Başkalarının yanlışlarından öğrenmeliyiz. Hepsini kendimiz yapacak kadar bol zamanımız yok. Grucho Marx [Paylaş]
E-mail: Şifre: Facebook ile bağlan Üye ol | Şifremi Unuttum
Türkiye Şiir Platformu
ANASAYFA ŞİİRLER Edebiyat Defteri YAZILAR Edebiyat Defteri FORUM Edebiyat Defteri ETKİNLİKLER Edebiyat Defteri NEDİR? Edebiyat Defteri Kitap KİTAP  Edebiyat Defteri Tv TİVİ Edebiyat Defteri Sesli Şiirler MÜZİK Edebiyat Defteri BLOG Edebiyat Defteri Atölyeler ATÖLYE  Edebiyat Defteri BİCÜMLE Edebiyat Defteri ARAMA Edebiyat Defteri İLETİŞİM

GURBETİN HÜZÜNLÜ AKŞAMLARI

GURBETİN HÜZÜNLÜ AKŞAMLARI



Birtanem,

Yine bir gün, evden erken çıkıp kütüphaneye gittim. Elimde kitaplarımın bir kısmı, hepsini getirememiştim.
Onları bu kütüphaneye verecektim,alırlarsa...çünkü orada Türkçe kitaplara çok az yer ayırmışlardı,benim bir çok kitap ve romanlarım vardı,onları giderken geri götüremezdim.Burada belki benim gibi kitap arayanlar ve okumayı sevenlere bırakacaktım.Öyle de yaptım.Kitapları götürüp kütüphaneye bıraktım.Önce beni anlamadılar,onlara : ( hediye ediyorum ) deyince aldılar. Ve kitapları birinci kata çıkarıp onları elimle dizdim.Orada kitaplardan birinin ön boş kapağına uzun bir yazı yazdım.Ama ne yazdım şu an hatırlamıyorum.Keşke o yazının bir kopyasını yanıma alsaydım...hep merak ediyorum ne neler yazdığımı,ama hatırladığım etkileyici bir yazı idi .

Sonra işe döndüm.Biraz geç kalmıştım,Dalya hemen sorguya çekti, (nerede kaldın ) diye.Çünkü ben her zaman iş saatinden hep erken gelirdim.

Bir tanem,
Burada sık sık bayram ve özel günler oluyordu. Yine böyle bir günde akşam yediye bazen de sekize kadar çalışıyor ve eve geç geliyordum...tabii ayaklarım yorgunluktan acıyor,her iş dönüşü çarşıyı ve kalabalık yerleri geçince artık bir adım daha atacak hali kalmayan ayaklarımdan ayakkabıyı çıkarıp yalın ayak eve gidiyordum. Ayaklarım serin taşlara bastığında nasıl rahat oluyordu.Birileri bakıyor ne diyor diye hiç umurumda değildi...Burada hayat öyle zordu ki, hem zorluk hem vatan hasreti içimi çok acıtıyordu.
Şimdilik sessiz ve suskun geçiyor günler...ama benim sabah akşam koşturmalarımla.

Bir tanem,

Yine babamla ilgili bir anımı yazıyorum sana :
Bu gün bayram olmalıydı. Pencereden baktığım her yer güzel görünüyordu gözlerime.Gökyüzü mavimiydi ne ? Her zaman ki baktığım pencereden dışarının o güzel muhteşem manzarası : Karşıda akan, main denilen bir nehir,tren yolu,ve gök yüzündeki gelip geçen uçaklar,ben aynı anda,uçağı,treni,akan bir nehri, gelip geçen araba ve uçan kuşları seyrediyordum.Bunları ancak şimdi fark ediyordum...çünkü yanımda babam vardı.Nehrin karşısında bahçeli evler,küçük korular,ormanlar, baktığımda bu manzara bir tablo gibi, renkler ve güzellikler.

İşte her zaman seyrettiğim bu,görmeden seyrettiğim güzellik, tam da şimdi bir güzellik içindeydi.Diğer günler ben bu güzellikleri göremiyordum.

