Edebiyat Defteri

Sevilmeden sevmekten daha feci bir şey yoktur. TURGENYEV
E-mail adresiniz: 
Şifre:
Edebiyat Defteri
 Atölyeler 
   

Okunası Şiir
Özel Seçki

 
Şiir Bilgi
20.09.2008 tarihinde eklendi.
502 çoğul gösterim yapıldı.
280 tekil gösterim yapıldı.
54 yorum yapıldı.
 

   

 

Yağmura Veda Uykuya Rüya




Suya düşmüş hayallerimin
Beynimde bıraktığı ıslaklıkla
Seni unutmayı becerebilseydim,
İstanbul’u daha çok severdim.
Unutamadığımdan seni
Ve sevemediğimden şehrini
Bağışla beni...



Mukaddes kuytuda düşlerim
Yokluğun dururken bende
Zamanla gelişleri unutup
Hep gidişlerde yitendin...


Ne sevdanın resmi ne de ayrılık çizilir
Ön sevişmesi olmayan yastıklara..
Kar daim olacak sevgili,
Duracak da bir an
Olur da aşka benzetip
Kanmayalım biz o zaman...


Yağmura veda uykuya rüya
Üç beş sarhoşluğunda son tangoya da elveda..
Kanmayın mavisine, asıl olan
Aşka bahşedilmiş mat kara..



Al işte sonbahar;
Ruhumun duldasında düş kırıkları
Kaçıncı olduğunun ne önemi var
Aşk gibi...


Şimdi yağmur yağıyor
Aylardan eylül
Elin elimde olmasa da,
N’olur sen gül..
Sokaklar küs, kaldırımlar ıssız
Ben yalnız ve sensiz...


Unutamamak;
Zanlı zihnim
Faili ben
Meçhûlü sen...!















ÖZLEM
   
Acaba Nedir?: ayrılık , bir , daha , düş , mat , mukaddes , o , özlem , son , ve , veda , yağmur , yalnız
 Yorumlar
 « Önceki 40 yorum   1   2   Sonraki 40 yorum » 
 
15 Ekim 2008 Çarşamba 09:45:05


Al işte sonbahar;
Ruhumun duldasında düş kırıkları
Kaçıncı olduğunun ne önemi var
Aşk gibi...



iyi ki varsin can... siir okudum... cok ama cok güzeldi.........



sevgimle....
 
09 Ekim 2008 Perşembe 14:02:54
Her şey düş kırıkları ile başlar, bilinen..

Bir istanbul masalıdır yaşananlar taki
yalnızlık dört duvar, aşk birkaç cümlelik keşkelere sığdırılana değin...

İşte o zaman kırılmalar başlar, yeryüzü siz olursunuz, depremler hep yaralar...

Adı İstanbul olsun olmasın unutmamak lazım, aşka herkese iyi gelmez.
Sonrası hep aşk sarhoşu düşlerin suçudur, karşı durulmaz yalnızlığa...
Yaşayanlar anlatır, martılar şahittir. Onlar da gider...

Sevgiler, saygılar... Başarı dileklerimle Cemrece...
 
08 Ekim 2008 Çarşamba 16:23:50
"Zanlı zihnim"

Çok hoş...

Kutladım şair seni...
 
06 Ekim 2008 Pazartesi 21:58:17
Yağmura Veda Uykuya Rüya




Suya düşmüş hayallerimin
Beynimde bıraktığı ıslaklıkla
Seni unutmayı becerebilseydim,
İstanbul’u daha çok severdim.
Unutamadığımdan seni
Ve sevemediğimden şehrini
Bağışla beni...




Mukaddes kuytuda düşlerim
Yokluğun dururken bende
Zamanla gelişleri unutup
Hep gidişlerde yitendin...


Ne sevdanın resmi ne de ayrılık çizilir
Ön sevişmesi olmayan yastıklara..
Kar daim olacak sevgili,
Duracak da bir an
Olur da aşka benzetip
Kanmayalım biz o zaman...



Yağmura veda uykuya rüya
Üç beş sarhoşluğunda son tangoya da elveda..
Kanmayın mavisine, asıl olan
Aşka bahşedilmiş mat kara..



Al işte sonbahar;
Ruhumun duldasında düş kırıkları
Kaçıncı olduğunun ne önemi var
Aşk gibi...


