ÜYELİK GİRİŞİ ÜYE OL
Anasayfa Şiirler Forum Etkinlikler Kitap Nedir? Bicümle Tv Müzik Atölye Arama Blog İletişim Yazılar
Giriş Yap Üye Ol
Amaç, sevgi uğruna ölmek değil, uğrunda ölünecek sevgi bulmaktır. SHAKESPEARE Paylaş
ANASAYFA
ETKİNLİKLER
NEDİR?
TİVİ
BLOG
BİCÜMLE
ATÖLYE
ARAMA
48.132 terim terim kayıtlı.

Zeyl

Zeyl sizce ne anlama geliyor yada size neyi çağrıştırıyor?
Zeyl terimi E-Robot tarafından 08.02.2008 tarihinde ekledi.
Zeyl şiirleri Zeyl kitabı

Yorumlar

HakkınSesi 09 Ağustos 2016 Salı  00:06:58

Bu meselenin son zeyline gelmiş bulunuyorum. Uzun zamandır beklediğim için, artık bu kadar güzel bir hissi de hissetmek değil, çıplak gözle hakikati görüyorum.

Zamanı geldiğinden şirke girecek zeyl kapanıyor. Ancak şirk içindeki .....'ler de kapanacak. Zamanı geldiğinde söylenecek sözleri çoktan söylenmiş sözlerin ayrı bir yorgunluğu elbette olur, olacak ve olmuştur.

Sükût sebebi itibariyle itiraz barındıran meselelerin bilhassa ortaya çıkışına zemin hazırlıyordu. Zeyl kapanır kapanmaz da zaman içinde hiçliğin zenginleştiği yerden imkan olursa başka bir şey gelecek.

Şu an için değerli olan tek şey, eskisi gibi O'nu dinlemek.

Zeyl faslı yarınlar adına kapandı.



HakkınSesi 09 Ağustos 2016 Salı  00:01:59

İnsanlar içinde değil, Allah karşısında başımı eğmeye devam edeceğim.
HakkınSesi 09 Ağustos 2016 Salı  00:01:18

Allah herkese mühlet verir. Kötüye en çok verir. Onu izler, hatta imkanlarını arttırır. İyilikle zaten kusursuzluğu, tanrıyı istemişsen sorun yoktur.
HakkınSesi 09 Ağustos 2016 Salı  00:00:05

Birey olarak yalnızca şu an vardır. Kitle için yarın.
HakkınSesi 08 Ağustos 2016 Pazartesi  23:59:37

Gördükleriniz göreceklerinizin de zeyli değil dengi olacaktır.
HakkınSesi 08 Ağustos 2016 Pazartesi  23:59:00

İnsan yalnızca kendini yaratıcıya bırakabilmelidir. Saf bir yürekle ondan iyilik istemelidir.
HakkınSesi 08 Ağustos 2016 Pazartesi  23:58:09

87 78 20 1


Hiçbir sayı öylesine değildir.

Yalnız şuan Kierkegaard bile kurtaramaz beni. Su taşımayan bulutum.
HakkınSesi 08 Ağustos 2016 Pazartesi  13:29:03

Öyle bir perde ki, bu hakikati gölgeleyen bir perde. Ancak Hendek'te 26 gün boyunca dayanıp, müdafaadan şaşmayan Sahabe bilincini unutmamak lazım.

Benim için de yeniye doğru bir son yaklaşırken, bu aslında istikbalinde hayali ve hülasasıdır. İmanın evde oturup, zikretmekle olmadığını ve çirkinleştiğini yüzlerde şirkin nasıl bir hal aldığını o perde kalkınca görecekler için nasıl bir kuvvet tanzim etmek gerekir, ona kafa yormak lazım. Çünkü zaman imanla/ imansızlık arasında gidip gelirken, küfür kudurganlığı hiç durmamaya devam etse de, bir zümre Muhammedi ahlak galip olacak ve imanla ahirete göçecektir.

HakkınSesi 08 Ağustos 2016 Pazartesi  00:15:34

Allah'ım sabır ver.
HakkınSesi 07 Ağustos 2016 Pazar  23:32:55





https://www.youtube.com/watch?v=m92FAU0fE64

aman, ne olurdu düşmanlık olmayaydı öyle. bak böyle gülseydi yüzleri insanların. ne olurdu be.
HakkınSesi 07 Ağustos 2016 Pazar  23:24:45

sırf poz vermemek için de orada oldular. ben onları sevmiyorum. yarın çıkar ama mecbur kaldık diyecekler ama sevmiyorum. şirktir. müslümanca hareket değildir.
HakkınSesi 07 Ağustos 2016 Pazar  23:23:34



ama aşkın bilmem kaçıncı katili tv'de dizi olmuş. ya da öyle beyin emici şeyler. poponu sıkı tut, kanepe yormasın e mi.
HakkınSesi 07 Ağustos 2016 Pazar  23:22:41

sadece 70'lerden itibaren İran üzerine uygulanan politikikakukaları okusan, türkiye'yi anlayabilirsin canım.
HakkınSesi 07 Ağustos 2016 Pazar  23:21:14

senin kardeşin, kuzenin, yeğenin, oğlun, arkadaşın, sevgilin yirmi yaşında askere gider, ölür. bu kadar basittir.
senin dayın varsa ancak seni işe sokabilir, ölümden kurtaramaz pisi pisine.
HakkınSesi 07 Ağustos 2016 Pazar  23:20:04

bak hele lafa bak, iran pkk lı asmış , biz niye asmıyoruz? bir millet bu kadar mı cahil olur arkadaş ya, bu kadar mı ya? of, of..
HakkınSesi 07 Ağustos 2016 Pazar  23:16:22

eğer şubat dersek, şubat ciddi ancak basitti. duvarlar şahit.

1997
1987'e gel. gelelim tarihe. türban olaylarının başladığı tarihtir. 1997'e çok laf atılır, ta ki 2007'de yumuşamalar başlar ki, yirmi sene.


1997
2017 arası eder yine yirmi yıl.çillerin aklanması geçerli miydi, bunu koça sorsunlar. 1997 bu.uğur mumcunun ailesine tazminat ödeyen içişleri bak. idi. bakalım ki, devlet tazminat ödüyor. mumcu cinayetini bilen bilir ki, ... sorumludur. a.çakıcı denen devletin piyonu, hayalci de bir adım öne atladı. asıl şubattı mevzu. yirmi yıl olacak neredeyse seneye.


yirmi yıllar ve on yıllar çok şey gösteriyor bu ülkede. geriye gidince de anlaşılır.
HakkınSesi 07 Ağustos 2016 Pazar  23:09:40

2009'dan beri belli olan şeyler vardı. ancak bu kadar kesin çizgileri öngörememekle beraber, yine de içten çok fazla düşünmedim değil. sonun da bir on yıl daha ekle. 2019. 2022.
HakkınSesi 07 Ağustos 2016 Pazar  23:07:24

geçen gün yeşil türbeye bakarken, aklıma yıldırım beyazıt geldi. geldi işte, timur geldi, geldi de geldi.
HakkınSesi 07 Ağustos 2016 Pazar  23:02:41

iki söylem ezberdir,

1- bu devlet malıdır. bunda tüyü bitmemiş yetimin hakkı var.

2-türk, kürt, çerkez, laz..



Birincisi devleti bu kadar yüceltiyorsan da, önce şunu diyeceksin. Hiçbir ceza olmasa da yine de Allah'ın emrine uyar mıydın? Yetim hakkı için dğeil iyi insan olmak için iyi yaşar mıydın?

İkincisi. Türk ciddi mana da azınlık haline gelmiştir. Konu bu değil. Çerkez, laz ne lan? Saçmalamayın yeter.
HakkınSesi 07 Ağustos 2016 Pazar  23:00:10

idam gelince düzelecek mi her şey? örneğin tecavüz olayına idam verilecek mi? oğlancılara ne olacak? şeriat ise maksat, ölüm cezası ölüme binaen verilir ki, şahit ve itiraf kati olmalıdır.

amerika'da adam diyor ki, müslümanlar şehirde çoğaldı, hırsızlık çoğaldı. anlasınlar artık.
HakkınSesi 07 Ağustos 2016 Pazar  22:57:39

adam bildiğin içini döktü de bana da, Allah'a dökemedi.
HakkınSesi 07 Ağustos 2016 Pazar  22:57:04

ciddi şeyleri aptallarla konuşma derler. iyisi mi susacaksın bu devirde ya da sıranı bekleyeceksin konuşmak için.
HakkınSesi 07 Ağustos 2016 Pazar  22:56:02

ne güzelsin sen yumurta. dünya da toprak sonrası ilk canlı eşey gibisin. ne hoşsun.
HakkınSesi 07 Ağustos 2016 Pazar  22:54:55

mesela insan şunu der, günde 200 defa salavat getir, sonra ne bileyim yedi kere esmayı oku filan. tamam denir de, ardı ardına tüm duaları söylemek abes yani.
HakkınSesi 07 Ağustos 2016 Pazar  22:53:49

iyi hoş kuzum dua et diyorsun, sayı bile veriyorsun da, bütün gün dua mı edip duracağım?

HakkınSesi 07 Ağustos 2016 Pazar  09:44:15

En tatlı sabahlar çokokremle başlar diye bir reklam vardı. Genelde pazar sabahları daha bir acı veriyor şu reklamı hatırlamak.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  23:52:50

yeter ey bediyyülhayal!
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  23:51:41

Allah var. Kendine gel. Yolunun yolcusu bir sen de kalsan, yolculuğun için hazır ol.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  23:49:06

sesinizi duymak istemiyorum. hiçbirinizin. ne sevdiğinize ne de inanığınız doğrulara karşı saygım var.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  23:47:37

Halimizi sana şikayet ediyoruz Allahım.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  23:43:14

HÜMEYRA çok hoş bir isim.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  23:41:49

Truvalılar’a "O atı içeri almayın" diyen hain de sıkılmıştı herhalde ihanetten. A.a.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  23:39:06

eğer az rahatlamak istiyorsa bir insan, nasa sitesine girip canlı canlı uzayda dolaşsın, az şu dünyadan uzaklaşsın.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  23:37:38

Bu arada hala zengin bir hayat sürme hevesini taşıyan gencinden yaşlısına, kredi bataklıkları da dahil, bakınca acıyorum. Amacınız ne sizin? Oğlana kıza ev bırakacağınıza önce temiz bir din bilgisi, ahlak bilgisi verin diyeceğim ama siz de o bilgi, ahlak yok ki!
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  23:35:46

zeytin peynir yumurta çay. bu saatte de gider, her saatte de gider. Rabbim aratmasın bu leziz nimetlerini.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  23:25:34

türkiyenin siyasi tarihi bir tık kadar ötede olmakla beraber, her şeyin ötesinde RABBİM insanlığımızı korusun.
Bu ülkeye güzel günler versin. Dünya'da barış olsun. Terör örgütleri cezasını bulsun.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  23:23:56

karaoğlan ile faizbakanı bazen karşılaştırırlar. sizin hoca dediğiniz faizbakan siyasetten anlamazdı. yine de merhametli adamdı. karaoğlan'da amerikancı, tabiri caizse mandacı ancak modern bir zattı. ikisini de devlet harcamıştır. çünkü ortak bir güç ortaya çıkaracaklar akılları olmamakla beraber, buna tabanları müsaade etmezdi.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  23:21:06

bu arada sırf Allah adı geçiyor diye yüceltilen bazı insanların eserleri, insanları sığ yapmıştır. batıya küfür gözüyle baktıran bu anlayıştır. e mi salak, senin yazdığın dergiden, kitaptan, matbaadan en çok icadı yapılmış yer batı iken, sen batıya küfredersen, orayı felaket yuvası olarak gösterirsen, düşmana hep oradaymış gibi görürsen, kendi cehaletinden nasıl kurtulacaksın.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  23:18:56

bugünün körpe, toy, ahmak siyasal islamcı toplulukları yanlışı yaptıkları yere geri döndüklerinde zamanları pek kalmamış olacak. aynı şeye atatürkü kullananlar da, milliyetçiliği kullananlar da bilmeli. bizden olmayan düşmandır tavrı iğrenç ötesi bir yaklaşımdır.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  23:17:08

itibarsızlaştırma insanı çok defa ölmesine sebep olsa da, hak, adalet yerini bulunca öldüğü kadar da diriltilir.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  23:16:08

o yüzden kendim de düşmüş olmamla beraber bu yanlışa, kıyas bakımından bir sahabiyle, zamanın insanları arasında rivayete dönük kıyaslar yapılmamalıdır.

ahlak bakımından elbette kıyas kati ve bakidir.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  23:14:57

şudur ki, değil bu zamanın tüm alimler, müceddid şahı bile Hz. Vahşi makamında görülmez. Ki, Hz. Hamza'yı şehit etmişti müslüman olmadan önce.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  23:13:42

siz onun zikir sesini duysaydınız, anlardınız peygamberinizle yaşayıp, sahabi olmayı. çünkü o bile Gavsı azamı anlatırken, derece bakımından sahabe içerisinde ne durumunda olduğunu açıklar. Peygamber Efendimizle aynı zamanda yaşamış, hayatını islamı yaymakla geçirmiş tek sahabiye laf etmek de saygısızlık olduğu gibi, islam dışıdır.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  23:11:25

islam tarihinde 'la ilahe illallah' lafzını açıklayacak bir kitap ortaya çıkaramazsın. sefil dedikleri mübarek zat, on dört kitabında da bu izahı yaptı. kana kana suyu içenler onu anladı.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  23:10:21

bizim atı olmayan nihatı bile severler de, hiçbir şeyi olmayan, ömrü zindanlarda geçeni sevemediler. çünkü siyaset yapmadı. ona sefil diyorlar şimdi.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  23:08:58

bazı dönemler, 60,61,61,72,74,80,93,2001 gibi tarihler bilinir ki aslında hep tohumdur. aslında hala planları devrede olanların yeni planlar kurmaya çalıştığı 2020'lere yaklaşıyoruz.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  23:06:55

devrim arabasıyla hem Rusya, hem abd, hem arabistan memnun edilmeye çalışılsa da, olmadı. sevgili külodu asılmak için kanıt oldu.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  23:05:55

türkiyenin karanlık dönemi menderesin asılmasıyla başlamadı. karanlık dönem yabancı kaynaklı paraların gelmesiyle -o da ellili yılların sonu oluyor- başladı.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  23:04:31

solcular manipüle etme de sanatı kullandılar. sağcılar için bu eğitimsiz halk üzerine tekrara dönüştü. tekrar ile halk kandırılabilirliği fark edildi.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  23:03:04

bilinir ki, lakabı solcuların tabiriyle öyleydi; t..k çeneli adamın en azılı düşmanı karısıydı.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  23:01:51

kamera olsaydı, şimdi o olayları konuşmak elbette zor olmayacaktı. yalnız kamerasız ortam yaratılarak da yeni cinayetler işlendi. 2009
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  23:00:23

bir isim var ki, islami çevre de bu isim üzerinden çok kasetler dolduruldu. mitinglerde adı anıldı ama sonra adı unutuldu. eski bir günah olarak kaldı elbette.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  22:59:40

1980 lerin siyasi çekirdeğindeki gençlerin birbirleriyle olan mücadele de çok manidadır. yok yeni doğu, eski batı, nfk söylemleri yalnızca bayat edebiyatlardı. sözle değil, eylemle olacağını bilen bu akıllı gençler, arkadaşlarının cinayete gitmesine de zamanında ses çıkarmadılar.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  22:56:31

şöyle ki, bu adamın o tür pislikleri yok ama yaptıklarıyla bir çok yeri etkiledi. herkes unu ipe sermeyi bekliyor da, sinyal alamadılar.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  22:55:45

yalnız seksenine yakın oğlancı sapığını da bu gözler gördü yakınen.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  22:54:56

o öldüğü zaman yanımda kenan vardı. ağlıyordu. yalnız az çektirmemiş gençliğinde karşıt görüşündeki insanlara. ben yine de sarhoşun dediklerini unutmuyorum. üç saat bana türkiye tarihini anlattı da efendi, en son kafa leyla iken, beni asker sanıp, korka korka gitti. her yeşil tişört, yds bot giyen asker olsa iyiydi peki.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  22:52:30

bugün bir rica dolayısıyla tunik satan bir sitede biraz araştırma yapmak durumunda kaldım. alt altta maşallah adnan hoca kedicikleri gibi boyalı tasarımcı tesettürlü hanımlarımız sıralanmış. hani ona tıklıyorsun da, tunikleri, abiyeleri filan geliyor.

e, sonra da bakıyorlar. baktırıyorsunuz. velakin duvara bile bir süre sonra bakmaktan sıkılırsın. ağzı açılır, bir yeri açılır, sonra da öyledir şöyledir. ayıp be.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  22:49:52

Allah rızası için sakal uzatıp durmayın. Müslüman olmanın şartı filan da değil bu. Saçmalamayın. İnsan olun lan az.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  22:48:23

meeee.

ciddi yazınca ne oluyor ama melemek diye bir şey var. koyunsunuz yavrum. aslanların haysiyetini anlamak için Tanrı gazabı gerekir size. meeee.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  22:41:11

ama bazen de gülüyorum işte. çok güzel şeyler olacak. vallahi bak .
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  22:27:35

ve lanetlisiniz.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  22:05:15

13 artık benim için ayrı önemli.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  22:02:38

seküler, jakoben, entelektüel kelimeleri de müsait bir yerinize girse de çıkmasa.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  22:01:51

ha ha ha. ne kadar komik. ha ha ha .
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  21:41:10

bizim aydınımız karanlığı sever. fırsatçıdır. gerçekle ilişkisi yine çıkara binaendir. kısacası biz de aydın çok azdır.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  21:40:04

akıllı insan bir kez olsun kanmaz. kandım, kandırıldım diyen insan ya çıkarcıdır ya ahmaktır.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  19:17:50

Nefes. Biraz daha nefes. İlgimi çeken bir şey kalmıyor.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  19:17:06

https://m.youtube.com/watch?v=6RXbmnXYbeQ
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  19:15:42

Yazılı olanı asla değiştiremezsiniz.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  19:15:06

Madem bir iyilik sahibi var, iyiliği de ondan beklerim. Şükür ederim. Fena bile nefse ağır gelen meselede bela bile afiyettir.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  19:12:38

Maddi anlamda da tek eğlencem yazmak ve okumak iken, pek sıkıntı etmiyorum bu yüzden kalabalık zırvalarını.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  19:11:42

Keşke toprak olaydım dememek için vaktim az. İyi olup olmamak değil. Gürültünüzü kendinize saklayın.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  19:10:01

Hiçbir faninin de sevgisini bu yüzden önemsemiyorum.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  19:09:14

Ancak Allah kalpleri ve geleceği bilir. Hakikat şu anda tek çıkış kapısı
herkesi oraya davet edemem, hakikat ağırdır, kendimle kalıp, bunun üstesinden gelebilirsem iyi olacağım diye düşündüm.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  19:07:04

Şimdi de oturmuş kendime soruyorum: ' unuttun mu?'

HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  19:06:22

Ne soran oldu ne de vefa gösteren. Kendime acıdım uzun yıllar.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  19:05:42

Ben hiç değişmedim ama. Arada büyük arızalar çıktı. Keyfiyetten ötürü günaha bile girdiğimde, içim içimi kemirdi. Sonra bir daha çıkamadım düze. Kimse anlamadı.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  19:04:16

Herkes yolunu bulma peşinde koştururken, ben hayretlik durumuma pes dedim. Ne zaman diye sordum. Birkaç yıl dediler belki ya da belli değil gibi cevaplar geldi.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  19:03:06

Şunu sordum: 'Ya biz ne olacağız?' Kimse cevap vermedi. Farkındayım büyük şeyler olacak.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  19:02:20

Haber çoktan gelmişti. Vakit gelmiş gibiydi, korkuyordum.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  19:01:46

Sokaklar o kadar boştu ki, ayyaşını, polisini bile göremezsin. Ben vardım. Sabah taze çıkmış sanılan poğaçalardan almaya gidiyorum.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  19:00:47

Sonra ben şunu dedim: Ben sizden tiksiniyorum.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  19:00:16

Beni kimse sevmedi. Meydan yine çay elli kuruş. Beni kimse sevmedi.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  18:58:54

Meydan hep güzel. Köpekler de. Çay 75 kuruş. Büyük bardak hem de. Camiye yakın parti binası. Buraları hep sevdim ve şimdi özlüyorum.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  18:55:44

2003. Turuncu Motorola kapağı. Mis gibi kokuyor. At sütü severin elinde. İzin veriyor.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  18:54:10

2006 Bağcılar. Ahşap daire. Sobadan boğulmamıza ramak kalmıştı.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  18:53:14

2007. Uğur yıllardır yaşladı bu yolda. Dert çekti. Getirttiği portakalların tadı damağımda.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  18:52:04

2008. Cinli kat. Kelebekler sonsuza uçar jenerik. Murat ağlıyor. Hüngür hüngür. Teselli ediyor birileri.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  18:51:09

Pek çok şey yaşadık beraber. Mutluluğumuz ahiret adına diyorduk. Öyle de oldu. Dağıldı her birimiz.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  18:50:12

Yalnız hayal kırıklığı yaşıyorum hayalgücüm adına.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  18:49:31

HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  18:49:11

Suçlarımdan arınıp, sana geliyorum.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  18:48:34

Suçlarımdan arınıp, sana geliyorum.
HakkınSesi 06 Ağustos 2016 Cumartesi  18:48:05

Yirmi dört saat çalışmanın mantığını anlamıyorum. Hatta on iki saate de karşıyım. Pekala toptan çalışmaya bile olabilir bu sitemim.
HakkınSesi 05 Ağustos 2016 Cuma  23:38:50

'kardeşin içi yanarda, kardeşleri yaratan üzülmez mi?'
HakkınSesi 05 Ağustos 2016 Cuma  23:22:59

Bu yüzden mantıklı bir açıklaması olan karanlığım aslında umudu hep hak edecek. Sana dua edeceğim. Allah seni hep korusun. İlk ve son müjdem.
HakkınSesi 05 Ağustos 2016 Cuma  23:21:53

Yadsımıyorum. Ben neysem sen o'sun. Bir başkası bizi anlayamaz.
HakkınSesi 05 Ağustos 2016 Cuma  23:20:17

Bugün yüzümü parçalamak istedim iştahla. İnsan kendinden bu kadar tiksinmemeli.
HakkınSesi 05 Ağustos 2016 Cuma  23:19:36

Beni düşünürsen yine de iyi düşünürsün değil mi?
HakkınSesi 05 Ağustos 2016 Cuma  23:18:52

Dün gece ve bugün öğleden sonrası. Kaç gün azabını yaşayacağım. Sana gülemediğim için.
HakkınSesi 05 Ağustos 2016 Cuma  23:17:33

Bizim hayallerimiz hiç tutmadı değil mi?
HakkınSesi 05 Ağustos 2016 Cuma  23:17:03

Asabiyet kabusum. Sinirim en kötü tarafım. Ve dünyada o kadar pislik yaşarken, bu sinirimi sana yaşatıyorum, gösteriyorum.
HakkınSesi 05 Ağustos 2016 Cuma  23:16:02

Sana karşı yaptığım kötülükler kabusum, biliyor musun? İyi bir şey hiç yapmamış gibiyim. Seni sevememiş gibiyim.
HakkınSesi 05 Ağustos 2016 Cuma  23:14:54

Sen benim için ilksin. İkinci değilsin. Ya da dördüncü. İlk ve son. Rab böyle yazmıştı. Yine de aklın saf merhameti hep seninle biliyorum. Benim için de dua et.
HakkınSesi 05 Ağustos 2016 Cuma  23:13:32

o kadar kötüyüm ki, iki senedir seni mutlu kılacak bir şey de yapmadım. oysa kaç kere bu fırsatı yakaladım.
HakkınSesi 05 Ağustos 2016 Cuma  23:12:24

ama sana söz, senin aklındaki insan olarak kalmak için yaşıyorum. Seni mutlu kılmaz bu, onurlandırır elbette.

hayatta en çok senin geleceğinden endişe duymakta, senin iyi olmanı dilemekte elbette bana kalmış
HakkınSesi 05 Ağustos 2016 Cuma  23:10:22

canım desem, canım benim, bugün yüzündeki ifadeyi nasıl unuturum? Sen benim rengimsin. Hayallerimdeki o çiçekli bahçede koşuyorsun hala. Senin sevginden şımarmaya başladığım için sana içimi dökemiyorum ama gözlerin niye mahzun baktı bugün bana öyle?

