Aşklar, ovaları kaplamış olan muazzam ordulara benzer... Daha dün, bütün ihtişamı ile orada iken, bugün ararız, yerinde yeller eser. MONTHERLANT [Paylaş]
E-mail: Şifre: Facebook ile bağlan Üye ol | Şifremi Unuttum
Türkiye Şiir Platformu
ANASAYFA ŞİİRLER Edebiyat Defteri YAZILAR Edebiyat Defteri FORUM Edebiyat Defteri ETKİNLİKLER Edebiyat Defteri NEDİR? Edebiyat Defteri Kitap KİTAP  Edebiyat Defteri Tv TİVİ Edebiyat Defteri Sesli Şiirler MÜZİK Edebiyat Defteri BLOG Edebiyat Defteri Atölyeler ATÖLYE  Edebiyat Defteri BİCÜMLE Edebiyat Defteri ARAMA Edebiyat Defteri İLETİŞİM

ÖLÜRSEM KURTULURSUN

Dün mektuplarını okudum, her satırını ilmek ilmek yalanlarla dokuduğun cümlelerin aktı gözlerimin önünden.
Aptallığına doymayan ben, yalan söylemekten utanmayan sen.
Bir araya gelebilecek en manasız, en sakil, en ruhsuz iki ten.
Yıllar yılı kadere çattım yalanlarından habersiz, bize ördüğü ağa isyan ettim.
Gün geldi tanrı inancımı sıyırdım bağrımdan.
Günahkar bir kul olmayı göze almıştım bu sevda için.
O günler geldikçe aklıma Tanrı huzuruna nasıl çıkacağım diye hayıflanırım.
Gerçi bir anlamı kalmadı artık bunun.
Ömrümün en pervasız günlerini yaşattın bana.
Ne yasak bildim ne ahlak, ne günah tanıdım nede haram.
Aynasız tüm odalarım.
Yüzüme bakmaya yüzüm yok o günden beri.
Peki ya senin gurursuzluğun onursuzluğun, kulaklarını rahatsız etmiyor mu iç sesin.
Bana söylediklerinin doğruluğuna yemin ederken şimdi yanındakine söylediklerine ne üstüne yemin ediyorsun.
Canın üstüne mi?
Sevgin üstüne mi?
Neyin üstüne? Kimin üstüne?
Önüme yığdığın zorlu şartları ne çabuk temizledin yeni hayatın için?
Yeni hayatın için neyi feda ettin?
Hangi inancın hoş göreceği kadar hatalısın?
Hangi Tanrının af edeceği kadar çaresizsin?
Hangi gerçeğin önünde soyundun çırılçıplak?
Hangi mecburiyet mahcubiyetini gölgeledi?
Hangi yapılanı sinene çekip, hangi yapılmayanı dile getirdin?

Öfkem aklımı gölgelemeden suskunluğun edebine sığınıyorum.
Canın yansın istiyorum sadece
Sadece pişmanlığın yüreğinde yaktığı o kor ateşi görmek istiyorum.
Teninin eriyişini, yok oluşunu bitişini görmek istiyorum.
Mutlu mu olacağım? Belki evet, belki de hayır.
Cevabını bilmediğim bir sorunun girdabındayım şuan.
Oysa çok güzel şeyler yakıştırmıştım sana,
Sevilmeni, özlenmeni, beklenmeni, Anne olmanı istemiştim.
Benden sonrası için hep iyi dilekler tutmuştum hayatın için.
Geçtim artık, afili sözler deryasında sahile vurdu cümlelerim.
Sen beni hiç tanımamış, hiç anlamamışsın.
Kirlendin benim için, teninle değil ruhunla derdim.
Ve… kıyamet kopana kadar kulaklarımda ahım,
Yüreğinde ağırlığım
Gözlerinde varlığımla sana eziyet etmeye devam edeceğim.
Bil ki;
Ölürsem kurtulursun
Ölürsen kurtulamazsın…






Etiketler:




ÖLÜRSEM KURTULURSUN başlıklı yazıya henüz eleştiri yazılmamış.





ÖLÜRSEM KURTULURSUN başlıklı yazıya eleştiri yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


Bilgi
Yayınlanma Tarihi:
28.8.2019 12:36:30
Toplam 0 yorum yapıldı
70 çoğul gösterim
67 tekil gösterim


Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.