Şimdi yağmur yağıyor
Aylardan eylül
Elin elimde olmasa da,
N’olur sen gül..
Sokaklar küs, kaldırımlar ıssız
Ben yalnız ve sensiz...



Unutamamak;
Zanlı zihnim
Faili ben
Meçhûlü sen...!


kutluyorum kaleminizi ve yüreğinizi muhteşem
bir çalışma kaleminiz daim hayatınız şiir tadında
olsun sevgili şairim sevgi ve saygılarımla
 
06 Ekim 2008 Pazartesi 20:31:57

Şimdi yağmur yağıyor
Aylardan eylül
Elin elimde olmasa da,
N’olur sen gül..
Sokaklar küs, kaldırımlar ıssız
Ben yalnız ve sensiz...
..........................................
okumasam üzülürdüm
yüregine saglık
saygılar
 
06 Ekim 2008 Pazartesi 14:32:57
Şimdi göklerde tozlu akşamlar var ve yorgun sabahların yalnızlık senfonisi..

Hep yitirilen midir aşk ?

Ve neden her aşk kalıcı hüzünler bırakır ?

Ve neden giden bir sevgilin ardından şehirler yıkılmaz..
 
04 Ekim 2008 Cumartesi 00:02:58
Gelmeyecekler! Bak gör onlar kuşatılmış tüm kentlerin dışından el sallayacaklar yalnızlığına ve hüznüne ses olan tüm dizelerini boşa çıkartacaklar.

Ellerine sağlık.
 
03 Ekim 2008 Cuma 14:06:55
Aşk bu mudur? Hep onun iyiliğini istemek...
Gitmek mi gerekir en tatlı yerinde aşkın hep... Ah şu gidememeler...
Yüreğine sağlık...
Sevgimle
 
28 Eylül 2008 Pazar 22:02:03
tebrikler giüzel bir paylaşım olmuş
 
25 Eylül 2008 Perşembe 18:21:25
Güzeldi
Tebrik ederim
 
25 Eylül 2008 Perşembe 15:05:33
Al işte sonbahar;
Ruhumun duldasında düş kırıkları
Kaçıncı olduğunun ne önemi var
Aşk gibi...


Şimdi yağmur yağıyor
Aylardan eylül
Elin elimde olmasa da,
N’olur sen gül..
Sokaklar küs, kaldırımlar ıssız
Ben yalnız ve sensiz...



Unutamamak;
Zanlı zihnim
Faili ben
Meçhûlü sen...!

Muhteşem dizeler ve muhteşem bir şiri. Özel seçkiyi hak etmiş bence de.

Kutluyorum kaleminizi ve sevgiler yüreğinize
 
25 Eylül 2008 Perşembe 13:38:49
ve işte sonbahar ...
dökülen yapraklar misali ruhundan ve canından tek tek kopan yitip giden duygular gibi
ve birde üstüne yağan yağmurlarla kaybolup giden bir aşk..
 
24 Eylül 2008 Çarşamba 18:48:46
Tek kelime ile muhteşemdi şairim..

kutladım..
 
23 Eylül 2008 Salı 13:53:11
Şimdi yağmur yağıyor
Aylardan eylül
Elin elimde olmasa da,
N’olur sen gül..
Sokaklar küs, kaldırımlar ıssız
Ben yalnız ve sensiz...

Çok güzeldi...Hayranlıkla okudum.
Tebrik eder, selamlar, saygılar sunarım.
 
23 Eylül 2008 Salı 00:06:44
finali güzel yazmıŞSın.zaten onu unutsak istanbulu çok severdik.unutamadığımız için mevsime mevsim eklemektan başka gücümüzün yeteceği şey yok.seni okumak güzelmiş.
 
22 Eylül 2008 Pazartesi 12:47:50
Al işte sonbahar;
Ruhumun duldasında düş kırıkları
Kaçıncı olduğunun ne önemi var
Aşk gibi..


Şimdi yağmur yağıyor
Aylardan eylül
Elin elimde olmasa da,
N’olur sen gül..
Sokaklar küs, kaldırımlar ıssız
Ben yalnız ve sensiz...



Unutamamak;
Zanlı zihnim
Faili ben
Meçhûlü sen...!

beğenerek okudum.tebrikler saygılar
 
21 Eylül 2008 Pazar 23:53:44
hangi ok vursun ayrılığı
hangi renk çizsin gözyaşımı
hangi kar örtsün bilmem kaçışını.
daha dün gibi dün gibi dün dün dün
içimi yakan sevdan.
daha dün gibibdün gibi dün dün
şimdi dört yanımı saran


çokbeğendim şair.