Yanımda olsan, sözümü dinlesen, kurtulsan sen de maddi karanlıktan. Senin düşüncelerinin yine de nasıl naif ve sevecen olduğunu ben bilirim. Rabbim seni korusun.
HakkınSesi 05 Ağustos 2016 Cuma  23:07:31

Bir sandalye kadarsa değerin, unutma çok çabuk yıkılır o sandalyeler. Gönül makamında var olmayı denemelisin önce.
HakkınSesi 05 Ağustos 2016 Cuma  23:06:30

Yeni moda inançsızlıkla da işim olmaz, o koca Rusya'yı doksan yıl hayalet gibi yaşattı. Benim için hiçbir makamın ayrıcalıklı yanı yok.
HakkınSesi 05 Ağustos 2016 Cuma  23:05:17

Eğer payen ve makamın en altın da altıysa, zamanın çok oluyor.
HakkınSesi 05 Ağustos 2016 Cuma  23:04:33

Ama beni yargılarken komik oluyorlar, hep olacaklar. Tek fikirleri yok. Üst alt ilişkisi daima.
HakkınSesi 05 Ağustos 2016 Cuma  23:03:45

Artık haysiyetsizlere de , kitapsızlara da, fikirsizlere de şaşmıyorum.
HakkınSesi 05 Ağustos 2016 Cuma  23:02:52

Bu fikirsiz, emre ait, durmadan soysuzlaşan yerden bir gün kurtuluşa erdiğimde, burada öğrendiklerim ve düşündüklerim beni doğruluk kalesine götürecek.
HakkınSesi 05 Ağustos 2016 Cuma  23:00:48

Ve biraz, biraz daha merhamet. Kati şekilde onun bunun şunun cehenneme gitmesini isterken, kendini soyutlayan arsızlık psikolojisi. Var olsunlar.
HakkınSesi 05 Ağustos 2016 Cuma  22:59:32

Ve katlanır değil anlaşılır olandı hakikat yolcusunun yalnızlığı. var olsunlar.
HakkınSesi 05 Ağustos 2016 Cuma  22:58:37

Pulheriya Raskolnikova'nın oğlu Raskolnikov'a yazdığı mektubun son satırları gibi..
HakkınSesi 05 Ağustos 2016 Cuma  22:57:06

Siz hayat süren leşler, umurunuzda olan ne?
HakkınSesi 05 Ağustos 2016 Cuma  16:47:41

Sizin de içiniz yansın. Yansın ki, anlayın.
HakkınSesi 05 Ağustos 2016 Cuma  16:46:44

Ah çilelidir bu yolun yolcusu, ölmek dert değil
imansız gitmektir korkutan insanı.
HakkınSesi 05 Ağustos 2016 Cuma  16:45:45

Yine de ben güzel anımsarım, beni de güzel anımsayın..
HakkınSesi 05 Ağustos 2016 Cuma  16:44:15

Hutbeler ve vaazlar bile mesaj verme yolunda. Kuru siyer bilgisi ağızda. Dualar kereste halinde, ha yaptım ha yaparım havasında.
Bu cami değil miydi benim çocukluğunu neşelendiren?
İnsanlardan sıkılıp sığındığım..
Etrafındaki ağaçlı yola cennet dediğim..
Nerede hadiseye vasıf olan imanlı erler?
Nerede gözyaşlarıyla şehrin sokaklarını temizleyenler?
HakkınSesi 05 Ağustos 2016 Cuma  16:40:13

Izdırap, gözyaşı, yakaran gönlü ve eli bilmemişlik yapar insanı bu kadar zalim ve zalimler için elbette Cehennem yaşasın!
HakkınSesi 05 Ağustos 2016 Cuma  14:07:39

Cumadan sonra yedi kere felak nas fatiha ihlas okumak ciddi mana da kuvvetli bir örtü.
HakkınSesi 04 Ağustos 2016 Perşembe  21:37:28

Farkındayım zaman geçiyor, yaşlanıyoruz da yavaş yavaş.
HakkınSesi 04 Ağustos 2016 Perşembe  21:01:02

Piremir her zaman güzeldi.
HakkınSesi 04 Ağustos 2016 Perşembe  19:50:41

Taş kağıt makastan her türlü oyuna ve öpücüğe, sevgi akımına kadar insan kuzeniyle de zaman geçirince iyi hissediyor. Hiç büyümesini istemezken..
HakkınSesi 04 Ağustos 2016 Perşembe  17:59:27

İnsan gibi yaşayabilmek istiyorum. Çok mu şey istiyorum?
HakkınSesi 04 Ağustos 2016 Perşembe  01:15:17

şu an oturmuş, onlar Allah'ı zikrederken, ben onları seyrediyorum. hiç komik değil.
HakkınSesi 03 Ağustos 2016 Çarşamba  22:06:28

Acaba kalp sızısı dedikleri, yumuşak doku zedelenmesi gibi bir şey mi? Hayır, bir ay da geçse, sızlıyor insanın eti.
HakkınSesi 03 Ağustos 2016 Çarşamba  22:04:55

Ben güzele güzel demem, güzel makyajsız değilse.
HakkınSesi 03 Ağustos 2016 Çarşamba  22:02:25

Aklım almıyor değil, aklın aklıma sığmıyor.
HakkınSesi 03 Ağustos 2016 Çarşamba  22:01:05

Kuzum niye kendine hep 'ben kötüyüm ' diyorsun? Karşında aptal mı var? Korkma sana bir şey yapacak yok.
HakkınSesi 03 Ağustos 2016 Çarşamba  21:59:57

Bugün sabahın sekizinde bana aklı sıra akıl veren kadının haleti ruhiyesine yolculuk yaptım. Bana aklı sıra akıl veriyordu. İyiliğimi düşünüyordu, bu konuda bir şey diyemem, ayrıca onu sinir ettiğim anlar da çok. Neyse, kadın kendime bakmamı, hala genç olduğumdan bahsediyordu. Eve gidip, uyumayı hayal ederken, kadının söyledikleri ninni gibi geldi. Ancak yaşlandıkça zayıfladığını ve çirkinleştiğini ona söylemedim. Poğaçayı tatlı tatlı yemesine bakıp gittim.
HakkınSesi 03 Ağustos 2016 Çarşamba  17:53:21

Yeminle içim sızlıyor ama her şey lay lay lom değil mi?

Benim de belamı vermiş zaten Allah.
HakkınSesi 03 Ağustos 2016 Çarşamba  17:52:14

Yahu bu kadar mı rezil bir ülke haline geldik? Haysiyetsizler topluluğu. Hakkın içine ettiniz de, hala konuşuyorsunuz ama Hak sizi mahvedince kurtuluşa bir daha eremeyeceksiniz.
HakkınSesi 03 Ağustos 2016 Çarşamba  17:50:04

Kendisine dokunmayana kadar her şeyi güllük gülistanlık sanan aptallar var ya, Allah onların zaten en baştan belasını vermiş bile.
HakkınSesi 03 Ağustos 2016 Çarşamba  16:45:29

oyun şifrelerini halka gösterip, milyonlarca insanın beynini yıkayabilecek bir medya anlayışı var. biz o şifreleri, intetner cafede görev tamamlamak için yazıverirdik. demek ufaktan varmış bizde bir şeyler.
HakkınSesi 03 Ağustos 2016 Çarşamba  16:41:33

sonra 'ben niye mutlu olmadım' dersin. sen mutlu olmak için hiç risk almadın ki!
HakkınSesi 03 Ağustos 2016 Çarşamba  16:40:11

iyi gibi görünmeye çalışmakta rol yapmak olmuyor mu? iyi biri, zaten iyidir mi diyeceğiz, belki ama geneline bakarsak insanlığın, kendisine yapılan kötülüklerden dolayı iyiliği pek de sevecenlikle karşıladıklarına da rast gelemeyiz.
HakkınSesi 02 Ağustos 2016 Salı  07:16:41

cismiyle değil ruhuyla insanız bizler. bu yüzden sözlerin bu kadar iyi/kötü etkileri oluyor.
HakkınSesi 02 Ağustos 2016 Salı  07:06:19

günah tokadı vardır ama yakışıklı tokatlardan biri de şefkat tokadıdır. yediğim ilk şefkat tokadı bana on üç yaşında milliyetçi idealizminden, kokuşmuş fikirsizliğinden uzaklaşmamı sağlamıştı. çok şükür!
HakkınSesi 02 Ağustos 2016 Salı  07:02:58

artık kızmıyorum, merhametsiz bir acı besliyorum. bu dünya için değer miydi? değdi mi? değecek mi?
HakkınSesi 02 Ağustos 2016 Salı  07:01:54

üç günde, on yedi can daha vermişiz. ailelere ateş düşerken, biz insanlık bize uğramayana kadar bu acıdan kendimizi uzak tutuyoruz. güvendeyiz. çok güvenli.

insan yalnızca Allah'a imanı miktarınca güvendedir. ( havf bakımından)
HakkınSesi 02 Ağustos 2016 Salı  06:58:37

şunu bir yazı da kullanmadan buraya yazmalıydım:

insanların her biri suçlu olmadan, demokrasi gelmez!

(katılmazlar biliyorum fakat katılıp katılmamaları önemli değil ama sağcı kesimin, muhafazakar kesimin dinsiz dedikleri adamlar gibi (şu an yirmi tane sayabilirim hemen) objektif konuşan, gerçeği savunan kaç fikirdaşı var? gözlerini doyura doyura, makale köşelerinde, haksız makamlarda egoist varlıkların, narsistlerin hangi hakikati savunacağını bekleyebiliriz ki!)
HakkınSesi 02 Ağustos 2016 Salı  06:38:32

Allah'ım , insan olan, merhamet duyan, düşünen insanların şükrüne karşılık onlara afiyet nasip eyle!

Gözlerim için, ellerim için, beynim için, sevgim için, saygım için, varlığını en azından hissedebildiğim için sana teşekkür ediyorum.
HakkınSesi 02 Ağustos 2016 Salı  06:31:13

şarkının sanat olabilmesi için ya da şarkı söyleyenin sanatçı olabilmesi için hangi merhalelerden geçmesi gerekiyor?
siyasi fikrini söyleyip, bu yönüyle sanatının yönünü değiştiren, bir nevi dümen kıran insanların sanata nasıl uzak olduklarını görebiliyoruz. sanat mı insanın yaşamını imar eder, insanın yaşamı mı sanatı icra eder, bu kavuşması gereken iki çıkmaz ama sanatçıyım demek, bunu özellikle belirtmek boşboğazlık değil mi?
HakkınSesi 02 Ağustos 2016 Salı  06:28:47

düşünüyorum da lümpen sayılmak çok mu ağır bir şey? yoo, niye olsun? kuramların etkisi gitgide azalmıyor mu?
HakkınSesi 02 Ağustos 2016 Salı  06:24:48

biten her kitap sonrası kederleniyorum. aslında bu vakitler ikindi sonrası günün en verimli zamanları. insanın zihni açık oluyor. düşünürken, tıpkı libres penseurs gibi, Zamana yayıyorum kendi benliğimi. ayrıca yazacak çok şey olduğunu bilsem bile, 'dur' diyorum, 'bekle' ya da 'sabret.' olgunlaşsın meyve.
HakkınSesi 01 Ağustos 2016 Pazartesi  10:48:07

Ben 'hayvanlar çiftliği' dedim , o bana 'seni seviyorum oğlum, aç Kuran oku, Kuran okunan bir eve gece melekler ziyarete gelir, sevinirler' dedi.

HakkınSesi 01 Ağustos 2016 Pazartesi  10:42:12

Günlerdir dua edin, küfretmeyin diyen adama manalı bir iftira atmışlar. Dün geceden beri iftira ortalıkta dolaşıyor. Açıkçası bu yığının sesi, gürültüsünü susturacak bir dünya bulamıyorum. Sırf bu yüzden, zerre miktar yapılan yanlıştan dolayı insanın karşılıksız koyulmayacağını düşündüğüm bir diğer dünya fikri ne kadar gerekli, anlaşılıyor.

Ve anlaşılması güç olan şu; en ufak menfaati bulunmayan bana ' düşünemiyorsun ' ifadesi rahatlıkla kullanılıyor. Ahmak, uyuyamıyorum bile adamakıllı, her gün aynı şeyleri düşünüp, çözüm için kafa yoruyorum. Bari düşünmüyorsun deme bana, küfret, istediğini söyle ama düşünce konusunda sus bari.
HakkınSesi 01 Ağustos 2016 Pazartesi  10:36:33

Kanada'da insanlar nasıl yaşıyor acaba?
HakkınSesi 31 Temmuz 2016 Pazar  12:48:28

biz şöyle öylesine oturup çay içerken bile, birileri istihbarat üzerine bilgi alıyor. bu alanlar pro çalışanlar. devlet istihbaratı ise ciddi mana da etkisi çok azaldı. (ama ikinci perde de gerçek bilgiler bekletiliyor)
HakkınSesi 31 Temmuz 2016 Pazar  12:15:25

köpekler istedi diye, atlar ölmez.
HakkınSesi 31 Temmuz 2016 Pazar  07:05:26

Ve yine bir sabah daha. İçimi kemiren koca bir aydınlık.
HakkınSesi 31 Temmuz 2016 Pazar  07:03:50

Çocukluğumda ahır olarak kullanılmış bir camide namaz kılardım. Zamanında devlet tarafından bakımsız bırakılmış Osmanlı camisiydi. Yaklaşık 600 senelik. Oradaki uhuvveti, huşuyu şimdiki cami cemaati arasında bir gram alamıyorum. Zorluklar insanı biler, keyif verir ona.

İbadette bulunmak varken, o zaman küfretmek, faydasız işlerle, muhabbetlerle vakit de öldürmemek lazım.
HakkınSesi 31 Temmuz 2016 Pazar  07:00:19

Ve yazık ki, son zamanlarda devam eden her türlü terörist eylem kapı da ufak bir toz gibi. Kapı mahvolunca insanlar ne olduğunu anlayamayacak.

Elbette kul musibet beklememeli Rabbinden ama Kuranın yorumlamasında her asra dönük o müthiş musibetleri nasıl göz ardı edebiliriz?
HakkınSesi 31 Temmuz 2016 Pazar  06:58:29

Rabbim doğru yola iletsin inananları. Dua değil mi? Çok da güzel dua. Şu an peygamber mesleği yapacak bir irşad insanı gören varsa ortalıkta, bana da söylese.

Eğer nemelazımcılık artarsa bir toplulukta, iman hakikatları paçavra gibi dağılırsa, gelecek olan musibet herkesi vurur.
HakkınSesi 31 Temmuz 2016 Pazar  06:56:03

Neyse ki kimsenin umursamadığını biliyorum. Bu yüzden haklı oluşumdan kaynaklanan acı bir sorumluluk duygusu hissediyorum. Basit bir insan olarak.@
HakkınSesi 31 Temmuz 2016 Pazar  06:54:05

Sadece cinsel organla istismar olacağını sanan o kadar çok aptal var ki; az dünyayı takip edip, okusalar, geçmişten beri var olan süreci inceleseler.

Yarın da hırsızlık yapanın kolu kesilir. Buna da şeriat geldi diye sevinir aptallar.
HakkınSesi 31 Temmuz 2016 Pazar  06:52:25

Kuran kursundaki cinsel istismar olayından bahsetse birileri diyorum. Daha yeni oldu. Hatta karamanda ki puşt ne çabuk unutuldu?

Ayrıca o kadar mevzu arasında kimyasal hadım nasıl bir anda yasallaştı?
HakkınSesi 31 Temmuz 2016 Pazar  06:50:32

Beşeri zalimin elinden kurtaracak olan da Allah'tır.
HakkınSesi 31 Temmuz 2016 Pazar  06:49:59

Eğer Allah inancım olmasaydı, eğer ahiret olmasaydı; içimdeki kötülükten ben bile korkardım.

Bu ayrıca genel bir ifadedir.
HakkınSesi 31 Temmuz 2016 Pazar  06:48:47

Bugünün galibi olmaz. Galip olan yalnızca Allah'tır. Halkı bile yeri geldi mi put yaparsanız, o halk günü geldiğinde putlar gibi kırılır.
HakkınSesi 31 Temmuz 2016 Pazar  06:46:59

Peygamber Efendimizi anan var mı? Varsa yoksa ben.. ben.. ben..
HakkınSesi 31 Temmuz 2016 Pazar  01:35:45

Hakikaten beni düşünerek mi kafana sıkmadın? Bu kadar değerli miyim senin için?
HakkınSesi 31 Temmuz 2016 Pazar  01:33:55

Aslolan dinin bile kitabı var, öyle hüküm verin.
HakkınSesi 31 Temmuz 2016 Pazar  01:33:12

Kitapları hor görmeyin bayım, kitaplar bize çevremizdeki insanların bahsedemediği gerçekleri hatırlatır.
HakkınSesi 31 Temmuz 2016 Pazar  01:31:21

Eğer tuvalette silahı başına dayadığında sıksaydı, kim kazanacaktı? Hangi gerçek? Sıkmadı ve Tanrıya inanmaya devam etti.
HakkınSesi 31 Temmuz 2016 Pazar  01:29:07

Kinikler üstadı, saygıdeğer diyotaptus!

Doğruluk zincir gibi dağıldığı an parçalarını aramaya arzu duydurur insanın kendisine ve peşinden koşarsın parçaların. Tamamlandığı an zincir rahatlarsın. Doğruluk efendim, insana asıl keyfi yaşatandır. Gizli saklı olanlar, gerçekte olup da yaşanmamış gibi ardında bırakılanlar efendim, insana keder bağışlar. Siz ki doğruluk için kendinizi bile öldürme andı içmişken, efendim yalan söylemek zorunda kalacak gibi olsa da, ben de size doğruyu söyleyeceğim.

HakkınSesi 31 Temmuz 2016 Pazar  01:16:20

Bir kadın bir adamdan niye çekinir biliyor musun?
Niye?
Korkar.
Nasıl yani?
Korkar ki, uzun sürmeyecek sevgisi, bırakacak onu, ona daima köle olamayacak.
Köle mi?
Evet, köle.
Çok absürt bir şey, kadınları köle gören anlayış hiç değişmiyor.
Sevgi esaret değil midir?
Mutluluk varsa o sevgide peki?
Mutluluk da esaret değil midir?
Anlayamıyorum.
Anlayamadığın için yalnız kalmaya mecbursun.
Hayır, seviyorum ben birini.
İşte, o yüzden yalnızsın. Anlamanı umardım.
Çok karışık anlatıyorsun.
HakkınSesi 31 Temmuz 2016 Pazar  01:07:06

3d printer olayı muhteşem be.
HakkınSesi 31 Temmuz 2016 Pazar  01:05:46

İnanabiliyor musun her şeyin iyi olacağına?
Böyle bir beklentim hiç olmadı.
Neden böyle düşünüyorsun?
Düşünmüyorum, biliyorum.
Bu kadar umutsuzluk neden ama?
Umutlu ya da umutsuz değilim, bir şey düşünmüyorum da.
Hala iyi bir şeyler neden olmasın?
Olabilir, beni ilgilendirmiyor.
Seni ne ilgilendiriyor ki?
Yaşıyorum, yaşamaya yönelik bir ilgim var, o kadar.
Yani korkuyorsun ölümden anladığım kadarıyla.
Korkmak değil, yaşamaya devam etmenin ölüme yorumlanmaması gerek.
Anlamıyorum seni.
Buna mecbur değilsin zaten.

HakkınSesi 31 Temmuz 2016 Pazar  01:01:17

Olağan şüpheliler filmi gibiyiz. Son sahnede gerçeği anlayacağız.
HakkınSesi 30 Temmuz 2016 Cumartesi  11:12:04

De ki: "Herkes gözetlemektedir; siz de gözleyip durun. Sonunda, dümdüz (dosdoğru) yolun sahipleri kimlermiş ve doğru yola ulaşan kimlermiş, pek yakında öğreneceksiniz." (Taha Suresi, 135)
HakkınSesi 30 Temmuz 2016 Cumartesi  11:07:43

Gevşemeyin, üzülmeyin; eğer (gerçekten) iman etmişseniz en üstün olan sizlersiniz. (Al-i İmran Suresi, 139)
HakkınSesi 30 Temmuz 2016 Cumartesi  11:05:44

Kim de benim zikrimden yüz çevirirse, artık onun için sıkıntılı bir geçim vardır... (Taha Suresi, 124)
HakkınSesi 30 Temmuz 2016 Cumartesi  11:05:23

Yoksa sizden önce gelip-geçenlerin hali başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Onlara öyle bir yoksulluk, öyle dayanılmaz bir zorluk çattı ve öylesine sarsıldılar ki, sonunda elçi, beraberindeki mü'minlerle; "Allah'ın yardımı ne zaman?" diyordu. Dikkat edin. Şüphesiz Allah'ın yardımı pek yakındır. (Bakara Suresi, 214)
HakkınSesi 30 Temmuz 2016 Cumartesi  11:01:17

hani susanlar var ya, hani dilsiz şeytanlar var ya, hani insi şeytana da yardım yataklık edenler var ya...
HakkınSesi 30 Temmuz 2016 Cumartesi  07:17:28

'gift from God' nedir biliyor musun? kendin ve bir başkasını/başkalarını doğru yolda bulundurmaktır.

-ahlak sahibi
-dürüst
-haram yemeyen
-kavga etmeyen
-sövmeyen
-incitmeyen

...


