Köleliğin en kötüsü, kendi nefsine köle olmaktır. (La Fontaine) [Paylaş]
E-mail: Şifre: Facebook ile bağlan Üye ol | Şifremi Unuttum
Türkiye Şiir Platformu
ANASAYFA ŞİİRLER Edebiyat Defteri YAZILAR Edebiyat Defteri FORUM Edebiyat Defteri ETKİNLİKLER Edebiyat Defteri NEDİR? Edebiyat Defteri Kitap KİTAP  Edebiyat Defteri Tv TİVİ Edebiyat Defteri Sesli Şiirler MÜZİK Edebiyat Defteri BLOG Edebiyat Defteri Atölyeler ATÖLYE  Edebiyat Defteri BİCÜMLE Edebiyat Defteri ARAMA Edebiyat Defteri İLETİŞİM

RAPOR 8 +18

RAPOR 8 +18

Zekası ona hem cesetlerden kurtulmayı hem de para kazanma yollarını açmıştı. Köpek maması satışı oldukça karlıydı.Ama beyaz önlüklü adam bu işi para kazanmak için yapmıyordu. Sadece cesetlerden kurtulmak için yapıyordu. Yinede elinde olmadan da çokca para kazanıyordu.

Bu zemin kat onun için bir ikinci endüstiriydi. Özel olarak yapılmış bu bodrumun tüm bölümleri büyük bir incelikle kendisi tarafından yapılmıştı.Tüm bodrımda bir morgun soğukluğu dalga dalga yayılıyordu. Bu zemin katı yaparken ince zekası ona her ayrıntıyı düşündürürken aynı zamanda onu büyük bir mühendise çevirmişti.



Mezbahanesinin zemini belli bir meyille yapılmış üstü tel ızgaralarla örtülmüştü. Odanın bir köşesinde bir duşa kabin bir de küvet bulunuyordu.
Cesetleri parçaladığın yerin yakınında bulunan duvarda lavabonun haricinde bir musluğa bağlanmış mavi bir hortum yer alıyordu.Bu musluğa ayrı bir depodan gelen suyla her zaman yaptığı gibi bunu sadece cesetleri makinaya sığacak kadar böldükten sonra, kullanıyordu. Bu düzenekte bu oda daki herşey gibi bilinçli hazırladığı bir düzenekti.



Biraz sonra mikinede başını kaldırıp duvarda duran saate baktım. Beyaz eldivenlerle kırmızı düğmeye basarak kapattı. Kapıya yöneldi yine ağzındaki ıslıkta o melediye koridora çıktı.Koridorun koyu yeşil duvarlarında özellikle mezbanesine yakın bölgelerinden küflü tabakalar görünüyordu.




Önce koridordaki ilk odaya camdan baktı. Kız hala ilk gördüğü şekilde duvarın dibine çökmüş başı dizlerinin arasında dağınık saçlarla duruyordu.

" Bekle bakalım yavru kuşum bekle az kaldı senide huzura kavuşturacam. Sen de arada kaynadın benim gibi elden bişey gelmez şanslı kız "
derken ruhundaki soğukluk yüzüne vurmuştu.Ağır adımlarala ikinci hücreden iceri bakarken tekrar duvardaki ikinci saate baktı bilinçli olarak. Hücrenin kapısının karşısındaki dolaptan bir büyük naylon torba çıkardı.

Tekrar hücrenin camından içeri baktıktan sonra kapının yanındaki elekronik ekranın düğmelerini tuşladı.201105 kapı tıslayarak açıldı. Buradaki sahne saatler
öncesi Komser KenanIn karşısındaki sahneyle tıpa tıp aynıydı. Beyaz önlüklü adam cesedin yanına yavaşça eğildi.Beyaz eldivenlerle kanlar içindeki cesedin öldüğünden emin olamk için mi yoksa titizliğinden mi yoksa mesleğinin getirsiği alışkanlıktan mı bilinmez şah damarını kontrol etti.




Çoktan ölmüştü.Yerdeki kirli sakallı, kırklı yaşlarda, orta boylu adam
öleli yarım saat olmuştu. Elindeki poşeti cesedin yanına büyük bir ustalıkla yaydı. İri yarı güçlü kollarıyla hiç zorlanmadan cesedi yuvarlayarak poşetin üstüne koymayı başardı.Bir kaç parça çevreye dağılmış olan beyaz beyin parçalarını ve kopmuş bağırsak parçalarını üç seferlik avuçlamasıyla ceset torbasındaki cesedin üzerine koydu. Ceset torbasındaki fermuarı çekti.




