Akıllı bir insan kazandığı paranın bırazını, aldığı nasihatın ise birçoğunu bir yana koyar. Harry Carns
E-mail adresiniz: Şifre: Üye ol | Şifremi Unuttum
Anasayfa Şiirler Yazılar Forum Etkinlikler Nedir? Kitap Kitap   TiVi  Müzik Blog Atölyeler Atölyeler  Arama İletişim
Nedir de; düşünüyorum, fikrimi söylüyorum, düşüncemi paylaşıyorum.

• Yaşam
• Güncel
• Bilim
• Din
• Müzik
• Tarih
• Yer
• Sinema
• Spor
• Genel
• Sanat
furug-ferruhzade

füruğ ferruhzade

füruğ ferruhzade sizce ne anlama geliyor yada size neyi çağrıştırıyor?
"füruğ ferruhzade" terimi E-Robot tarafından 07.02.2008 tarihinde ekledi.
füruğ ferruhzade yorumları (Toplam 6 yorum yapıldı.)

BANU ULUDAĞ
15.12.2010 19:18:49

DÜŞ

sıcak sevinçle umutla
düşsel esrik bakışlarla
kız söylence okuyor
gecenin yalnızlık zulasında
uzak yoldan kuşkusuz bir gün
mağrur prensin
rüzğar kanatlı altının toynakları
çarpacak kent sokakalarının dizme taşlarına
tacının üzerinde
güneş yalazları parlayarak
altın işlemeli elbiseleri
göğsü inciler takmalarla kaplı
rüzğar tacının tüylerini
alnındaki bir tutam siyah saçı
her an başka bir yöne çekerek

halk fısıldıyor
“o bu gurur bu görkem ve güçle
bu dünyada eşsizdir
yüce prenstir kuşkusuz…”

kızlar pencerelerden boylanıyor
yanakları utançtan kızarıyor
göğüsleri bir düşün sevinciyle
“belki beni ister” diye çarpıyor
ama prensin gözü sanki
onların istek dolu bakışlarını görmüyor
o, mis kokan bu bahçeden
bir yaprak bile dermeden
dingin ve usulca geçiyor
kentin dizme taş sokaklarına
at toynaklarını çarpıyor
güzel sevgilisinin evine doğru

halk soruyor birbirine:
“öyleyse bu mutlu kız kimdir?”

ansızın kapıda bir ses
sevinle sese doğru uçuyorum
odur evet o!
“ah ey prens! Ey düşsel sevgili
Görüyordum düşümde geldiğini.”
Çocukça gülüyor
Sevinç dolu sıcak bir bakışla
“ey bakışları güzellik kentine yol
Ey bakışları bir kadeh içki
Ey dudakları kan renginde çöl lalesi
Koş
Yol uzundur
ama yolun sonu köşktür nurdur.”
Sessizce oturuyorum atın sırtına
Gögsünün gölgesine kayıyorum
Başım dönüyor.
Yine
Dingin ve usulca
rüzğar kanatlı atının toynakları
kentin dizme taşlarına çarpıyor
tacının üzerinde güneş
yalazlanıp parlıyor

onunla birlikte bu hüzün dolu kenti
terk ediyorum
halk şaşırmış fısıldıyor:
“ne mutlu kıza!....”

nİLSU_
15.12.2010 14:10:47

KIZIL GÜL
kızıl gül
kızıl gül
kızıl gül

o beni kızıl gül bahçesine götürdü
ve ıstıraplı saçlarıma kızıl gül taktı karanlıkta
ve sonunda
kızıl gül yaprağı üstünde benimle yattı

ey felçli güvercinler
ey adetten kesilmiş deneyimsiz ağaçlar, ey kör pencereler
yüreğimin altında ve derinliğinde uyluklarımın, şimdi

kızıl bir gül sürgün vermekte
kızıl gül
kızıl
bir bayrak gibi
ayaklanmada

ah, ben gebeyim, gebeyim, gebe



nİLSU_
15.12.2010 14:09:22


RÜZGÂR BİZİ GÖTÜRECEK

küçücük gecemde benim, ne yazık
rüzgârın yapraklarla buluşması var
küçücük gecemde benim yıkım korkusu var

dinle
karanlığın esintisini duyuyor musun?
bakıyorum elgince ben bu mutluluğa
bağımlısıyım ben kendi umutsuzluğumun

dinle
karanlığın esintisini duyuyor musun?
şimdi bir şeyler geçiyor geceden
ay kızıldır ve allak bullak
ve her an yıkılma korkusundaki bu damda
bulutlar sanki, yaslı yığınlar misali
yağış anını bekliyorlar

bir an
ve sonrasında hiç.
bu pencerenin arkasında gece titremede
ve yeryüzü giderek durmada
bu pencerenin arkasında bir bilinmez
seni ve beni merak ediyor
ey baştan aşağı yeşil!
yakıcı anılar gibi ellerini,
bırak benim aşık ellerime
ve dudaklarını
varlığın sıcak duygusunu
benim sevdalı dudaklarımın okşayışına bırak
rüzgâr bizi götürecek
rüzgâr bizi götürecek

BANU ULUDAĞ
05.12.2010 11:05:53

...................

küpeler takacağım kulaklarıma
ikiz iki kirazdan
ve tırnaklarımı papatya çiçeği yapraklarıyla süsleyeceğim
bir sokak var orada
aynı karışık saçları, ince boyunları ve sıska bacaklarıyla
küçük bir kızın masum gülüşlerini düşünüyorlar
bir gece rüzgarın bizi alıp götürdüğü.
bir sokak var benim yüreğimin
çocukluk mahallesinden çaldığı
zaman çizgisinde bir oylumun yolculuğu
ve bir oylumla gebe bırakmak bir zamanın kuru çizgisini
bilinçli bir simgenin oylumu
aynanın konukluğundan dönen

ve böylecedir
birisi ölür
ve birisi yaşar
hiçbir avcı,
çukura dökülen hor bir arkta inci avlamayacaktır

ben hüzünlü küçük bir periyi biliyorum
okyanusta yaşayan
ve yüreğini tahta bir kavalda
usul usul çalan
küçük hüzünlü bir peri
geceleri bir öpücükle ölen
ve sabahları bir öpücükle yeniden doğacak olan

Furuğ FERRUHZAD

Çeviren : Haşim Hüsrevşahi

Serdar Keskin
05.12.2010 04:36:07

dinle
karanlığın esintisini duyuyor musun?
şimdi bir şeyler geçiyor geceden
ay kızıldır ve allak bullak
ve her an yıkılma korkusundaki bu damda
bulutlar sanki, yaslı yığınlar misali
yağış anını bekliyorlar

F.F.

Penceremde gülümsüyor bir kadın...Farsça nasıl gülümsenir öğreniyorum...

Serdar Keskin
12.02.2010 22:53:13


zaman geçti ve saat dört kez çaldı
dört kez çaldı
bugün Aralık ayının yirmi biridir
ben mevsimlerin gizini biliyorum
ve anların sözlerini anlıyorum
kurtarıcı mezarda uyumuştur
ve toprak, ağırlayan toprak,
dinginliğe bir belirtidir.

İranlı şair
33 yaşında
1967 yılının 13 şubatında
hayata veda etti..
Asır, Duvar ve İsyan adlarını taşıyan üç şiir kitabı var...

Kimse götürmeyecek beni kırlangıçların şölenine
Uçmayı hayal eden kuş
Ölmek üzere

iyi ki yazmışsın Furuğ...