(doğru yolda bir türlü olamamaktan benim sızım. ama başkaları hala gift de gift. et la chute
HakkınSesi 30 Temmuz 2016 Cumartesi  07:14:29

yıl olmuş kaç klişe bir laftır ama hala kitapların yasaklandığı bir dönemdeyiz.
HakkınSesi 30 Temmuz 2016 Cumartesi  07:09:35

dünya upgrade ile yuvarlanıp duruyor. yalnız insanın upgrade olduğuna pek denk gelinememiş şimdiye kadar.
HakkınSesi 30 Temmuz 2016 Cumartesi  06:56:02

dua eder insan ya da etmez ama beyinsizliğe bak ki, canından can alındığı zaman da suçu Allah'a atar. beyinsiz.
HakkınSesi 30 Temmuz 2016 Cumartesi  06:53:58

yürümek var ya, bildiğin yürümek, nasıl bir nimet olduğunu yürümeyine anlıyorsun adamakıllı.
HakkınSesi 30 Temmuz 2016 Cumartesi  06:41:43

hapis dediğin odalar. beni de alırlar mı alırlar.
bilmem kağıt kalem verirler mi
verseler de yazacak kimim var
HakkınSesi 30 Temmuz 2016 Cumartesi  01:03:09

İçince sapıtanları az evvel tekrar hatırladım da içmeden sapıtana ne demeli.
HakkınSesi 30 Temmuz 2016 Cumartesi  01:00:19

En yakınsandığım dediğin dost, fikir olarak seninle ortak olur. Camus'un fikri çok, zinası bol Avrupası'na değil elbette özenti ama en azından fikir telakkisi olabilse.
HakkınSesi 29 Temmuz 2016 Cuma  15:06:07

Saygı duyduğum için değil duymadığım için şu site içerisinde pek fazla yorum yapmıyorum. Edebiyatın içine ettiniz de, sıvıyorsunuz.
HakkınSesi 29 Temmuz 2016 Cuma  14:29:36

Nihayetinde kendinle uğraşmak bile yorar insanı.
HakkınSesi 29 Temmuz 2016 Cuma  14:28:54

Biraz tımar olsam aslında yakışıklı bile sayılabilirim. Yirmi kilo verme, saç düzeltme, giysi kıyafet.
Velakin boş geliyor hepsi.
HakkınSesi 29 Temmuz 2016 Cuma  14:27:16

Moda olarak bıraktığım bıyık artık ben gibi duruyor. Onsuz yapamıyorum. Kadınların kendi saç tellerini emmesini anlayabiliyorum.
HakkınSesi 29 Temmuz 2016 Cuma  14:25:53

Sonra bir de huzursuz olduğumu fark ediyorum. E, gece hiç uyumadan insanların arasına karışılır mı? Sonra yatağında debelenmeyi özlüyorsun.
HakkınSesi 29 Temmuz 2016 Cuma  14:24:47

Aslında sabah ki genç adamla yaptığım sohbet gibi, iki saatte Türkiye tarihini konuşabiliyorum velakin sorun bende. İnsanların içine çıkmak istemiyorum.
HakkınSesi 29 Temmuz 2016 Cuma  14:23:09

Ulan çocuk, hem gelip hasırdan beni taşırıp, bedenimin yarısının yola secde etmesine sebep oluyorsun hem de telefonun çalıyor iki kez. Shit.
HakkınSesi 29 Temmuz 2016 Cuma  14:23:09

Ulan çocuk, hem gelip hasırdan beni taşırıp, bedenimin yarısının yola secde etmesine sebep oluyorsun hem de telefonun çalıyor iki kez. Shit.
HakkınSesi 29 Temmuz 2016 Cuma  14:21:24

Cuma namazı farz olmasa hiç kılmak istemezdim. Kırılıyorum ama.
HakkınSesi 28 Temmuz 2016 Perşembe  20:07:21

insi şeytan neymiş, anladın mı arkadaş?

oturup, iki kelam muhabbet edilecek bir mevzumuz yok artık.
HakkınSesi 28 Temmuz 2016 Perşembe  20:02:33

Kamışlı'daki masum insanların arasında patlayan bombalar gibi, paramparça olmuş bir din ümmeti (!). Münafıklar ve kafirler için ellerini ovuşturma vakti.
HakkınSesi 28 Temmuz 2016 Perşembe  20:01:01

iSLAM Allah'ın dinidir. Allah onu kıyamete kadar var edecektir. Ama her kim ki İslam'ı, müslümanlık bu diyerek kullanıyorsa, Allah'ın azabı da kaçınılmaz olacaktır. Peygamber'ini tanımıyor daha bu ümmet (!), şuuru yok, Kuran uzaklarda bir bayrak gibi dalgalanıyor.
HakkınSesi 28 Temmuz 2016 Perşembe  19:52:52

tarihte islam dininin bu kadar aşağılandığı bir zaman bilmiyorum. haçlılar, yahudiler her zaman karşı çıksalar da, müslüman olarak geçinen münafıkların islama yaptığını din düşmanları yapmamıştır. bu zaman ki bir asırdır devam etmektedir ama inanıyorum ki, iman hastalığını üzerinden atmış onlar, yüzler bahara koşup, yine insanları doğruya anlatabileceklerdir.
HakkınSesi 28 Temmuz 2016 Perşembe  19:41:21

4 yaşındaki çocukla, on yaşındaki çocuğa tecavüz edenleri hadım etsen, cezalandırsan ne? bu zamana kadar sen devlet olarak önüne geçecek eğitim mi verdin?

okumayan, okuduğundan anlamayan, televizyondan duyduklarıyla kültürlü olduğunu sanan cahil bir yığın olmuş ülkede, din dediğin adet gibi, gelenek gibi algılanıyor, irşad edecek donanımlı insanın kalmamış; zaman böyle gider mi?

HakkınSesi 28 Temmuz 2016 Perşembe  10:28:02

daha muhalefet nasıl yapılır onu bilmiyorsun, sosyal medyada kaplan kesiliyorsun. okumuş cahil sürüsü.
akıl fakirleri. yığınpereştler.
HakkınSesi 28 Temmuz 2016 Perşembe  10:25:43

ah izan, vallahi olmasaydı o su-i zan, zan içinde rabbine koşmazdı şirkini insan.
HakkınSesi 28 Temmuz 2016 Perşembe  10:17:28

ayrıca didaktik tarz da söylemlerimden, rus fahişenin kaldığı dairenin kapısını on dakikadır çalmasından, taksici pezevenkten de nefret ediyorum.
HakkınSesi 28 Temmuz 2016 Perşembe  10:09:52

voice of america ciddi bir öğrenim sitesidir.
HakkınSesi 28 Temmuz 2016 Perşembe  10:05:34

ben Hz. Muhammed'in dininden, Hz. İbrahim'in milletindenim. sizin ne olduğunuz zerre miskal umrumda değil.
HakkınSesi 28 Temmuz 2016 Perşembe  10:00:31

peki kardeşim, ağzından Allah'ı düşürmezsin de...
Allah'ın emrettiği gibi mi yaşadın şimdiye kadar?
HakkınSesi 28 Temmuz 2016 Perşembe  09:59:43

bu ülkenin aydını filan yoktur. olsa olsa sokak lambası altında gölgesine bakan usdışı canlılardır onlar.
HakkınSesi 28 Temmuz 2016 Perşembe  09:57:49

ey beyinsiz, ey okumuş cahil. epistemolojik olarak acayip bir cazibeliği olan söylemi hemencecik yutuyorsun, bu köhnemiş, empozeye karşı mukavemetin ne kadar da çocukça!

olduğun yer de bile kalmaya layık değilsin. seninle aynı şeyleri okumuş olup, senin bu halini görmekten ben utanıyorum.
HakkınSesi 28 Temmuz 2016 Perşembe  09:51:15

kiliseye gidip, papazı öldüren zihniyetin ne tür amacı olabilir?
günde kırk vakit de namaz kılsa, o bir katildir. kafirdir. zındıktır.

sanırım Habeşistan'ın manasın ne olduğunu hiç anlayamadınız, anlayamazsınız da.
HakkınSesi 28 Temmuz 2016 Perşembe  09:49:03

şu an ekranlarda gördüğüm bazı insanların bizzat kamuda işe alımlarda önemli referanslar olduklarını biliyorum. sanırım hak edenlerin, hak ettiği gibi bir yer de olmalarını sağlamayan her sistem bir gün çökmeye mecburdur. bunun a'cısı,' b'cisi,' c'si olmaz. hak yer de geçerlidir.
HakkınSesi 28 Temmuz 2016 Perşembe  09:45:26

düşünsene Or., herkes bize gülüyor be ama herkes. biz kendi tragedyamızda figuranız. aptal birer figuran.
şu akıl dolu olduğunu düşündüğümüz sözlerimizin köpek havlamalarından değerli olduğunu sanmıyorum.
HakkınSesi 28 Temmuz 2016 Perşembe  03:47:20

Ve herkes gider. Sen taze, namuslu bir çay içersin demir parmaklıklar gerisinde.
HakkınSesi 28 Temmuz 2016 Perşembe  03:46:03

Emek en şiddetli zevkleri de yanında bulundurur. Yorgunluk bahane olmamalı.
HakkınSesi 28 Temmuz 2016 Perşembe  03:44:41

İstenbul. İstanbul gibi karışmadan yabana.
HakkınSesi 28 Temmuz 2016 Perşembe  03:42:50

Konuşacak biri bulamamak değil sıkıntı. Konuşacak meselelerin hepsi yitirilmiş gibi.
HakkınSesi 28 Temmuz 2016 Perşembe  03:41:44

Bedenin sızısı ter, yerine göre en kutsal sıvıdır.
HakkınSesi 28 Temmuz 2016 Perşembe  03:40:52

Aslında çok da basit yaşarım. Çok basit zevklerim var. Bu kadar telaşı hak ettiğim söylenemez.
HakkınSesi 28 Temmuz 2016 Perşembe  03:39:41

Bakışlarımdaki iyiliği örten nefrettir yalnızlaşmak.
HakkınSesi 28 Temmuz 2016 Perşembe  03:38:58

Yüzlerce fikir sahibi olmak seni çok da akıllı insan yapmaz. Yüzlerce çalışanı olan iş adamı ya da askeri olan general gibi.
HakkınSesi 28 Temmuz 2016 Perşembe  03:38:06

Gece inançlaşmanın vaktidir.
HakkınSesi 27 Temmuz 2016 Çarşamba  20:50:36

Sonra şunu sorduk: Değdi mi?

Nebe suresi son ayet.
HakkınSesi 27 Temmuz 2016 Çarşamba  20:49:22

Yine de yaşamayı seviyorum. Her acısı yaşadığını insana hatırlatıyor.
HakkınSesi 27 Temmuz 2016 Çarşamba  20:48:13

Yeri geldi mi kendi kardeşim bile dünyanın en tanınmaz, ulaşılmaz insanıyken, bu kadar büyütmemek lazım yalnızlığı.
HakkınSesi 27 Temmuz 2016 Çarşamba  20:46:02

Bana bu yalnızlığım bir kez daha insanlara takılıp kalmamayı öğretti. Her seferinde aynı şeyi söyledim, ne olur insanlara takılıp kalmayın. Siz yalnızca Allah'a güvenin.
HakkınSesi 27 Temmuz 2016 Çarşamba  20:44:24

İntihar kötü bir şey ama şerefin ne olduğunu siz anlayamazsınız.
HakkınSesi 27 Temmuz 2016 Çarşamba  20:43:54

Horgörü sevicileri.. Az daha sevinin, kudurun.
HakkınSesi 27 Temmuz 2016 Çarşamba  20:42:36

Ömrüm boyunca seni bu kadar üzgün görmedim. Ne olur sabret!
HakkınSesi 27 Temmuz 2016 Çarşamba  20:41:41

Julian Barnes listeye koyulup, okunasılardan.
HakkınSesi 27 Temmuz 2016 Çarşamba  04:54:17

ete süte karışmadan, yalandan, sahte bir bilgi imp. kurmak nedir biliyor musun, sarhoşluktur, aldatmadır.
HakkınSesi 27 Temmuz 2016 Çarşamba  04:51:15

arkadaş, yer ve vakit müsait olunca renk de değiştirir, söylem de değiştirirsiniz. sizin hakikatle hiç ilginiz olmadı.
HakkınSesi 26 Temmuz 2016 Salı  23:06:18

siz İsrail'i Mescidi Aksa'yı işgal eden bir mit olarak kabul ediyor olabilirsiniz belki ama İsrail, asıl olarak Yahudi beyni hiçbir zaman tek çalışmaz. sevmediği bir insanı bile iki türlü, hatta, üç, dört türlü bakış açılarıyla değerlendirir.
HakkınSesi 26 Temmuz 2016 Salı  23:00:02

ve korkakların asla şerefli bir hayatı olmaz. bu yüzden sabredin diyorum.
HakkınSesi 26 Temmuz 2016 Salı  22:58:50

her şeye rağmen inanıyorum.
HakkınSesi 26 Temmuz 2016 Salı  22:58:12

hep ben diyen bir toplum fertleri zaten şiddetli bir rüzgarla hemen dağılabilirler.
HakkınSesi 26 Temmuz 2016 Salı  22:57:25

ülke felç haldeyken, insanların faşist araçlarla konuştuklarını görmek can sıkıcı.
HakkınSesi 26 Temmuz 2016 Salı  22:56:26

ama yine de Allah bu dünyada cezasını verdi. arınmak için aslında tam vakti.
HakkınSesi 26 Temmuz 2016 Salı  22:55:08

belki bir insan, bir insandır dedim ama kimseye derdimi anlatamadım.
HakkınSesi 26 Temmuz 2016 Salı  22:54:39

yapılan yanlışın büyüklüğü bir yana, bu konuda haklı gibi susmak da insafsızlıktı.
HakkınSesi 26 Temmuz 2016 Salı  22:53:51

torpil, adam kayırma her zaman insanın başına dert olmuştur. seneler önce defaatle söylediğim halde beni dinleyen olmadı.
HakkınSesi 26 Temmuz 2016 Salı  22:52:56

hepiniz sütten çıkmış ak kaşıksınız da, konuşma hakkınız var gibi gevezelik yapıyorsunuz. ciddiye almıyorum sizi.
HakkınSesi 26 Temmuz 2016 Salı  19:44:10

Eskisi gibi. Yazdıklarım başıma gelmeye, kaderim olmaya başlıyor.
HakkınSesi 26 Temmuz 2016 Salı  04:12:33

ben yeri geldi mi iyi bir insan olunca peygamberi görebileceğini düşünen insanlardan biriyim. O'nu görüp, onunla iki kelam edebilmek rüyada bile olsa dünyanın zevklerinden daha evla gibi geliyor. dünya zevklerine baktığımda, artık gerçekten inanıyorum bir zevk varsa, on kahır var. nasıl bir denge kurulabilir bu yükler içerisinde..
HakkınSesi 26 Temmuz 2016 Salı  04:02:20

acizim, sensiz bırakma bizleri Allah'ım!
HakkınSesi 26 Temmuz 2016 Salı  04:01:37

okumuş insanların, kitap okumuş insanların hala kişi bazlı sevecenlik yapması karşısında, senin hakikatin nedir arkadaşım diye sorasım geliyor. sonra hatırlıyorum ki, o insanın zaten yıllar yılı hakikat diye bir amacı olmamış. tek amacı deliler gibi okumak olmuş. okuduklarının onu cahil yığınından ayırdığı da görülememiş.
HakkınSesi 26 Temmuz 2016 Salı  03:58:44

düşünsene Or., adam toprak altında ama hala ondan korkuyorlar.
HakkınSesi 26 Temmuz 2016 Salı  03:54:55

işte o felfese, yani felsefe, dinden seni uzaklaştırdığı noktada imanına bakarsın. sen eğer Allah'a inanmak istemiyorsan, felsefeyi bahane etmene de gerek yok.
HakkınSesi 26 Temmuz 2016 Salı  03:53:55

bana o okların manalarını küfür gibi anlatanlar, şimdi küfür işliyor. ben çocuk aklımla o oklara karşı kin beslediğimi iyi hatırlıyorum ama dünya edebiyatından, daha doğrusu felfesesinden az buçuk okuyan herkes fikir özgürlüğünün ne ala bir şey olduğunu pekala bilir.
HakkınSesi 26 Temmuz 2016 Salı  03:50:02

bahane: eğer gerçekten iyileşip, haftalardır kurutmalık da bekleyen üst üste yığılmış çamaşırları da kaldırıp, dolaba yerleştirebilseydim, bir şeyler yazmayı planlıyordum. sonra o yazdıklarımı kaldıracaktım. bir gün gelecek bana inanan insanlara okutacaktım. ama izin verilmedi.
HakkınSesi 26 Temmuz 2016 Salı  03:43:54

hayır, hiçbir şey anlatmayacağım insanlara. benim Allah'ım var ve o doğru olanı seviyor. insanlar yalanlarla gittiklerinde, karşılığında nasıl bir muamele göreceklerini de bilmiyorlar.
HakkınSesi 26 Temmuz 2016 Salı  03:38:57

gece, geçen gece neye ağladığımı düşünüp buldum. ikindiye doğru rüyamda sabah okuduğum kitabı tekrarlıyordum. aslında ilim ve fikir özgürlüğünü en çok talep edenlerin de kim olduğunu anladım. hepsi iç içe, karmakarışıktı ama ben ağladım.

iki yanında iki arkadaşıyla yüzündeki tebessümü yakaladığım adam ağlamıyordu ama ben ağladım.

tebessüm etmeye devam edin. siz tebessüm ettikçe güzel olacak inşallah dünya.
HakkınSesi 26 Temmuz 2016 Salı  03:20:24

hayır, bir şey yazamıyorum. daha fazla acı için Allah beni sınıyor. hem yaşatıyor, hem gösteriyor.
HakkınSesi 25 Temmuz 2016 Pazartesi  10:02:26

suladığım ağacın iki gün sonra ikinci bir dalında çiçek açtığını görünce garip bir mutluluk içimi sardı. ilk açan çiçeğinin kokusu başımı çoktan döndürmüşken, ikinci çiçeğin de açtığını görmekle, olacak dedim, bir gün olacak. bugün olmasa da yarın, anlayacaklar.
HakkınSesi 25 Temmuz 2016 Pazartesi  09:57:03

aslında herkes çok sağlam iradesinde de, Sade günah keçisi gibi.
HakkınSesi 25 Temmuz 2016 Pazartesi  09:56:11

ateşe tapanla da, hristiyanla da aynı ortamda bulundum. hatta günlerce kaldığım da oldu ama hiç bir çekincem olmadı. fakat sizden çekiniyorum. çünkü ortak paydalarımız konusunda bile konuşamaz haldeyiz.
HakkınSesi 24 Temmuz 2016 Pazar  20:15:08

Aklıma mukayyet olmanın yoludur delirmek.
HakkınSesi 24 Temmuz 2016 Pazar  17:07:46

Kötülük görünce onu iyilikle uzaklaştırmaya çalış. Mümine yakışır gibi yaşa. Yalanla, küfürle Allaha varılmaz.
HakkınSesi 22 Temmuz 2016 Cuma  15:32:11

aramızdan bir kısmı günahlarıyla kıvrandı.
HakkınSesi 22 Temmuz 2016 Cuma  15:31:50

bizim en büyük yanlışımız şu oldu; takvadan ayrı kaldık. herkes tamam gibi artık tebliği bıraktık.
HakkınSesi 22 Temmuz 2016 Cuma  15:29:44

mümin insan emin insandır. peygamberi gibi takva yolunda, inşa yolundandır.
HakkınSesi 22 Temmuz 2016 Cuma  15:28:29

bir kişi dahi olsa, güvenilir, emin ise, insanlık için umut vardır.
HakkınSesi 21 Temmuz 2016 Perşembe  22:28:09

Amacım hakikati hep beraber arşınlamaktı, ayrıldık.
HakkınSesi 21 Temmuz 2016 Perşembe  21:19:24

Hani gülecektik!
HakkınSesi 21 Temmuz 2016 Perşembe  21:18:54

Beni düşmanınız olarak görebilirsiniz ama ben size düşmanız değilim diyorum. Öğrenmek istemeyen birine bir şey öğretemezsiniz.
HakkınSesi 21 Temmuz 2016 Perşembe  16:34:08

O güne kadar yine de hak olanı savunacağım. Muhakkak Allah vaadinden dönmedi, dönmez. İslam alemde baharda açan çiçekler gibi yeşerecek ama böyle değil.
HakkınSesi 21 Temmuz 2016 Perşembe  16:32:43

Bir gün gelecek tek tek özür dileyeceksiniz.
HakkınSesi 21 Temmuz 2016 Perşembe  16:32:13

Siz ahir zaman fırsatçıları, Kuran'da yazılanları geçmişte oldu bitti sanırsınız ama münkiri de, münafığı da hala aktiftir.
HakkınSesi 21 Temmuz 2016 Perşembe  16:30:53

Haklı olarak bir kişi dahi kalsam, sizin kalabalığınız arasında batılı savunmam.
HakkınSesi 21 Temmuz 2016 Perşembe  16:30:13

Cennet yeryüzüne inse, melekler gözükse yine hakikati bilemeyeceksiniz.
HakkınSesi 21 Temmuz 2016 Perşembe  16:29:24

Siz ki işinizden dahi olmamak için taraf değiştirip, alkış tutarsınız.
HakkınSesi 21 Temmuz 2016 Perşembe  16:28:32

Ahlaktan yoksun olanlar, sizin sevginizi de iyi biliyorum. Siz ahir zaman fırsatçılarısınız ama korkun ki, mizan var, aslolan Allah'ın adaleti var.
HakkınSesi 21 Temmuz 2016 Perşembe  03:25:31

sapare aude! aklını kullanmaya cesaret et.
HakkınSesi 21 Temmuz 2016 Perşembe  02:12:37

o değil de, hakikaten ölüm var ya..
HakkınSesi 21 Temmuz 2016 Perşembe  02:12:14

umay umay nicedir edebiyatla ilgisini dergilerde de sürdüyor. bu akşam marketin tekinde dergide yazdığı şiire baktım az. kapağında tüm şairlerin de ismi vardı. çoğu genç sayılabilecek şairler. şiir cidden garip bir eylem türü gibi bence de. nasıl desem, padişahın beslediği şair sınıfından tut da, beslemediği, padişahı hicveden şairlere kadar, bir eylem dahilinde şiir yazıp durmuşlar. yani kalkıp İran'ı seviyor musun dediğinde, İran halkının asırladır alıp veremediği hem dini hem siyasal (ikisi de aynı yolda gidiyor) farklılığı var bizimle. iranı, edebiyatıyla, şiiriyle, şehirleriyle insan sevebiliyor tabi. ama gariban, her yer de gariban. şiir öyle kurtarıcı meselelerine de pek yakışmıyor ayrıca. şiir öyle kurtarmaz topyekun insanları, ancak acılarına merhem gibi sürülür.
HakkınSesi 21 Temmuz 2016 Perşembe  02:06:03

soruyor, diyor ne yapalım bu zamanda, kafam çok karışık, ülkede çok şey oldu, ne yapalım diyor.
normal zamanda da kitap okumayan bir insan bunu soran. kitap oku desem, küfretmiş gibi olurum.
o yüzden bir şey diyemiyorum.
HakkınSesi 21 Temmuz 2016 Perşembe  01:26:07

biliyorum zamanlama kötü ama başıma bir şey gelmeyecekse söylemeliyim ki tekrardan, Dostoyevski büyük yazar be arkadaş!
HakkınSesi 20 Temmuz 2016 Çarşamba  17:32:39

ve en fenası bu edebiyatın var olduğu ülke de insanlık çoktan rafa kaldırılmış durumdadır.
HakkınSesi 20 Temmuz 2016 Çarşamba  17:15:51

çünkü edebiyattan da anladıkları ortadadır.
HakkınSesi 20 Temmuz 2016 Çarşamba  17:15:21

edebiyat böyle kafalara lükstür.
HakkınSesi 19 Temmuz 2016 Salı  08:25:57

Şayet onlara:'gökleri ve yeri yaratan kimdir diye soracak olursan, elbette Allah'tır diye cevap vereceklerdir.

De ki: 'el hamdü lillah.

Fakat onların çoğu bunun anlamını bilmezler.


.. Ve yine Kuran- Hakimden:

Allah'ın vaadi elbette gerçektir. O halde dünya sizi aldatmasın ve çok hilekar şeytan da sizi Allah ile aldatmasın. Allah'ın affına güvendirmesin.


Allah'ım muhakkak sen ilmi en yüce olansın. Hayran olunası, varlıkları yaratan tek olan varlık da sensin. Bizi senin hakikatinden ayrı tutma.
HakkınSesi 19 Temmuz 2016 Salı  08:09:57

Eğer sen gerçekten varsan , beni yalnızca kendinle mutlu kıl. Yok olmadığını biliyorum, yokluğun olmamalı, varsın.

Bana varlığının hakikatine kavuşabilmeme izin ver. Gölgesi dahi olsa, o gölgeye ulaştır.

-zihin duası-

...

Beni Cennetine koy. Beni, ailemi koru. Ülkemi düşmanlarından koru.


-avam duası-


...


-Allah'ım beni İslam dini üzerinde sabit kıl. Zalimlerin şerrinden koru.

-peygamber duası-


...

Kim zerre miskal günah işlemişse karşılığını bulacaktır. Kim de zerre miskal sevap işlemişse yine karşılığını bulacaktır.

