Yalnız kendi nefsini düşünerek dost arayan, hizmetçi arıyor demektir. CENAP ŞAHABETT [Paylaş]
E-mail: Şifre: Facebook ile bağlan Üye ol | Şifremi Unuttum
Türkiye Şiir Platformu
ANASAYFA ŞİİRLER Edebiyat Defteri YAZILAR Edebiyat Defteri FORUM Edebiyat Defteri ETKİNLİKLER Edebiyat Defteri NEDİR? Edebiyat Defteri Kitap KİTAP  Edebiyat Defteri Tv TİVİ Edebiyat Defteri Sesli Şiirler MÜZİK Edebiyat Defteri BLOG Edebiyat Defteri Atölyeler ATÖLYE  Edebiyat Defteri BİCÜMLE Edebiyat Defteri ARAMA Edebiyat Defteri İLETİŞİM
Şiir Puan
1 2 3 4 5
 

4 10 1
Toplam: 0.0 puan
0 kişi puan vermiş.


Şiir Bilgi
27.1.2007 tarihinde eklendi.
594 çoğul gösterim
580 tekil gösterim
3 yorum
0 kişi beğendi.
Portfolyo: Genel
En son eklediği şiirler

Ah Yalınç Ömrümün Pervasız Cümleleri



göğemsi mavinin denize yansımasına yankı dediğim,
örselenmişliklerin "hududu bulandır"dığı günlerdi
öyleydi..
güzdü.ilkyazdı.ayrımsayamıyordum..
çiçek adlarını öğrenmeye başladığım günlerin seheriydi...
yağmurun toprağa yıldırım gibi düştüğü gecelerin korkunç saatleriydi...
çocuk muydum
değil miydim
yoksa sadece öyle olmaya mı çalışıyordum
bilmiyorum...

sevdalanmışlıkların yaşattığı serguzeştleri yaşıyordum biliyorum
okumaya çalıştığım
okumaya çalıştırıldığım günlerdi
öyleydi...
kuşlara sarılma isteğimin beni sonsuzlaştırdığı günlerin yeşilliğiydi
karda el izleri bırakmaya çalıştığım uzun kış geceleriydi
güneşin sildiği izleri aradığım saatlerdi
güneşin aradığı izleri sildiğim saatlerdi
orda başlıyordum kendime
orda bitiyordum
orda bitiriyorlardı...

diyordum ki bir şey olmalı
beni dağlara,taşlara,kuşlara,size,herkese,her şeye bağlayan bir şey olmalı
söylensin artık
bitsin bitecek olan
umut ile kandırdığımız ruhumuzu ovan bir şey olsun da bitsin
hani kayan yıldızların tılsımı kadar bir şey
güneşi oyuncak sanan çocuğun gözlerindeki gibi
olsun artık,olsun..
olsun da bitsin artık bitecek olan.

Siz de anlamadınız biliyorum
siz de bilemediniz beni,ilkgençliğimi,çocukluğumu...
geceleri yağar bu kente yağmur
geceleri devinir bu kent
geceleri uyanır bu kent
geceleri...geceler..
yani olagelmişliğin olagelecek olmasını istenmediği bir kente
geceleri olur her şey..geceleri..
yorgun,yaralı çocukluğum gibi
yatağımın üstünde uçuşan ölümü izler gibi
bir otobüsü yangına verir gibi
uzun yolların sonunu getirmek gibi
siz de bilemediniz beni
siz de anlayamadınız...

ah yalınç ömrümün pervasız cümleleri
ölümün istemleşmesini önleyebilecek ne var ki
"umut" mu dediniz
benim zamanın her saniyesinde dilimden düşürmediğimi mi öğretmeye çalıştınız
bilirsiniz bunu bilirsiniz çünkü siz
evet siz gündüz çocuk
geceleri büyüyenlersiniz
mütevazisiniz
öylesiniz
ama büyüyorsunuz... büyü..

ve günler...
o ne olduğunu kestiremediğim zaman dilimi
kimin neden bende olduğunu bilmediğim
kimin neden kimde olduğunu bilmediğim
yani sözgelimi bir sevgi
neden sonsuzlaştırır insanı..
neden sonsuzlaşmak ister insan
sadece söylemleşmesinden mi umudun
yoksa yine siz mi
siz büyüyenlerden mi
megaloman kişilikler mi
yetmez bilirsiniz yalnızlık insana
yalnızken bile olmadığını bilmeyen insana
kardelenlerin devindiğini hissedersiniz
ama bilmezsiniz bu bir şakaydı...

