MENÃœLER

Anasayfa

Åžiirler

Yazılar

Forum

Nedir?

Kitap

Bi Cümle

Ä°letiÅŸim

Orta Okul Anıları / Kopya
İbrahim Çelikli.

Orta Okul Anıları / Kopya



.


ama öðleyin, ama akþam eve kapaðý attýðýmda
ayakkabýmý çýkarmaya imtina ederdim
geceleri süzülüp bir köþede serili yer yataðýma
soðuk-nemli yorganý üzerime çekerdim

baðrýmýn altýna tümsek olsun diye yastýk alýrdým
uykum gelene kadar öylece ders çalýþýrdým
ýþýðýn düðmesi pamuk ipliðiyle kasýlý
bir ucundan çekerek söndürürdüm ýþýðý

olur ya uyuyakalmýþsam, ýþýðý açýk unutup
parmak kaldýrmýþýmdýr derste, elimi havada tutup
rüyamda bile ders çalýþmýþýmdýr
sað elim üþüdüðünden uyanmýþýmdýr.




avludaki çeþmenin musluðunu açýp,
yüzüme su çarpmýþýmdýr,
yorganý sýrtýma çekip sabaha kadar
haftalýk ders proðramýnýn
o gününe çalýþmýþýmdýr
iþlenecek konular, ev ödevlerim
Kuyucaklý Hasan’dan öðrenmiþ, yazýlý notlarýmý
Tokmacýklý Durmuþ (Arýduru) abi
“-ule ufaklýk o(ð)lum, senin ders çalýþdýðýný filen görmedim
matematikten dokuz almýþsýn essah mý len” dedi

akþam erken yatýp, uykumu aldýðýmý
sabah da çok erken kalkarak hazýrlandýðýmý,
bunun semerelerini uzun-uzun anlattým tabi
aslýnda pek anlamadý anlattýklarýmý kendisi

kendince kurtarmak için durumu
dudaklarýný büzüp
“-braou valla, bu yaþdan sonra,
daha neler ö(ð)rencez,
bi yaþýma daha girdim yau
madem öyle yarýn felsefeden yazýlý olcez,
kalktýðýnda beni de uyandýr” dedi
kendime görev edindim bunu,

akþam eve geldiðimde Durmuþ abiden
teþekkür beklerken
o oldukça hiddetliydi,
dersi baþtan-sona iki defa tekrarlamasýna raðmen,
sabah olmamýþ,
sonrada uyuyakalmýþ,
yazýlýyý kaçýrmýþ,

“-önemli olan o dersi öðrenmiþ olman,
notu her zaman alýrsýn” deyince piþkin-piþkin
naçar kafasýný iki yana salladý bu sefer
“-alýþmadýk gýçda don durmaz deye
boþuna dememiþler” dedi



Yalvaç’ýn yukarýsýnda
bir masa gibi düz, bir tepecik Hýdýrlýk
týrmanmak gerek yukarýya
bir tablo gibi çamlýk
Hýdýrlýktan bakýldýðýnda
Akköprü yeþilliðini
kiremit fabrikasýnýn bacasý gölgelemekte
siyah bir “Taþ Kiremit Fb” yazýlý beyaz zeminde
“-bu Fb ne demek” diye sorunca Hidayete
Hidayet bildik bildik
“-Fenerbahçe” demiþ abilere

kiremit fabrikasýnda 10-15 yaþlarýnda çocuklar
güçlerinin çok üstünde çalýþýr iþ üretirlerdi
olur-olmaz türküler söyler þakalaþýrlar
20-30 lira arasýnda haftalýk alýrlar
ve bütün paralarýný o gün cýðaraya
ve sinemaya verirlerdi
tane ile sigara alýr, gazoz içerlerdi
pirlide kaybederlerdi
bobalarýndan nasýl moturlu çaldýklarýný
böbürlene-böbürlene anlatýrlardý
matah bir iþ yapmýþlar gibi

o civardaki öðrencilerin hepsinde
kartpostal, pul bir de kibrit kutusu koleksiyonu
eliþi dersinde yaptýklarý albümlerinde
en çok fenerli futbolcularýn resimleri olurdu

beklemeli talebelerin, izmaritli kapý arkalarý
duvara, tavana çivi ile asýlý pazar filesinde erzaðý
öylesine bir tarafa fýrlatýlmýþ olurdu kitaplarý
duvarlarý Yýldýz, Ses ya da Pazar Dergilerinin
orta sayfalarýyla kaplý,
göðüs uçlarý, apýþ aralarý siyah yýldýzlý
kimine göre (Feri Cansel bir baþka)ydý
kalan yerlere çakýlmýþ paslý çiviler
ütüsüz elbise askýsý

ve onlar,
en çok kendisini beklemeye býrakan
hocadan bahsederlerdi
sonu küfürle biten, “nasýl kaldýðý”nýn,
kahramanlýk hikayesini efsaneleþtirirlerdi
sýnýfýný geçenlerin,
uzun uzun nasýl kopya çektiklerini
kimleri araya koyarak, sýnýfý nasýl geçtiklerini
anlata anlata bitiremezlerdi