-hakikat -
HakkınSesi 19 Temmuz 2016 Salı  08:02:12

İşte varlığım, kötülüklerle dolu. Her türlü kir içime akıyor. Zihnim putlara tapan bir hayalet. Karanlığa teslim ediyorum güneşi. Bana ait olan yer kötülüğüm. Nefret ediyorum benim gibi düşünmeyenden. Nefret ediyorum benim sahip olamadığımdan. Dinime bile menfaatle yaklaşıyorum. Cenneti vermese Allah'ı bile tanımam. Kötüyüm ben, kötülük benim mayam.
HakkınSesi 19 Temmuz 2016 Salı  07:54:17

Vicdan rahatlığından daha büyük haz olamaz. Bedensel hazlar vicdan rahatlığıyla kıyaslanamaz.
HakkınSesi 19 Temmuz 2016 Salı  07:53:01

Eğer bir Tanrı varsa -bu inandığımız gibi Allah'sa- o zaman nasıl bir tereddüt altında kalabilir ki insan?

Öyleyse herkes onun karşısında eşittir. En yoksulu da en zengini de, en cahili de, en bilgesi de. Ama o bu eşitlik arasında adaleti önemser.

Adalet duygusunu kaybeden insanın bir Tanrısı olamaz.
HakkınSesi 19 Temmuz 2016 Salı  07:49:41

Can güvenliği eğer tüm bildiklerinin ve de değerlerinin üstündeyse, sen korkağın tekisin demektir. Korkakların cenneti arzulaması da insanlık komedisidir.

Bunu 'ama ölüm arzulanır mı' sorusuyla ilişkilendirenler de çıkmaz. Oysa dünya hayatına ait haza ait başarısızlıklarında bile ölmeyi düşünen biri, sırf kendi arzusu var olsun, kendi istediği hep gözü önünde olsun diye en değer verdiği soyut kavramlardan da vazgeçer ya da kendi menfaati adına kullanır.
HakkınSesi 19 Temmuz 2016 Salı  07:44:06

2300 yıl önce parrhesia'yı ikili önermelerle tartışan Yunan bilgeleri vardı. Günümüze kadar pek çok medeniyet var oldu ve yıkıldı. Vatanlar var oldu, sonra yıkıldı- ta ki yeni birisine kadar. Ancak özde medeniyeti koruyan ve hala aynı topraklarda var olan Yunanlara komşu olmanın, bir tür eski toprakları üzerinde yaşamanın ayrı bir heyecanı var. Bin yıla yakındır bu topraklar içine karışan hem Türk hem de Ermeni/Rum birlikteliği ayrı bir zenginlik dahi olmuştur ama Yunanların, özellikle Atina halkının kendi demokrasi ve muhafazakar aristokrat cephelerinin logos üzerinden ayrışmalarının üzerinde pek düşünebilmiş değiliz. Varsa yoksa özgürlük üzerinden homoseksüel ilişkileri, eğlenceleri eleştirmeyi seviyoruz. Bunu kendi bilgeleri yapmıştır. Agamemnon'un savaştan dönüşte eşinin zina yaptığını görmesi ve olay dahilinde öldürülmesi yıllarca Yunanlarca da eleştirilmiştir, konumuz bu değil. Hatta demokrasi liderliği yürütmüş Kleophon'nun erkek ilişkilerinde edilgen olması üzerinden olumsuzlaştırılması da vardır, bunlar bize arzularımız üzerinden tutsaklık-bir tür savunma mekanizması kurmamızda fayda sağlar ama aslolan fikir nüvesini eleştirisel bazda ayakta tutan Atina ortamıdır.

O zamandan bu zamana belki insanlar daha iyi olur, Dostoyevski'nin de dediği gibi dünyayı güzellik kurtarır diye düşünüyoruz ama maalesef dünya hayatı bumeranga benziyor. Başladığı yere dönünceye kadar mı yoksa iyice insanlar azınca mı dünyanın sonu gelir? İşte bu sorun için bile bu -soru da olabilir sadece - daha erken mi diye düşünmüyor da değilim.

HakkınSesi 18 Temmuz 2016 Pazartesi  09:26:14

Susup susup duralım. Susanların da sustuğuyla kaldığı ortamlar yıkılır. Gün gelir insanlar kendi kaderlerini hasta yataklarında okumaya başlarlar.
HakkınSesi 18 Temmuz 2016 Pazartesi  09:24:12

Edebiyatla ilgilenen biri gerçek bir logos kıvamında işler yapabilme sınırına yaklaşmışsa, bilir ki senaryo asla tek bir parça değildir. Senaryo içinde pek çok irili ufaklı senaryolar yazılır. Küresel çapta dünya hakimiyetleri de böyle yürür. Muhalifler bile kendi aralarında tek bir senaryoyu değil, birkaç senaryoyu birden inanma mecburiyetinde kalır.

An itibariyle Spinoza dehasının okuma sürecine girelim.

Yapabileceğin bir şey kalmaz, vahşet sapkın insanlar eliyle yine insanlar vasıtasıyla yürütülür.
HakkınSesi 18 Temmuz 2016 Pazartesi  02:03:31

sahip olduğun gücü bırakmamak için her şeyi yapmak istersin; yeri gelir.
HakkınSesi 16 Temmuz 2016 Cumartesi  08:48:10

yirmi yaşındaki askerin boğazını kesen müslüman soytarıları; şeytan sizinle gurur duyuyor!
HakkınSesi 16 Temmuz 2016 Cumartesi  08:00:42

sen hep güzel kal. saçların siyah örneğin, yüzün biraz apalak ve sinen derin.

bir devletsin sen. yüzölçümün sevgi ve nefesin aşk.
HakkınSesi 16 Temmuz 2016 Cumartesi  07:59:27

sabaha kadar uyumamış olup, aynı pislik dünyaya gözlerimi kapatmaktan başka çarem de yok.
HakkınSesi 16 Temmuz 2016 Cumartesi  07:58:48

başlarda dediğim gibi, vazoya ilk toprağı koyan burjuva toplumu var etti.
HakkınSesi 16 Temmuz 2016 Cumartesi  07:58:16

zavallı Komünizmi ve aşağılanası faşizm kapitalizmin oyuncaklarıdır. yalnız hakikat komunizm içerisinde olduğundan, defalarca sorgulanır. hiçbir faşişst sorgulamaz. kapitaliz nemalanır ama zavallı komünist günah keçisi olur.
HakkınSesi 16 Temmuz 2016 Cumartesi  07:56:22

toprağın altına girdiğimde tarihe ait pişmanlığım olmayacak.
HakkınSesi 16 Temmuz 2016 Cumartesi  07:55:50

her şeye dua ediyorsun da, -Allah'ım beni akıllı et diye dua etmeyene de sorarım: Akıl sana lazım değil mi?

halbuki herkes akıllı geçinir. işin kolayına kaçar ve insan üzerinden prim sağlar.
HakkınSesi 16 Temmuz 2016 Cumartesi  07:54:53

ayrıca benim fikrim ya da başkasının fikri bu noktada pek hoş karşılanmayacağı gibi, asıl suçlular gövde gösterici yapacaklardır.
HakkınSesi 16 Temmuz 2016 Cumartesi  07:54:01

kendini akıllı görmek küstahlıkır, böyle bir şey değil anlatmak istediğim ama aşırı havaya girip, aklına hemen ölümü/ öldürmeyi getiren dostlarımdan, akrabalarımdan tekrar tiksindim.
HakkınSesi 16 Temmuz 2016 Cumartesi  07:52:33

sosyal medyada dolaşan 'Reichstag Yangını' misali gözardı edilemez.
HakkınSesi 16 Temmuz 2016 Cumartesi  07:52:02

ilk başta söylediğimde haklı çıktığım için hiç memnun değilim, bilakis tarihsel materyalizm içerisinde tekerrür elbette kendini hep göstermiştir.
HakkınSesi 16 Temmuz 2016 Cumartesi  07:50:50

Sıffin savaşında, fitnesinde ortam nasılsa ve ortadoğululuk şimdilerde olduğu gibi, bu düzen değişmemiştir. itikadi olarak bozulan müslümanların ehli sünnet vel cemaat kıstasından çıkıp, nasıl bir fitne (emevi) içerisine düştüğü tarih içindedir.

HakkınSesi 16 Temmuz 2016 Cumartesi  07:47:59

neden islam dünyasının cahil olduğuna ve hala gelişemediklerini düşününce, Allah'ın bu kulları vasıtasıyla dini genişletmemesi de çok mantıklıdır.
HakkınSesi 16 Temmuz 2016 Cumartesi  07:46:57

her şer de bir hayır vardır. şer, miktarı boyutunca Allah'ın gayretine dokunur.
HakkınSesi 15 Temmuz 2016 Cuma  05:07:53

Din sana ne zengin olmanı amaçlatır ne de yoksul kalmanı. Kimseye muhtaç olmadan yaşamak gereklidir.
HakkınSesi 15 Temmuz 2016 Cuma  05:04:29

Marksist doktrinleri aşağılamaktan vazgeçmek gerekir. Doktrini uygularken ancak yöntemini beğenir ya da ret edersin. Müslümanlar bu doktrinleri kendi menfaatleri doğrultusunda kullanılarak adil özgürlüğüne insanın kısıtlama getirmektedir.

İnsan gibi yaşamak -ekonomik refahı da amaçlar. Camisiz bir şehirde kendi evinin bir odasını mescit yapabilirsin, sana kimse karışmaz. Ancak gösteriş budalası insanlar arasında, adaletten bahsederken kendini azılı burjuva toplumunun esaslı üyesi, Müslüman bir tekelin dişleri altında ezilebilirsin.
HakkınSesi 15 Temmuz 2016 Cuma  04:59:06

Ben bir ben üstü varlık arar. Bu varlık sonsuz olmalıdır. Güneş bile kendi vazifesiyle sorumlu varlıktır. Benin benle alakası, bir üst varlığı akıl ile aramasında saklıdır.
HakkınSesi 15 Temmuz 2016 Cuma  04:57:28

Ben ben de değil
HakkınSesi 15 Temmuz 2016 Cuma  04:56:49

Dost istersen, Rab yeter.

Bu söz bedi tarafından alelade söylenmiş değildir. Manası, ulaşılacak mertebeyle açıklanabilir. Biz yalnızca o mertebeye de, icaza da imrenirken kendimizi görebiliriz. İkaz edilen nokta da, insanla dost olunmaması kısmı değil, insanın insanı üzeceği, yalnız bırakacağıdır. Ancak salt inançta Tanrı hep vardır, olacaktır da. Onsuz hayat zindandır. O zindan ki işkenceleriyle ruh Eyüp'ten beter hale gelir.
HakkınSesi 15 Temmuz 2016 Cuma  04:53:13

Zamanın ilahiyatçıları, zamana göre hareket etmektedirler.

Feylesof ilahiyatçılar güruhu yerini şirki gölgeleyen ilahiyatçılara bırakmışlardır. İki türlü de din dışıdır. Fakat birincisi dini pekiştirme adına kullanılması caizken, ikincisi münafıklığa perde çeker. Şahit olan da, işleyen kadar kati olarak suçludur.
HakkınSesi 15 Temmuz 2016 Cuma  04:49:24

Yalnız bu demek değildir ki günahların affı olmaz. Tövbe hamd boyutuyla müzeyyendir, taçlandırır imanı.

Öbür taraftan günahların tövbesi aşikârdır ki yalnız Allah affedebilir ve dilerse insanı ilk doğduğu gibi tertemiz yapar. Samimiyet ölçüttür.

Hz. Vahşi'nin atının burnundaki toz kadarlık dereceye zamanın alimleri ulaşamaz. Kaldı ki bu örnek Gavs r.a. için verilmiştir. Çünkü saf bir iman ve tereddütsüz inanış vardır.
HakkınSesi 15 Temmuz 2016 Cuma  04:45:16

Tuvaletten çıkışta bile şükretmek gerekir, yalnız yemek yerken değil - ya da bir muvaffak oluşta. Hacet örneği pis görüldüğünden açıklanabilir ki, tuvalete girerken ve çıkarken dualar vardır. Bu sünnetlerde çıkış duasındaki şükürle meseleyi kavrayabiliriz.
HakkınSesi 15 Temmuz 2016 Cuma  04:41:46

Ebuu Hureyre r.a. bu yanıyla tövbe etmiş ve timsali yanıbaşında, peygamberden dersi almıştır.
HakkınSesi 15 Temmuz 2016 Cuma  04:40:46

Günahsızın tövbesi bu yüzden daha merhamete layıktır.
HakkınSesi 15 Temmuz 2016 Cuma  04:40:05

Tövbe itikad meselesinde ubudiyet cihetinden var olan bağı sağlamlaştırmak içindir.
HakkınSesi 15 Temmuz 2016 Cuma  04:38:41

Tövbe etmek için günah işlenmez.
HakkınSesi 15 Temmuz 2016 Cuma  03:58:09

Ey deli rüzgar, artık nereden esersen es..

Ya rüzgar sen isen? Bunu hiç düşündün mü?
HakkınSesi 15 Temmuz 2016 Cuma  00:10:41

millet iş için bir yerlerini yırtıyor. yırtıyor. yırtıyor.
HakkınSesi 14 Temmuz 2016 Perşembe  23:17:04

Sen kimseyi önemsemiyorken kimse de sana önem göstermiyorsa, zaten hiç önemsenmeyen biriymişsin gibi hissedebilirsin.
HakkınSesi 14 Temmuz 2016 Perşembe  23:15:46

Değersizleşmek de bir insan vasfıdır. Değersiz olduğunu bilmek de erdemdir.
HakkınSesi 14 Temmuz 2016 Perşembe  23:14:49

Daha güzel manzaralar için daha yükseğe çıkmak gerekiyor. Bir kurdun saldırısına uğramak dahi kesmezken heyecanını insanın.
HakkınSesi 14 Temmuz 2016 Perşembe  02:54:46

“This world won't stand long
God won't let it.
Stand this way long.”
HakkınSesi 13 Temmuz 2016 Çarşamba  23:55:34

Maksat güzellik olsun, kötülükleri görmemek de güzel olsun.
HakkınSesi 13 Temmuz 2016 Çarşamba  23:54:40

Sessizliğin eylemi.
HakkınSesi 13 Temmuz 2016 Çarşamba  05:17:54

Uyku sorunun varsa, uyum sorunun da olur diyorlar. Her haltı uykuya atanların zaten amaçları uyumak. Oysa ben onlardan daha şehvetli uyuyorum. Aç gibi, aç bir kaplan gibi.
HakkınSesi 13 Temmuz 2016 Çarşamba  05:15:55

Spinoza, Kant, Sade, Heidegger, Marx derken gece gece Ernest Hemingway hafif kalıyor.
HakkınSesi 13 Temmuz 2016 Çarşamba  05:14:40

Güneşin şehri aydınlatmasını seviyorum. Daha şiddetli kederlere itiyor beni. Oysa gece ne güzeldi!
HakkınSesi 13 Temmuz 2016 Çarşamba  05:12:28

Bugün birbirimize hayretle baktığımız kadın yüzünden elalemin kızı gelecek ve bana 'şunu bunu yap' diyecek, öyle mi? Ruhunuzun fahişeliğine ne demeli?
HakkınSesi 13 Temmuz 2016 Çarşamba  02:11:28

Öyle bir şey bilmeli ya da düşünmeliyim ki kendisi değişmeden benim var oluşum ona katılsın, eklensin. Ortaçağ teolojisinde yeniden diriliş doktrini bir nevi. İlkeyi değiştirmeden, soyut da olmadan, karşılık beklemeden model sunan ontolojik bir varlığı düşünmek nasıl iyi olur ya da nasıl kötü olabilir- iyi düşünmek gerekir.
HakkınSesi 13 Temmuz 2016 Çarşamba  02:07:58

Saat başı casio marka saati çalan güzel insanlar vardı bir ara.
HakkınSesi 13 Temmuz 2016 Çarşamba  02:07:15

böyle daha güzel.
HakkınSesi 12 Temmuz 2016 Salı  20:38:25

kendimi özlüyorum
HakkınSesi 12 Temmuz 2016 Salı  20:32:30

zamanında bir yere gelene kadar kimliğini sakladın. sonra bir yere gelince -para sahibi olunca- eleştirmeye başladın. sana ne demek gerekir bilmiyorum.
HakkınSesi 12 Temmuz 2016 Salı  20:30:04

aynen böyle devam et.
HakkınSesi 12 Temmuz 2016 Salı  01:37:56

Bu ayrıca karşı cinslerin sevgili eşiğine dair fikirler verebilir bize.

İki insan birbirinden etkilenmek için önce birbirinin fiziksel özelliklerini sevmesi gerekir. Bilinç yanlış yönlendirilmişse, çiftlerden her biri çocukluğundan beri anne-baba figürünü eşlerinde ararlar. İlk başlarda seksi gelen bir erkek ya da kadın zamanla zihindeki figür ile beraber çocuklarla olan ilişkilerindeki anne ve baba olma halinden ötürü baskın seks idesini yitirir.

En başta libido sekse aitken, artık hormonların akışına tonuyla yön veren anne baba olma hali verir. Evli çiftler bu hataya çokça düşerler. Karşısındaki anne veya baba olma halini çocuklara yönelik uygularken, çiftlerin seksapel özellikleri alışkanlık haline gelen görüntüler olur. O ilk görüşmede, tanışmada kadının göğüslerini merak eden adam, kadın banyodan yarı çıplak çıktığında etkilenmediğini fark eder.

Bu dönüşüm en ciddi anlamda yanlış düşünmenin nasıl olduğunu bize gösterir.
HakkınSesi 12 Temmuz 2016 Salı  01:31:43



Kafka'nın dönüşüm kitabı empati sanatının zirvesidir. Bu zirve de ne olmak istediğini hesaplayamazsın. Hayal bile edemezsin. İstenmeyen biri olmak nedir düşünebilirsin yalnızca.
HakkınSesi 12 Temmuz 2016 Salı  01:30:22

Her gün görebildiğimiz için ayrı şükretmemiz lazım.
HakkınSesi 12 Temmuz 2016 Salı  01:28:58

Ve tabi ki kabrinde yastık olmaz.
HakkınSesi 12 Temmuz 2016 Salı  01:28:16

Felaket nedir? Ölmek mi? Hayır, iyi bir insan olma vasfını günden güne kaybetmek. Hiçbir yapmadığın zaman da nötr biri olmazsın. İyilik elinden geldiği halde kötülüğe izin verirsin.
HakkınSesi 12 Temmuz 2016 Salı  01:26:49

Merhamet yüzünden günah işlenebildiği için, akılsızca merhamet insanı felakete götürür.
HakkınSesi 12 Temmuz 2016 Salı  01:25:57

Mezara birini indirirken, anılar o an duygu patlaması sonucunda bir tür sessizliğe iter insanı. Gözyaşı vücudun hararetini alır. Ruh aslında kendi bedeninden ne kadar sıkılmış olduğuna ölü bedeniyle kavrar.
HakkınSesi 12 Temmuz 2016 Salı  01:23:47

Kaz tüyü tarzı yastıkların modernize olmuş genç nesil adetleri olarak görebiliriz. Kişisel olarak özgürlükten bahsetmenin anında, aslına bakılırsa yastık öz olarak yoktur, kişisel rahatlığın eseridir. Yün ısınmak için mağara insanın hammaddesidir ama yastık için değil.
HakkınSesi 12 Temmuz 2016 Salı  01:21:25

Elyaf popüler bir girişimdir. Yün öz kültürü yansıtmakla beraber, doğadandır. Yapay değildir. Kötü de koksa, zor da olsa yıkanması bir tür doğallığı, samimiyeti vardır.

HakkınSesi 12 Temmuz 2016 Salı  01:19:43

Kılıf, bildiğimiz yastık kılıfı bir sanattır.
HakkınSesi 12 Temmuz 2016 Salı  01:18:37

Fark ettiysen hayattaki kötülükleri görmemek için kendi gözlerini çıkarmak lazım.
HakkınSesi 12 Temmuz 2016 Salı  01:17:44

Bazen yapacak çok şey varken zaman bulamazsın ama hiçbir şey yapasın yokken de zaman o kadar genişler ki, daralırsın. Yastıkları döversin.
HakkınSesi 12 Temmuz 2016 Salı  01:16:36

Yastıktan başlayabiliriz.
HakkınSesi 09 Temmuz 2016 Cumartesi  03:55:18

yalan söyleyene doğrusunu söyle ama doğrusu söyleyenin karşısında sus.
HakkınSesi 09 Temmuz 2016 Cumartesi  03:54:02

yaşamak, benzeşmektir. benzediğin, benzediğini düşündüğün insanların yanında kendini daha rahat ifade edebilirsin. bu yüzden yalnızlığı küçümsemek gerekiyor. seninle benzeşebilen yagane varlık kendindir ama bu her babayiğidin yapabileceği, altından kalkabileceği bir mesele de değildir. yalnızlığın üstesinden gelen benzeşme, kitaplarla olan benzeşmenin yolunu açar.


HakkınSesi 09 Temmuz 2016 Cumartesi  03:51:43

-eşleriniz, mallarınız ve çocuklarınız sizin için yalnızca birer imtihan vesilesidir , ayeti konuya açıklık getiriyor.
HakkınSesi 09 Temmuz 2016 Cumartesi  03:51:06

aileme benimle övünecek bir koz hiç vermedim. ailemin dedikodusu olacak kadar değersiz bir hayatım varsa, bunca yıllık inşa boşa gitmiş demektir.
HakkınSesi 09 Temmuz 2016 Cumartesi  03:49:49

kendi evladıyla övünen anne babaların acınası hallerini Rab öyle bir gösteriyor ki; korkunç, çok feci..
HakkınSesi 09 Temmuz 2016 Cumartesi  03:48:34

Sartre'yi gnosis yönüyle kıskanmıyorum. otobiyografisinde bazı ipuçları veriyor. yola oradan devam edilebilir. ben onun simone de beauvoir'usunu kıskanıyorum. asil, hiç elinden bırakmayan yoldaşını.
HakkınSesi 09 Temmuz 2016 Cumartesi  03:46:03

bana inan.

dua olamaz. güven de var etmez. sadece karşıdaki insana bir süre verir. belli bir süre.
HakkınSesi 09 Temmuz 2016 Cumartesi  03:45:05

yinelemiyorum, itiraf da değil ya da kavga sebebi: parayla b.o.k. bile var edemezsin. o *ok ki, seni ölmekten koruyor. hani o toprağın içerisinde etçil böceklerin arasında acı çekmeden.
HakkınSesi 09 Temmuz 2016 Cumartesi  03:43:45

bilinç dediğin şey var ya, hah işte, o öyle bildiğin gibi bir şey değil dostum. bilmemekten geliyor. bilememekten. bildim dediğin an tökezlersin.
HakkınSesi 09 Temmuz 2016 Cumartesi  03:41:58

beni güldür.

bu duadır. tatlı bir dua.
HakkınSesi 09 Temmuz 2016 Cumartesi  03:41:13

'ama sen de kırmıyor musun insanları?'

bir insanı kimliği üzerinden kıramazsın. incitemezsin. savaş zamanı olmuş bitmiş meseleyi devamlı ortaya çıkarmak değil bu söylemler. bunların ki, kendi müslüman toplumu içerisinde bozukluğu görmeden, hoşlanmadığı her insan bir kulp takma hali. ülkenin başındaki insan bile 'ermeni'yi hakaret olarak algılıyorken, aile büyüklerinin bu algı dengesizliğini pek önemsememek gerek.
HakkınSesi 09 Temmuz 2016 Cumartesi  03:38:53

hala 'kızılbaş onlar, gavur onlar, onlar ermeni' diyen aile büyüklerimden nefret ediyorum. aramızsa sadece ailevi bir bağ var. kan var. o kan harici hiçbir şey yok, olmamalı. onların kokuşmuş, çürümekten de beter hale gelmiş düşüncelerinin var ettiği ülkede olmaktan da nefret ediyorum. işte benim en büyük nefretim: insanı insana kırdıran insanlar.


