bilsen hayatım
Ölümlü geceyi sağıyor herkes
Vakit mışıl mışıl uyku bir atım
Derin bir ürperti sessizlik tek ses

Tesbih çekiyorum şeytana inat
Mısralar yol yürür uykular tekler
Şu mor dörtlüklerim kime emânet
Alnı seccadede birini bekler

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Vurgunum

Vurgunum ben tıpkı Kerem misâli,
Toprağa yaprağa taşa vurgunum.
Dokunuşlar vardır yoktur emsâli,
Dertleri nasırlı yaşa vurgunum.

Ömrümü uzattım ulu davâya,
Koşturamam artık nefsi hevâya,
Bir avuç aşk ektim deli sevdaya,
Secdeyi titreten başa vurgunum

Durgun vakitlerde öten boruya,
Gergefi peteğe saran arıya,
Yaşam şehvetinde o zor soruya,
Âlemin hasreti beşe vurgunum.

Süvâri bekleyen küheylanlara,
Ölümü kuşatan Alparslan’lara,
Vurgunum yarına, kutlu dünlere,
Kubbesi çöl kokan taşa vurgunum.

Kara sevda belki taptâze diyâr,
Kaderi koynunda ikliminde yâr,
İki gözü çeşme Rabia’lar var,
İffet abîdesi eşe vurgunum

Sözlerim mülteci solmakta sesim,
Lisan-ı hâfi mi acep nefesim,
Nerdesin ıstırap, nerdesin âsım,
Son ilkbahar, güze, kışa vurgunum.

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Bakışın

İhlâsın renkleri sendeki hayâ
Bakışın yeterli beni ihyâya
Hislerin büyüsü apayrı bahar
İbrişim örülü sendeki maya

Bulut gibi yüzün benzersin aya
Sensizlik içinde başladım Hayy’a
Hep, hiçlik uğruna meçhullerim var
Ve O’na sığındım Emri Rızâ’ya

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Sensiz

İçimi yakıyor sevdanın tülü,
Bu gün yine geçti bir günüm sensiz,
Kayboldu güneşim duman örtülü,
Soymayın ölürsem atın kefensiz!

Bir tatlı hasret ki her şey bilmece,
Ümitle bekledim yine bu gece,
Her günüm ızdırap her gün işkence,
Yapayalnız ruhum çıplak, bedensiz...

Çileyle yoğruldum daha ne kadar?
Gözlerim kan revan yaşlar duadar,
Yanarım sabırla böyleyse kader,
Sevdam duman duman kavruldum sensiz.

Yüreğim karakış temmuz ayında,
Micingirt perişan kendi hayında,
Aklım terki diyar aşk sarayında,
Deli divaneyim cepsiz cepkensiz.

Ömer Ekinci Micingirt

Öyle Güzel ki

Yosun gibi serin
Ve ıslak mimiklerin tedirgin
Öyle güzel ki bakışın
…
Boşluklara koşuyorum seni görünce
Körpe beden sessizliğin
Seher yeli tıpkı saçların
Yüzün dupduru yağmur bulutu
Öyle güzel ki bakışın
…
Yalnızlığın hasret
Yokluğun tutsak gibi
Gözyaşların inci, gülüşün toy düğün
Sahi ellerin, ellerin sorma
Uzat bana gözlerini
Öyle güzel ki bakışın
Öyle güzel ki

22.11.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Samimiyet

Işıltılı yasakları terk
Zifiri gecelerde gözyaşı
Gözleri kapadığında
Madde ötesine yelken açmanın adıdır
Samimiyet…

Her şeye rağmen
Gerçeği tespitte harcamak mısraları
Kalbi dudağa yapıştırarak
Tefekkür yudumlarken
Hiç olmaktır samimiyet
Hiç!