unutmuşum şakayı da
yani neyin şaka olduğunu da
haylar mı beni bilmem ki bilip bilmemem..
neyi bildim ki şimdiye kadar
neyi bildirebildim
neyi anlatabildim
ben, evet ben aslında
aslında gidip gelip gidip gelip
nerde duracağında karasız olan
çocukluğumun evindeki duvar saatinin sarkacıyım olsa olsa..
büyümüş olsam da ben o’yum..
öznesiz kalmış yaşatınımın yüklemiyim.

ah yalınç ömrümün pervasız cümleleri
çiçekler,böcekler,kuşlar,kelebekler..
mavi ve yeşiller..
umut ve yaşamlar..
diyalektiğe vurulmuş avuntular
sessizliğe sıvanmış günceler
ey adı neyse o olan şeyler
ey siz
ey siz..!
aksi kendine olan siz
ama "insan kendi olmalı" da der ustam
da insan başkasıyken ne yapsın..
yani ne demeli size
beni sizsiz bırakan size
beni kendimsiz bırakan size
ne demeli..
insan başkasıyken ne yapsın be ustam
insan başkasıyken ne yapsın..


ve yağmur...
sevdiğim kadar korktuğum
sevmediğim kadar yaklaştığım
o yosun yeşilliği
o...
söyleneceklerin söylenememesi bundan mı
acaba
ya da ruhumun assızlığı mı
söze gelmişliğin bile tanımlanamaması
omsa birileri
hani omsa diyorum
soyutlaştırmaya yeter mi ki
aklın güneşe sarmalanması
ve yağmur...

yani denizi hiç görmemiş olan ben
kendine bu kentin yağmurlu günlerini denizleştiren ben
güz müş kış mış ilkyaz mış yaz mış
ney miş de ben ney mişim..?
Chopin’in herhangi bir valsinde
parmağını usulca dokundurduğu
herhangi bir nota olmak istemişim
öyleymişim..
korkum zamanmış
gözlerim yeşilmiş
yaşım yokmuş
çocukmuşum
ya da çocuklaşmışım
suskuymuşum
dilmişim
kendim olmamışım hiç
öyleymişim...

"Ne demeli şu halime"
yapabilinecek ne olmalı ki
gün doğumunun verdiği huzur kadar
olsun da gelsin düşlerim...
yağmurları ıslatan güneşim
gökkuşağını silen gülüşlerim
doğdum
çocuk oldum
büyüdüm
çocuk oldum
öldüm
çocuk oldum
ölecem
çocuk olacam..
"ne demeli şu halime"


Ah yalınç ömrümün permasız cümleleri...


Hasan Bilgin
Hasan Bilgin (umutveyasam)
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.


 Yorumlar
 lili
 
5 Şubat 2007 Pazartesi 19:24:28
Büyümüş düşüncelerde çocuk gözleri.Yaşam deviniyor.büyüsekte,çocuk kalabilen şiirlerle.Gerçeğin katılığına rağmen,güneşi oyuncak zanneden şiir mısraları ile...Gerektiğinde şiddete,haksızlığa,vurguna,düzenin hilelerine dik durabilecek pervasız cümlelerle.kutlarım.güzeldi.
 veysitural
 
27 Ocak 2007 Cumartesi 17:04:28
ah yalınç ömrümün pervasız cümleleri
çiçekler,böcekler,kuşlar,kelebekler..
mavi ve yeşiller..
umut ve yaşamlar..
diyalektiğe vurulmuş avuntular
sessizliğe sıvanmış günceler
ey adı neyse o olan şeyler

Uzun soluklu şiir zordur.
Okundukça , seslendirildikçe açılır ancak.
Sevgiyle... şiirle kal.
 mersaus
 
27 Ocak 2007 Cumartesi 10:28:51
çözmek için çaba sarfettımsede güzeldi dizeler


Ah Yalınç Ömrümün Pervasız Cümleleri şiirine yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


Üye ol Şifremi Unuttum