HakkınSesi 09 Temmuz 2016 Cumartesi  03:37:12

yabancı dilde çağdaş, kardeş, barış takipçisi. kendi dilinde kendi insanını ayıran ahmak.
HakkınSesi 09 Temmuz 2016 Cumartesi  03:35:15

kapıyı açarsam, bir daha geri dönmeyeceğimi biliyorum ama yine de o kapıyı açmıyorum ya da açık kapıdan içeri girmiyorum.
HakkınSesi 09 Temmuz 2016 Cumartesi  03:34:33

çöplükte çöp olur. sen kalkmış hala çöplükte değer kazanmaya çalışıyorsun. bu senin ahmaklığın dostum.
HakkınSesi 09 Temmuz 2016 Cumartesi  03:33:01

insanın şeytan hali nasıl olur diye soruyorlar. işte sorun burada. göz var ama görmeyi bir türlü başaramıyor. zihin terk, akıl gnosis tefsirinde praxis hareketinde bile taklitçi. fiziksel koordinatlar olmasa, yaşayamaz belki de.
HakkınSesi 09 Temmuz 2016 Cumartesi  03:29:54

kendi kendine kudurmak, öztürkçesi; içinin içini yemesi hali eşik noktasıyla değil muhatap ile aydınlatabılabilir. bu nesnelliğin içselleştirilmesi olarak gözükse de, özne ortaya çıktığından, fark edilmeyen özne türdeşinin söylemini gizlese de, nesnel bir içselleştirmeden burada bahsedilemez.
HakkınSesi 09 Temmuz 2016 Cumartesi  03:26:23

hayranlık beslediğin birinin en ufak hatasıyla hayran olduğun insan gözünden düşebiliyorsa, hayranlığın altında yatan asıl düşünce irdelenmelidir. yani, aslında hayran olunanın yerinde olma hali/ hayali.
HakkınSesi 09 Temmuz 2016 Cumartesi  02:35:48

paranla bir *ok bile değilsin. günün konusu.
HakkınSesi 09 Temmuz 2016 Cumartesi  02:34:50

bir şeylerde konuşalım. auç auç auç.
HakkınSesi 04 Temmuz 2016 Pazartesi  19:13:19

Bir erkeğin evinin pis olması, en azından derli toplu olmaması anlaşılabilir ama bu kadın olunca insan o kadından nefret etmeye başlıyor.
HakkınSesi 04 Temmuz 2016 Pazartesi  18:51:55

Sonra işine geldiği gibi davran. İşine geldiği gibi yaşa. İşine geldiği gibi günah da işle tövbe de et.

Sonra kaderdi de.
HakkınSesi 04 Temmuz 2016 Pazartesi  18:49:23

Parayla insan icadı her şeyi satın alabilirsin ama gerçeği asla.
HakkınSesi 04 Temmuz 2016 Pazartesi  18:38:40

Evet; bu kadar insanın cehaleti de gerekli mi sorusu, sen de def olunca rahatlayacak kültürlü megalomanlık!

Cehalet mutluluktur.
HakkınSesi 04 Temmuz 2016 Pazartesi  18:37:01

İnsan mutsuzsa denmemeli, hislerini yitirmeye başladıkça mutlu edecek araçlardan da kaçar.
HakkınSesi 04 Temmuz 2016 Pazartesi  18:35:38

Sonra Bayram. Sevinç neresinde bunun? Tek gayesi edilen bir dua kabul olur umudu..
HakkınSesi 04 Temmuz 2016 Pazartesi  18:33:30

Mesele asalak bir salyangoz gibi heyecansız kalmış olmam ama sırtı deşilmiş, topallayarak acıyla karşıya geçen kedi hala beni sarsabiliyor. Üzülmek de yaşamak için geçerli tek sebep olabilir.
HakkınSesi 04 Temmuz 2016 Pazartesi  18:31:24

Aradan geçen yirmi dört saat ve kitabın sonunda, beş yüz sayfalık macerada senin fikrinle özdeşleşiyor ama yine de eski heyecanın olmuyor eskisi gibi.

Aşırıcı bireyciliği Jack kendi kendine öldürmüş olabilir ama dünya şu an o bireycilikle hasta oluyor. Onca parti, kulüp, mekan, sonra başka taraftan onca oluşum, iddia ve fikir işçiliği ve yine onca dağınıklığıyla din alemi tek başına da yaşayamayan insanlarla dolup taşıyor.
HakkınSesi 04 Temmuz 2016 Pazartesi  06:02:25

Yaradan bir ışık yakıverdiğinde, sen güzelliğe âşık olmuştun.
HakkınSesi 04 Temmuz 2016 Pazartesi  06:01:17

Mesela sen de bekleyeceksin ve göreceksin, beklememek gerektiğini.
HakkınSesi 03 Temmuz 2016 Pazar  17:59:35

Güzellik için değil de para içinse bu kadar emek, paranla da mutlu, huzurlu olamayacaksın hiç. Keder yakanı bırakmayacak. İçten gülemeyeceksin.

Eğer güzelliği arıyor olsaydın, evet, kederini bile daha derinden hisseder ama sıra gülmene geldiği an, sen dünyanın en mutlu insanı olabilirdin.

Bu şansı başlarken kaybettin. Sadece para için yaşayacaksın. Paranın seni aldattığını anlayamayacaksın.
HakkınSesi 03 Temmuz 2016 Pazar  17:56:10

Mutluluk edilgendir, yerine sen de hep edilgen.
HakkınSesi 03 Temmuz 2016 Pazar  17:55:09

Şimdiye kadar düşündüğümü şimdi düşününce, sadece bir şey kalıyor geriye. Yarın da aynısını düşünmek.
HakkınSesi 30 Haziran 2016 Perşembe  16:23:08

güzel sözler söylemek de nefsi
güzel şeylerden bahsetmek de
güzel olduğuna dair ne varsa
sanırım güzeli bu kadar tabulaştıran da
yine aynı nefsi şeyler.
HakkınSesi 30 Haziran 2016 Perşembe  08:40:55

huri, şarap, hep rahatlık, inanılmaz arzu eğilimi hayali bulundurmakta zorlanıyorum. bu hediyeler için taat olmaz. hediyeler olmasa da ibadet olmalı. ibadet yoksa zaten bir cezanın da olması şart. asıl o da uzak tutucu değil. yanmak dünyanın en felaket acılarından, hissedilebilir olanıyla ama daha da fenası seni yaratanın sana hoş bakmaması. aslında bu işte tek önemli olan. O'nun yanında, kendini suçlu hissetmemek. tabi olmayacak bir talep bu, yine de düşününce, hani mutlu bir halde O'na bakmak nasıl güzeldir kimbilir...
HakkınSesi 30 Haziran 2016 Perşembe  08:37:02

ayrıca iyilik de tabi samimi olmalı. l giyen birine xxl kıyafet giydirmeye benzer samimiyetsiz iyilik.
HakkınSesi 30 Haziran 2016 Perşembe  08:33:29

kötülük bile yapıyorsan samimi ol. affedilecek talebi ancak o zaman keşfedebilirsin.
HakkınSesi 30 Haziran 2016 Perşembe  08:22:59

eğer kitaplığı varsa insanın, orada bir yere rafların yarısına Panait Istrati'nin kitaplarından koymalı. Hani öyle okuyup da geçmemeli.

arzuları büyük, imkanı olmayan bir adamdan dinlemeli.
HakkınSesi 30 Haziran 2016 Perşembe  06:52:19

tencerede aslında güzel bir hediye. yok diyorsa biri özellikle. ancak benim gibi takıntılı biri bu görevi üzerine almamalı. parası neyse verir, alsınlar dersin ama hayır, internette iki saatten fazladır seramik tencereleri inceliyorum. tefal, schaffer, korkmaz, emsan, cem, acar... bir sürü marka model var. tefal son tercihken, moneta belası çıktı karşıma. hepsinden hem pahalı hem de garip bir şüphe uyandırmıyor değil. neyse bakalım, istedik gelecek, o zaman göreceğiz sonucu. hediye nasıl olsa.
HakkınSesi 29 Haziran 2016 Çarşamba  20:19:59

herkesin akıllı geçindiği bir ülke de, gerçek aklın kime faydası dokunabilir ki?
HakkınSesi 29 Haziran 2016 Çarşamba  20:19:04

lakhdar diyordu ki derdimi kiminle paylaşayım. canı çok sıkıldığında, çocukluğunda onda yer etmiş ama var olduğunan inandığı Allah'a dua etmek, içini dökmek için namaz kılıyor, dua ediyordu.

şimdi kime konuşasın?
konuşsan suç diyorlar, sussan için rahat değil.
HakkınSesi 29 Haziran 2016 Çarşamba  08:18:50

Bir ben yoksa bir sen de olmamalı.

Asıl adalet budur.
HakkınSesi 29 Haziran 2016 Çarşamba  08:17:45

Sen üç kuruşluk edebiyat proletaryası olan polisiye kitaplar gibisin.
Okunmasan da olur ama okundukça zevk veriyorsun
HakkınSesi 29 Haziran 2016 Çarşamba  08:16:27

İstediğin kadar kabul etmiyorum.
HakkınSesi 29 Haziran 2016 Çarşamba  08:15:37

Sabah daha hafif karanlıkken sahilde olacaksın. Dizlerine kadar denizde olacaksın. Yürüyeceksin yosunlar sana izin verebildiği müddetçe. Sonra güneş doğmuş olacak bulutlar arasında. Hafif bir ısınma hissedeceksin sekize doğru.

Eve vardığında gözlerin kapanacak usul usul
Sen kapanacaksın kendine
Kendini bir sen var etme çaban kapanacak

.
HakkınSesi 29 Haziran 2016 Çarşamba  04:20:56

olmadığı kadar varım
HakkınSesi 28 Haziran 2016 Salı  13:23:50

İspanya'yı futbolla ayakta tutmaya çalışıyorlar. Turizme sebep bile futbol. Ama gün gelir de futbol da yitirince o eski şaşalı günlerini, İspanya ciddi bir krize girecek.

Bizi ayakta tutan belki de birkaç halis duadır. Bu kadar yolsuzluk, rant.. Daha ne olsun..
HakkınSesi 28 Haziran 2016 Salı  13:03:00

Elli yaşına gelip de her ülkeyi gezebilme hakkını almanın bana ne gibi yararı olabilir? İsteksizlik diz boyu, ruh artık yorgun..

HakkınSesi 27 Haziran 2016 Pazartesi  10:37:20

ya tamam, harvesting bir makineyle kinetik enerji de üretirsin, hatta ondan elektrik enerjisine bile dönüşüm yapabilirsin, sorun değil ama sinmiyor içime. bu kadar çok enerji, sinmiyor. akımlar sinmiyor. bundan dolayı ben hayatta 8-0 mağlup yaşıyorum.
HakkınSesi 26 Haziran 2016 Pazar  09:38:38

Uzaktan güzeldir rahvan bir atın dahi cansız bedeni.
Yakından sevebilmektir derdi sevmenin,
Sabırla, bir ölüye seslenircesine.
HakkınSesi 26 Haziran 2016 Pazar  09:35:33

Ne yalan söyleyeyim, eskiden açık seçik her otuz yaş üstü bayanı kültürlü zannediyordum. Çevrede tesettürlü olanlar okumamış, cahil duruyordu. Sonra zamanla bu aptalca fikrin komikliğine güldüm. Çocuktum böyle düşünürken, çocukluğuma verdim. Ama mevzu ve örnek aynı parametreler olmasa da, nice profesör farklı cihette nasıl acı yanlışlara düşüyor ki, bu komik değil acınası oluyor.
HakkınSesi 26 Haziran 2016 Pazar  09:31:32

Orpheus üzerine yazılan Türkçe kitaplar fiyaskodan başka bir şey değil. Böyle tatmin olunca alter egoları parıldıyor.
HakkınSesi 26 Haziran 2016 Pazar  09:29:32

Sabahın sekizinde kıyıda terliklerimi yıkarken karşılaştığım adam gibi dünya. Bana 'gir gir denize orucun bozulmaz ' diyor.

Bilmediğimiz her konu üzerine ne çok biliyor havasında yaşıyoruz.
HakkınSesi 26 Haziran 2016 Pazar  09:11:44


Bana bir iyilik yap.
Bu faslı sonlandır.
Zeyli kapat.
Başımı yastığa koy
dedim kendi kendime
HakkınSesi 26 Haziran 2016 Pazar  03:10:39

İyimser insanları kıskanmıyorum ama onların ruhlarını seviyorum.
HakkınSesi 26 Haziran 2016 Pazar  02:51:06

Türkiye dünyada kitap okuyanların oranını belirten liste de 11. sıradaymış. Bugün öğrendiğim postmodern bir küfür bence.

Yayınevlerinin bastıkları kitaplar beş yüz milyonu buluyormuş ve satış da artıyormuş. Marifeti kitap okuma sayısının artışında bulunan tamamen ticari yorumdan ötesi olmamakla beraber, bu kadar pisliği yaşayıp, adaletsizliğin arttığı bir yer de nasıl bir medeniyet umuyoruz?

Umutsuzluk değil bu ama gerçekler acı maalesef. Acıtıyor.
HakkınSesi 26 Haziran 2016 Pazar  02:45:13

Kendine yapabileceğin iyilik, yine kendini kandırmadan, hatalarını kabul ederek yola koyulmaktır.

Ne snopça bir laf! Yol ne? Kendim mi?
HakkınSesi 25 Haziran 2016 Cumartesi  09:33:26



olsun.


https://www.youtube.com/watch?v=6cvkMfoYRVA


HakkınSesi 25 Haziran 2016 Cumartesi  09:10:07

depremle uykudan uyanmak da garip. gözleri insanın hemen lambaya bakası geliyor. duyun o plastik boru kısmı çok uzun olmadığı için sallanıp sallanmadığını ilk başta anlayamıyor insan. 4.4. Yalova açıkları. kandilli rasathanesi de her şeyi açıklıyor.
HakkınSesi 25 Haziran 2016 Cumartesi  06:01:39

bir zaman çok severek dini şeyler dinlediğimiz adamların karaktersiz hallerini görmek hem ders mahiyetinde hem de acı. kardeşim, felaketin tam ortasından giriyorsun, yapma desen de , o kendini haklı gösterir.

e, tabi, evinden porno cd bulundurmak suç sayılan bir ülkeyiz. bu da iki yıl olmadı, koca anayasa profları karar vermişti. adalet tamamen uygulandığı için böyle bir şey yapılmış havası alsaydık az keşke.

HakkınSesi 25 Haziran 2016 Cumartesi  05:51:34

tam bir mekan şarkısıydı. şimdi herhangi bir mekan olmamanın şarkısıdır.



https://www.youtube.com/watch?v=s3RYb3elYVY
HakkınSesi 25 Haziran 2016 Cumartesi  05:11:17

birazdan yumurta akı boşalacak ve sarı güneşi görecek bu gözler. deniz ne mutlu bir dinginlikle selamlıyor şehri.
HakkınSesi 25 Haziran 2016 Cumartesi  05:10:21

kuş seslerinden uyuyamıyorum dedi kadın. nasıl dedim, doğal ses, araba sesi değil, bir başka ses değil, kuş sesi dedim. evet dedi, alışınca güzel gibi olur.
HakkınSesi 25 Haziran 2016 Cumartesi  05:07:10

artık ülke hakkında konuşmak bile istemiyorum. rezil, *oka batmış, çürümüş, kokuşmuş, kitapsız bir topluluk içerisinde gülden bahsetmek, gülü anlatmak, mis kokulu bahçelerin hayalini kurmak da neyin nesi? biz, birbirimize sövmüşüz, birbirimize küsmüşüz. düşmana ne hacet.
HakkınSesi 25 Haziran 2016 Cumartesi  04:53:12

herkes gençlik filan der ama benim çocukluğumun en samimi babalarındandı Orhan G. onun şarkıylarıyla sınıfın en güzel kızına aşık olup, onun hiç haber olmadan şiirler yazdım. sonra zaman geçtikçe, onun sesi arada bir hatırlanası sahici bir dost ses gibi var olmaya devam etti. mutfaktayken 'anlatamam ki', 'bir görüşte aşık oldum', 'vazgeç gönlüm' şarkılarıyla yüreğimi rahatlatmaya çalıştım.

yine şarkılarını söylerim, söyleyeceğim elbet ama yaşarken olmadık bir finishe doğru giriş yaptı orhan babamız. homoseksüellerin dönme olayından, daha sızlatan bir yara oldu. hikayesinde aslında neler yoktu ki..
HakkınSesi 25 Haziran 2016 Cumartesi  04:47:39

hayran olmakla başlıyor benim hikayem. ben de hiç olmayacak bir şeyi kıskanmakla başlıyor. sonra gerisi hep mutsuzluk.
HakkınSesi 24 Haziran 2016 Cuma  04:35:30

bir zaman sonra kolayın, kolay olmadığını anlıyorsun.
HakkınSesi 24 Haziran 2016 Cuma  01:34:29

Şansızlık denebilir ya da daha iyi yönüyle tevafuk. Belediyenin müzik durağı diyerek koyduğu yerin tam karşısında bir mekanda oturmak da acayip. çalan çocuk hep sana bakıyor gibi. cepte sahur için ekmek parası.

gesi bağlarını söylüyor şimdi de, insanın içini yakıyor tez sesiyle
HakkınSesi 23 Haziran 2016 Perşembe  23:56:12

Denizin üstünde ala bulut
yüzünde gümüş gemi
içinde sarı balık
dibinde mavi yosun
kıyıda bir çıplak adam
durmuş düşünür.

Bulut mu olsam,
gemi mi yoksa?
Balık mı olsam,
yosun mu yoksa?..
Ne o, ne o, ne o.
Deniz olunmalı, oğlum,
bulutuyla, gemisiyle, balığıyla, yosunuyla.

Nazım
HakkınSesi 23 Haziran 2016 Perşembe  04:18:58




Ben güzele güzel diyemem. Güzeli bilmedikçe. Bilmek güzelliğin yoludur.
HakkınSesi 23 Haziran 2016 Perşembe  04:17:26

Bilgiye sahip olana haset gösterilmez, öğrenilen bilgiye şükredilir.
HakkınSesi 23 Haziran 2016 Perşembe  04:16:52

Bilgiyi makam, önemlilik payesi olarak gören insanlar kendi riyakarlıklarıyla sarhoş olurlar.
HakkınSesi 23 Haziran 2016 Perşembe  04:14:48

Bazı insanlar cemaat ile kalplerindeki imanı korurlar. İnsanlar yalnız başına kaldığında, cemden def olunca belâyla tanışırlar. Cem olunurken gelen bela alt edilse de, yalnızken insan dayanamaz.
HakkınSesi 23 Haziran 2016 Perşembe  04:12:46

Soyu Peygamber Efendimize de ulaşsa, ırk olarak Kürt olan bir din aliminin muceddid olarak gelip de, adı Türkiye olan bir cumhuriyette imanı anlatması ilahi bir derstir.

'ırkçılığı bırakın. ırklarınız sizin üstünlüğünüz olamaz. iman hizmeti gösterin. belaya karşı Eyüp gibi sabredin.'

Ki içimiz dışımıza çevrilse, Hz. Eyüp'ten bin kat daha beter olduğumuz belli değil midir?
HakkınSesi 23 Haziran 2016 Perşembe  04:09:04

Bu zamanın en büyük hastalığı bir asırdır hiç değişmeden imansızlıktır. Ben Kuranı okudum, orada böyle bir şey yazmıyor diyen zihniyete, hakikatlerden sözler, lemalar, şualar, mektuplar, lahikalar da sunsan, inat eder, içine şeytan korku salar. Kendi hayatının hassas taşlarını kaybediyorum zanneder.
HakkınSesi 23 Haziran 2016 Perşembe  04:05:47

Şehirlerin maneviyatı olduğuna şahit olunca , şehirlerin de bir ruhu olabileceğine insan inanıyor. Bikinisinin etek kısmını yıkayan bir bayanın olduğu şehirle, kuruyan ağzını tükürüğüyle ıslatıp, iftarı iş yaparak bekleyen kadının ramazanı farklıdır
HakkınSesi 23 Haziran 2016 Perşembe  04:03:15

Fikrin namusu, fikir başarılı olana kadardır. Başarısız her fikir sahibi kendisini asla namusuz olarak düşünmez, objektifliği, bir tür tarafsızlığı namussuzluk sayar.Peki tarafsızlık gerçekten namusuz mu yapar insanı? Fikri savunmanın da objektif olmanın da amaçları bu değeri belirler.
HakkınSesi 23 Haziran 2016 Perşembe  04:00:29

Bir yere gidildiğinde, bu mekanda örneğin masa olsa, etrafındaki sandalyelerde insanlar tek tek otur. Asıl yalnızlık bu değil midir? Yan yana da olsa, karşı karşıya da sandalyeler insanı hep yalnız kılar. Ama oturmak, diz dize vermek, sırt sırta vermek, omuzu başa koymak vs. tarifler yalnızlığı hafifletici sebepler gibi gelir.
HakkınSesi 23 Haziran 2016 Perşembe  03:57:26

Çok sevmek muhatabına şöyle bir izlenil bıraktırır: ' Ben buna layık mıyım?' En anlaşılması güç, çözümü zor olan nokta 'ben buna layık mıyım ' kısmıdır. Peygamberler bu yüzden örnek olmuşlar diyemez miyiz?
HakkınSesi 23 Haziran 2016 Perşembe  03:54:21

Tebessüm neden ve nasıl sadaka olur?

Öncelikle tebessüm edenin ruhu güzelleştiğini düşünmeliyiz. Eğer ruh samimi ve de gerekli bir letafeti yaşıyorsa, karşısındaki insana da tıpkı radyoaktif ışınlar gibi görülmeden ulaşır. Göz temasının etkili olması, hatta nazarın bu bakımdan önemli olması da bu etkileşimle alakalıdır


İyi enerji yayan bir insan, o iyiliğin sadaka hükmünü görür. Bu elbette bilinçli ve gerekli zamanlar da daha evla oluyor sanırım
HakkınSesi 23 Haziran 2016 Perşembe  03:50:28

Hep güzel şeyden bahsedebilecek bir insan olamaz. Güzellik yorduğunda, zıddını ister. Zıt olan iki kavramı, nesneyi birbirine bağlar. Bu yüzden su borularında bile su kaçaklığı olmaması adına birbiriyle alakasız borular ve de geçiş contaları, tıpaları kullanılır.
HakkınSesi 23 Haziran 2016 Perşembe  03:47:04

Biri birine ' beni seviyor musun ' diye sorduğunda, ne arzuladığını düşünmeyiz genelde. Sevmek soyut bir katmandır ya da hiç dokunulmayacak, içinden geçildiğinde ' nerede ki o beyazlık' denebilecek bulutlar gibidir. O zaman ne amaçlanır birine 'beni seviyor musun ' denildiğinde? Arzu kendini tatmin edip, yalnız olmadığını mı kanıtlamaktır ? O zaman tekrar yalnız kaldığında suçlu kim olur? Sevmek suçlanır genelde. Sevgi değersiz görülür. Mutsuzluk kıymete biner ama sevgi asla aldatılmayacağını bildiğinden bu saçmalığa izin verir.
HakkınSesi 23 Haziran 2016 Perşembe  03:42:54

Rızan varsa, razı olursun. Rızan yoksa rezil oluruz.
HakkınSesi 23 Haziran 2016 Perşembe  03:41:35

Dolunay şiddetli bir dünya arzusudur. Görünmek isteyene dansıyla izin verir.
HakkınSesi 23 Haziran 2016 Perşembe  03:39:38

Yazın en güzel tarafı balkona sıkı sıkı giyinmeden çıkmak değil de nedir?
HakkınSesi 23 Haziran 2016 Perşembe  03:38:14

Felsefe ile dinin temellerini birbirine katıp karıştıran, hakikati reform yapıyor havasıyla verip, kitapları ciddi bir miktar da satmış artık rahmetli olan Yaşar Nuri gibilerin de inanılmaz mantıksız hataları var. Değil mi martı abla, karga kardeş?
HakkınSesi 23 Haziran 2016 Perşembe  03:35:27

Birisi kızgınlıkla dahi olsa okumana karışıyorsa, onu kızdırmışsındır. Kendi acziyetini,yapmamış olmayı, bulmamış, dayanamıyor oluşuna kulp takar ve sana kızabilir. Bu en yakının olur genel de.
HakkınSesi 23 Haziran 2016 Perşembe  03:33:47

Hasreti sen içime koymasaydın, seni nasıl sevebilirdik Ey Güzel Allah'ım!
HakkınSesi 23 Haziran 2016 Perşembe  03:32:18

çarşafı an gelir almış olursun. bir güzel yıkandıktan sonra o pis boya kokusu üzerinden çıkar. yatağa bir güzel serersin. amaçsız kaldığını düşünürsün. sonra yeni bir teselliyle düşünürsün. zaten hep düşünürsün. sabahın beşinde azar bile yiyebilirsin. nemden nefes alamazken, 'bir de vantilatör mi alayım' dersin.

hayat hiç değişmez. istekler hiç bitmez. çocuğunun yediği dondurma ona yetmez. anne baba der, bir top daha, biraz daha limonlu, biraz daha karamel. hatta görenler'şirinler dondurmasından, mavi olanından' der.

istekler hiç bitmez. daha geçen yıl aldığın ayakkabı küçülür. sen kendin üç senedir yamalı ayakkabıyla gezerken, çocuğuna son paranla ayakkabı alırsın. hem de en iyisinden.