Cesedi koridordan çekerek taşırken, cesetle torbasının içindeki cesetle konuşurcasına, içinden;

" hadi gene dua at kurtuldun du at uzatmadım ölümünü " diyerek, pis bir gülümsemeyle, mırıldandı.Mezbanesinin içine tekra dönmüştü. Cesedi odanın köşesinde bulunan üstü bir eleği andıran masanın üzerine yerleştirdikten sonra. Kapının arkasındaki matorlu ağaç testeresini büyük bir zevkle çalıştırmaya başlamıştı.




******************************** ***************** ********************



Kenan, Eray’la armatörün yalısına henüz varmak üzereydiler. Arabada Kenan suskun oturmuş, arabanın camına vurmakta olan yağmurun çiselenişini engellemeye çalışan silecekleri izlerken bir taraftanda kafasında cinayetleri düşünüyor bir taraftanda evine dün akşam aldığı kızı düşünüyordu. Birde o kaşam o mavi gözlü kadının kanlı dudaklardaki buse ile kalbinin titrediği anı. Birden Eray’ın sesiyle düşüncelerinden irkilerek sıyrıldı.

" Komserim geldik. Daldınız çok korkuç değilmi, cesetleri mi hale düşünüyordunuz."

"Bu işi çözmek biraz zaman alacak galiba. Karşımızda ya organize bir şebeke yada kusursuz bir seri katil var galiba. Bir de basın olacak gibi." derken diğer mavi gözlü düşüncelerini kendine saklamıştı.

Kapıyı çalıp içeri girdiler armatör ağlamaktan kanlaşmış gözlerle kapıyı açtı.Salona geçip oturdular.Armatör;

"Emniyet müdürüyle görüştüm. Adli tıp ekipleriniz oğlumu ( cesedini) gizlice aldı basın duymasın diye. Emniyet müdürü eski ortağım Rıza’la ilgili sorularınız olduğunu söyledi.Buyrun sizi dinliyorum" derken gözündeki nemi eliyle sildi.

"Evet Rızayla ilgili bir kaç sorumuz var. Oğlunuzun ölümüyle ilgili olduğunu düşünüyoruz"

"Nasıl olur bu.Rıza’nın ölümünün oğlumun ölümüyle nasıl nir ilgilisi olabilir ki ?" heyacanını bastıramamış. Emniyet müdürü sadece Rıza’nın ölümünden bahsetmiş ayrıntıları söylememişti. Armatör gözlerini iyice acarak Kenan’ın söyleyeceklerine dikkat kesildi.
Kenan boğazını temizleyip nefesni içine çektikten sonra konuşmaya başladı.

"Efendim, oğlunuzun ölüm şekliyle Rıza Bey’in ölüm şekli tıpa tıp aynı muhtemelen nedenleride bir diye düşünüyoruz. Rıza Bey’le iş ilişkiniz ve diğer ortak noktalrıınızın hepsini bilmek istiyoruz.Birde şu an ki şirketiniz düşmanlarınız veya size kin güden veye tehtid alıyormuydunuz son zamanlarda. " Rıza’nın ölüm şekli duymasıyla armatör ağzını tutarken, hayret içinde kalmıştı.

"Komserim, bu nasıl oldu bunlar intihar değil mi yani ? Oğlumla Rıza’nın hiç birşekilde ilişkileri yok. Ben işimi ve ailemi ayrı tutarım. Onun için oğlumla Rıza’nın asla bir ilişkisi olamaz. Evet Rıza’yla altı yıl önce ayrıldık.Ama dostça, hatta en son üç yıl önce telefon etmişti sıkışmış diye hesabına para yatırdım biraz borç vermiştim.Eski ortağımla bir sorunumuz olmadı. Ben bu işe girince,Rıza ben anlamam dedi ve bizde yolları ayırdık.Şirketimde evet bu aralar bir kaç ihaleye girmiştik. Bizim işlerde belki bilirsiniz hep ihale sonrası küçük göz korkutmalar olur ama Rıza’yla ne alakası var o zaman."

"Peki, Rıza’yla eskiden ne gibi bir ortaklığınız vardı ?"

"O yıllar ben nakit sağlardım, Rıza’ da bunu faiziyle başkalarına verip parayı işletirdi." bunları sıkılırken şu an ki zenginşiğin içinde geçmişte yaptığı tefeciliği utanarak dile getimişti.

" Anladım.Yarın eğer izniniz olursa son yıllardaki ihale ve iş anlaşmalarınıza göz atmak istiyoruz. Bu konuda hiçbir ayrıntıyı atlamamız gerekiyor.

