Şiirler
Aşk Şiirleri
Şiirler

İnsanlar yalnızca yaşamın amacının mutluluk olmadığını düşünmeye başlayınca, mutluluğa ulaşabilir. George Orwell
E-mail adresiniz: 
Şifre:
Edebiyat Defteri
 Atölyeler 
   


 
Şiir Bilgi
29.04.2008 tarihinde eklendi.
109 çoğul gösterim yapıldı.
97 tekil gösterim yapıldı.
2 yorum yapıldı.
 

   
 

Sevdaya Tutulan Diyarbakır


Anadolu’yu-Mezopotamya’ya;
Avrupa’yı-Asya’ya bağlayan köprüsün!
Bir çok kültürün baş tacısın.
Binlerce yıllık mazin var senin.
Bu yürek parçalayan buğu gözlerin,
Viraneye dönen halin neden?!

Tarih boyunca kimleri konuk ettin,
Ne isimlerden gelip geçtin:
Amid, Kara-Amid, Diyar-Bekr,
Diyar-ı Bekir.........................

Dünya medeniyetine ışık tutan;
Tarihin Hurri-Mitani’lerin (Derik/Metini) mekanısın!

Başka kimler geldi geçti:
Sırayla: Asurlular, Aramiler,
Urartular, İskitler,
Makedonyalılar, Persler,
Selevkosler, Partlar,
Büyük Tigran İdaresi,
Romalılar,Sasaniler,
Bizanslılar, Emeviler,
Şeyhoğulları, Selçuklular,
Safeviler, Osmanlılar,
Ve daha neler neler......
Bu fazl ı hazanlı hüznün,
Çatırdayan can u tenin neden?

Ne devleri alt ettin,
Ne feryatlara göğüs gerdin,
Ne ejderhalara mücadele verdin.
Baygın kalplere şifaydın!
Sarsık beyinlere devaydın!
Daha nelere kadir oldun nelere.....

Dar ağaçlarda, feryat edenlerin,
Çığlık atanların ne çilelerini yaşadın!
Benzer birçok acıların üstesinden gelebildin.
Yüzlerce milletin kültürüyle yoğruldun.
Yoktur benzeri, senin eserlerinin:
Mar Toma Kilisesinden; Camiye çevrilen,
Harem-i Şerif denilen Ulu Cami.
Süslenen Çiniciliğiyle semaya uzanan,
Safa Camii ve minaresi.
İslamın dört mezhebini; temsil eden,
Dört ayaklı minare.
Araplıların şehri alış sırasında,
Şehit düşen Sahabelerin yattığı meşhetler.
Kentteki Osmanlıların ilk eseri olan
Fatih Paşa Camii ............
Hepsi senin abidelerin.
Bu çile ve ıstırabın neden?

Ne şairler, türkücüler yetiştirdin,
Cahit Sıtkı Tarancı’lar,
Ziya Gökalp’lar, Ahmet Arif’ler
Celal Güzel Sesler.............
Bu derbeder halin ve yorgunluğun neden?
Sen Diyarbakırsın!
Diyarbakır’sın sen!

Hırçın Dicle Nehri’nle ne rüyalar süsledin
Ne tarihi kitaplara kapak oldun
Ne mucizelere imza attın.
Ne hazanlara baharı estin!
Ne çölleri gülistana çevirdin!
Ne yüreklere sevgi tohumu ektin!
Ne çamlara kök saldırdın!
Bu mecalsiz perişan halin neden?

Hevsel bahçeleri,
Kırklar Dağı ve On Gözlü Köprüler,
Daracık mazi kokan sokaklar,
Şarkılara konu olan gazi köşkler,
Bütün bunlar senin hünerlerin.
Bu buruntu ve gamın,
Bu üzünç ve karamsarlığın neden!?

Tarih kokuyor her yerinden:
Nur burcunun gizemine,
Aslanlı çeşmenin kevserine,
Bağ köşkünün ruh açıcılığına,
Deliller hanının sırına,
Ya bunlara ne denmeli?!
İşte hepsi senin imlerin.
Ne gözü doymaz bir şeysin ya!
Sen Diyarbakır’sın!
Diyarbakır’sın sen!

Ya konuk ettiğin dinler:
Şemsiler (Güneşe tapanlar),
Yahudiler ve Hıristiyanlar:
-Nesturi (Asuri), Ortodoks (Rum),
Yakubi (Süryani) Gregoryen (Ermeni)
Ve Keldani-
Kiliseler:
Meryem Ana Kadim,
Surp Gragos,
Saınt George (Kara Papaz) Kiliseleri,
Ya marifetli medreselerin:
Mimar İsa Ebu Dirhem tarafından yapılan
Zinciriye medresesi,
Artuk hükümdarı tarafından,
İnşa edilen,
Mesudiye Medresesi............
Hala da mı gözlerin doymuyor!?
Bu hicranlı duruşun,
Bu somurtkan suratın neden?
Sen ne açgözlü bir şeysin ya!
Sen Diyarbakır’sın!
Diyarbakır’sın sen!

Ya; tarihi bilinmeyen dış kale,
Surlarla senden ayrılan İç kale.
Kuran-ı Kerimin 262. ayetinin yazılı olduğu
Deve Geçidi köprüsünün güzeliği,
Timurtaş Bin-i İlgazi Bin-i Artuk Malabadi tarafından
Yapılan Malabadi Köprüsünün görkemi,
Mervaniler döneminde
Übeyd Oğlu Yusuf Mimar tarafından inşa edilen
On Gözlü Köprüsünün ihtişamı........
Bütün bu muazzam abideler,
Yetmiyor mu sana.?
Bu çatık suratın,
Öfkeli bakışların neden?