HakkınSesi 21 Haziran 2016 Salı  06:56:07

bir insanın uzun zamandır tek hayali çarşaf almak olabilir mi? sosyete pazarının da gününü kaçırmanın verdiği garip sıkıntıyı da içinde yaşıyorsa bir de ama pazar da gezinmek, adım başı karı kızın olduğu yerde sıkılmamak elde değil. tablada durup, satış yaparken aslında pazar gerçekten de güzel bir yer ama iş alıma geldiğinde, sıkıntı büyük. tüm bu gereksiz aşamalar elbette bir insanın tek hayalinin çarşaf olduğunu gölgelemiyor. çarşaf diyorum, basit bir dokumayla ortaya çıkmız bez parçası. böyle gereksiz bir insanın daha büyük bir ideali elbette olamazdı. bu yüzden gerektiği gibi davrandım kendime. gerektiği gibi vefa gösterdim. gerekenden fazlası asla olmadı. hiç olmayacak da.
HakkınSesi 18 Haziran 2016 Cumartesi  07:05:05

bir insana inanmalısın yine de. onun seni kendi isteğiyle bırakmayacağına inanmalısın.
HakkınSesi 18 Haziran 2016 Cumartesi  07:03:39

oruçluyken meyve bahçelerinde dolaşıyorum. güneş yaksın diyorum tenimi. dağın en berrak kaynak sularıyla ıslanıyorum. içmek yasak. işte sınır, o su ağzından içeri girmeyecek. rüyama da girse diyorum, henüz yeni yeşil oluşundan sıkılıp, al al olmaya yeni evrilen şeftali bahçeleri. ben bir şeftali bahçesinde güneşe inansam, güneşi yaratana inansam, tekrar inansam. inanmaya arzu duysam yeniden ve bu arzuya da inansam.

inanmak, inanmak... dertli sinelerin yegane gayesi kalplerde bir inanmak daha doğurabilir miyiz? izin verilmiş mi, Rab izin vermiş o gönülde imanın yeşermesine. inanmak,ne büyük bir devrim!
HakkınSesi 18 Haziran 2016 Cumartesi  06:57:30

şimdi beyninin var ettiği her fikir, bilgiden koparılmış elmalar,
sonra vücudun, o çok sevdiğin elin, kolun, gözün, saçın, organların,
hepsinin bir anda toprak olduğunu düşün.

ciddi anlamda boş, bomboş ne yapıyorsak, hiçbir faydası olmayacak ebedi rahatsızlığımız için.
HakkınSesi 18 Haziran 2016 Cumartesi  06:55:09

mutluluk istiyorsan önce mutsuz olmalısın. mutsuzluğun da bir süresi olmadığı için, sabır göstermelisin, neye gösterdiğini dahi anlamadan, bilmeden.
HakkınSesi 18 Haziran 2016 Cumartesi  06:53:01

benim hiç haftasonum olmadı. olmamalı da, haftasonunu uyduranların amacı işlerin planla yürümesi. işler, o işler ki hiç bitmeyecek gibi duruyor.
HakkınSesi 18 Haziran 2016 Cumartesi  06:51:44

yazmakta ne var, hele ki şu zamanda. popüler damgasıyla konu da çok, yaz yazabildiğin kadar. iki saatte on sayfalık bir metin çıkar ama bu ne işe yarar? neye yarıyor? ne için? sorular beynimi emiyor, canavar çok şiddetli ağrılara sebep olurken, 'ne için' diyorum, tekrar ediyorum. beni edebiyattan soğutan bu: ne için? neden? neye yarayacak? kendi salak düşüncelerinden elaleme ne?
HakkınSesi 18 Haziran 2016 Cumartesi  06:48:50

bir ses bu kadar rahatlatabilir insanı. hem de günlerce, haftalarca. son vermek istesem de müzik dinlemeye, yine bir taraftan kapıverdi müzik şeytanı.

..
HakkınSesi 18 Haziran 2016 Cumartesi  06:47:37

'ben seni görmeden sevdim' değil, 'ben senin yarattığın güzellikleri görerek ve anlayarak, bilgiyi bizim tasarrufumuza sunduğun için ve de hepimiz senin kulların olduğumuz için sevdim' diyebilirsin. kendince güzel kelimeler, sebepler bulabilirsin ama 'ben seni görmeden sevdim' değil. bu yanlış. türkçe'ye girdiğimiz de dualar bile çıkar amaçlı neredeyse.
HakkınSesi 18 Haziran 2016 Cumartesi  06:43:40

yaptıkları pislikleri örtmek için , 'a, ben de kuran okudum (meal), orada şu yazmıyor' diyen, sözde 'kuran müslümanları' hızla çoğalıyor.
HakkınSesi 17 Haziran 2016 Cuma  17:31:28

Ünlülerle fotoğraf çekinip, sağda solda onu göstermenin psikolojisi, ilkokulda çalışkan öğrenciyle arkadaş olmaya benziyor.
HakkınSesi 17 Haziran 2016 Cuma  04:03:09

TÜSİAD, TOBB ve MÜSİAD kan emer. İşçi terinin hakkını bilmezler. Kendi menfaatleri dışında iş yapmazlar.
HakkınSesi 17 Haziran 2016 Cuma  03:58:14

Biz bitti demeden bitmezmiş. Ne kibir dolu bir laf. Sonunda rezil edeceksiniz yine ülkeyi. Balkan takımlarına bak, aslanlar gibi oynuyorlar.
HakkınSesi 17 Haziran 2016 Cuma  00:40:45

Yüksek sesle konuşuyorum. Bağırır gibi şakalarım, kırılmıyor insanlar. Gülmek gerekli. En ufak entelektüel engel yok, seviyesinde ulaşılmaz avamlık var, inmek zor bu noktaya bazıları için ama bir bilseler hodbin oluşları aslında asıl avamlıkları.
HakkınSesi 17 Haziran 2016 Cuma  00:33:26

Bilmek acı verir. Oedipus dedikleri denklemin bunla alakası yok. Haset ve şükran duygusu yaşamak için gerekli iki bahis.
HakkınSesi 17 Haziran 2016 Cuma  00:31:30

Canlı müziği her türlü sahildeyken dinleyebiliyor insan. İlla ki mekana girmeye gerek yok
hem yalnız başına bir mekanda olmak bana hadsiz bir ağrı veriyor. Kalabalıkta o ağrı sızlıyor, acı veriyor.

HakkınSesi 15 Haziran 2016 Çarşamba  20:16:40

Yaşlanmak istiyorum diyen insan,bir nevi asil olmayı talep eder. Aslına bakılırsa bu talep ne dille ne de kalben yapılır. Hayatı ona o asaleti bahşeder. Zamanımıza gelirsek, bireylerin yaş aldıkça ergen kafasında yaşamaları, asil olamamaları zavallıca bir his. Çözüm nedir? Tatbik edilesi yöntemi var mıdır asaletin? Filozoflar önce sus derler. Susmakla olabilirse ala, pek ala.
HakkınSesi 15 Haziran 2016 Çarşamba  20:12:06

Muhaliflik muhalif olanaysa, erk sahibini savunmaya ve bir tür 'demans'a sebep olur.
HakkınSesi 15 Haziran 2016 Çarşamba  20:06:16

Aldırışsız durmak zordur. Aldırış etmekten daha güçtür, insan elinde olmadan hem mimiklerine hem de sözlerine hâkim olamaz.
HakkınSesi 14 Haziran 2016 Salı  01:32:46

Martılar gece ayrı güzeldir. Kanatları, o uzun kanatlarıyla çırparken karanlıkta, az ötemden geçerler. Sesleri yalnızım demene küfürdür. İnsan doğayı sevdikçe aslında yalın insanlığa kavuşur. Hayatı iyi yapan da o doğa içinde bulunmak. Fakat yine de bir şey insanı bu güzel düşüncelerden uzak tutabilir. O bir şey hayatın gidişatına dair önemsiz bir şey de olabilir. A priori tarz da hayatın edebiyatı lüks kılması imkan dışıdır. Biz onu kendi emellerimize göre evirir çeviririz.
HakkınSesi 14 Haziran 2016 Salı  01:28:01

Bugün bir kızılbaş bana insanlık dersi verebildiği için, ona teşekkür etmek istedim. Yalnız etmedim. Çünkü teşekkür edersem bana ders vermeyi bitireceğini düşündüm.
HakkınSesi 14 Haziran 2016 Salı  01:26:03

Arkadaşlar iyidir elbette ama sana katlanabildikleri kadar iyi olurlar.
HakkınSesi 14 Haziran 2016 Salı  01:24:55

İki türlü okuduğun kitaptan ayrılırsın (isteyerek). Birincisi genel olarak sıkıldığın için (bu ahmaklıktır), ikincisi bitmesini geciktirmek, ondan hoşnut kalışını uzatmak için. İkincisi sayesinde kitap senin kölen olur.
HakkınSesi 14 Haziran 2016 Salı  01:14:28

Başarının cezalandırılması, kişiye mükafattır. Yoksa nasıl unutulmaz olurlardı! ( atom bombası)
HakkınSesi 14 Haziran 2016 Salı  01:12:20

Gerçeği öğrenmek rahatlatmıyor ama yine de öğrenmek isteriz gerçeği. Öyküler, romanlar o merak güdüsüyle bitebilir ancak. Fakat reel de birini tanımanın o katlanılması, dayanılması var olmakla güçlenen yanı neresidir ? Zorluklar mı? Çok saçma.
HakkınSesi 13 Haziran 2016 Pazartesi  19:35:19

İmandan sonra farzların en büyüğü namazdır. Elbette buna göre sevap ya da günah biriktirmiş olsak bile namaz kılmayana insan değilsin demek onları namaza yönlendirmez, daha çok dinden kaçırır.
HakkınSesi 13 Haziran 2016 Pazartesi  19:33:47

Yalnız bunu hayvan olarak yorumlamak tepki toplar doğal olarak.
HakkınSesi 13 Haziran 2016 Pazartesi  19:32:23

Namaz kılmayan günahın bedelini öder, fasıktır, mürted olur.
HakkınSesi 13 Haziran 2016 Pazartesi  03:06:33

ramazan programı izlemek yerine, kuran dinlemek daha faziletlidir.
HakkınSesi 13 Haziran 2016 Pazartesi  03:05:08

fetva zevkiyse, ateşin de zevkle parlar.
HakkınSesi 13 Haziran 2016 Pazartesi  03:04:16

bütün imamları toplasan, bir günlük ebu hanifenin iman gücüne ve hassasiyetine bu zaman da ulaşmak güçtür.
HakkınSesi 13 Haziran 2016 Pazartesi  03:03:20

doğru söz söylemek, ardından birinin gıybettir. susmanın fazileti aslında burada önemli. yoksa konuşman gerekli yer de susarsan, o fazilet değil aptallıktır.
HakkınSesi 13 Haziran 2016 Pazartesi  03:02:39

dedikodunun da canı cehenneme derken, aslında dedikodu yapmamak için bunu söylersin. yine dedikodu yaparsan da bu sefer senin yerin de cehennem olmuyor mu?
HakkınSesi 13 Haziran 2016 Pazartesi  03:01:36

aslında yalnızlık bir seçimdir. okey oynarken yalnız değil gibi gözükürsün, yancı olduğunda da bu aynıdır. fakat orada bulunmak istememek ve kendini uzaklaştırmak bilinçli bir yalnızlıktır. sana fayda vermeyenden uzaklaşma hassasiyeti; ilahi bir güven, teminat.
HakkınSesi 13 Haziran 2016 Pazartesi  03:00:14

giydiğin dondan daha kısa şortla dışarı çıkmış bir arkadaşının kız kardeşini görünce sen utanıyorsun ama hiç rahatsız değil. bir tür güvensizlik hassasiyeti.
HakkınSesi 13 Haziran 2016 Pazartesi  02:59:18

güven önemli bir şey elbette. hatta hassasiyet de giriyor bunun içine. yalnız güvensizliğin de bir hassasiyeti olduğunu unutuyorsun.
HakkınSesi 13 Haziran 2016 Pazartesi  02:58:30

adam üç kişiyi öldürmüş ama yakalıyorsun, getiriyorsun, 'ulan bu memlekette nasıl kaçtın o kadar zamandır' diyor polis, beraber fotoğraf çekiniyorsunuz. tam katile kızacakken, halini görünce içine bir ürperti doluyor. aslında merhamet doğuyor. 'reis bey'deki merhametten farklı bir şey bu.
HakkınSesi 13 Haziran 2016 Pazartesi  02:56:13

Allah'ın verdiği, yapısı itibariyle aslında kökünde pek sevilmeyen saça verilmiş iki yüz liranın hesabını da sorulur.
HakkınSesi 13 Haziran 2016 Pazartesi  02:54:53

ey amed!

şimdi senin kanatların altında bir can daha var. abdulunu benim de seni sevdiğim gibi sev.
HakkınSesi 12 Haziran 2016 Pazar  14:32:30

bir kilo et yemek için bir haftalık diğer yemek türlerinden kısıtlama yapan bir halkın varsa bana adaletten bahsetme.
HakkınSesi 12 Haziran 2016 Pazar  01:13:47

'bizi dışarı attılar.' egale olma halinin yanı sıra 'here we are' bağlamına ters değil, bir nevi mekan dışılığa vurguluyor. biz orada ya da burada, mekan a ya da b olsun, biz zaten beraberiz. dışarının olup olmaması önemli değil çünkü içeridekiler de dışarıyı içeri olarak görebilirler. bu bir tür zihin karmaşası. attılar - buradayız noktasında ise, gerçekten istenerek mi buraya gelindi sorusu sorulabilir. her iki türlü de 'biz' beraber olduğu için bağlamlarıyla iki cümle de anlamını koruyor.
HakkınSesi 12 Haziran 2016 Pazar  01:09:26

body ya da soul volume meselesi. 80'lerin bitik soulu postmodern bir soul işliyor ve aslında body kavramını ruh etrafında gezinen hayvancıklara benzetiyorlar.
HakkınSesi 12 Haziran 2016 Pazar  00:54:53

90+2 de gol yersin ve birkaç saniye sonra maç biterken şok yaşarsın. maçı kazanıyorken, berabere kalmışsındır. hayatta da bir şeyi çok istediğinde aslında o istediğin senden uzaklaşır. bir tür ucu ucuna kaçırma merasimleri yaşanır. kederli merasimler...

HakkınSesi 08 Haziran 2016 Çarşamba  17:59:01

Çekilen acılara hep bir bahane bulabiliriz. Ergenlik dönemi sendromu, orta yaş çıkmazı, yaşlılık kötürümcülüğü, regl öncesi problemler, faizler, zor sorular, uyumsuz iş arkadaşları, kader..
HakkınSesi 08 Haziran 2016 Çarşamba  04:40:52

sonra şöyle seslendim sinema büyüğüne: '...'

duydum: 'ı know only one thing. when i sleep, i know no fear, no, trouble no bliss.'

dilim kanadı: solaris, solaris, solaris ...
HakkınSesi 07 Haziran 2016 Salı  23:57:46

Bebekken annemiz her seferinde bize geri dönmüş olduğu için, büyüdüğümüzde de sevgililerimizin ve arkadaşlarımızın aynı şekilde geri döneceklerine inanırız.

Winnicott iyi söylemiş.
HakkınSesi 07 Haziran 2016 Salı  02:14:02

savaşların sebebi her ne olursa olsun, mezalim ne kadar kuvvetli olursa olsun, yine de yaşama düşüncesini bir toplum başka bir toplumun elinden alamaz.
HakkınSesi 07 Haziran 2016 Salı  02:13:05

ve aslında güzel bir şey duymak için can atmak önemli bir erdem. kötüye alıştırılmak, örneğin ölümleri duymak erdem değil, bilakis insanın hürriyeti olan ölümü aşağılamaktır.
HakkınSesi 07 Haziran 2016 Salı  01:53:39

Günahı asıl asosyal olarak görmek önemi. Günah insanı sosyalleştirmez, gerçeğe, hakikate karşı asosyalleştirir ki, sosyal olmak değerler babında duruş belirlemektir, yoksa sağ da sol da gezip dolaşıp, her *oka burnunu sokmak değildir.
HakkınSesi 07 Haziran 2016 Salı  01:51:18

ramazanın bereketi çok farklı bir olay. bu arada davulcu mani okumaya başlayıp beni alt ederken, ben yine de ramazanın bereketini düşününce, ciddi bir atmosfer farkı var ancak münafıklar için bu önemsiz. zamanında süryanilerin, ermenilerin saygısına sahip olamamış adı müslüman münafıklar müminin kendi nefsinden sonra en tehlikeli düşmanları zannımca.
HakkınSesi 07 Haziran 2016 Salı  01:49:25

davulculardan nefret etmiyorum ama beni rahatsız ediyorlar. hem bir ara davulcu mu olsam diyordum. bir aylık iş, işsizlikten iyidir. aynı ritimle, manisiz bir davulculuk ciddi rahatsızlık veriyor. üstelik geceleri hiç uyumayan birine daha fazla rahatsızlık veriyor.
HakkınSesi 07 Haziran 2016 Salı  01:47:24

rus kızları apartmandan attırmak için tek çare benim gibi bakan adama bir şey diyemedim. kızlar ramazan gelince sahile iniyorlar. pavyon ya da ev işleri 'günah olur' diye azalıyor sanırım. aramızda iki kayık vardı. daha toplu ve cilveli olanı bana yakınlaştı, sigarası elindeydi. üst komşuları olduğumu bilmediklerini düşünsem de yine de onları apartmandan attıracak tek insanın ben gibi durması da canımı sıkıyor.
HakkınSesi 07 Haziran 2016 Salı  01:45:11

bugün pike takımlarını, çarşafları, yastık yüzlerini yıkayıp balkondaki iplere asmışlardı. bugün hep uyuyup uyandım. belki de kafka kafama vurduğundan olmuş olabilir. hem bir zaman sonra yapmak istediğin tek şey uyumak oluyor. ancak kıştan bir alışkanlık olan battaniyeyi çarşaf niyetine serme alışkanlığından vazgeçmeli.
HakkınSesi 07 Haziran 2016 Salı  01:43:30

evinde hizmetçisi olan ev yine geri geldi yaşlı adam ve kadınla beraber. kadın adama göre daha genç gibi, belki de adam babasıdır. çünkü adam o kadar yaşlı, kamburu sandalyeye öyle yakışıyor ve hareketleri ağır. kadın da altmış yaşında var gibi duruyor. bence de karısı değil hem olsa ne fark eder. baykuş onların katının üstünde. hizmetçileri sanırım kaldıkları asıl meskenden getirilmemiş gibi. genç, tek tip elbiseli ve yazması başında bir garip duran hizmetçi.
HakkınSesi 06 Haziran 2016 Pazartesi  01:57:04

var olan bir şeyi hayal etmekle, hiç olmayanı hayal etmek çok farklı şeyler. ikincisi dah ağır, daha mutsuz ve öyle.
HakkınSesi 06 Haziran 2016 Pazartesi  01:42:09

yok, hiçbir derman denilen şey derman değil.
yok, derdi veren de derman da, dermanı vermenin de derdi olduğunu söyler.
HakkınSesi 06 Haziran 2016 Pazartesi  01:34:01

bir zaman sonra bütün metroseksüel bay/bayanlar birbirine benziyorlar. aynı tip erkekler, aynı makyajlı yüzler..
HakkınSesi 06 Haziran 2016 Pazartesi  01:21:58

okuduğun kitabı resmetmek de gösterişsizliktir. (buna ben de dahilim )
HakkınSesi 06 Haziran 2016 Pazartesi  01:08:18

şu şuramda, şuracıkta kalsın.


Hak şerleri hayr eyler
Ârif anı seyreyler
Zan etme ki gayreyler
Mevlâ görelim neyler.Neylerse güzel eyler
HakkınSesi 05 Haziran 2016 Pazar  12:50:12

Bu kadar çok günahın olduğu yer de insanın kendisi de bir günah olma yolunda ilerliyor
HakkınSesi 04 Haziran 2016 Cumartesi  00:45:17

neyi beklediğini bilmemek de acıdır ama yine de güzeldir.
HakkınSesi 02 Haziran 2016 Perşembe  19:01:10

sen yanlış bir şey yaptığında, karşına geçip sana 'sen işte zaten buydun' diyecek insan çoktur. ayrıca yanlış bir şey yapmakta gerekmiyor, yeter ki sana konuşacak olanın rahatsız olması bile yeterli.
HakkınSesi 02 Haziran 2016 Perşembe  01:54:30

hey gibi oya aydoğan, ne güzel oynardın filmlerde. çok güzeldin, çok.
HakkınSesi 01 Haziran 2016 Çarşamba  15:24:52

Tiksinmek de erdemli bir davranıştır yerine göre.
HakkınSesi 01 Haziran 2016 Çarşamba  02:14:19

bu zamanda iftira bu kadar bollaşmışken, yalnızlaşmak deyiminin hiçbir önemi olmadığının da farkına varıyorum. hiç kimse olmasa da olur demiyorum, hakikati önce kendi adına bilmen, yinelemen lazım.

Hz. Aişe'ye atılan iftira meselesi, bu zamana çok acı ışık tutuyor. burada şu ayet önemli elbette: “Gevşeklik göstermeyin, tasalanmayın; eğer iman ediyorsanız üstünsünüz.” (Âl-i Imrân, 3/139) İman edenler, haklılarsa elbette üstündür ve gün gelir atılan iftiralar da tek tek yok olur. Hz. Ömer bile peygamber olabilme takdirini kazanan insan, Hz. Huzeyfe'nin yakasına yapışıp 'Huzeyfe, Allah aşkına söyle, Ömer de münafıklardan mı?' diye sorarken, biz kendi makus kaderimiz içinde, günahlarımız ile yine de gülebiliyoruz.

Gelelim iftira mevzusuna. Ayet iniyor: "O iftirayı çıkaranlar içinizden sayılı bir zümredir. Onu sizin için bir şerr saymayın. Aksine o,sizin için bir hayırdır. Onlardan herkese günahtan ne kazanıyorsa o vardır. Onlardan işin büyüğünü deruhte edene ise en büyük azab vardır" (Nûr,11) Öyle bir iniyor ki, riyakarlık, summe taslayan insanlar olarak bu ayetten de bir başkası için bir şey varmış gibi hissediyoruz ama düşününce, çıkarılmış en ufak iftiraya dahi alkış tutuyorsak, yazık bize.

Mevzunun bir de iftiradan sonrası var. İftira yapmış olanlara yine de el uzatılır mı?

Ebu Bekir:"ALLAH'a yemin ederim ki,artık bundan sonra,Mıstah'a infakda bulunmayacağım" dedi. Çünkü Ebû Bekir,hem akrabası olduğundan,hem de fakir olmasından dolayı,Mıstah'a harcamada bulunuyordu.