şiirkanburu:))
 
21 Eylül 2008 Pazar 22:35:06
Unutamamak;
Zanlı zihnim
Faili ben
Meçhûlü sen.

daha beni soracak olursam
burada herşey bilmediğin gibi
daha beni soracak olursan
herkesin faili olduğu
meçhul bir cinayetim şimdi..

güzeldi ..

tebrikler kaleme
 
21 Eylül 2008 Pazar 20:30:59
Bâzı şiirlerin şiir tekniği, imgelemeleri, ifade biçimi çok başarılıdır ama, ses ve akıcılık aynı oranda başarılı olmayabiliyorken, vurgu ve etkileyilicilik vasat, hatta vasat altı olabiliyor.Özellikle serbest şiirlerin adının serbest oluşu sanki her hâliyle serbest olacakmış gibi bir izlenim bırakıyor.
Bu şiiri bir çok yönden " daha iyi " olabilmesi adına eleştirebiliriz. Bütün şiirlerin eleştirilebilir olması bâbından. Ama sesi, akıcılığı ve bütünlüğü adına çok başarılı bulduğumu söylemeliyim.
Bu kaleme serbest şiir yakışıyor.
Teşekkürler..
 
21 Eylül 2008 Pazar 19:16:28

Şimdi yağmur yağıyor
Aylardan eylül
Elin elimde olmasa da,
N’olur sen gül..
==================
Eylüller Hazan geçer
Hüzün mevsinin başlangıcıdır..
Tebrikler ..
Yüreğinize sağlık..
Kutlarım..
 
21 Eylül 2008 Pazar 17:46:32

Özel seçki'ye hak kazanmış naif ve ustalıklı bir şiir, kaleminizin gücü belli, okunası bir şaire daha bulmanın keyfindeyim, kutluyorum kardeşimi.
 
21 Eylül 2008 Pazar 14:27:42
Suya düşmüş hayallerimin
Beynimde bıraktığı ıslaklıkla
Seni unutmayı becerebilseydim,
İstanbul’u daha çok severdim.
Unutamadığımdan seni
Ve sevemediğimden şehrini
Bağışla beni...
.......................................
Şimdi yağmur yağıyor
Aylardan eylül
Elin elimde olmasa da,
N’olur sen gül..
Sokaklar küs, kaldırımlar ıssız
Ben yalnız ve sensiz...

Unutamamak;
Zanlı zihnim
Faili ben
Meçhûlü sen...!
===========================
Ne dediği belli, dokunaklı, sapasağlam,
Takdire şayan, şiir gibi şiir...
Kanımca yeri anasayfa olmalıydı...
 
21 Eylül 2008 Pazar 12:29:54
Daima şiir okutan ,yüreği uçsuz bucaksız adaşım;

Yolun açık olsun...

Sevgimle...
Saygımla...
 
21 Eylül 2008 Pazar 08:30:33

" Faili ben
Meçhûlü sen...! "

şiirin başlığı ayrı şiir

kopya ettiğim dize de ayrı ayrı bir şiir.

ama anlatılan yürekte hep aynı.

büyüdün şiir.

nefisti .
Okuduğunuz yorum şiirin sahibi tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
 
21 Eylül 2008 Pazar 02:52:45
Şiirdeki iki noktaya dikkat çekmek istiyorum: Bunlardan birincisi giriş bölümündeki ilk iki dizenin düz yazı akıcılığında olması ve şiirselliği tam olarak yansıtamaması. Dikkat edilirse ‘Seni unutmayı becerebilseydim’ ile ‘İstanbul’u daha çok severdim’ dizeleri arasındaki ulama olabildiğince güçlü ve bence şiirin girişini ayakta tutup ‘Unutamadığımdan seni / Ve sevemediğimden şehrini’ dizeleri ile şiirsellik son raddeye çıkmış durumda. Ve hemen ardından ‘Bağışla beni…’ dizesi ile naif bir kırılganlık bölüm sonuna yerleştirilip giriş var ediliyor.

