Aşklar, ovaları kaplamış olan muazzam ordulara benzer... Daha dün, bütün ihtişamı ile orada iken, bugün ararız, yerinde yeller eser. MONTHERLANT [Paylaş]
E-mail: Şifre: Facebook ile bağlan Üye ol | Şifremi Unuttum
Türkiye Şiir Platformu
ANASAYFA ŞİİRLER Edebiyat Defteri YAZILAR Edebiyat Defteri FORUM Edebiyat Defteri ETKİNLİKLER Edebiyat Defteri NEDİR? Edebiyat Defteri Kitap KİTAP  Edebiyat Defteri Tv TİVİ Edebiyat Defteri Sesli Şiirler MÜZİK Edebiyat Defteri BLOG Edebiyat Defteri Atölyeler ATÖLYE  Edebiyat Defteri BİCÜMLE Edebiyat Defteri ARAMA Edebiyat Defteri İLETİŞİM

Y Kuşağına Mektuplar 1 (İngilizlere)

Hello Biladerim..

Okudum ki, sizin de kraliyet sarayınızda sizleri yüzlerce yıl sömürmüş bir aile varmış. Kraliçe dediğiniz, başbakanınıza Breixt görüşmeleri için mi nedir, meclisininizin toplanmasını engellemek için yetki vermiş. İnanın çok üzüldüm. Bizim buralarda da az çok benzer süreçler yaşanıyor.

Öyle yada böyle bir şekilde bu saray, külliye, tapınak, cami, kilise esaretinden son 200 yılda dünyaca kurtulmak için ilk adımları attık. Elbette çok acılar çektik, 1. Ve 2. Dünya savaşlarında silah reislerinin (sizler lord veya baron diyorsunuz sanırım) ellerinden tüm dünya alt ve orta gelirlileri olarak çok canlar verdik, birbirimizin kanını birbirimize döktürdüler. Sanırım sizleri kandıranlar Anglikan kilisesi mensupları, bizleri de arapların dümenine girmiş devşirmeler kandırmaya devam ediyorlar. Krallar, sultanlar, reisler, dükler vb.lerinin din alimi, şeyh veya papaz olarak geçinen ve bunlara tabii olan müritlerinin birbirleriyle çıkar anlaşmaları yaparak genel çoğunluğu kandırma stratejileri tarihin karanlık devirlerinden beri devam ediyordur.

Bizler hukuksuz Khk’lar ile hukuk savaşı veriyoruz, umarım sizler de breixt görüşmlerinde size göre güneyde kalan Alman ve Fransız milletinin hukuk süvarileriyle birlik olup, sarayların, kraliyetlerin savaş açtığı; öyle yada böyle bir şekilde sahip olduğumuz demokrasiye sahip çıkacağınıza inanıyorum. Bizim buralarda bir de kayyım mıdır, kayyum mudur, kuyum mudur başka sorunlarımız da var. 68 kuşağının tarlası sürülmüş beyinlerinden bizler daha kurtulamadık, sizler de baronlarınız düklerinizin kraliyetiniz sulta ve cuntalarından kurtulamadınız..

Bizlerin yaşadığı acıların, benzerini arap dünyası da yaşamaktadır. Azınlıklar en çok “din” denilen sömürü aracını kullanarak vahişiliklerini de güleryüz, hoşgörü cennet ve cehennem vb anlatımlarıyla örterek çoğunluk olan bizlere kabul ettiriyorlar. Arapların sosyal düzenini sizleri nasıl açıklayabilirim, belki sizler de 1. Dünya savaşında geldiğiniz bölgelerdeki vahşi sosyal hiyerrarşiyi görmüşsünüzdür ve bu açıklıkları kullarak da savaşa dahil olmuşsunuzdur. Elbette petrol yatakları meselesi de önemlidir.

Bizlerin, Yavuz denilen Selim’in ekonomik savaştan etkilenmemek için başlattığı doğu seferinden sonra kültür ve düşünce dünyamızın nasıl değiştiğini anlatmak uzun sürer. Bizleri de sünni ve alevi olarak böldüler ve kendi içimizde yüzyıllardır savaştırıyorlar.

Sizlerin kraliyet mekanlarında, bizlerin sultanlık mekanlarında, anglikan kiliselerinin taş duvarlarının arasındaki fısıltılarda, cami ve tekkelerin içindeki fısıltılardan insanlık için doğru ve dürüst ve eşit ve insanca bir fikir asla çıkmadığını tarihin tozlu yaprakların sizler de okumuş olmalısınız.
Okuyup araştırmadıysanız , okuyup araştırınız.

Elbette sizlerle bizler epey farklıyız lakin özünde insanız, okuyup araştırdıkça da daha çok aydınlıyoruz. İngiliz ile İrlandalı ve Türk ve Kürt çatışmalarını hangi saray ,lord ve reis şempanzeleri ile din yalancıları körüklüyorsa umarım bunların üstesinden el birlik geleriz.

Elbette meclise gönderdiklerimizi sizler gibi bizler de sokaklarımızdan, mahallerimizden veya şehirlerimizden kendimiz seçmiyoruz, saraylardan, krallıklardan icazet almış, dini yalancılar tarafından kabul görmüş kendilerini mühürletmiş insanların vekillerimiz olduğu da artık devrimizde malumdur. Ki seçtiklerimizin yalan -yanlış, hak yiyen, torpillerle ayrıcalıklı işlere mahal vermeyen sistemler ve denetim mekanizmaları kurmamız da önemli. Bu sistemleri bu devirde kurmayı umarım başarırız.

İşin doğrusu, sizde demokrasi nasıl işliyor tam olarak bilemiyorum,
Vekilllere verdiğiniz maaşlar ve ayrıcalıklar, eğitim sistemlerinin içinde aydın kalabilmiş teacherlerimize verdiklerinizle aynı mı, eşit mi? Yoksa sizlerde de hukuksuz kanunlarla, “Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul. (nfk) özetinde hukuksuzluklar at başı mı gidiyor?

Değerli biladerim,
Bizim buralarda bir de belediye başkanlarının belediye şirketlerinden en az 2- en çok 10-15 vb sayıda maaş aldıkları basına yansıdı. Sizlerde bu işler nasıl yürüyor, var mı sizlerde de böyle kepazeler bilemiyorum.

Umarım bu özet mektubum sizlerin edebiyat sitelerine düşer ve sizler de bana ulaşırsınız, Meclisinizin kraliçe yetkisiyle gasp edilmesinin beni de üzdüğünü, teessürlere boğduğunu bilmenizi isterim.

Faşizm, Kominizm, Sosyolizm dışında ve dinlerden azade edilmiş insanca bir yaşam için yeni fikirler oluşturabilmek için, Saygılarımla,
Esen kalınız..





Etiketler:


Sarsılmaz  | Hasan Koral
29 Ağustos 2019 Perşembe 22:32:41


Bizimle ingilizleri kıyaslama ayıbına girmemek lazım
Bizim medeniyet götürdüğümüz diyarlar var
Onların hâlâ sömürdügü diyarlar var ...
İngilizlerle türkleri aynı çatı altına korken
Müslümanla müslümanı düşman göstermek acıdır.

Umarım mantıklı mektuplar yazarsınız...kaş yapım derken göz çıkarmanın önemi yok
Saygı selam ve dua ile esen kalın


    [ Cevap yaz ]    




Y Kuşağına Mektuplar 1 (İngilizlere) başlıklı yazıya eleştiri yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


Bilgi
Yayınlanma Tarihi:
29.8.2019 20:45:05
Toplam 1 yorum yapıldı
154 çoğul gösterim
75 tekil gösterim


Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.