|
|
12 Eylül 2008 Cuma 20:23:33
Bilmeden mi bakar ay’a insan; deden belki ay/deden seni yoktan var eden bu med bu cezir sularda milyonlarca senedir... .................................................. şiiri kaçırdım hocam affola ....................................................
yüregimizin yaşama olan inancında labirentin çıkmazını gösteren şiirdi
saygılarımla
|
|
|
|
09 Eylül 2008 Salı 19:01:46
Bu med bu cezir her gün bir kanadından bir teleği düşen yerine yenisi geçen ezelden beri uçan kuşun suçu...
Börtü böcek, suda balık gelmişiyle geçmişi bunca kalabalık tüm seceresiyle insanlık bir beyaz güvercin işi...
Bilmeden mi bakar ay’a insan; deden belki ay/deden seni yoktan var eden bu med bu cezir sularda milyonlarca senedir...
o med ve cezir her yerde ama yürekte yaşanıyorsa kötü. Deniz alışık böyle şeylere yüreğine sağlık güzel ve anlam içeren bir şiirdi kutluyorum...
|
|
|
|
09 Eylül 2008 Salı 16:52:46
Dil içindeki saklı gizemin sırı, şiirde bir tümce oluşturmuş. Yüreğince...
|
|
|
|
09 Eylül 2008 Salı 02:35:47
Kutlarım şair dost kaleminiz daim olsun, saygılar ve sevgiller üstad...
UMUT ve DOSTCA
|
|
|
|
09 Eylül 2008 Salı 00:20:19
Bilmeden mi bakar ay’a insan; deden belki ay/deden seni yoktan var eden bu med bu cezir sularda milyonlarca senedir...
Gökyüzünde benim Narenciye bahçelerim var!.....(.bu da harika düşünülmüş...)
derin anlamlı ...felsefik harika inci dizeler.. çok güzel şiirler yazıyorsunuz kutlarım yürekten saygıdeğer hocam... sevgi saygı selamlarımla...
|
|
|
|
08 Eylül 2008 Pazartesi 23:15:08
Börtü böcek, suda balık gelmişiyle geçmişi bunca kalabalık tüm seceresiyle insanlık bir beyaz güvercin işi...
güzel bir şiir okudum sayfanızdan tebrikler değerli gönül dostu selamlarımla
|
|
|
|
08 Eylül 2008 Pazartesi 20:27:17
derin bir siirdi .. icinde kaldim...
sevgimle......
|
|
|
|
08 Eylül 2008 Pazartesi 19:03:56
yüreğine sağlık üsyadım gerçekten de erdemli,olgun,ama estetik.. saygılarımla
|
|
|
|
08 Eylül 2008 Pazartesi 18:47:19
tebriklerr güzledi. sagılarımla.
|
|
|
|
08 Eylül 2008 Pazartesi 17:20:33
Börtü böcek, suda balık gelmişiyle geçmişi bunca kalabalık tüm seceresiyle insanlık bir beyaz güvercin işi...
Kutlarım....
|
|
|
|
08 Eylül 2008 Pazartesi 15:43:10
"tüm seceresiyle insanlık bir beyaz güvercin işi..."
oluşum ve süregelen yaşam gizemli ve ustaca dizeler sorguların cevabı elbet vardır derinlerde
kutlarım yüreğini sevgiyle saygıyla
|
|
|
|
08 Eylül 2008 Pazartesi 12:52:12
Bilmeden mi bakar ay’a insan; deden belki ay/deden seni yoktan var eden bu med bu cezir sularda milyonlarca senedir...
Galiba haklısınız. Bilmeden ya da anlamadan baıyor ve kendimize göre yorumlar yapmaya çalablıyoruz araştırmadan ve neden olduğunu bilmeden tüm oluşum ve olaylara.
Yine soran sorgulana dizeler ve yine cevaplar arayan sorular.
Kutluyorum kaleiminizi ve saygılar yüreğinize
|
|
|
|
08 Eylül 2008 Pazartesi 12:27:25
basit gözüksede gizemli anlamak için iki kere okunması gereken güzel bir şiir
kutlarım şiir dostu
|
|
|
|
08 Eylül 2008 Pazartesi 11:56:59
Bilmeden mi bakar ay’a insan; deden belki ay/deden seni yoktan var eden bu med bu cezir sularda milyonlarca senedir...