Çalışmak
Yatağa baş koyunca hesabı sağlam yapmak
Yıkmak nefsin heykellerini
Teker teker…

Çilenin doruğunda
Şükrü unutmadan yol almak
Zincirleri kırmaktır samimiyet
Yârin uğruna

Nakış nakış sükût örmek
Tebessümle zamanın imbiğine…
Derilere nasır
Saçlara kar yağdırmaktır
Usus usul derinden

Bir mecnun gibi yanık ve sevdalı
Bazen bir sarhoş gibi uyanık
Ve tespih gibi efsunlu
Ezgisidir insanlığın
Samimiyet

Takvanın semeresi cennetin meyvesidir
Ve aşkın göz bebeği
Liyakattır teslimiyettir
Seslenişi idrâk mantığa takılmadan
Sıdk ile inanmak ümitle
Korkuyu unutmadan…

Emânete sadakat, mesuliyeti fark etmek
Gerçeğe ermektir tevazuyu kucaklarken
Taş gibi çözülmeden
Güven veren üslupla
Nefse kement vurmaktır
Tıpkı Bilal gibi çileli ve hüzün

Sırra vakıf, zevke uzak çileye yakın
Hamza’nın kahramanlığı gibidir samimiyet
Hamza’nın kahramanlığı!

02.11.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Şiir Yaz Bana

Bana şiir yaz
Vuslâtın ritmiyle
Isıtsın güneş gibi
Umutlar vaat etsin
Geleceğe yön versin
Saadet devrini hatırlatsın

Şiir yaz bana şiir
Züleyhalara haykırsın sessizce
Yusuflar duyana kadar, birer birer
Hislerim sindire sindire
Yeşeren soluklarla

Teveccühe kalk
Gecenin bir yarısı
Ciddiyetle latifeyi unutmadan
Emanete sadakatle
Gözyaşını mürekkep
Tebessümü kalem ederek
Şiir yaz bana

Bana şiir yaz
İçinde elvedâ olmayan
Mâtem söylemeyen
Hep çileyle dopdolu

Mûsikiler yakarak
Takva zırhı takarak
Sonsuzluğa bakarak
Şiir yaz bana
Şiir…

10.09.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Gözleri Görün

Gözler gerçekte toprak kevser denizlere renk
temiz koyu kahve
gözler masmavi

Ve inleyen bakışlar ümitle bakan gözler
billur billur yemyeşil ve âlâ

Kâh fişek gibi tıpkı mermisiyle zımbalar
Kâh efsunlar insanı
Bazen taşı çatlatır

Çok şeyi müjdeler hükmeder saltanata
süzerek perde perde
pırıl pırıl vefakâr

Yanışın muştusunu alev alev tüttürür
damla damla yağar görünmeyen
kadim yüreklere

Gözler görüyorum gözlerimi
sessizce tan yeri ağarırken
baharı gözleyerek

Bahsetme gözsüzleri
Firavunla atbaşı
ki başka bir muamma

Birde ölümsüz gözler
sonsuzluğa kementli
sanki nurdan
küheylan

Ah gözler ah
sevinç keder hicran der
ızdırap der hüzün der
çile de der
çile de…

Ömer Ekinci Micingirt

Gözler

Rengârenk tılsımlı nurdan örtülü
Sihirli türküler anlatır gözler
Hüzünle yayılır sevdanın tülü
Sevdayı içime damlatır gözler

Göz vardır mercandan sarayı görmez
Göz vardır gönülde yarayı görmez
Göz vardır simsiyah karayı görmez
Bazen de kafayı demletir gözler

Çisil çisil endam adeta peri
Göz vardır kıskanır kır çiçekleri
Göz vardır çok özel kalbimde yeri
Bir başka musiki dinletir gözler

Göz vardır insanı nara götürür
Göz vardır yareni yara götürür
Göz vardır adamı gora götürür
Civanı nazarla gümletir gözler

Elası mavisi yeşili vardır
Hüzünlü vefalı neşeli vardır
Ceylanı elvanı cilveli vardır
Duyguyla mesajı anlatır gözler

Göz vardır kehribar Bilal’a benzer
Göz vardır bal gibi şifalı anzer
Göz gördüm kahveden gönlümü bezer
Sevdalı gönlümü nemletir gözler

Renk renk çeşit çeşit gözler var ama
Sevda bilmezlerde şifa arama
Merhem oldu yeşil gözler yarama
Gören soluklarla sonlatır gözler

Gören göz aradım derinden sessiz
Boyasız sürmesiz riyasız süssüz
Sevdaya sevdalı sevdası eşsiz
Yaralı Ömer’i inletir gözler

30.06.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

İklimin Olayım

Yoksa boğulurum uzat elin ver
Beni itekleyip ırmağa attın
Büyülü duygular hoş seslenişler
Füsunkâr tatları benimle tattın