Karadeniz’in yarasına iksir oldun!
Marmara’nın feryadına sen koştun!
Akdeniz’deki istilaya uğrayan,
Kardeşlerinin haykırışlarına sen kulak verdin!
Doğunun çilesini hep sinende hissettin.
Sen çok güçlüsün!
Bu vesvese ve melankolin,
Bu argın ve elemin neden?

Ne fırtınalı günler,
Ne ayazlı gecelerden,
Gelip geçtin.
Ne annelerin yüreklerine su serptin.
Ne fikirlerin tohumlarını yeşerttin!
Ne müminlere mekan oldun.
Ne meyus sinelere nur saçtın.
Ne Himmet Uç’lara kucak açtın!
Bu elem ve burukluğun,
Bu kuruntu ve sanrın,
Bu yürek dağlayan bakışın neden?

Yedi kardeş burcunun ihtişamına,
Altı sütunlu üstü kubbeli şadırvanlı
Hasan Paşa hanına,

Haydar Paşa Kurtalan seferi yapan,
Güney Ekspresine;
Diyarbakır Ankara seferi yapan,
Mavi Trene;
Pırıl pırıl gençleri yetiştiren,
Bölgenin eğitim merkezi olan,
Himmet Uç gibi deryaları bağrına basan,
Uhrevi zevklerle donatılmış talebeleri de kucaklayan,
Dicle Üniversitesine,
Ün yapmış o meşhur karpuzuna,
Dört taraftan şehre giriş sağlayan;
Yeni Kapı, Urfa Kapı,
Mardin Kapı ve Tek Kapı’nın
Göz kamaştıran görkemine,
Ne diyeceksin!
Sen ne obur bir şeymişsin ya!
Diyarbakır’sın sen
Sen Diyarbakır’sın!
Bu ıstırap ve karamsarlığın neden?
Neden ya?
Söylesene?
Neden?
Neden?........
.........................

Yoksa!
Yoksa, sen de;
Kara sevdaya mı tutuldun?!
Sevda denilen dehşet hastalığına mı yakalandın?!
Canan tarafından terk mi edildin?!
Senin de mi kalbine hançeri indirip,
Yüreğini parçaladılar.?
Hayallerini yele savurup,
Ciğerini kanattılar.
Senin de mi tozpembe ümitlerini,
Alazlarda cayır cayır yaktılar.?
Senin de mi düşlerini,
Cellat poyrazına savurdular.
Senin de mi dünyanı zindan edip,
Hayatını kararttılar.
Eyvahh! Eyvahh Eyvahh!
Ya buna ne diyeceğim şimdi!
Buna şimdi ne diyeceğim?!!
Sen ejderha da olsan,
Padişah da olsan,
İmparator da olsan,
Hatta HİMMET UÇ da olsan,
Sen!
Sen; Diyarbakır da olsan!
Mevla dışında hiç kimse,
Ama hiç kimse kurtaramaz seni.
Bu karasevdadan..

Kara sevda, mum gibi erittir.
Evirir çevirir ve bitirir seni!
Sen bitttiiin!
Sen yoook oldun!
Ab-ı Hayatı da içmişsen,
Arkana İlyas ve Hızır’ı da almışsan,
Hiç kimse ama hiç kimse kurtaramaz seni!
Dehşet verici bu kara sevdadan!
Kara sevda;
Yüreğini kanatır da kanattır,
Ciğerini parçalar da parçalar!
Süründürür,
Çektirir,
İçini yontar,
Bitirir seni!

Sen gerçekten bitttin!
Yook oldun!
Sen melik de olsan,
Hükümdar da olsan,
Sen kral da olsan,
Hatta Himmet Uç da olsan,
Sen Diyarbakır da olsan!!!!

Abdulkadir Arca
   
Acaba Nedir?: ahmet , alt , ana , ankara , bir , buğu , can , çile , daha , derbeder , dört , eğitim , ejderha , elem , gazi , gibi , göğüs , gregoryen , güzel , hep , hepsi , hiç , ıstırap , ışık , iksir , ilk , kara , kardeş , kral , mardin , mazi , mekan , mücadele , nur , o , ruh , seferi , sevgi , su , şimdi , ve , vesvese , yürek , zindan
 Yorumlar
 
29 Nisan 2008 Salı 17:14:21
Harika bir şiir okudum kaleminizden. Yüreğinize sağlık.
Saygılarımla.
 
29 Nisan 2008 Salı 16:24:59
Sen gerçekten bitttin!
Yook oldun!
Sen melik de olsan,
Hükümdar da olsan,
Sen kral da olsan,
Hatta Himmet Uç da olsan,
Sen Diyarbakır da olsan!!!!

ÇOK GÜZEL BİR ÇALIŞMA OLMUŞ KUTLARIM.RABATLI
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.
En Son Eklenen 50 Şiir   En Son Eklenen 50 Şiir
hosting Haberler Fıkra Dünyası Sağlık Merkezi Sağlık Bilgisi
Bölümler
• Şiirler
• Yazılar
• Öyküler

• Forum
• Arama
• Etkinlikler
• Ne Nedir?
• Kampüs
• Bugün
Edebiyat Defteri
• Reklam ve Sponsorluk
• Site Haritası
• İstatistikler

• Kurallar
• Yardım
• İletişim
Sitemizde yer alan eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.