GÜZEL ŞİİR KUTLARIM SİZİ
|
|
|
|
08 Eylül 2008 Pazartesi 10:48:12
Ciddiyeti bir zarf içinde saklı, nefis bir şiir..Yürekten kutladım.Selam,saygı...
|
|
|
|
08 Eylül 2008 Pazartesi 10:25:13
ince espri...
KUTLARIM
sevgiyle
|
|
|
|
08 Eylül 2008 Pazartesi 09:22:32
Börtü böcek, suda balık gelmişiyle geçmişi bunca kalabalık tüm seceresiyle insanlık bir beyaz güvercin işi...
Elbette, barış rüzgarları esmedikçe içerisinde bulunduğun ortamda ve çevrende güzelliklerden söz etmek mümkün değildir. Tüm bunlar bir beyaz güvercinin, barışın eseridir. Tüm canların o güvercini yürekten beslemesi dileklerimle
cemil tarafından 9/8/2008 9:23:44 AM zamanında düzenlenmiştir.
|
|
|
|
08 Eylül 2008 Pazartesi 05:41:04
Yüreğinize Sağlık. Tebrik ederim.
|
|
|
|
08 Eylül 2008 Pazartesi 04:09:32
Kutlarım kalemin daim yüreğin sevği dolsun
|
|
|
|
08 Eylül 2008 Pazartesi 03:45:05
MEDDÜ CEZİR
Bu med bu cezir her gün bir kanadından bir teleği düşen yerine yenisi geçen ezelden beri uçan kuşun suçu...
Börtü böcek, suda balık gelmişiyle geçmişi bunca kalabalık tüm seceresiyle insanlık bir beyaz güvercin işi...
Bilmeden mi bakar ay’a insan; deden belki ay/deden seni yoktan var eden bu med bu cezir sularda milyonlarca senedir...
...................... şiirdi okuduğum gel git lerdeydi tebrikler efendim saygılarımla...kaleminiz daim olsun katre.. katre..
|
|
|
|
08 Eylül 2008 Pazartesi 03:24:03
Derinlik hakim şiiire. Ve sanki mutedil dalgalıbu kez bana, med cezir oluşundan mı ne? Aya doladım öncesizliğimi ve belki sonrası da görecek, dünyalı yanımı. Ay, uyan... Sevgimle...
|
|
|
|
08 Eylül 2008 Pazartesi 02:56:46
bu ne felsefe böyle Şaban
düşüncelerimde leylekler şakırdarken genzime indi yarasa bakışlarım...
|
| Şaban Aktaş |
| Mesaj gönder | Arkadaş listeme ekle | Engelle | |
08.09.2008 03:02:38 |
Ninelerimiz hep bizi leyleklerin getirdiğini anlatan masallarla büyüttüler bizi.Onlar ki masallaştırarak yaşamı, insan olmanın erdemini bir nebze duyumsattılar bize...Fakat realite her zaman başkaydı...Selam ve sevgilerimi yolluyorum gurbetine; hoşça kal sevgili dost... |
|
Okuduğunuz yorum şiirin sahibi tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
|
|
08 Eylül 2008 Pazartesi 01:34:44
Bir vecize, bir mısra, bir felsefe içine gizlenen ayrıntı ya da bir hakikat cümlesinden ilhamını alan ve kaynağı bulmak için fenerini o yana çevirmiş dizelerden müteşekkil bir şiir; burası su götürmez bir gerçek; ancak bu çalışmaya ışık tutan olgu merakımı fazlasıyla celbetti.. Bu şiire tek cümleyle yapacağım yorum da şudur: "Üstün ve erdemli bir şiir; en az şairi kadar.."