Seven sevdiğine kapı aralar
Vaktin uzunluğu kimin günâhı
Benli hasret değil vuslat yaralar
Aynen kabir gibi sabrın eyvâhı

Bu nasıl seyahat yolcu nerdesin
Gündüzler çok ağır geceler çetin
İklimin olayım hangi yerdesin
Bensiz iki büklüm senin hicretin

Ömer Ekinci Micingirt

Ağlatmam Seni

Acı gün dileyip gözyaşı versen
Versen de ben artık ağlatmam seni
Tarumar eylesen çulumu sersen
Sersen de ben artık ağlatmam seni

Yüreğimde yeşer hüznün ver ya da
Hazan çiçeklerim gitmesin yâda
Senden başka kimin var ki dünyada
Dersen de ben artık ağlatmam seni

Gün dönümü saça düşen ağlarım
Duygu sardı yine yürek dağlarım
Mevsim hazan sorma niçin ağlarım
Sorsan da ben artık ağlatmam seni

Bende keder sende sevinç neşe var
Yaşım daha hele elli beşe var
Yorma beni güneş doğar kışa var
Yorsan da ben artık ağlatmam seni

Senle ben sevmişim giz’li çilemi
Çilelerde saklı aşkın kelamı
Fırlatıp başıma vursan kalemi
Vursan da ben artık ağlatmam seni

Bendeki sessizlik huzurun sesi
Sükûtu heceler hece ötesi
Gelsen doluverse vuslat teknesi
Dursan da ben artık ağlatmam seni

06.01.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

--------------------------------------------------------------------------------


Dar Vâkit

Tasvirledim doyamadım
Ay çehreli güneş neymiş
Ses buğulu duyamadım
Yüreğimde çalan ney’miş

Akşamüstü kışa doğru
Öpüyorum yaş gözleri
Koşuyorum boşa doğru
Akîk, Necef hoş gözleri

Kaçıyorum satır satır
Tenhâlarda içim sızlar
Biraz sitem ve hâl hatır
Dar vâkitte hû avazlar

04.01.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

--------------------------------------------------------------------------------

Aşk İle

Anlatabilecek kafamda nice
Dörtlükler sakladım beyitler ile
Hep seni seyrettim sessiz gizlice
Markatlı beldede seyitler ile

Sana emin dedi bahtsızlar bile
Yaş döktü o kütük dile gelince
Sokakta kahkaha bendeki çile
Yer-gök raks ederdi yüzün gülünce

Gözleri mâbedim özlemin mihrâp
Kölesi olayım ömür boyunca
Gönlümün fermânı aşk olsun yârâb
Yandıkça yanayım ismi duyunca

Ömer Ekinci Micingirt

------------------------------------------------------------------------------

Hâlâ Gelmedin

Unutamadığım ismin andığım
Mor çiçekler açtı hâlâ gelmedin
Nerelerdesin sen yârim sandığım
Kasırgalar geçti hâlâ gelmedin

Kimseler duymasın gözlerime bak
Ben sende kavruldum güneşte toprak
Gel firar bahçemde uç yaprak yaprak
Zaman zehri içti hâlâ gelmedin

İffet reçinesi tenha geceler
Zihnim muallâkta nasıl niceler
Sükûtu besleyen derin heceler
Vakitlerim kaçtı hâlâ gelmedin

Uzun hava çaldı bam telimde dün
Ezgisi masmavi gözleri yosun
Sensiz çığlığımı duyuyor musun
Ömre ömür biçti hâlâ gelmedin

İçli metinlerim as adım adım
Bir yığın sözüm var birkaç saatim
Yüreğim yanıyor anlatamadım
Öldüm gece üçte hâlâ gelmedin

Ömer Ekinci Micingirt

-------------------------------------------------------------------

Anlatamam ki

Kimse anlayamaz bendeki hâli
Bir deli sözcüğü anlatamam ki
Ömrümü tükettin bildim bileli
Anlat deme bana anlatamam ki

Hüznü kucaklarım matemle her an
Sürüyen yazgı bu benle numayan
Bir sabah çıkıver kapıya dayan
Anlat deme bana anlatamam ki

