ÜYELİK GİRİŞİ ÜYE OL
Anasayfa Şiirler Forum Etkinlikler Kitap Nedir? Bicümle Tv Müzik Atölye Arama Blog İletişim Yazılar
Giriş Yap Üye Ol
Şerefini kaybedenin, kaybedecek başka bir şeyi yoktur. PUBLiLiUS SYRUS Paylaş
ANASAYFA
ETKİNLİKLER
NEDİR?
TİVİ
BLOG
BİCÜMLE
ATÖLYE
ARAMA
48.105 terim terim kayıtlı.

Dursun ali erzincanlı

Dursun ali erzincanlı sizce ne anlama geliyor yada size neyi çağrıştırıyor?
Dursun ali erzincanlı terimi E-Robot tarafından 07.02.2008 tarihinde ekledi.
Dursun ali erzincanlı şiirleri Dursun ali erzincanlı kitabı

Yorumlar

İhsan POLAT 03 Aralık 2009 Perşembe  02:09:37

1969 yılında Erzurum’da doğdu. Babasının adı Osman, Annesinin adı ise Meliha’dır. Abdurraman Şerif Beygu İlköğretim Okulu’nu bitirdikten sonra, bir bülümü Gürcükapı Camii’nde, diğer bölümü de Erzurum Müftülüğü’nde olmak üzere üç yıl Kur’an kursu talebeliği yaptı. Erzurum İmam Hatip lisesi’ni bitirdi. 1992 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arşivcilik Bölümü’nü kazanması nedeniyle ailesiyle birlikte “ Hayallerimin şehri” dediği İstanbul’a geldi.Üniversite öğreniminin ilk yılında Yönetmen Mesut Uçakan’nın yanında çalışmaya başladı. “Kelebekler Sonsuza Uçar” ve “Ölümsüz Karanfiller” sinema filmlerinde sanat grubunda görev aldı. Özel radyoların yayın hayatına girmesinden kısa bir süre sonra Moral Fm’de program yapmaya başladı. 15 yıl süren bu radyo programcılığı’nın on yılı “Moral Fm”de, beş yılı da “Radyo Onbeş”te geçti.
2000 yılında Yazdığı ilk Naat-ı Şerif’i olan “ Faran Dağlarında Açan Savgili”, şiir albümüne dönüştü ve “En Sevgili’ye” adıyla başlayacak bir serinin ilk albümü oldu. Peygamber Efendimiz’in şerefli hayatını konu alan bu şiir albümlerinin sekizincisi olan “ Adın geçer” isimli albüm 2009 yılında çıktı.
Yönetmenliğini Nazif Tunç’un yaptığı “Veysel Karani” ve “Rabia” filmlerinde başrolde oynadı.
Eserlerinden bazıları:

Körpe Tutkular (Şiir Kitabı) Nesil Yayınları
Gecenin Şiiri (Şiir Kitabı) Nesil Yayınları
En Sevgili'ye (Şiir Kitabı) Nesil Yayınları
Kınalı Kuzular (Bant Tiyatrosu) Moral Prodüksiyon
O Geliyor (Bant Tiyatrosu) Moral Prodüksiyon
Delaliül Nur (Anlatı) Moral Prodüksiyon
Delailül Hayrat (Anlatı) Semerkand Yayınları
En Sevgiliye 1,2,3,4,5,6,7,8 (Şiir Albümü) Marmara Müzikleri
Veysel Karani (Televizyon Filmi) Halk Film
Rabia (Televizyon Filmi) Halk Film

Evli ve üç çocuk babasıdır…
meryemzemerot 02 Aralık 2009 Çarşamba  13:10:13

SÖYLEMEK DEĞİL, ÖZÜYLE SÖYLEMEK GÜZEL KILAR SÖYLENENİ..
DİNLEMEK DEĞİL, ÖZÜNLE DİNLEMEK GÜZEL KILAR DİNLEDİKLERİNİ..

