Kendinizi temiz ve parlak tutsanız iyi edersiniz; çünkü arkasına geçip dünyayı görmeniz gereken pencere sizsiniz. George Bernard Shaw [Paylaş]
E-mail: Şifre: Facebook ile bağlan Üye ol | Şifremi Unuttum
Türkiye Şiir Platformu
ANASAYFA ŞİİRLER Edebiyat Defteri YAZILAR Edebiyat Defteri FORUM Edebiyat Defteri ETKİNLİKLER Edebiyat Defteri NEDİR? Edebiyat Defteri Kitap KİTAP  Edebiyat Defteri Tv TİVİ Edebiyat Defteri Sesli Şiirler MÜZİK Edebiyat Defteri BLOG Edebiyat Defteri Atölyeler ATÖLYE  Edebiyat Defteri BİCÜMLE Edebiyat Defteri ARAMA Edebiyat Defteri İLETİŞİM

BEN ÖLDÜKTEN SONRA SEN- BÖLÜM-15

BEN ÖLDÜKTEN SONRA SEN- BÖLÜM-15



Sabah kalkar kalkmaz gece ortağımın bana yazdırdıklarını bir kere daha okudum. Aslında işim pekte zor değildi. Pazartesi sabahı evden çıkmadan annemi karşıma aldım,
‘’ Anne ben şimdi okula gidiyorum. Öğleden evvelki derslere gireceğim. Öğleden sonra biraz işim var haberin olsun. Bir şey olursa beni ararsın.’’
Ömür Hanım,
‘’ Tamam kızım, ama akşama geç kalma, yoksa meraktan ölürüm.’’
‘’ Merak etme anne işim fazla uzun sürmeyecek.’’
Okula doğru giderken, bir taraftan da düşünüyordum. Şaka maka ortağımdan hoşlanmaya başlamıştım. Bakalım bu işin sonu nereye varacak.
Okulda zaman çok çabuk geçti. Okuldan Şehremini’nin girişine kadar benim adımlarımla on dakika sürdü. İlk işim bu caddenin adını öğrenmek oldu. Büyük Saray Meydanı Caddesi. Hemen caddenin sağ tarafında yıllar önce bir cami varmış ama Millet Caddesi genişletilirken bu cami yıkılmış. Bu cami ile daha sonra ilgileneceğim. Bir kuruyemişçiden biraz çekirdek alarak Büyük Saray Meydanı parkına kadar yürüdüm. Mayıs ayının ortalarında idik ve Hava çok güzeldi. Banklardan birine oturarak, çekirdek çıtlatıp bir taraftan da etrafı seyretmeye başladım. Saate bakınca zamanın su gibi akıp gittiğini gördüm. Daha bana verilen işe başlamamıştım. Parktan çıkıp ilk sokaktan sola saptım hemen sağ tarafta ufak bir cami vardı. Adı da Caferağa Camisi.
Yürümeye devam ettim. Nihayet aradığım sokağı buldum. İbrahim Çavuş Mahallesi Ayık Sokak. Aradığım numarayı da buldum. Ben değil ama ortağım hayal kırıklığına uğrayacak gibi geliyor bana. Eski güzelim İki katlı köşke benzeyen eski evin yerine koca bir apartman dikmişler. Sokaktan çıkıp biraz yürüyünce eski tekkeye yapılan tadilatla camiye çevrilmiş. Adı da Şeyh Reşit Camisi olmuş. Dönüş yolunda önce bir yatırın mezarını gördüm ortağım bundan bana bahsetmemişti. Biraz daha yürüyünce Meşhur Orta Fırını da gördüm. Ortağım benimle irtibat kurduğun da yapacağım ilk iş ona teşekkür etmek olacak.
Eve döner dönmez akşam yemeğinden sonra, odama çekilerek, bugünkü gezimin bir döküm anını çıkardım. Ve güzel bir rapor hazırladım. Amacım Çarşamba günkü seansta bizimkileri şaşırtmak.
Ama beni esas sevindiren şey, ilk kişiliğimden o kadar rahatsız Olmamamdı. Galiba ortak noktalarımızı buldukça biraz daha kendime çeki düzen vermeye başladım. Ödevlerimi bitirdikten sonra, salona annemle babamın yanına döndüm. Babam, ‘’ Kızım son zamanlarda hiç konuşamadık. Seansların nasıl gidiyor? Bir faydasını görüyor musun?’’ Cevabım ilk defa babamın yüzünü güldürdü,’’ Çok iyi gidiyor baba. Geleceğe daha iyimser bakabiliyorum artık. Hepsi çok iyi insanlar. İyileşmem için ellerinden geleni yapıyorlar. İzin verirseniz artık yatmak istiyorum?’’
Tabi kızım yatabilirsin, diye cevap verdi Ömür hanım.
Odasına çekilen Başak, ağır, ağır soyundu ve geceliğini merasimle giydi. Sonrada yüzünde hınzırca bir gülümseme belirdi. ‘’ Sen beni deli etmeye kalkarsan bende seni kadınlığımla deli edeceğim ortağım Bay X’’ Işığı söndürdü yatağına girerek, yorganı üzerine çekti ve gözlerini kapattı. Biliyordu ki, gerçek yaşamdan hayal dünyasına geçmek için fazla beklemeyecekti.
‘’ Yaptığın gösteri çok güzeldi Başak. Vücudunu çok beğendim. Tam bir kadın oldun ama unutma o güzel vücut benim. Sen zaten bensin. Sende beni yaşıyorum.’’
‘’ Ama beni seyrettin, hiç mi benden zevk almadın?’’
‘’ ah çocuk sana o hareketleri yaptıran kim? Ben olmadan sen bir hiçsin Şimdi, yarın yapacaklarını ezberleyeceksin benim seksi yanım.’’