Açıver yüzünü özledim gene
O mahmur bakışla bakmayı dene
Vuslat yakın olur duâ edene
Anlat deme bana anlatamam ki

Gözyaşı yolladım yazı kadere
Ölüm çığlıkları bizdeki töre
Senle doğdum senle öldüm bin kere
Anlat deme bana anlatamam ki

Bakışın kıvılcım üslup hâralı
Zümrüdî iklimin mahzun maralı
Dörtlükler acemi bağrım yaralı
Anlat deme bana anlatamam ki

Ben hep seninleyim sen yoksun yine
Sensizlik ne zormuş koşup gelsene
İffet abidesi, şirin çingene
Anlat deme bana anlatamam ki

09.11.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

-------------------------------------------------------------------

Sevi

En aşkın sonbaharı, âşıklarsın narası,
Takatimi eşeler, duyguların yarası.
Çile heceliyorum, daha dörtlüklerde var,
Yeşillere bürünür, gözlerimin karası.

Ben hüzünler sağdıkça, yağmur gülümser gökte,
Hissiyatım toy düğün, çok şey saklı yürekte.
Mevsimin serinliği, yer yer ters eser rüzgâr,
Gidin bakın asılı, hıçkırıklar direkte.

Huzur besle micingirt O’na sergile varın,
Sevi almadan vermek, sevmek çocuktan nârin…
Gerekirse dizüstü ona koşmak bir ömür;
Muhâbbeti vuslatsa, git yolunda öl yârin!

Ömer Ekinci Micingirt

-------------------------------------------------------------------


Aşk Olsun

Anlatabilecek kafamda nice
Dörtlükler sakladım beyitler ile
Hep seni seyrettim sessiz gizlice
Markatlı beldede seyitler ile

Sana emin dedi bahtsızlar bile
Yaş döktü o kütük dile gelince
Sokakta kahkaha bendeki çile
Yer-gök raks ederdi yüzün gülünce

Gözleri mâbedim özlemin mihrâp
Kölesi olayım ömür boyunca
Gönlümün fermânı aşk olsun yârâb
Yandıkça yanayım ismi duyunca

08.01.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


-------------------------------------------------------------------


Aşk Hizmettir

Aşk öyle bir yanış ki; yananlar anlar,
Mevcudata hizmettir, aşk heyecanlar.
Tasavvuf gerçekte aşk, aşk yaşayanlar,
Aşkta ısınamazlar, ısıtmayanlar…

17.01.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

-------------------------------------------------------------------

Aşkı Helâl

Vuslat bilmez neşvelerdir sensiz aşk
Sevda besler çile tüter sonsuz aşk
Ar kalmadı düğünlerde toylarda
Mecnûn gibi yanar mı hiç donsuz aşk
Vuslat bilmez neşvelerdir sensiz aşk

Leylâ sesi fısıldaşır zânsız aşk
Hiç olur mu hissiyatsız cansız aşk
“Bir” kalmadı en cezbeli aylarda
İstikâmet müstakimdir yansız aşk
Leylâ sesi fısıldaşır zânsız aşk

Tek menzildir aşk-ı helâl “ben”siz aşk
Tutsağıdır her zilletin dinsiz aşk
Sır kalmadı aşk denilen şeylerde
Boş hırıltı Ona rağmen Onsuz aşk
Tek menzildir aşk-ı helâl “ben”siz aşk

23.01.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

-------------------------------------------------------------------

Yitiğim

Benzersiz realite, tüllenir ara ara,
Bu öyle bir güzel ki bahar verir bahara.

Dökülecek bak yine derdimin huzmeleri,
Ona Leyla dedirten, gözyaşı hızmaları…

Sancılı günlerdeyim, oldukça doludizgin,
O benden de perişan, o benden daha üzgün

Ey yitiğimin ruhu, saba es sen ıraktan,
Vuslatın işvesiyle kâinattan topraktan…

Sen içimde teberrük, eski hatıra gibi,
Sükûnumun mayası sen gönlümün edibi…

Ömer Ekinci Micingirt



Ağladı

Yüreğim nigârdır susmuş dedim de
Çevirdi yüzünü güldü ağladı
Tasvirler izâha küsmüş dedim de
Unuttu gülmeyi daldı ağladı