İşte bunun üzerine ALLAH Teâlâ da:

"Sizden fazilet ve servet sahibi olanlar,akrabasına,yoksullara,ALLAH yolunda hicret edenlere vermelerinde kusur etmesin,affetsin,aldırış etmesin. ALLAH'ın sizi bağışlamasını arzu etmez misiniz..."(Nûr,22) ayetini indirdi.


Hz. Ebu Bekir de:"Evet,ne demek;elbette ben ALLAH'ın beni bağışlamasını can ü gönülden arzu ederim!" dedi ve Mıstah'a nafaka vermeye devam etti.



Yaşanan her hadise bize aslında bariz bir temsildir.
HakkınSesi 01 Haziran 2016 Çarşamba  01:55:53

kadının seccadesinde gözyaşının kokusu çıkmıştı. iki sebepten sorgun ağır olur dedim, biri gıybet, ikincisi de isyan. her seferinde anlar gözüktü.

bana yaz dedi. gözleri yaz dedi. belki dedim, belki.
HakkınSesi 01 Haziran 2016 Çarşamba  01:29:32

Sana ihsan sahibi olmak ne yakışıyor Allah'ım!
Bize yakıştığı sıfatlarla bize davranma ne olur!
Sen elbet güzel eylersin, bakana gösteririrsin
Edeceğin güzelliğe, bahara bizleri eriştir
Günahlarımızı affedecek sabır da sen de, merhamet de.
HakkınSesi 01 Haziran 2016 Çarşamba  00:46:16

biri bana sorsa, 'nesin sen' diye, 'fikir işçisi olmak için çabalıyorum' derim. işçi kelimesinin burada yücelttiğim için gurur duyuyorum birazcık kendimle, sonra geçiyor. şimdi mesele şu, fikir işçisi olmak, bir zamanların akil adamları olmaya benzemiyor. oportünist oyuncu, yazar, gazeteci kitlesinden akil adam olursa, elbette fikir işçisiyim diyen de çok olur. fikir işçisi olarak örnek verebileceğim insanlardan en başta Cemil Meriç gelmektedir. son zamanlarında bir tür gerçeği daha bariz görme hadisesini yaşamıştır. uzun uzun Hindistan civarı açısından dini ritüelleri incelemesi de, aslında dünya yoğunluğunun 2.5 milyar gibi bir miktarını kaplayan Çin, Hindistan ikilisi açısından bakılırsa da, çok da mantıklıdır. tabi, burada İslami cepheden bakanlar, Necip Fazıl'ı da örnek verebilir. çok zeki bir insan olmasına rağmen, neden Necip Fazıl'ın (eserleri de dahil) asıl kalbe etkileyici özelliği azdır? Necip Fazıl bir tür arınma sürecini ölene kadar sürdürmüştür. bir müceddid gibi hayatında hataları fikri olan da birisi olmamıştır. buna yanlış mana vermemek için, diğer insanları da katabiliriz aslında. yine de fikir işçisi olmanın bir tür temsiliyetine ait özellikleri sunmuştur. dinsiz bir fikir işçiliği olmaz. bu millet dini yaşarsa ancak yükselebilir. maalesef bunu kuru bir umut olarak tutmak istemiyorum ama değişmiyor bu umut endeksi.

evet, fikir işçisi olmaya çalışıyorum güzel bir sözdür ama benim şahsım gibi bu örneğe tabi olacaklar için saf bir işçlik düşünülemez. günahkarların emeğini yer yer şeytan egosu ve farklı hülasalarla bozabilir.
HakkınSesi 01 Haziran 2016 Çarşamba  00:36:27

ne güzel, kaç gün önce bahsini ettiği olayın biraz daha teferruatlı hali:


Muhammed İkbal der ki: ‘Gençlik yıllarımda her sabah namazından sonra iki saat Kur’ân okuyordum. Babam yaptığım işi görmesine rağmen her sabah gelip ‘Oğlum, ne yapıyorsun?’ diye soruyor, ben de elimdeki Mushaf-ı Şerif’i gösterip ‘Kur’ân okuyorum’ cevabını veriyordum. Tam iki sene, belki onlarca defa, elimde Mushaf’ı görmesine rağmen ne yaptığımı sordu. Bir gün âdeti üzere tekrar sorunca, ‘Babacığım, biliyorsun ki Kur’ân okuyorum; ama yine de ne yaptığımı soruyorsun. Bir şey mi demek istiyorsun?’ dedim. Babam şöyle cevap verdi: ‘Evladım, evet, biliyorum ki elinde ‘Kitap’ var. Ama ben ona bakmanı değil, onu okumanı istiyorum. Muhammed’im! Kur’ân’ı sana sesleniyor gibi okur ve her âyetten alacağın şeyleri alırsan o zaman gerçekten okumuş olur ve istifade edersin.’
HakkınSesi 01 Haziran 2016 Çarşamba  00:34:15

asıl mesele de burada Arapça bilmeyen bir müslümana dönü geliyor. meal okuyup, 'Kuran okudum', ben anladım demek, direkt bir çeviriyle 'aslında siz yanlış diyorsunuz, bak kuranda böyle diyor' diyenler kör cahillerdir. nasıl mı? meal okumak, bir tür tercüman işi dersek, etimolojik bir çaba içerisindeki insanın aslında bir çok kaynaktan kelime kökenine kadar araştırdığı düşünülürse, hem hadis hem de tefsir boyutuyla Kuran okuması yapılır. meal okumanın boş olduğu buradan çıkmıyor tabi ama meal insana hemen bir fikir vermez. bunun için ciddi mana da donanımlı bir insan olması gerekir, örneğin beş bin hadis ezbere bilen bir alim insan düşünelim. sahih hadisler itibariyle bu alim zat daha rahat bir kavrayış içerisinde bulunabilir.
HakkınSesi 01 Haziran 2016 Çarşamba  00:30:08

somuncu babanın bursa ulucami açılışındaki verdiği vaaz gibi aslında. fatihanın yedi farklı açıklaması diyelim ve açıklama yedi farklı bab itibariyle yapılırken, insanların anlama/anlamama kapasitesi. hem akıl hem de kalp gözü dedikleri asıl fasıl da geçerli burada. bir de egoyu ayırmak. islam'da 'ene'nin Rab yerine koyulması da, (Arabi Hz. gibi) beni aslında bir nevi yok sayıp, has bir tabirle Allah'tan olduğumuzu, yaratıcımızı bilmektir.
HakkınSesi 01 Haziran 2016 Çarşamba  00:27:39

‘Tenezzülâtü’l-ilahiyye ilâ ukûli’l-beşer, ilâ idraki’l-beşer’

(Kur’an, tenezzülât-ı ilahiye ile beşer aklı gözetilerek nazil olmuştur.’)
HakkınSesi 01 Haziran 2016 Çarşamba  00:25:18

sana temsil olan kimse, ona göre yaşamaya başlarsın. temsili yanlış bulmak, müslüman insanın ferasetindedir. feraseti beliğ ve yüksek olan bir mümin, temsiliyeti analiz ederken, bakar ki, bu temsil edecek insan, şurada yanlış yapıyor:'dur ey temsilci, yanlış yapıyorsun' der. maalesef, asıl feraset sahibi olması gereken insanların şuursuzca hareket ettikleri bir dönemdeyiz. öyle Yunus Emre dizisi çekmekle, Osmanlı kuruluşu çekmekle safiyane, halis bir niyet olsa bile, sonunda amel itibariyle neticesi pek safiyane durmuyor.
HakkınSesi 01 Haziran 2016 Çarşamba  00:22:11

'küfür ağzına yakışmıyor.' yakışanın nasıl yakışır diye bir mesele var. bir bakımdan günde binlerce defa Estağfirullah çeken Ebu Hureyre örneği var, bir taraftan küfürlü bir ağız. denge bulunabilir mi?
HakkınSesi 01 Haziran 2016 Çarşamba  00:19:31

yine bir takım insanlar, okusalarda bir türlü dine sıcak bakmazlar. iman meselesine girmiyorum ama dini direkt bir tereddütle düşününce, sebebi istediğin şeyleri yaptırmamasıdır. bu 'ben dini mübin' birisiyim diyen için de geçerlidir. beş farz, otuz iki farz değil mesele, olmaması, o günaha (neyse içeriği) yaklaşmaktan korkmaktır. günah tatlı gelse de ilk başlarda, zehrini sonra gösterir. hiçbir günahın lezzeti baki değildir, bilakis zehirli ve geri çıkmaktadır.

HakkınSesi 01 Haziran 2016 Çarşamba  00:16:40

kendi çöplüğünde öten horoz olmak da bir payedir. sıfır, sifir, belki yok oğlu yok, hiçbiri... bir payesizlik de paye mi olur?

HakkınSesi 01 Haziran 2016 Çarşamba  00:15:25

insanlar peygamber ismini duyunca hoşlarına gitmiyorlar. 'biz zaten müslümanız, tamam o da peygamber ama biz kuran okuruz, kuran önemlidir' derler. işte büyük yalancılar da onlardır. kuranı da önemsemezler. Allah'a da açık açık şirk koşarlar. peygamber efendimizi tıpkı zamanındaki ebu cehiller, ebu lehebler, velid b. mugireler, ukbe ibni muaytlar gibi, bunlar da aslında biliyorlar ki o peygamberdir ve önemi tartışılmaz ama insanlık egosundan dolayı, katlanamadıkları 'neden o' tavrından dolayı bir türlü peygamberi sevmezler. sadece Hz. Muhammed s.a.v. değil Hz. Adem'den Hz. İsa'ya binlerce peygamber de aynı tavırları yakınlarından, toplumlardan görmüşlerdir.
HakkınSesi 01 Haziran 2016 Çarşamba  00:07:22

yusuf ziya özkan demeyi hep unutuyorum. adının bütününü hep karıştırırım. mübarek bugünlerde hasta. Rabbim canını alacaksa da, bir huzurla, esenlikle alsın. Yaşayacaksa da güzel günler görsün. Onun sesi çok kişiyi ağlatmıştır.

...



https://www.youtube.com/watch?v=_cZdX1bHnOU
HakkınSesi 01 Haziran 2016 Çarşamba  00:00:31

kendi çaresizliğimiz bizi bu vahşi vurdumduymazlıktan kurtaramıyor. Allah'a bırakmak, tevekkül etmek deyimini biz 'nasıl olsa olur' mantığıyla düşündüğümüz için bir şey olduğu yok. ne paramızda bereket, ne gözümüzde nur, ne de yarınlar için umutlu bir dünya.

bu arada birinci tekil şahıs böyle ifade etmeyi gerektiriyor. maalesef bir umutlu dünya yok. kendi içinde, çevrende ne kadar bu umudu bulabiliyorsan, o. ancak yine de son şahlanışa inanmak istiyor insan.
HakkınSesi 31 Mayıs 2016 Salı  21:17:10

hukuksuzluk adamı taraflı tarafsız bir terazi de insanları uyandırmalı ama herkesin keyfi yerinde. bu keyif bolluğunda kendi keyifsizliğimi kelimelerle dağıtmak da ayrı bir hukuksuzluk.
HakkınSesi 31 Mayıs 2016 Salı  21:09:08

ne kadar müzik dinlersen dinle, ruhun işkencelerden kurtulamıyor. yalnız güzel okunan bir aşır bile insana muazzam bir haz veriyor, ruhu tazeleniyor.
HakkınSesi 31 Mayıs 2016 Salı  21:06:39

hayatımı etkileyeceğini sandığım iki hikaye öğrendim iki günde. bu benim için pek çok sorunun da (geçmişe dönük) cevabı oldu. peki, mutlu mu oldum? mutluluğu, tatmin olmakla eş tutunca, mutluluk keyfi ve zamanla sınırlı oluyor. benim açımdan tarih bilgisi sosyalizm dinamikleriyle sarsabilir insanı ama gerçeklik için yalnızca dini ritüel vardır.
HakkınSesi 31 Mayıs 2016 Salı  20:25:13

oyuncuların bir kitle oluşturma potansiyeli hindistan'da var. buna hemfikir olabiliriz. abd'de oyunculuk kitleleri çok farklı etkileme üzerine dayanıyor. örneğin, iyiliksever bir oyuncu profili oluşturma.

türkiye de ne var, nasıl bir kitle var onu da bilmiyoruz.
HakkınSesi 31 Mayıs 2016 Salı  19:59:14

bana da bir tane sahte diploma gerek. adam yerine koymuyorlar yoksa.
HakkınSesi 31 Mayıs 2016 Salı  19:54:36

bu şarkıyı şaşırması mümkün herkes dinlemeli o saçma pop şarkılar yerine


https://www.youtube.com/watch?v=gX58ooxwhzQ
HakkınSesi 31 Mayıs 2016 Salı  10:50:25

’Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir; Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.’
HakkınSesi 30 Mayıs 2016 Pazartesi  21:28:50

Biri şöyle derdi: ' Asıl anan, bacın namusundur, eşin de namusundur elbet ama onu öldürerek namus filan temizleyemezsin. Eğer eşin namussuzluk yapmışsa, boşayacaksın. '

Haksız değil gibi.
HakkınSesi 30 Mayıs 2016 Pazartesi  21:28:11

Biri şöyle derdi: ' Asıl anan, bacın namusundur, eşin de namusundur elbet ama onu öldürerek namus filan temizleyemezsin. Eğer eşin namussuzluk yapmışsa, boşayacaksın. '

Haksız değil gibi.
HakkınSesi 30 Mayıs 2016 Pazartesi  21:25:13

Bugün bir öğretmenle muhabbet ederken, uzun zaman sonra edebiyattan, sadece edebiyattan bahsettiğimizi, konuştuğumuzu görünce bayana teşekkür etmek istedim. Velakin illaki sen de yazıyorsan, seni de okumak isterim ısrarı rahatsız etti.

Böyle anlarda öylesine çıkardığın bir kitap olsa diyor insan. Sırf kitap olsun. Satmak filan değil, seni okuyan üç dört insan der gibi. Aslında hep böyle olur. İyi okuyucu çok azdır. Aslına bakılırsa bende iyi okuyucuyum ama yorum yazmaktan ya da yorumu yüze söylemekten çekiniyorum. Etkisi azaltılmış dobralık deniyor buna.

Sonum Beyoğlu'nda kendi kitaplarını mukavva üzerine koymuş satan adama benzeyecek.
HakkınSesi 30 Mayıs 2016 Pazartesi  16:59:41

Bir şeyi çok istemekle, sahip olmak arasında fark yokluğundaki özlemde yatıyor.
HakkınSesi 30 Mayıs 2016 Pazartesi  16:55:09

İnsan yavaş yavaş kendini dinlemenin ne olduğunu öğreniyor.
HakkınSesi 30 Mayıs 2016 Pazartesi  14:49:36

Koltuk altını gösteren giysiler dışarıda çokça gözükmeye başlarsa, bil ki yaz çok yakın.
HakkınSesi 30 Mayıs 2016 Pazartesi  14:48:29

Havada nem fazla olunca, hiçbir şey yapmak istemiyorsun. Bir de üstelik rahatsızsa insan daha fena.
HakkınSesi 29 Mayıs 2016 Pazar  18:35:12

bkm, güldür güldür tarzı skeç tarzı programlar tiyatro kökenli değil, televizyon, show güdümlü programlardır. yine de komik olmadıklarını söylemek mümkün değil.
HakkınSesi 29 Mayıs 2016 Pazar  18:32:37

bu zeylin sonradan bahsi açılır elbet.
HakkınSesi 29 Mayıs 2016 Pazar  18:31:59

ülkede bariz bir tiyatro/cu sorunu var. büyük birkaç şehir harici tiyatro nedir kısmı bile şüpheyle yaklaşılan bir soru. İstanbul'da Sarıyer'de oturan biri bile, İstanbul'da var olan etkinliklerden yüzde seksen habersiz yaşar, hatta göçer gider dünyadan.
HakkınSesi 29 Mayıs 2016 Pazar  18:30:09

kusura bakmasın kimse ama Saddam asılırken 'la' demişti, gerisini söyleyememişti. şimdi var olanları temiz göstermeye çalışmakta masum gelmiyor.
HakkınSesi 29 Mayıs 2016 Pazar  04:30:35

cemil meriç 'bu ülke' her evde olmalıdır. evde yoksa da okunmuş olmalıdır. okunmuş olan o kitap özlenmelidir. evde varsa açık tekrar tekrar okunmalıdır. bu ülke, bu ülkedir. bizimdir. bizim içindir. cemil meriç sona götürmez insanı ama ufkunu geliştirir. bu ufuk için de insanlar yıllarını verirler de, yıllarca akademik eğitim de alırlar, yine boştur, yine maddeci ve yine makam, koltuk sevdalısı olurlar.
HakkınSesi 29 Mayıs 2016 Pazar  04:27:51

ben beni biliyorum ben beni keşfe çıkmaktan aciz
HakkınSesi 29 Mayıs 2016 Pazar  04:27:15

kendimi iyileştirmeyi deniyorum
HakkınSesi 29 Mayıs 2016 Pazar  04:26:53

deniyorum
HakkınSesi 28 Mayıs 2016 Cumartesi  20:27:55

Ve ayaklarım bir heykel daha çökünce;
Mesut olur titrek, boğulu nefesler
HakkınSesi 27 Mayıs 2016 Cuma  22:22:21

Ne günahımız var ki, ne hatamız var ki demek şirk içinde insanı günahkar eylemez mi?
HakkınSesi 26 Mayıs 2016 Perşembe  20:23:17

alemde huzurdan bahis açma, rûz-ı mahşerde dururken
HakkınSesi 26 Mayıs 2016 Perşembe  00:27:46

düşünsene bir avuç insan umut için sahnede. senaryo da umut. oyuncular yorgun ama umutlu. düşün böyle bir şeyi. gündelik tüm kavgalar dışında, tüm şeytani siyaset dahilinde, düşün az umudu.
HakkınSesi 26 Mayıs 2016 Perşembe  00:19:41

hayvanlar çiftliğini yazdıran her neyse, şimdiki zamanın ne farkı var? çiftliğindeyiz Ali babanın. kimimiz eşek, kimimiz öküz. siz ey tilkiler, bir aslan gelse de korkup kaçacaksınız ama bekleyin.
HakkınSesi 25 Mayıs 2016 Çarşamba  22:15:12

İşte nasihat: ölüm.
HakkınSesi 25 Mayıs 2016 Çarşamba  00:35:48

bir zaman sonra kardeşin bile el olur. kardeşim dediklerin de.
HakkınSesi 25 Mayıs 2016 Çarşamba  00:33:35

bir kere sağ ve sol demek bile aptalca. İslam'ın soldan ya da sağdan devrimi de olmaz. gençlik şarkılarıdır o 'biz islamcı devrimleriyiz' diyenler. itikad meselesini anlayamayanlar öncellikle zaten kafaları ne okurlarsa ya da bakkaldan, okuldan, kahvehaneden kim olursa onu aldatıyordu.

zaman gösteriyor ki, aldatılmak macerası farklı isimler ve şablonlar halinde hiç değişmiyor.
HakkınSesi 24 Mayıs 2016 Salı  20:56:23

Vazo içerisine ilk toprağı kim koyduysa, dünyanın bu kadar yaşanılması güç olmasına sebep olan ilk insanda odur.
HakkınSesi 24 Mayıs 2016 Salı  01:53:01

bir şeyin ne kadar boş ve beyhude olduğunu yaşayarak olduğu gibi yazarak da öğrenebilir insan. çocukken verilen 'ben bir daha duvara yazı yazmayacağım, arkadaşıma tekme atmayacağım' yazma cezaları gibi.
HakkınSesi 24 Mayıs 2016 Salı  01:40:15

kahpeliğin alışkanlık olduğu bir ülke de, edebiyat moda olur.
HakkınSesi 24 Mayıs 2016 Salı  01:28:09

Seni duaya teşvik eden insanlar olmalı. Ama şu şekilde:' Günahtan uzak durmanı tavsiye edip, sonra da duayla yaradana yakın olmanı talep etmeli.'
HakkınSesi 24 Mayıs 2016 Salı  01:26:00

Karakterin nasıl kaderin oluyor misalini iyi düşünmek gerekiyor. Bir insan karakterine ne zaman sahip oluyor? Rab bu karakteri sana yazmışsa, bunu zaten yaşamak zorundasın ama böyle değilse ve bu karakteri sen kendin oluşturuyorsan, bir nevi biriktiriyorsan, o zaman haklı olarak aptallıkların suçunu başka yere atamazsın. Bilgin de aslında bir tür alışverişten başka bir şey değildir.
HakkınSesi 24 Mayıs 2016 Salı  01:04:56

Ünlü harfler , ünsüz harflerden azdır. Tıpkı ünlü insanlar gibi. Ünlü harfler olmayınca kelime kuramazsın ama gerçekte ünsüz insanlar olmayınca yaşayamazsın.
HakkınSesi 24 Mayıs 2016 Salı  01:03:31

Kırılırsa zinciri zindanların ve sen esir, 'özgürüm' diyebilmişsen sahte prangalar ardınca, işte sana yaşamak dostum mübahtır.
HakkınSesi 24 Mayıs 2016 Salı  01:02:15

Sahip olduklarının değerini bilmeden, bir başka şeye sahip olmayı istemek, arzulamak da neyin nesi? Sen önce kendi sahip oluşuna sahip çık, kendinin farkında ol. İnsanlar bir başkasının gözünde nasıl olurum diye yaşıyorlarsa, bu insanlığın özüne ihanettir. Her insan farklı yaratılmıştır ve bunu kabullenmemek küstahlıktır.
HakkınSesi 24 Mayıs 2016 Salı  01:00:02

Bazen 'bir deliden' ne farkın olur diye düşünüyorum. Deli olarak adlandırdıkları insan da, bazı kuraldışı hareketleri yüzünden esir altında tutulur. Asla şizofren ya histerik çıldırmalar deliliğe girmez.
HakkınSesi 24 Mayıs 2016 Salı  00:58:13

Sana artık heyecan vermeyen arkadaşını da arayıp sormak istemezsin. Bu yüzden bir arkadaşın varsa, o anlattığı kadar bilmelisin hayatını. Dahası merak konusu olmalıdır. Yoksa artık onunla arkadaşlık kurmak istemezsin.
HakkınSesi 24 Mayıs 2016 Salı  00:56:11

Tarkovski ne diyor: ' İlkelerine bir kez olsun ihanet eden insan, hayat ile olan saf ilişkisini yitirir. Bir insanın kendine karşı hile yapması, onun, filminden, hayatından, her şeyinden vazgeçmesi demektir'
HakkınSesi 24 Mayıs 2016 Salı  00:53:35

Petra'yı öldürmeleri şu an mümkün değil ama Palmira'nın kalbini söküp, hindu gibi dişleriyle çiğnediler.
HakkınSesi 24 Mayıs 2016 Salı  00:52:25

Bilgi sahibi insanları kıskanıyormuşum gibi duruyorum, yalnız kıskanmakla saygı duymak arasında bir yer varsa, ben oradayım. Ne saygı ne haset, ortası diyorum.
HakkınSesi 23 Mayıs 2016 Pazartesi  18:13:22

yorgun yüzler, daha yorgun yüzler ve yorgun olmayan bir şey söyleyin bana?
HakkınSesi 22 Mayıs 2016 Pazar  21:17:13

Bacaklarından odun gibi yananlara, gözleri akreplerin, çıyanların yediği aşina nesle.
Ayna da gördüğüm yüzden utandım, uyandım mı?
HakkınSesi 22 Mayıs 2016 Pazar  21:08:12




Gülmek bana yakışmıyor demiyorum ama gülünce korkuyorum sonra kötü bir şey olacak diye. Sonra olacak kötü şeyleri düşünüyorum. Kötü şeyler bir anda silinip gidiyor. Israr ediyorum, ne olabilir diye.
İşe yarama hissinden, yazgıdan, Allahın belası şeylerden uzak duramıyorum. Yazgı benim tatlı, küçük arkadaşım. Bana insan olduğumu hatırlatan şey.