CAN PEYGAMBERİMİZİN İSMİNİN GEÇMESİ BİLE SÖYLEDİKLERİNİ GÜZEL KILAN, ÖZÜYLE ÖZÜMÜZDEKİNİ DİLLENDİREN USTA BİR ŞAİR BENCE...

yağmurca 02 Aralık 2009 Çarşamba  12:51:59

BEN SEVEMEDİM .
d_i_l_e_k 02 Aralık 2009 Çarşamba  12:51:09

güzel sesi ve efendi kişiliğiyle maalesef sadece Ramazan ayında tv'de görebildiğimiz şair...
eliff_ 02 Aralık 2009 Çarşamba  11:59:14

40 yaşındasın


Rahmetini umarak
Günahkar bir dille;
Allah azze ve celle

Ya rasulallah,
Âlemlere rahmet hayatın geçiyor kalbimizden,
Kalbimizden seyrediyoruz seni.

İşte
Bir yaşındasın,
Beni sa'd yurdundasın
Sana süt anne olmadı kadınlar
Bu yüzden dargın bulutlar
Bir damla yağmur indirmiyor
Kıtlık hüküm sürüyor beni sa'd yurdunda
Minicik bir bulut var gökyüzünde
Sana aşık...
Ayrılmıyor başucundan
Ve insanlar yağmur duasında...
Hz.halime kucağına alıyor seni
Yeryüzünde bir gölgelik...seni güneşten korumak için
Oysa minicik bulut gökyüzünde
Sana meftun, sana kilitli...
Ve dua eden rahibin kucağındasın
Dünyalar güzeli gözlerine bakıyor rahip
Kıtlığı da unutuyor, yağmuru da, duayı da
Ama sen unutmuyorsun
Uğruna canlarımız feda o gözlerinle gökyüzüne bakıyorsun
O minicik bulut ilişiyor bakışlarına
Büyüyor, büyüyor...
Sonra nazlı, nazlı yağmur damlaları iniyor buluttan
Fakat çoğusu bilmiyor yağmurun geliş sebebini
Çoğusu bilmiyor seni...

Altı yaşındasın
Medine-i münevvere yolundasın
Yanında aziz annen ve ümmü eymen
Yetimliğini hissediyorsun baba kabristanında
Sonra yolda, ebva'da öksüzlük karşılıyor seni
Mekke'ye annesiz giriyorsun
Abdulmuttalip bir başka seviyor seni
Ebu talip bir başka seviyor

Ya rasulallah
Mekke çocukları annelerine seslenirler miydi senin yanında
Onlar anne deyince sen yere mi bakardın
Mekke rüzgarları kaç gece gözyaşlarını taşıdı ebva'ya
Kaç gece anne diye hıçkırdın
Efendim!
Senin yerine de anne dedik annemize
Senin yerine de baba dedik

Yirmi beş yaşındasın
Ve bambaşkasın
Kimse sana denk değil
Şefkat yayıyor kokun
Güven veriyor sesin
Sen muhammed-ül emin' sin

Otuz üç yaşındasın
Dalga dalga rahmet var

Otuz beş yaşındasın
Hadi gel bekletme yar
İniltiler çalıyor kapısını göklerin
Hadi gel bekletme yar
Sinesi çatlayacak rasul bekleyenlerin...
Hadi gel ey yâr!
Nurdağına davet var

İşte
Kırk yaşındasın
Hira nur dağındasın
Cibril iniyor göklerden
Ve nokta nokta her yerden salat, selam yükseliyor
Sen kâinatın yüreğinden hasretle kopan " ah! " sın
Karanlık gecelerimize sabahsın
Sen nebiyullahsın
Sen habibullahsın
Sen rasulullahsın