" Tabi ne demek. İstediğiniz tüm belgeleri ve bilgileri vermeye hazırım" Kenan kolundaki saate bakarken saatin bir hayli ilerlediğini görünce müsade isteyip ayağa kalkıp, cebinden çıkardığı kartı armatöre uzatırken ;

"Yarın görüşürüz o zaman. Üzerinde numaram var aklınıza birşey gelirse saat kaç olursa olsun arayabilirsiniz" dedikten sonra yalıdan ayrıldılar.Kenan emniyet müdürüne bilgi verdikten sonra mesaisini bir yerde noktalamıştı.Kenan ve Eray uykusuzluğun verdiği yorgunlukla suskun yola devam ettiler. Eve iki sokak kala Kenan, Eray’a ;

"Burda beni indir biraz yürüyüp açılacağım. Sende doğru eve git yarın dinç kafayla görmek istiyorum seni. İşimiz çok" dedikten sonra ayrıldılar.Kenan bir sokak ötede kendisini ne beklediğini bilmeden eve doğru ilerlerken kafasında yine o mavi gözler belirmişti.

Tam sokağın köşesini dönmüştü ki kafasına inen darbeyle bilinci yarı kpanmış yerdeydi. Kafasına tekmeler gelirken, belirsiz bir ses ;

"Bizim işllerimize kafanı sokma aynasız" son duyduğu ses olmuştu. Yerde ne kadar kaldığını bilemesede kimsenin geçmediği bu sokakta yerden kalkalar kendine geldiğinde failler çoktan kaybolmuştu. Üstü başı batmış olan elbisesinin koluyla, kanayan burnunu ve dudağını silerek eve doğru ilerlemeye devam etti. Kenan gençlik yıllarında girdiği kavgalardan acıyı az hissetmeyi öğrenmişti.



Polisi arayamazdı çünki kendi bir polisti. Bir şekilde bunu yapanları kendi bulacaktı.Ve bu seferki cezayı kanunlara bırakmayacaktı Kenan.
Yağmur iyice artmıştı evden içeri girerken.Köpeği Paşa’ dan başka kendisini karşılayan olmamıştı. Bir eli dudağında bir gözü ise eve gelene kadar düşündüğü o mavi gözlerin sahibini aradı.


Ev toparlanmış temizlenmişti eşinin ölümünden beri ilk kez ev böyle düzenli duruyordu. Sehbanını üzerinde ki nota gözü ilişti.


" Beni kötü bir kadın olarak tanımanı istemem.Hayatımda ikinci kez bir adamı dün gece öptüm. Benim için ilk kez karşılığını beklemeden kavga eden tek insan olarak seni sevdim.İyi bir insansın. Belki başka bir yerde olsak yada tanışsak sana çoktan aşık olurdum. Herşey için teşekkürler. Para için ayrıca teşekkür ediyorum. Borç olarak aldığımı bilmeni isterim. Kendine her zaman dikkat et. ÇAKIR CANSU "

Kenan notu okumasıyla tekrar karmaşık düşüncelerin içine dalmıştı.
















DEVAM EDECEK....























Etiketler:


21 Aralık 2011 Çarşamba 16:22:16


gercekten keyif verici ve bir o kadar heycanlıydı devamını merakla bekliyoruz


    [ Cevap yaz ]    

21 Aralık 2011 Çarşamba 11:56:28


heyecan artıyor merakla bekliyorum


    [ Cevap yaz ]    

AYSE 09  | AYŞE KARAN
21 Aralık 2011 Çarşamba 10:22:41


hecan dorukta
güzel gidiyor saygımlasınnnnnnn


    [ Cevap yaz ]    

Kemnur  | kemal paracikoglu
21 Aralık 2011 Çarşamba 01:16:06


keyifle okuyoruz...devam...saygıyla


    [ Cevap yaz ]    

Çiğdem P. Yüksel  | Çiğdem  Parlayüksel
21 Aralık 2011 Çarşamba 00:49:10



Okundukça içine çeken
enteresan bir konuydu
işlenişindeki ince başarı ise devamını merakla bekletecek gibi görünüyor..

Tebriğimle
Doğru yoldasın Sevgili Dilek...


    [ Cevap yaz ]    




RAPOR 8 +18 başlıklı yazıya eleştiri yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


Bilgi
Yayınlanma Tarihi:
21.12.2011 00:41:06
Toplam 5 yorum yapıldı
798 çoğul gösterim
711 tekil gösterim


Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.