Bir sonraki nokta ise ikinci bölümün ilk üç dizesinde yakalanamayan anlamsal bağ ile birlikte meydana gelen karmaşadır düşüncesindeyim. Kurgunun bütününü göz önünde bulundurarak aradaki bağları var etmeye çalışsa da okur Şairce’yi bilemeyeceği için yarım kalıyor şiirin ikinci bölümü okurda. Ancak ilk bölümde de olduğu gibi ikinci bölümün son dizesindeki ‘yiten kişiydin’ kullanımı yerine ‘yitendin’ sözcüğü ile şiire can alıcı bir noktada akıcılık ve anlamsal tokluk sağlayan ‘adlaştırma’ çalışması oldukça yerinde bir tercih olarak şiirde hayat buluyor.

‘Duracak da bir an
Olur da aşka benzetip
Kanmayalım biz o zaman...’

Dizelerindeki kullanılmış olan ‘an’ ve ‘zaman’ sözcükleri arasındaki ses uyumu, hem şiirde sırıtmıyor hem de şiirin ayaklarının yere daha da sağlam basmasına yardımcı oluyor.

‘Yağmura veda uykuya rüya
Üç beş sarhoşluğunda son tangoya da elveda..’

Aynı şekilde ‘veda’, ‘rüya’ ve ‘elveda’ sözcükleri arasındaki uyum akıcılık ve okunuş rahatlığı sağlarken aynı zamanda da şiirselliği güçlendiriyor.

‘Kanmayın mavisine, asıl olan
Aşka bahşedilmiş mat kara..’

Dizelerindeki ‘,’ (virgül) tercihi oldukça güzel bir görsel şölen sunuyor okura. Üst dize ile alt dize arasındaki bağı oluşturarak şiirdeki devamlılığı sağlıyor.

'N’olur sen gül..
Sokaklar küs, kaldırımlar ıssız'

Dizelerinin anlamı elbette bir önceki ve bir sonraki dizeler vasıtasıyla hayat bulacaktır ancak ben ‘N’olur sen gül’ seslenişindeki yakarışı sevdim en çok ve ‘Sokaklar küs’ kısmındaki zarif anlatımı.

Bütün olarak bence artı ve eksilerini dile getirdiğim Seçki almış şiirinizi tebrik ederim Sevgili cemrece.
 
21 Eylül 2008 Pazar 00:11:23
arzularınla yokladığında yaşamı ,gökyüzünü kaplayan kocaman aynalarda görüyorsun
kelimelerin görünen yüzünün ötesinde,musallat volkanlarını
insanların üç boyutlu karmaşıklığını
sonra…
her şey yalanda yittiğinde,kalabalıklarda takılıp kuşkuların dikenlerine mahsur kalıyor gülümsemen
yaprakları kuruyup dökülüyor avuçlarına
soluğunla büyüttüğün güllerinin
sonra…yorgun hüznün yağdığı yüreğinde,zırhında korunuyorsun

belki yaşamdan tüm doğruları gasp etmiştir diye
mutlu sonlu kitaplara kızarsın
ama..
keşke…
ah’lar ebediyetini ilan etsede farkındasın
parolasız açıyorsun anlamlarını kapıların

fazlasına imrenmeden,yıkımın gazabında ‘ mahsum bir sevgiden arta kalan için’
dizeler yazıyorsun
öksüz kalan anlamlara

sevgilerimle...................ASPENDOS

 
20 Eylül 2008 Cumartesi 21:50:48
şiir en önce
başarılı..

vurucu cümleler...

dişi bukowski :)

şarabın nerede ?
 
20 Eylül 2008 Cumartesi 20:39:25


Şimdi yağmur yağıyor
Aylardan eylül
Elin elimde olmasa da,
N’olur sen gül..
Sokaklar küs, kaldırımlar ıssız
Ben yalnız ve sensiz...




ne kadar icten...

cok begendim can....


selam olsun uzaklardan.........


 
20 Eylül 2008 Cumartesi 19:32:48
Edebiyat Defteri şairleri gerçekten farklı. Şiire saygı var, özen var, şiiri duygu ile yoğurmak var. "Faili ben, meçhûlü sen" finali süperdi. Kutluyorum.
 
20 Eylül 2008 Cumartesi 15:06:11
hüznün fısıltısı vardı şiirde...
yorgun duyguların dizelere yansıdığı durgun bir anlatım,
iyi ki buruşturup atmamışsınız kağıdı.

tebrik ediyorum.