HakkınSesi 22 Mayıs 2016 Pazar  00:07:26

Ne güzel bir şarkıdır.



Özgürlük ve barış
Tüm insanları özlemi olacak yarınlarda
Anam bacım kardeşim
Eşim dostum yandaşım
Daha daha mutluyuz yarınlarda

Ağlamak yok gülmek var
Düşmanlık yok dostluk var
Yarınlarda seni sevmek var
Yarınlarda mutlu günler var
Yarınlar benim yarınlar senin
Yarınlar onun yarınlar bizim
Mutluluk şarkısı tüm insanların
Gönlüne dolacak yarınlarda
Canım gülüm sevgilim
Balım dalım birtanem
Daha daha mutluyuz yarınlarda
HakkınSesi 22 Mayıs 2016 Pazar  00:05:23

Ruhun grevi dünyaya karşıdır. Ahlaksızlık, namussuzluk, adam kayırma, iftira hurra bombalarken doğruluk kalelerini, insan gibi yaşayabilmek, dürüst duruşunu koruyabilmek postmodern erdem değil, insanlık onurudur.
HakkınSesi 21 Mayıs 2016 Cumartesi  04:04:02

Peygamber tüm hücreleri itibariyle insandır. Bedenen de, ruhen de bir insan şemasında ve inşası içerisinde yaratılmıştır. Peygamber sakalını, saçını kutsamak, hatta ondan duayla bir şey dilemek (türbeler misali) din içerisindeki bid'at meselesidir ki, din kimseden zarar görmese, en çok bu tür insanların inancı yüzünden zarar görmektedir.

Peygamber sünnetleriyle de ayrıca ayrı bir alay geçiliyor. Tüm meseleler hallolmuş gibi, çocuğa iki isim verme zorunlu bir hal gibi lanse ediliyor. Niye? Sünnet. Nisa suresinde de geçiyor ki 'Kadınların nikâhına, halinize uygun bir mehir karşılığında talip olmanız size helâl kılındı' ayetiyle, Mehir mevzusuna Rabbim de en güzel örneği sunmuştur. Erkek evlenirken çeşitli düğün saçmalıkları sünnet, hatta farzmış. Sonra namazda tahiyyat kısmında parmağı deli divane kaldırıp indirenler var. Bu da sünnetmiş. La mevzusu denk gelirse, dört elif miktarı olması muhtemel kısımda, işaret parmağı kalkacakken, o parmağın vibrasyonlu alet gibi kalkıp inmesi de dinin içindeymiş.

Tüm bunlarla beraber, hala insandan medet uman, kendini geliştirmeyi becerememiş, islam ahlakıyla standartlarını koymuş batıya bile gavur diyerek kendini zora sokan ve kendisinden kaçan bir ümmet ne zaman olduk? Sahi ümmet miyiz hala?

Yine de İbrahim'in milletinden, Muhammed'in ümmetinden demek ne tatlı. Allah onlardan razı olsun. Salat ve selam.
HakkınSesi 21 Mayıs 2016 Cumartesi  03:52:26

İnsan ölümü ne kadar düşünüyor? Hayır, ölüp gittin, bitti gitti değil, ciddi mana da ne kadar düşünüyor? Oradaki adalet ve gerçeklikle yüzleşince neyi umuyorum? Bu dünyanın geçici onca lezzeti karşısında, ahmakça batışlarım ve çıkışlarım hangi hakiki tadı bıraktı ruhumda? Kederden ve ıstıraplı yürek sızlamalarından sonra geriye ne kaldı? Ölüm perdesi açılır da, ne var ne yok ortaya saçıldığında, 'elestü birabbüküm' kısmını bile geçebilir miyim?

Yalnız bu muhasebenin zeyli bile, olduğu müddetçe insana korku veriyor. Bir takım saftrikler gibi, korkmak değil, onu sadece sevmek lazım kısmıyla mı hareket etmek lazım? Her şeyi geçtim, ölümü de her an hatırlamak gerekirse, dünyadan zevk alamayız deniyor. Zaten ister istemez Rabbim de kuluna ölümü unutturuyor ama her şeye rağmen yine de bu ölüm konusunda kendimi zorlasam, günlük bir ölüm hatırlama süreci koysam kötü olmaz mı? Hep kötü bir halde ölümden korkarız ama o kötü hal dediğimiz en basit haliyle tuvalette bile olsa, maddi pislikler temizlenip, insan yine de temiz bir halde toprağa gömülebilir. Peki, ruhsal kötülükler ne olacak? Her şeyi geçtim, tüm günahlarımı geçtim de, gıybet belasıyla peki nasıl uğraşacağım? Bugün bir resimde, temsili dikenli bir dil gösteriliyordu. Kardeşinin hakkına tecavüz ederken, aynen o dille, dilleşmiyor muyuz?


Susmanın, ayrıca insanları maruf yönüyle doğru yolda buluşturmanın hakikati ortadayken, münker olandan uzaklaşıp, mürted olana karşı da bilmecbur hem nefsi hem etrafı ikaz etmek gerekiyor.
HakkınSesi 21 Mayıs 2016 Cumartesi  01:09:14

eski kandillerin havasını niye yakalayamaz insan?
HakkınSesi 18 Mayıs 2016 Çarşamba  23:49:46

Bu sesler, anneler ve çocukları. Yalnız anneler. Kapı komşum. Hiç olmadığı kadar yalnız, elektriksiz, susuz ve bir yatak. Acıma duygusu uyandırıyor ve sonra kapıyı kapatıyorsun her şey bitmeli. Bitmiyor. Bitmeyecek. Bana anlatacağı çok şey olan bir kadın ve kırmızı bir şahin içerine doluşan akrabalar. Nasıl ve nereden geldiniz? Sessizliğim fazlasıyla inançlı bir süreklilikle bozuluyor. İşte anahtarlar. Unuttuğum iş yeri anahtarları, işte ellerimle; benim mi bunlar? Sessizliğin nasıl inatçı bir çığlık olduğuna şahidim. Bulutları aralayan Ay, Adalar, İstanbul ışıkları, mavi elbisesini heyecanla giymeyi bekleyen deniz neredeler? Penceremin kapanması lazım. Umursamaz köpeklerin dostu olabilirim ancak. Hırsız değilim, umut hırsızı değilim ama umutlanacak ne var?

Kapı defalarca kilitleniyor. İyi uyusunlar.
HakkınSesi 17 Mayıs 2016 Salı  22:16:55

'Annenin hakkı Allah'ın hakkından sonra gelir. Çünkü O kerem sahibi senin cenini ona emanet etti. Onun bedeninde sana şekil verdi. Taşımak için de ona huzur ve kabiliyet verdi. O da seni kendisine bağlı bir parça gördü. Allah'ın takdiri bağlı olanı ayırdı. Hak binlerce sanat ve fen yarattı, böylece anne de seni sevgiyle kuşattı.' (Mesnevî, III, 325-328).
HakkınSesi 17 Mayıs 2016 Salı  22:11:08

yaşamaktan kaçıran hisle, yazmaktan kaçıran his aynı şey. yazarken düşünmez insan, sadece yazar, düşünmek aslında realite ölçüsünde, hakikate gam olmakla alakalı. o zaman aptallık mı denmeli ya da günah çıkarma mı? cevap bulamıyorsan, belki de yakacaksın. cehennem de yanmadan önce sen yakacaksın.
HakkınSesi 16 Mayıs 2016 Pazartesi  18:13:53

Kitap fuarları bir nevi ülke eğitim kalitesiyle orantılı ziyaretçiye sahiptir. Test kitapları için gidilen fuar, fuar mıdır?
HakkınSesi 16 Mayıs 2016 Pazartesi  18:10:08

Bir kedi süt ya da su içerken zaman ağırlaşır. İnsan da yağmur da ıslanırken.
HakkınSesi 16 Mayıs 2016 Pazartesi  01:43:51

Bugün düş gibi geçiyorsa ve hala devam ediyorsa,belki de düştür diyorum.

Ve Rab insanı yarattı.
HakkınSesi 15 Mayıs 2016 Pazar  02:22:29

ne güzel iyi bir şeyin olmaması. düşünemiyorum iyi bir şeyin dahi olma ihtimalini. hem kim kabullenebilir iyi bir şeyleri. ne gereksizler ayrıca, iyi bir şey de nedir, hem kim için?

(kötü haberler derneği)
HakkınSesi 13 Mayıs 2016 Cuma  02:03:58

Kitap okumayanlar neden kitap okuyanların kitaplarını didikleyip dururlar? 'Ha, evet, bunu okudukça şu olursun bu olursun' tavırları.
HakkınSesi 13 Mayıs 2016 Cuma  01:58:16

Uzak şu masal gibidir.


"Seneler önce küçük bir çocuk her akşam bir tepeye çıkar, vadinin ucunda yükselen tepenin zirvesindeki evin altın pencerelerine bakardı. Bu pencereler, batan güneşin ışınlarının altında, karanlık basıncaya kadar pırıl pırıl yanarlardı. Çocuk, bu altın pencereli evi yakından görmek için yanıp tutuşmaktaydı.
Bir gün, altın pencereli eve gitmek için babasından izin aldı. Koşa koşa vadiyi aştı. Altın gibi parlayan pencereleri yakından görme isteği, onun karanlığın bastığını fark etmesini önlüyordu.
Altın pencereli eve varmak için tırmanması gerektiği tepe çok dikti. Çocuk, nefes nefese yarı yola geldiği sırada, yorgunluktan yere çökerek uyuyakaldı.
Uyanınca, çok vakit kaybettiği için, acele etmesi gerektiğini anladı. Bu arada gece de olmuştu. Çocuk tırmanmaya devam etti.
Şafak söktüğü ve güneş parlak tepenin üzerinde belirlediği zaman, çocuk çektiği yorgunluğun ve içini kemiren hasretin mükâfatını gördü. Altın pencereli eve gelmişti… Bunca zamandır aradığı evi, garip şekilli çatısından tanıdı.
Fakat, evin pencereleri bildiğimiz camdandı. Hiçbiri parlak ve altından değildi. Hatta, toz içinde olduklarından, donuklaşmışlardı.
Çocuklar hayretler içinde kalmıştı. Acaba altın pencereli ev bir rüya mıydı diye düşünmeye başladı. Bu düşünce ile altın pencereli eve arkasına dönüp vadinin öbür tarafındaki kendi evinin bulunduğu tepeye bakınca, gözlerine inanamadı. Altın pencereli ev oradaydı! Kendi evinin pencereleri, üzerlerine akseden doğu güneşinin ışınlarıyla altın gibi parlıyordu."
—Will Judy



HakkınSesi 13 Mayıs 2016 Cuma  01:55:13

Bir kitap okurken, orada anlatılan yerlerde olmayı düşünüyorsun. Mutlu olmak için bu sebep değildir. Bir yerde olmak, bir yerde bulunmak mutlu olma amacıyla olmaz. Hayatta mutlu olmak için yaşanmaz zaten. Her anı insanın sonu nerede biteceği bir rüyadan uyanınca, 'geride ben ne yapmışım' dememek için de ayrıca bu gizli pişmanlık.
HakkınSesi 13 Mayıs 2016 Cuma  01:45:16

Bir şey talep ediyorsun. Yollarını bilsen de, tek bir yoluyla hareket edince, olumsuz bir sonuç alıyorsun. Şimdi sorun nerede? Tek yoldan ilerlemek mi, kendi fikrini dayatmak mı? Olmayınca da bu sefer suçu başkasına atıyorsun.
HakkınSesi 09 Mayıs 2016 Pazartesi  19:44:58

Uzaktan ne de güzel 'deniz ne güzel bugün, keşke sen de benimle bakabilseydin.' Yakına gelince hırıltılı bir nefes çoğalır. Et gerekli bir ücret dahlinde ortak olur. Çünkü paran kadar insan sayılırsın. Yalnız hiçbir böceğin, kedinin, köpeğin, kuşun parası yoktur. Evvel o ekmek arabasının icadında başlar.

Tüm bunların yanısıra mayıs rüzgarı çayımı soğutur. Bugün görünce hiç sevinmediğim yunus balıkları aklıma gelir. Uzaklar iyidir.
HakkınSesi 09 Mayıs 2016 Pazartesi  19:34:13

Çok mekanda bulundum diyenin niyeti, kendini her türlü kabul ettirme içgüdüsüyle eş hareket eder, yalnız çok mekanda bulunmanın değil, bir mekanda bulunmanın inceliğini bir türlü anlayamaz.
HakkınSesi 09 Mayıs 2016 Pazartesi  15:56:29

Sizin sanat sevginiz, af edersiniz birbirinizin şeyini sıvazlamaktan başka bir şey değil deseydim,onların gözünde kötü olacaktım ama demedim. Nihayetinde sadece sustum. Oynaşmaya ve oyalanmaya devam ettiler.
HakkınSesi 09 Mayıs 2016 Pazartesi  02:18:24

Bilgi felsefesinde hırsızlık vardır. Sade felsefesine binaen -malını koruyamadığı için hırsıza ceza kesmekte nedir- demiyorum ama keşfedilen yeni bir bilgi bile, eskinin keşfiyle mümkündür. İlk keşfe kadar gitmemiz gerekiyor ki, eski yunanda kalıyor bu keşif. Benim hassasiyetim İbrahim'e varabiliyor. Fakat itaat, retorik bir dille eleştiriye tabi tutuluyor. Elbette oğlancı-livata toplumu Babil'e özenebilirler ama felsefe deniliyorsa, çocuk İbrahim'in madde üzerine yaptığı felsefe bile başlı başına bir uygar düşünce ritmi taşımaz mı?
HakkınSesi 09 Mayıs 2016 Pazartesi  02:14:16

O akıllılar gibi hiç olamadım. Aslında bazıları onlara akıllı değil, pragmatik canlılar da diyor. Bilgiyi emip, kaçıyorlar. Sülük gibiler. İhtiyacı olan kanı almaları yeterli. Beyin de kansız elektrik akımına kapılmış dinozor değil midir?

HakkınSesi 09 Mayıs 2016 Pazartesi  02:11:39

Commuovere. Vakıa'dan esinlenmiş bir heyecanlanma. Kitaba yazınca acısı hafifler gibi geliyor. Geçen gün yanıma gelip, cam göbeği denize bakıp, iki dakika yalnızlığı anlatan adam gibi. Birbirimizi çektiğimizi söyledim. Olabilir dedi. Yalnızlıktan bahsetti yine. Diğer insanların konuştuğu şeyler bizim gibileri sıkar dedi. Birkaç dakika önce bir başkası iken, o geçen birkaç dakika zarfında artık ben de biz grubuna dahil edilmiştim. Komik gelebilirdi ama 'yaslı gittim şen geldim' şarkısını mırıldanır oldum bir an. Ne diyorsun dedi. Ne diyorsun: commuovere. Oval göbeğinden dışarı taşkın su içerisinde doğmaya yakın bir deniz bebeği. Bizi de doğur. Bizi de öp doğur.

O gidince bir an tel tıngırdadı ama sonra her şey yerli yerinde kaldı.
HakkınSesi 09 Mayıs 2016 Pazartesi  02:01:36


bu söz neden bu kadar haklı olabiliyor: en iyi tanıdığım insanlar, en çok nefret ettiklerimdir.
HakkınSesi 09 Mayıs 2016 Pazartesi  01:58:32

bana 'efendim' derdi. incelikti bu. sonra bir gün 'ahlâkın edebiyatını yapıp kendisinden bî-haber olan insanları zerre kadar umursamıyorum' diye sinirle bir söz sarf etmişti ki, haklıydı. ben hiçbir zaman iyi olduğumu söylememiştim oysa, dediklerim doğruydu. ama vazo kırılıp da, artık hiçbir şey eski haline dönmeyince 'efendim' azarlandı. dişiye hak edilmemiş 'boş olu' zayıf yumruğuyla gözlerinde var etti.
HakkınSesi 09 Mayıs 2016 Pazartesi  01:55:19

istediğin her şeyi orada buluyor musun diye soruyorum ona, bana bir bakış atıyor ki, korkuyorum. işte cehennemim.

sıralıyor. oku. şunu oku. bunu da oku. bunu da oku. hırıltılar kesiliyor ve ideolojisiz merhametiyle duaları sıralıyor.
HakkınSesi 09 Mayıs 2016 Pazartesi  01:52:24

Bakma sen, kökünde iyi olan onlar, zahir de fena duruyorlar. Hayır, fenalık onların artık işi olmuştur ve cezalandırılmaları da yakındır. Peki, hep başkalarının cezalandırılmalarını isterken, asla o musibetin, cezanın, sorgulamanın da eneye- gelmeyeceğini mi düşünüyoruz? Ne kadar uzak olursan ol, o kadar iyisin mi ceza günü?

İyi insanların atların binip gittiği yok bir yere. İyileri siz atlarından indirip, ellerinizle (kardeş olduklarından) boğdunuz. Maksat kan akıtmamaktı. Yalan (kan akıyor). Atlar da artık yok. Dost istersen yalnız niye sadece Yaradan yeter babı tüm bu musibetleri özetlemez mi?
HakkınSesi 09 Mayıs 2016 Pazartesi  01:48:18

oturduğun yerden yazmak kolaydır. göç etmemişsen, yitirmemişsen hayatını.
HakkınSesi 09 Mayıs 2016 Pazartesi  01:11:17

Kıskançlık özünde kardeşliğin kökeninde yatar. Alakasız bir ırktan birini örneğin derisi, dili, dini farklı kardeş görmeyebiliriz. Fakat madde has olarak bu kardeşliğe yorumlanır. Kendi kardeşimize, kanımıza hasetle başlarız bencilliğe. Hasretin de hasetle en yakın bağlamı, kardeşliğe olan özlemdedir. Açık bir dille-kan kana karışmaz-et ete durgunken su karışır. Su ruhları bağlayan tek asıl maddedir. Eriten ve dahil olan. Tüm bunlar aynı yumurta içerisinde hapsolmuş tek ruha çıkar ki- böyle bir şeyi kabul etmiyoruz. Öyleyse varım demek bile hasretten ve hasetten başka nedir ki? Bilinmeyene olan o derin duygu yüklenmesi.
HakkınSesi 09 Mayıs 2016 Pazartesi  01:06:09

İnsanların aklında tamamen temizlemez hiçbir insan. En yakınını -ebeveynlerini bile yeri geldi mi ciddi ithamlarla suçlar. İnsan, insanın kurdu burada açıklanabilir ama insan diyoruz sonuçta. Tamamen hatasız bir mekanizma, bir peygamber, kutup değil, basit bir insan. (bildirilmese onlar da hatalı)

Tehdit kökeninden şedit-şiddetli tahribat ve tahrik mevcuttur. Akıllı olmanın verdiği derin haz aslında kelimesiz kalmakta yatıyor. Bunu iddia edemez kimse, çünkü kelimesiz yaşayamaz
HakkınSesi 09 Mayıs 2016 Pazartesi  01:01:38

Bana ne diyor insan? Ba na ne. Burada na olumsuzluk eki olmasına rağmen ben olmanın yanında kişiyi kendine bağlıyor. Bana-yani bana doğru; to me, my, mine. To tuğlanın en sağlamı ama ne ne oluyor? Nasıl değil, iki v li çarpan w ile birlikte şiddetli bir çarpımla what. Latincede bariz bir dil bilgisinden bahsedebilirken, ingilizce zayıf kalıyor. Weak-ne kadar eksin olabilirsin örneğin. Türkçe daha karışık. Farsça ve Arapça yalnız kalabilirler. Anlatım pek bir şey ifade etmez. Kimse bugatti mühendisini merak etmez, bugatti merak edilesidir.
HakkınSesi 09 Mayıs 2016 Pazartesi  00:56:31

Scream gibi dream ve secret bahçe çiti gibi ama çığlık ve hayali beraber kapsıyor. Kakofoni dilinde, gizem aslında özneldir. Gizin fizik boyutu vardır. Serbest düşme değil, atış hareketi ama kesinlikle açıları, küresine ve yüksekliğine göre gravity ve ilginç olan gerçek gizin peşinden gitmez. Gizler gerçeğin peşinden sürüklenirler. Burada good-doom tekeli olmadan bir wood sosu taşır. Ağaç gibi. İyi olan canlıdır. Vital bir şey ancak daha önemlisi hayatta canlı olmak değil, iyi olmak mesele. Gizlerin, hislerle meşrubatı ayrı bir imtiyaza nüfus olmaz. Bilakis gerçeği bilen için giz sadece bir hüzme olarak kalır bakışta. Gerçeğin karı da bir nevi şahsına münhasır anatomik kalori boyutu kadar olur.

Kim yağları için dünyayı yakar ki? Hitler mi? Git işine.
HakkınSesi 09 Mayıs 2016 Pazartesi  00:49:14

Sam Brown -Stop. Telgraf inceliğinde stop bir nevi önceki kelimeyi uzatmak değil midir? Her gün aynı sahilden, aynı yoldan geçiyorum ama musiki nerede? Gözlerim donuyor. Ruhumla beraber. Neredesiniz siz ey güzel notalar?

HakkınSesi 09 Mayıs 2016 Pazartesi  00:47:06

Ne gelmiyor ki aklıma, neler, nineler.. Neler, Beckettvari nineler olabilir. Kelime sihirbazı Beckett okudukça, edebi aşk dolar insan. Bunu anlatmak, yaygarasını yapmak zorunda da olmazsın. Düşünüyorum da, raflarda kalan her kitap bir gün nasıl olsa aşağı inecek.

HakkınSesi 08 Mayıs 2016 Pazar  20:36:30

Günün yorgunluğunu hissetmek çoğul yalnızlıktır.
HakkınSesi 08 Mayıs 2016 Pazar  15:40:08

Eğer beğeniyorsan,o vardır. Beğenmek kalıcı olmamasını maddenin geçici oluşuna bağlıdır. Yirmi yaşında gencecik bir gencin yüzünü beğenirsin ancak bu kalıcı olmaz. Yaşamın boyunca insanın zihni dolu olsa da, bu onu eski tabirle ordinaryüs seviyesinde ulaşılmaz da kılsa, yetenek ve akıl ayrımı burada başlar.
HakkınSesi 08 Mayıs 2016 Pazar  14:47:37

Az önce bir adam gördüm. Elinde muz dolu bir poşet vardı ve sağ elinde soyulmuş muzu yiyordu. Garip olan burnunun içine de muz sokmuştu.
HakkınSesi 08 Mayıs 2016 Pazar  14:39:23

Erdem yazmakla kazanılmıyor,-Oku emri var. Zihnim kitaplarla meşgul. Para harcadığımda acıtmayan tek yer kitaplar.
HakkınSesi 08 Mayıs 2016 Pazar  14:27:53

Kalem tüfek gibi. Yine sâlâ okunuyor. Biraz salah diliyorum. Yürek parçaları edebiyatın kökünde. Bir devi cüce yapan tesirle, cam göbeği rengiyle deniz aynı şevki sunuyor. Bir eriği dişlerken, o ekşimsi tadın kalabalığı çok fazla sürmüyor.

Uzun cümlelerden kaçıyorum artık. Tatlılıkla alt etmek güç. Ve benim ebedim de Sartre'nin ironisiyle büyüyor.
HakkınSesi 08 Mayıs 2016 Pazar  13:16:16

Denizler kadar mürekkep olsa, ağaçlar kadar kalem olsa...
Bir o kadar,bir o kadar daha olsa Aslolan Alimin ilmine ulaşılamazken,
Kendi kuytu ve zerre bilgi cihetimle, biliyorum diyorum hala.

HakkınSesi 08 Mayıs 2016 Pazar  11:46:09

Uyarı:İnsan gibi yaşamadan önce insanlığımızdan çıkabiliriz ve soluklandığımızı sandığımız an, kasvetli bir günün yine kasvetini sürdüren yine bitmemiş kalabalığından bahsedebiliriz.

Bana koyan da bu. Kendi olgunluğumu ve özgün oluşumu kutlamadan önce nelere katlanıyorum.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.