Kutlarım.. Kalın sağlıcakla..
|
| Şaban Aktaş |
| Mesaj gönder | Arkadaş listeme ekle | Engelle | |
08.09.2008 02:38:33 |
Sevgili Mete bey;değerli yorumunuz için çok teşekkürler.Kafanıza takılan soruya yanıt olarak şunları söylemeliyim.Ay'ın dünya'mıza yaklaşıp uzaklaşmasıyla oluşan meddü cezir' (Suların alçalıp yükselmesi) e bağlı olarak suda yaşayan canlı türlerinin karada yaşayabilmelerine olanak sağlayan evrim sürecini yaşamıştır dünyamız.Bu konuda daha önce AY ÜSTÜNE BİR DENEME adlı yazımda değinmiştim kısmen de olsa..Yeni oluşan atölyeler bölümünde ise ANADOLU UYGARLIKLARI adlı atölyede bu evrim süreci ve insanın ortaya çıkışına ilişkin ayrıntılı yazılar var. Tüm bunları zaman buldukça okumalarını tavsiye ederim her arkadaşa.Görüşler eleştiriye açıktır.Şiirin yazılmasına etken olan faktör de Ay ile dedemiz, dedelerimizi dedeleri arasındaki gizemi Aydede ile çözmeye yönelik desek anlaşılacağını sanıyorum...Bu vesile ile adı geçen yazımı ekliyorum merak eden arkadaşlara. Saygılar sunarım. Kalın sağlıcakla...
AY ÜSTÜNE BİR DENEME
Yaşam için ne gerekli diye sorsak;genellikle,hava, ekmek,yemek ,su ,giysi, barınak gibi gereksinimlerden söz edilir.Kimsenin aklına ışık olmadan yaşanacağı gelmez.Bitkilerde ’Fototropi’, yani ışığa yönelme kavramını okullarda öğrenmiş olsak da,güncel yaşantımızın ağır koşulları altında ışığın önemini unutur gideriz.Doğal olarak var olduğu için yokluğunu düşünmeyiz.Gündüz güneş,gece ay olmasaydı,yaşam diye bir şey olmazdı.
Ay ve güneş sevdalarımızı süsleyen nesnelere dönüşürken,ayın yüzünde sevgilimizin ’ Mah ’yüzünü,güneşin yakıcı sıcaklığında da özlemlerimizi buluruz.Başımızda esen ’Kavak Yelleri’ fırtınalara,kasırgalara,tayfunlara hortumlara dönüşür.Özlemle yanıp kül olan benliğimiz, uzayın sonsuz derinliklerine savrulur.Paramparça benlik,kül zerreciklerinden yeniden bir araya gelir,aşk sonrası yeni benliğimizi oluşturur.
Ay’ın dünya ve güneş etrafındaki dönüşüm evreleri her insanın çıplak gözle görebileceği ibret verici olaylara sahnedir,insanlardan kaç kişi gökyüzünü yeterince dikkatli izler;şairler ve astronomlar dışında göğe bakan veya bakmasını bilen çok az insan vardır.Sanırım ünlü şairimiz Turgut uyar bir şiirini bu nedenle ’ Göğe Bakma Durağı’ olarak adlandırmıştır.
Ay, her yirmi sekiz günlük zaman diliminde kendini yenilemektedir.Bu durum ergin kadın vücudunda oluşan yumurta hücrelerinin döllenmemesi halinde atılıp,yeni yumurta hücrelerinin oluşması için geçen periyodik bir evredir.Kameri takvim bu nedenle diğer takvim türleriyle uyuşmaz, arabi aylar her yıl on gün önce başlar.
Şimdi ellerimizi göz önüne alalım,sayabileceğimiz eklemleri sayalım,her iki elimizin parmaklarında toplam yirmi sekiz tane hareketli kemik göreceğiz.On dördü sağ,on dördü sol elde olmak üzere. Parmak uçlarımızı birleştirince Dolunay hali gözünüzün önünde canlandı mı? Dolunay’ın doğarken,yastıktan başını kaldırırcasına doğrulup , gözlerindeki mahmuriyetin dağıldığını izlediniz mi hiç?Her doğumun sancılı,kanamalı olduğunu bilir miydiniz?Ayın gökte çizdiği hareketin adına gerdan dendiğini duydunuz mu?Yatağına çekilen ay’ın,bu kez öbür yanağının üstüne yattığını gördünüz mü?
Tüm bu gözlemlerim bana şu şiiri yazdırmıştı;
BENCE AY !
Yirmi sekiz dilimli portakal Güneş, Her gün bir dilimini yer onun On dördüyle doyar On dört günde Yediğini yerine koyar Onun için diyorum dostlar Gökyüzünde benim Narenciye bahçelerim var!
