Aşk, davaya benzer, cefa çekmek de şahide: Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki. MEVLANA [Paylaş]
E-mail: Şifre: Facebook ile bağlan Üye ol | Şifremi Unuttum
Türkiye Şiir Platformu
ANASAYFA ŞİİRLER Edebiyat Defteri YAZILAR Edebiyat Defteri FORUM Edebiyat Defteri ETKİNLİKLER Edebiyat Defteri NEDİR? Edebiyat Defteri Kitap KİTAP  Edebiyat Defteri Tv TİVİ Edebiyat Defteri Sesli Şiirler MÜZİK Edebiyat Defteri BLOG Edebiyat Defteri Atölyeler ATÖLYE  Edebiyat Defteri BİCÜMLE Edebiyat Defteri ARAMA Edebiyat Defteri İLETİŞİM

MİLLİ EĞİTİMİN TRAJEDİSİ

MİLLİ EĞİTİMİN TRAJEDİSİ

Öğretmenler kendi aralarında konuşuyorlar: okullar öğrencileri bozuyor.
Yıllar önceydi. Bir ilköğretim okuluna atanmıştım. Bu benim ilk öğretmenliğim değildi ama ilk atamamdı. Kadrolu ilk öğretmenliğimdi. Emektar bir idareci öğretmenle konuşuyoruz. O yılların tecrübesiyle ‘öğrencileri biz bozuyoruz’ diyordu. Onlar buraya ilk geldiklerinde tertemizdiler. İlk yıl hiçbir problem çıkmıyor. Ancak 2. 3. yıllar için aynı şeyi söylemek mümkün değil.
Okula pırıl pırıl gelen çocuklar burada her geçen gün yeni bir kötü davranış öğreniyor. Mezun olurken bir sürü hata, isyan içinde buradan ayrılıyor. Herhangi bir meziyet kazanmadan bir sürü yanlış davranış biçimlerini öğrenerek gidiyor.
Yıllar geçti. Ben o zaman stajyer öğretmendim şimdi ise 26 yılımı tamamlamış, daha fazla öğretmenlik yapacak tahammülü kalmamış bir emeklilik adayı öğretmen. Bu kez öğretmenler odasında nispeten genç bir öğretmenle benim gibi emektar öğretmen arasında geçiyor. Sonuç aynı. Düşünceler ve yargılar aynı.
Lise öğretmeni emektar arkadaşımız ilköğretimi suçlamıştı. Öğrenciler buraya şekillenmiş olarak geliyorlar. İlköğretimden branş öğretmenliğine geçen nispeten daha genç öğretmen ilkokulda öğrencilerin tertemiz bir yapıda olduğu onların ilk üç yılda kopya nedir bilmedikleri, yalan söylemedikleri, yalan söylemeyi bilmediklerini ifade ediyordu.
Hasılı ortak kanaat şuydu ki eğitim sistemimiz güzel davranışlar yerine kötü ve yanlış davranışlar kazandırıyordu. Bu önemli tespit yapılıyordu yapılmasına ama çözüm önerilemiyor, kimse çıkış yolu üzerinde düşünemiyordu. Teşhis doğruydu ancak tedavi üzerinde bir düşüncesi olan yoktu. Ancak bu durumun nedenlerinden birine işaret edilmemiş te değildi. Seçkin öğrencilerin farklı liselerde toplanmasının bu sonuçlar üzerinde bariz bir etkisinin olduğu. Böyleceiyi ve güzel örneklerin eğitim genelinden çıkarılarak belli okullarda toplanması diğer eğitim müesseselerinde örnek öğrenci, model öğrenci eksikliğine yol açtığı üzerinde duruldu.
Bu yozlaşma ve kötü modellerin bumerang etkisiyle birbirini çoğalttığı ortamda değerler eğitiminin yoksandığı, aksine kötü örneklerin çokluğu nedeniyle davranış bozukluklarının ileri safhalara vardığı görülmekte olduğuna işaret edildi.
Aynen geçmiş yıllarda eğitimde süper ve klasik ayrımı, Anadolu ve düz/klasik ayrımlarının yanında seviye sınıflarının yapılması da eğitimi bozucu ve yozlaştırıcı bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bütün bu yanlış uygulamalardan sonra hala ortada bir eğitimin var olmasını ve bu eğitimden iyi neticeler beklenmesini ben safdillik olarak görüyorum. Şükür ki bu yanlışlardan bazıları bu gün terkedilmiş, bazıları da yoldadır. Süper, klasik uygulaması büyük bir yanılgıydı ve Amerika eğitim sisteminden kopya idi. Bizim bünyemize uygun değildi. Taban tabana zıttı. Ayrıca yıllar önce başlatılmış Anadolu düz uygulamasından da bugün tüm okulların Anadolu sistemine geçilmesiyle rafa kaldırılmaya başlandığı görülmektedir. Ancak bu yapılanlar yeterli değildir. Yapılması gerekenler konunun uzmanı kişiler tarafından derin araştırmalar sonucunda bulunabilir. Ve ona göre tedbir alınabilir. Bu konu basit tedbirlerle çözülebilecek gibi de değildir. Bu konu asırlık bir meseledir. Osmanlının medrese sisteminin bozulmasından sonra başlamıştır. Daha önceki yazılarımızda aslında bazı teşhisler yapmış, bazı çözümler de sunmuştuk. Dünyayı yeniden keşfetmeyeceğiz. Bu konu çok ciddi bir konudur. Üzerinde derin düşünceler, araştırmalar, üniversiter çalışmalar yapılmak zorundadır. Dahası uzmanlardan kurulu heyetlere ihtiyaç vardır.

Ahmet Kemal






Etiketler:




MİLLİ EĞİTİMİN TRAJEDİSİ başlıklı yazıya henüz eleştiri yazılmamış.





MİLLİ EĞİTİMİN TRAJEDİSİ başlıklı yazıya eleştiri yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


Bilgi
Yayınlanma Tarihi:
11.9.2019 20:42:45
Toplam 0 yorum yapıldı
65 çoğul gösterim
64 tekil gösterim


Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.