Kötü bir işin en gizli şahidi vicdanımızdır. HZ. ÖMER [Paylaş]
E-mail: Şifre: Facebook ile bağlan Üye ol | Şifremi Unuttum
Türkiye Şiir Platformu
ANASAYFA ŞİİRLER Edebiyat Defteri YAZILAR Edebiyat Defteri FORUM Edebiyat Defteri ETKİNLİKLER Edebiyat Defteri NEDİR? Edebiyat Defteri Kitap KİTAP  Edebiyat Defteri Tv TİVİ Edebiyat Defteri Sesli Şiirler MÜZİK Edebiyat Defteri BLOG Edebiyat Defteri Atölyeler ATÖLYE  Edebiyat Defteri BİCÜMLE Edebiyat Defteri ARAMA Edebiyat Defteri İLETİŞİM

Boşanma Balayısı ve Travmasızlık Sorunu

23 Mayıs 2019 günü boşanma davasından çıktığımda kafamda tek bir soru vardı; oğullarım bu durumu nasıl karşılayacak.

Çocuklarımıza, okuldaki arkadaşlarından, boşanma konusunda yanlış geri bildirimler almamaları için, boşandığımızı okullar kapandıktan sonra söyleme kararı aldık.

Ve hala bir aile olduğumuzu, anne ve baba olarak, beraber böyle bir karar aldığımızı daha iyi anlatabilmek adına, sadece zor günlerde değil iyi günlerde de birlikte hareket edebileceğimizi göstermek için bir tatil bile planladık, size komik gelebilir ama buna boşanma balayısı adını verdik.

Çocuklarımızın küçük yaşta olması, biri sekiz diğeri altı yaşında, daha dikkatli olmamız gerektiğini düşündürüyordu. Tatile çıkarken bu boşanma durumunu çocuklarımızla paylaştık.

Küçük oğlumuzun verdiği tepki şöyleydi; iki evimiz olacak ya o zaman, iki evde de oyuncak olacak mı?

Büyük oğlumuzun verdiği tepki daha sarsıcıydı; biz bir aile değil miyiz? dedi. Evet tabi ki aileyiz dedik. Hani ailelerde kararlar ortak alınırdı, bizim fikrimizi hiç sormadınız, sorsaydınız eğer ben ayrılmayın derdim, dedi.

O gün, onun gözünde oluşan iki damla yaşın tanımını bile yapamıyorum. Sonra ben biraz yalnız kalmak istiyorum, dedi ve odasına çekildi. Onu biraz yalnız bıraktıktan sonra yanına gittik, o iki damla yaş hala boncuk gibi gözlerinin kenarında duruyordu.

Sarıldık ona iki yanından. Sonra devam etti konuşmasına; her şey güzel böyle, ben sizinle oyun oynamayı seviyorum, sizi beraber seviyorum, ikinizi de istiyorum, dedi.

Aklıma gelen ilk şey şu oldu. Çocuklar kavga gürültü görmemişlerdi. Onlarla birlikteyken sadece onlarla ilgileniyorduk. Ve onlara bir travma bırakmayı çok görmüştük. Çünkü boşanmak negatif bir eylemdi, ancak olumsuz durumların sonucuydu. Eee her şey bu kadar düzgün ve güzel giderken niye bu ayrılık diyerek durumu bir türlü kodlayamıyorlardı.

Oğullarımla yaz tatilinin onbeş gününü beraber geçirdik. Dün gece tatilin son gecesiydi. Ertesi gün annesi gelip alacaktı. Büyük oğlumla sohbete daldık. Konu aşka geldi. Baba galiba ben aşığım dedi, utanarak. Ama korkuyorum, dedi. Neden dedim. Eğlenirsek - evlenmek kelimesini böyle telaffuz ediyor- boşanırız diye çok korkuyorum, çünkü aramız çok iyi baba, dedi.





Etiketler:


Gülüm Çamlısoy  | Gülüm Çamlısoy
27 Ağustos 2019 Salı 19:30:27


Anne ve baba olmanın kutsallığına vakıf iki güzel insan ve çocuklarının ruhsal gelişimi açısından en güzel davranışı sergileyen bu bağlamda sizleri kutluyorum elbette eşlik eden yazınızı ve çoğu insana da ders niteliğinde idi.
Teşekkürler, teşekkürler.
Sağ duyunuz ve düşünceleriniz ile örnek bir davranış sergilemenin verdiği o ışık.
Çocuklar her şeyimiz ve de geleceği emanet ettiğimiz.
Saygılar, selamlar.