Doğa olaylarının gözlemlenmesi bize daha değişik bir algılama ve yorumlama gücü kazandırır.Bilim adamlarının araştırmalarına göre, dünyaya büyük bir gök cisminin çarpması sonucu ay’ın dünyadan koptuğunu ,bir gezi sırasında bir Alman turistle konuşmuştuk ve şunları da anlatmıştı bana;’Bu çarpışma sonucu kopan ay,danseden bir mevlevi gibi döne döne boşluktaki yerini aldı.Güneş sisteminin ona tayin ettiği yörüngede tur atarken ,zaman zaman dünyaya yaklaşır,zaman zaman uzaklaşırBundan dolayı sular alçalır,yükselir(Gel-git).Hayat önce sularda, tek hücreli organizmalar biçiminde oluştu,mikro organizmalar,suların alçalıp yükselmesi sonucu karaya sıçramışlar, ta ki gelecek bir ay sonrasına kadar karada kalmaya mahkum organizmalar, yavaş yavaş kendilerini karadaki yaşama uydurmak zorunda kalınca hem karada hem suda yaşayan canlı türleri oluşmus, milyonlarca yıllık evrim sonucu bu günkü hayat gelişmiştir.İnsan beyninin bu günkü hacmi ile daha önceki hacmi arasındaki açık fark, evrimin geçerli kanıtıdır.Aksini iddia edenlere şunu sormak gerekir,’Her şey bu günkü gibi bir anda olduysa ,niçin bu günkü canlı türlerinin tümünün geçmişte bir örneği yoktur?’
Anadolu’da bir çok tarih öncesi yerleşim birimleri olup, bunların en önemlileri Antalya Karain Mağarası(M.Ö.500.000 ),Konya-Çatalhöyük’tür(M.Ö.9000).Her iki yerde de yerli ve yabancı kazı ekiplerince çeşitli araştırmalar yapılmış,buluntular yerel müzelerin yanısıra Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde sergilenmektedir.Bu gün değişik yöntemlerle canlı cansız her varlığın yaşı saptanabilmektedir.Bilim son derece tutarlı ve somut adımlarla gelişmeye devam ediyor.
Ve biz aya bakıp ,sevda çekerek yolumuza devam ediyoruz.Şikayetim yok, ben bu yüzden şair oldum,İyi ki ay var,iyi ki ay-rılık (Ay’ın dünya’dan kopuşu)var,iyi ki güneş hala ay’a tutkun,dokunsalar birbirine kıyamet kopar,AŞKLA SÜRÜYOR HAYAT!
Şaban AKTAŞ-18.02.2008
|
|
|
|
08 Eylül 2008 Pazartesi 01:33:08
Ben bakınca hüzünlü bir yüz görüyorum ay ağlıyor gibi.Kim bilir ağlıyordur gerçekten.Ya aşkından ya da seyrettiği dünyanın haline..Saygıyla..
|
|
|
|
08 Eylül 2008 Pazartesi 01:30:06
Börtü böcek, suda balık gelmişiyle geçmişi bunca kalabalık tüm seceresiyle insanlık bir beyaz güvercin işi...
Dünya denen toprağın altı geçici yatak... üstü seccade...
Neden yaratıldı bunca börtü böcek... ve neden yaratıldık ?
Cevabı bılmak, yaşarken hepimize kısmet olsun İnşallah...
SAYGILARLA
|
|
|
|
08 Eylül 2008 Pazartesi 01:22:23
Farklıydı med cezir
bizide etkiledi ......çok güzel çalışma saygımla
|
|
|
|
08 Eylül 2008 Pazartesi 01:22:23
Ay dede /evin nerde/ ince suda... Tekerlememiz vardı. O zamanlar aydedede ıldızlarda başkaydı... Kutlarım, yüreğinize sağlık.
|
|
|
|
08 Eylül 2008 Pazartesi 01:09:52
Mavi sustum AY yalnızlığımda birde yakamozlar çok şiir eder yine dalga sesinde ..
Tebriklerimle...
|
|
|
|
08 Eylül 2008 Pazartesi 01:03:08
bilmeden mi bakar aya insan; deden belki ay/deden seni yoktan var eden bu med bu cezir sularda milyonlarca senedir...
Güzeldi yüreginize saglık
|
|