Niye incittilerki seni sultanım
Niye işkence yaptılarki sana
Ebu talip öldü diye mi bu pervasızca saldırılar
Himayesiz kaldın diye mi
Kabe'deki ağlayışın geliyor gözümüzün önüne
" amca yokluğunu ne çabuk hissettirdin " diyişin
Haremde namaz kılışın geliyor aklımıza
Başına pislikler saçılıyor
Başlar feda o mübarek başına
Nasipsizler sana bakıp nasıl da gülüyorlar
Biri koşuyor mekke sokaklarından sana doğru
Biri koşuyor ama sanki yere inmiş arş-ı Âla
" bu koşan kimdir " diye bir soru dolaşıyor boşlukta
Bu koşan kim?
Ve cevap veriyor biri:
Muhammed' in kızı fatımatüz-zehra
Velilerin anası...
Yüzünü gözünü siliyor biricik kızın
Sana yeryüzünde en çok benzeyen
Gülmesi sen, ağlaması sen
" ağlama kızım " diyişin geliyor aklımıza
Niye çıkardılar ki yurdundan seni
Himayesiz kaldın diye mi
Onlar bilmiyorlar mıydı seni himaye edeni
Seni yetim bulup barındıranı
Seni alemlere rahmet kılanı
Onlar deli diyorlardı sana, sen susuyordun
Mecnun diyorlardı, şair diyorlardı, sen susuyordun
"seni bizim elimizden kim kurtaracak" diyorlardı
Sen,
Sen " allah! " diyordun
Allah azze ve celle
Semayı haşyet kaplıyordu
Sen " allah! " diyordun
Arş-ı Âla titriyordu
Bedir' de " allah! " diyordun
Üç bin melek iniyordu alaca atlarda
Yüz yirmi beş bin sahabi :
" anam babam sana feda olsun " diyordu

Ya rasulallah
Medine-i münevvere sokaklarında yürüyordun
Neccar oğulları'nın küçük kızları seni görünce
Sevinçten ne yapacaklarını bilememişlerdi
" beni seviyor musunuz " diye sormuştun onlara
" seni çok seviyoruz ya habiballah " demişlerdi
Sen de:
" allah biliyor ki ben de sizi çok seviyorum" demiştin
Bu gün yaşayan gençler var
Neccar oğulları'nın kızları diğil belki
Ama seni onlar da çok seviyor
Gözyaşlarından belli ki seni canlarından çok seviyorlar
Senden başka kimseleri yok
Allah biliyor ki sen onları da çok seviyorsun

Altmış üç yaşındasın
Refik-i Âla duasındasın
Senin için siyah yünden çizgili bir cüppe dokunmuştu
Kenarları beyazdı
Onu giyerek ashabının yanına çıkmıştın
Ve mübarek ellerini dizine vurarak :
" görüyor musunuz ne kadar güzel " demiştin
Meclisinde bulunan biri sana seslenmişti :
" anam babam sana feda olsun ya rasulallah, onu bana ver "
Niye istemişti ki senden sevdiğini bile bile
İstendiğinde katiyyen " hayır " demediğini bile bile
" peki " dedin o zata
Ve sen yine yamalı, eski cübbeni giydin
Dostuna kavuşmana bir hafta kalmıştı
Aynı cübbeden yine yine diktiler
Ama giyinmek nasip olmadı
Haberler uçurmuştun ebu hureyre' nin diliyle :
" benden sonra öyle kimseler gelecek ki, keşke peygamberi görseydik de ne malımız ne evladımız olsaydı diyecekler "
Ve hz. enes ile paylaşmıştın özlemini
" beni görmedikleri halde bana iman eden kardeşlerimi görmeyi çok isterdim"

Sultanım!
Ey medine minberinde " ümmeti, ümmeti " diye hüznü giyen sevgili
Ey mekke mihrabında alemler hesabına " allah! " diyen sevgili
Bize lütfu ilahi bahşedilen kapına diz çöktük, bey' at ettik
Rabbinden bize ne getirdi isen amenna
Duyduk, itaat ettik

Ya rasulallah
Sen hâlâ kırk yaşındasın
Ve hâlâ ümmetinin başındasın...
eliff_ 02 Aralık 2009 Çarşamba  11:58:23

efendime en sevdiğim naatları yazan kalbi peygamber sevgisiyle dolu en sevdiğim şairlerden..
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.