“-okulun son günleriydi kara suratlý garý
“çocuklar geldi-ðeþdi benden kopya çekeniniz var mý” "
deye sordu, kimde o cesaret vardý
pýsýrýk muzafer
“-ben çekdim hocam” demez mi
demez olaydý

hocaným hayret içinde
gözleri pertlek, pertlek faldaþý ðibi
“-Allah Allah!
kaç aldýn peki” dedi
………
“-ben senin benden býrak altýyý, hiç beþ aldýðýný
hatýrlamayorum ki, yýllar ðeldi-ðeþdi
ikmale galmadan
kurula uðramadan
geþmedin ki sýnýfýný”

pýsýrýk harp gazanmýþ general ðibi
“-olsuuun!” dedi
boynunu eðdi
“-bir ðünnük de ossa beylik, beyliðimiþ”
dedikleri ðibi
muzaferin zaferi de bi gopyeliðimiþ”




kimileri; uzun uzun nasýl kopya çektiklerini
ve yakalanmadýðýný, efsaneleþtirirlerdi
yakalananlarýn, yalvarmalarýný, hatta aðlamalarýný
kimilerinin, nasýl torpil yaptýklarýný
kimilerinin analarýný-babalarýný,
öðretmenleri tanýyanlarý,
öðretmenin evine
nasýl yumurta, yoðurt yollandýðýný anlatýrlardý
sonunda sözü döndürüp-dolaþtýrýp,
kendilerine getirir konuyu
derin bir iç çekiþten sonra
“-gopye-mopye bilmen arkýdeþ,
hemi zengin çocuðu de(ði)liz,
hemi de yeyicilere anafur vermeyi beceremeyoz kiyne
iltimas yüzü görelim” diye hayýflanýrlardý

Körkülerden bir Mehmet Sakallý vardý
bir de arkadaþý, soyadý Zartýllý
herkesle ilgilenir, hal-hatýr sorarlardý
baþka bir ikiliden biriydi Halloþ
ve çantasý ufak-tefek,
Fatih Sultan Mehmet Han Usta
herkese göre de oldukça nahoþ
kimse akýl erdiremezdi
bunca yýl “beklemeli” olmalarýna
hiç ayrýlmamalarýna
hatta; yýllarca ne konuþtuklarýna
birbirlerinin aðzýna baka-baka



bu arada efsaneleþmiþ, öðretmen hikayeleri
kendilerinin olmasa bile,
baþka hikayeleri anlatýrdý birileri
sinema ve cumartesi gecelerinde

Kumdanlýdan, Gelendosttan talebeler
hafta sonralarý sinemaya gelirler
misafir olurlar talebe evlerine
sabaha kadar
gýrgýr-þamata-eðlence
ya öðretmenler, ya yeni sevdalar
ya da fingirdek kýzlar üstüne

ev sahipleri eder edemez
“-gürültü etmen, yatýn gari” diye uyarýrlar
tabii iþin ucunda elektirik parasý var
ya elektrik parasý dahil kiralarlar
ya da “-elektrik parasý ortak” diye pazarlýk yaparlar
“o’nun on lambasý, talebenin bir” anlamazlar
ama biraz geç yatarsan rahatsýz olurlar

böyle cumartesilerden birinde, bizim evde
uzaktan yakýndan on kadar bizim köylü talebe
muhabbetler elbette öðretmenler üstüne
bin þükürler ettik Yalvaç’taki öðretmenlere

















DÝPNOT:

çekinme, sakýnma
tümsek: yükseklik, tepecik
essah: doðru, gerçek, hakikat
ip düðümlenerek örülmüþ pazar çantasý
anafor: rüþvet
iltimas: kayýrýlma, arka çýkýlma, kollanma



þanslý öðrenci kiralýk odalarýndan birinin penceresi
Sosyal Medyada Paylaşın:



(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.