2

‘’ Bugüne kadar hep ben konuştum siz dinlediniz Onur Abi. Bugün yine ben konuşacağım ama kendi irademle hipnotizma olmadan siz de dinleyeceksiniz.’’
Onur abi bana dik, dik bakarak, ‘’ Çok merak ediyorum Başak bana anlatacak ne var elinde?’’
‘’ Elimde anlatacak pek fazla bir şey yok Onur Abi. Geçen seansta bana bir soru sormuştun. İstanbul’a geldiğinizde yerleştiğiniz semti bulabilir misin? Diye. Bende hayır demiştim. Şimdi evet diyorum. Elimdeki dosya kâğıtlarını size dağıtacağım. Önce okumanızı istiyorum. Sonra devam edeceğim.
Onur Bey ve ekibi dağıttığım dosya kâğıtlarını okurken bende yüzüme yerleşen bir gülümseme ile dün geceyi tekrar yaşamaya başladım.
O geldi, ilk defa yüzünü bana dönerek konuşmaya başladı. Yüzü o kadar ışıldıyordu ki kim olduğunu çıkaramadım. ‘’ biraz evvel yaptığın gösteri çok güzeldi Başak. Ama çabaların boşuna. Şunu aklında çıkarma. Sen benimsin. Sen bensin. Ben ise sende beni yaşıyorum. Neyse bunları bir kenara itip konumuza dönelim. Aferin dersini iyi çalışmışsın. Artık çok gerilere gitmenin zamanı geldi. Taşındığımız semte çok çabuk uyum sağladım. Birçok arkadaşlarım oldu. Adı Rahmi olan biriyle aram çok iyi idi. Burada sana dahi söyleyemeyeceğim bazı şeyleri onunla beraber yaşadık. Rahmi sarışın bir çocuktu. Karşı komşumuz olan İhsan Hanım teyzenin oğlu Nejat kızı gönül yakın arkadaşlarımdı. Okul hayatım talihsiz bir şekilde başladı. Saç kıran olmuştum. Öğretmenin başkalarına geçer diye okula almadı Okula başladığım sıralarda sınıfımda bir kızla tanışmıştım. Adı Leman’dı. Tabiri caizse birazda ukalaydı. Okulun ilk günü geldi yanıma oturdu. Bana, ‘’ bundan sonra senin yanına benden başka kimse oturmayacak .’’dedi. Kabullenmek zorunda kaldım. Emin olun o bakışları gördükten sonra sizde kabullenirdiniz.
Elindeki dosya kağıdını hiç acele etmeden okuyan Onur Abi, beni takdir eden gözlerle baktıktan sonra, ‘’ Bu çalışman çok hoşuma gitti Başak. Sana ayırmış olduğum zamanın boşa harcanmamış olduğunu görmek doktorun olarak bizi gururlandırdı.’’ Onur Abinin sözünü keserek, ‘’ Elinizdeki dosya kağıdında yazılı olmayan bir konu daha var ki onu ben anlatmak için kendime sakladım.’’
Onur Bey,
‘’ Anlat o zaman Başak söz senin.’’
‘’ Benim bahsetmek istediğim şey, Şehreminine girerken sağ tarafta otobüs garajına giren yolla Şehreminine giden ana caddenin sağında büyük bir cami vardı. Ereğli Camii, diğer adı da Şehremini Camii. Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılmıştır. Ereğli Camii denmesinin nedeni, Ereğli’den gelen bir kişini n bu caminin bakım ve onarımı ile ilgilenmesindendir. Camii 1957 de Aksaray Topkapı yolu yapılırken ortadan kaldırılmıştır. İşte ben bu caminin İstanbul’a ilk gelişimde yıkılışına şahit oldum. Benim anlatacaklarım bu kadar Onur Abi.’’ Onur Abinin kliniğinden ayrılırken içimi huzur ve mutluluk kaplamıştı. Artık eskisi kadar ortağımda beni rahatsız etmiyordu. İşin enteresan tarafı ben ondan bir şeyler bekler hale gelmiştim.





Etiketler: sayfam ,




BEN ÖLDÜKTEN SONRA SEN- BÖLÜM-15 başlıklı yazıya henüz eleştiri yazılmamış.





BEN ÖLDÜKTEN SONRA SEN- BÖLÜM-15 başlıklı yazıya eleştiri yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


Bilgi
Yayınlanma Tarihi:
22.5.2019 23:15:51
Toplam 0 yorum yapıldı
186 çoğul gösterim
183 tekil gösterim