Sabrı çekiyorum vaktin benzine
Benim gibi hüzün geldi yüzüne
Bilmezleri sardım hasret bezine
Aklımdan geçeni saldı ağladı

İlan-ı aşk yoktur aşk bahçesinde
Yalnızlık birikir yâr bohçasında
Sessiz bir yorgunluk var lehçesinde
Peşimden namazı kıldı ağladı

Titreyen elleri saklıdır giz’de
Mevsimler tükendi gitti bu yazda
Sevenler ölmezmiş duydum vaazda
Her gece uykumu böldü ağladı

05.02.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

-------------------------------------------------------------------







Aşkı Huzur

umutlarım gürül gürül
eskittim kuşkuları
elma şekeri çocukluğum
sevda şerbeti sürdüm dilime
ve hasadım taşlı tarla
aşk kaçmış gözlerime

gecelerin zifrine ne destanlar sakladım
koşuyorum sabır taşlarını dökerek
öfkem cehennem
yeşillerim kar altında mevsim uzun
sözlerim utangaç gözbebeklerim ustura
yüreğim gecekondu
ya yürüyüşüm yürüyüşümü sormayın
çakırkeyf şizofren sarhoş
yaş gözlerim
gözlerime aşk kaçmış

vuslat sokağına nedamet toprağı sermişim
avuç dolusu acı küfeler dolusu hüzün
gam keder fedakârlık zaman bakış
hasret şarkıları söylüyorum
tespite vasıta benim bahçenin
yediverenleri
huzursuzluğum kaç bahardır
mısralarım dargın ve yorgun
ve eskidim
neredesin aşk-ı huzur

aşk mavisi dörtlüklerim şiirlerim pek artist
cümlelerim sihirli hecelerim tabutluk
sahifeler ayışığı yazdıklarım muâllakta
gözlerime aşk kaçmış
aşk kaçmış gözlerime

08.02.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

--------------------------------------------------------------------------------


Yâr Nerdesin

Senle doldu aşkın bendi
Neredesin çok özledim
Efkârlandım ruhum dindi
Neredesin çok özledim
Çok özledim yâr nerdesin

Tükenmiyor günüm ayım
Tütüyorum dumandayım
Boşluktayım zindandayım
Neredesin çok özledim
Çok özledim yâr nerdesin

Tükendikçe var görüldüm
Ruhum mahpus hür görüldüm
Mavi yeşil mor görüldüm
Neredesin çok özledim
Çok özledim yâr nerdesin

Koşuyorum aşk iline
Kurban olam hoş diline
Ruhum değdi menziline
Neredesin çok özledim
Çok özledim yâr nerdesin

Senle geldi yaş gözüme
Hiç katmışım çok azıma
Düğümlendi boğazıma
Neredesin çok özledim
Çok özledim yâr nerdesin

07.02.13 Bursa

Desinler

Sevgilim otağım yürek ocağım
Göğe kurşun sıkıp aşk vuracağım
Sensiz kavgaları durduracağım
Kimin divanesi sarhoş desinler

Sensizlik kaygısı sardı sinemi
Gülüşün katresi yoksa bene mi
Ben sendeyim sende gördüm ene’mi
Kimin pervanesi koş koş desinler

19.02.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Büyüler

Ay ışığı gibi kalp atışları
Sükûtu yaydıkça çiçekler solar
Hasret yudumlarım günbatışları
Mahzun ıssızlıklar içime dolar

Rahmete sığınıp kuytuya yattım
İzahı imkânsız uykular tattım
Çok şeyler izledim gözü kapattım
Rüyayı büyüler birazdan gelir

25.02.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Ki

Tasvirledim seni, hüzne sakladım,
Yer yer gülümsedin, darılmadın ki.
Yokun dudağında “ki” kucakladım,
Siretin görüldü, görülmedin ki.

Söküklerim arttı seni görünce,
Zamanı unuttum,zamandan önce,
Mısralar döktürdüm sessiz derince,
Sükûta ram olup durulmadın ki.

Üşüyorum yaklaş, hele tut beni,
Kuşat güneşinle, sar ıslat beni,
Bahtiyâr eyler ki bu vuslât beni,
Kim bilir nerdesin, sarılmadın ki.
Neredesin
İçimde akşamın mehtâbı kaldı
Seyrine doyamam hoş manası var
Aşka mahkûm ettin ömrüm çoğaldı
Yüzün ben kokmalı ölene kadar.