    [ Cevap yaz ]    

27 Ağustos 2019 Salı 17:02:21


"keşke" ile başladığımız bir çok keşkelerin farklı bir boyutu olsa gerek boşanmak.. ille de insan çocuk yapmadan önce falan filan olsaydı dese de belki de meseleler o dönem başlıyor farkında değil kimse.. şu bir gerçek ki çocuklar büyüdükçe doğal olarak mesaileri maddi ve manevi çoğalıyor ve bu aşamada da hayat ve evlilikler küçülüyor zaten meselede bu aşamadaki yüksek desibelli dirençtir.. şu an mutsuz olup ta sırf çocukları için yaşamaya katlanan o kadar çok anne ve baba var ki. her anne, baba bir sahne almışcasına rol yapmaya devam ediyor maalesef..

ilk ve son boşanan çift değilsiniz elbet.. ben bu yaşanmışlığın içinde yer alan tüm bireylere yeni hayatlarında sağlık, başarı ve mutluluklar diliyorum


    [ Cevap yaz ]    

27 Ağustos 2019 Salı 15:36:57


Yolunda gidmeyen bir şeyler varki ayrılık olmuş fakat hala polyanyacılık oynamak ne derece doğru bilemedim.Tatil olayıda bence gereksiz.Çocuklara bazen hayatın zorluklarınıda göstereceksiniz ki kişilikleri gelişsin.Çünkü hayat toz pembe değil her zaman.Sevindirici tek nokta şiddetten uzak bir uslupla çocuklara anlatmanız her şeyi.Tabi bu benim fikrim,yinede saygı duyuyorum düşüncenize...

Esenlikler dilerim

Sevay tarafından 8/27/2019 3:38:15 PM zamanında düzenlenmiştir.


    [ Cevap yaz ]    

27 Ağustos 2019 Salı 10:00:03

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.

Travmalar; insanı yaşama karşı daha hazırlıklı ve dayanıklı yapıyor sanırım...

Hasta bir insanın öldüğünü duymak şaşırtmıyor, ama hiç beklemediğimiz, sağlıklı birinin aniden bir kalp kriziyle ölmesi bizi fazlasıyla sarsıyor. Oğlunuzun yaşadığı, aşağı yukarı, benzer bir duygu.

Yine de endişelenmemenizi öneriyorum. Çocuklar çok çabuk ve beklediğimizden çok daha kolay altından kalkabiliyor zorlukların. Ve zamanla anlayacaktır, her ilişkiye yenik başlanmadığını.

Kutluyorum günün anlamını...


    [ Cevap yaz ]    

27 Ağustos 2019 Salı 08:15:38


Tartişmasiz hayat bireylerin kör noktalarini görmesine engel maalesef..
Ses vermeyen düdüklü tencere.patlamıs galiba..

cocuklar üzerinde derin etki bırakmaması iyi..
Çabucak tolere edilebilir ...

Güne düsen yazinızı tebrik ederim..






    [ Cevap yaz ]    

26 Ağustos 2019 Pazartesi 13:09:06


Bütün mesele zaman geçirmek, oturup konuşmak ve asla karşı tarafı kötülememek. Biz büyüklerin yaşanmışlıklarımızı çocuklara ceza olarak dayatmadığımızda düzgün gidiyor her şey.

Aslında ufaklık güzel dile getirmiş olay bu; her iki evdeki oyuncaklar. Özü güven duygusudur ve çok önemlidir.


    [ Cevap yaz ]    

muslumbayram  | müslüm bayram
26 Ağustos 2019 Pazartesi 09:46:41


Bazı halleri izah etmek zordur
bu yazıda öyle bir yazı idi
umarım her şey yolunda gitmiştir
her kes için

nice saygılar


    [ Cevap yaz ]    




Boşanma Balayısı ve Travmasızlık Sorunu başlıklı yazıya eleştiri yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.



Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 27.8.2019 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

Bilgi
Yayınlanma Tarihi:
26.8.2019 03:40:04
Toplam 7 yorum yapıldı
527 çoğul gösterim
247 tekil gösterim


Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.