Yamaçta görürsen gölgemi şayet
Koş gel kavuşalım Leyla’ya inat
Hasret köz düşürür yakar nihayet
Beni yakan ateş senide yakar

Geldik gidiyoruz neredesin yâr
Canımın nazlısı sende bir hâl var
Şu hikâyemizi eylesen ikrâr
Vuslata kapalı aşk neye yarar

Ömer Ekinci Micingirt


Sitem

Deşmek değil benim derdim yaranı
Seni yoruyorum yine bendeniz
Gölgeme değmişti masum gölgeniz
Gitti Leylâ gibi açtı aranı

Benim sitemlerim ezelden yanık
Senli uykularda sensiz uyanık
Rüyalar göresin gözlerime bak
Sonra el basayım gönder Kur’an-ı

19.03.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yak Beni

Göm kalbine boşluğun parmaklarını
dinle kendini üzüntüdesin
tükür öpücükleri
aşkın çekirdeğine
eri tüken
yok ol

Kanat gözyaşlarımdan başla
yıllanmış oluyorum sensiz
enkaz şiirler
ve ben

Dinle kendini artık üzüntüdesin
salıver güzelliklerini
gel zaptet beni
yak beni serinlet
erit tüket yok et
yak beni
yak

11.03.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gel de Anlatıver

Uykuyu solukla gel bende uyan
Demirlerle kaplı sedire yasla
Hasretimle kırpış yüzümle boyan
Yüreğin tutayım hoş iltimasla

Kuytular tertemiz sensizlik izi
Sabretmek gerek ki olsun meyvası
Ötenin gölgesi aşkın temyizi
Yosmalara mahsus nefsin hevası

İzânı eskimiş arda kördü hep
Namusluda namus namussuz da et
Engerek çıyanlar zânnı ördü hep
Bakışı hâinlik sözü necaset

Aşkın derinliği vakitlere bent
Ömürlere ömür doğuşa ebe
Kim bilir belki de Leyla’ya kement
Gel de anlatıver aşkı merkebe

08.03.03 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Tuttuğumsun

Tanyerinde mehtâbım, gözyaşımda buğumsun,
İffetinde gizlenen, seyrangâhım kuğumsun.
Hasretimde teberrük, cigaramda dumanım;
Yüreğinden kıstırıp, elinden tuttuğumsun!

20.02.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Yanık Hüzün

İçime dökülür ruhun anbean
Kahreden sessizlik başlar feryada
Hislerin söktüğü şeydi haykıran
Mest eden çehrenle yetiş imdada

Bir tatlı tebessüm uzun uzun bak
Gözlerin içine kendimi saldım
Bahtımı büyüle yazgıyı bırak
Düşlerin düşledim hep kalakaldım

Şiir yüreğime hece hece git
Yanık hüzün sarmış yine her yanı
Belki bir tevekkül belki de ümit
Aşkın defterine kaydet bu anı

Ömer Ekinci Micingirt

Müstesnam

Bin bir tını geliyor üfül üfül sesinden,
Aç kapını müstesnam cümle âlem duyulsun.
Gel beraber içelim iffetin testisinden,
O efsunlu şarkılar aksın içime dolsun.

Söyle müstesnam söyle hırçın celalin nedir?
Şu firavun sahilde yürüme nazlanarak...
Tıpkı bir kuğu gibi tütüyorsun masmavi,
Gözlerimin içinde aşk vakti gizlenerek…

Ömer Ekinci Micingirt


Hizmet Nimettir... İletişim: [email protected]
Ömer Ekinci Micingirt (omerekincimicingirt)
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.


 Yorumlar
 ümrantokmak
 
06 Ekim 2006 Cuma 18:10:04


Tebrikler...mahir kalem.

Saygı, selamla

 Temel Ata
 
06 Ekim 2006 Cuma 10:57:53


tebrikler .. çok güzel bir şiir olmuş.. saygılar
 mehmet karlı
 
06 Ekim 2006 Cuma 10:50:54
Şiirinizi tebrik eder Bolu ' dan selamlarımla saygılar su


AŞK ŞİİRLERİ 2 şiirine yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


Üye ol Şifremi Unuttum