Şimdi yanımda babam vardı ve ben cennet kadar güzel, güzellikler içindeydim.Bu günler hiç bitmesin istiyordum.Ama bitti ve gitti.Yeniden hicran günler,hüzünler, yaş dolu gözlerimle yollarda koşturmalarım başlamıştı.

Gurbetin hüzünlü akşamları ne zaman bitecekti !

Uzaklardaki uzaklığın çok yaman,
Ellerini gözlerini bırak da git bana
Özledim !
Şarkılar dinliyorum
Her şarkı senden bir çağrı
Kuşların ötüşünde sesin
Yağmurların yağışı
Seni anlatır bana.

Selamlar gurbetten.







Etiketler: sayfam ,


Fatma Çiçek  | Fatma Çiçek
17 Nisan 2019 Çarşamba 22:21:18


HEP BIR ÖZLEM ICIMIZDE: BIR YARIMIZ HEP YARIM. HEP BIR KOSTURMACA HAYALLER ARKASINDA. GURBET HEP ICIMIZDE ULASAMADIKLARIMIZA. SEVGILER


    [ Cevap yaz ]    

12 Nisan 2019 Cuma 19:24:32


Şu an gökyüzü simsiyah oldu. Şimşekler arı ardına çakıyor. Öyle bir yağmur boşandı ki; bardaktan boşanırcasına. İki kedim dışarıda. Gözlerim onları gözlerken, köpeklerim ıslandı. Sığınaklarına giderken uzaklar geldi gözlerimin önüne. İçime bir acı çöktü satırlarını, teşbih gibi dizilen kederler yumağı mektubunu okurken.

Aklım uzaklarda kaldı. Lahey sokaklarının canhıraş çığlıkları yankılandı kulaklarımda. Mektuplar beklediğim memleketten, gözyaşlarımla sulanırdı pencere önündeki çiçekliğimiz mektuplar gelmediğinde. Posta yolu beklerdim saatlerce. Gurbet beni o kadar acıtmıştı anlatamam... Yalnızlığın verdiği sıkıntılarda eklenince kendimi kitaplara teslim etmiştim. Okudukça içim doluyor, volkanik bir dağ gibi için için yanıyordum. Ben sokaklara, sokaklar bana yabancıydı. Az ileride ağaçlandırılmış, çiçeklendirilmiş, çimlendirilmiş parka gider bankta saatlerce oturur, içimi dökerdim kuşlara...

Geceler olduğunda eğer gökyüzü bulutsuz ise, perdeyi açar yıldızlara, Ay'a, gün yüzü görmemiş kalbimin atışları işe izlerdim. Hayal ederim gelecek yıların bahtıma yazacak bir sevdayı düşlerdim. İşte o zaman Gün ve ay kalbimi ısıtırdı. Sevinç dolardı umutsuzluklarımın ardından. Sonra uzanırdım yatağıma, açardım bir aşk romanını. Siyum Bike adlı romanı çok sevmiştim. Onun gibi bir prensesim olmasını isterdim, hayallerini kurardım. ''Önemli değil, yıllar sonra da gelse kabulümdür'' diye Tanrı'ya dualar ederdim dileğimin kabuli için...

Yılların ardından çok bekledim bir bahar mevsiminde sonbaharların son bulmasını...

Aygün, abim bende senin gibi gurbeti soluyan biri olarak mektuplarını her okuduğumda içim doluyor işte. ben de kaptırıp gidiyorum yazmaya. affına sığınırım abim.

Dubduru bir sevgiyi mektuplarında ne güzel dile getiriyorsun. Gurbettaşın olarak aynı duygularla ben de hüzünleniyorum.

Bu güzel yürek sesinin devamını diliyorum.

Emeğini, yüreğini kutluyorum.

Sevgi ve selamlarımla uzaklardan... Her şey gönlünce olmasını dilerim...


direniş tarafından 4/13/2019 12:01:27 PM zamanında düzenlenmiştir.


    [ Cevap yaz ]    

Gülüm Çamlısoy  | Gülüm Çamlısoy
12 Nisan 2019 Cuma 18:51:20




Gurbet ta içimizde saklı Günay.
Hasret kaldığımız bir şeyler var illa ki.
Zoru seviyorsa hele insan bir de acılardan besleniyorsa...

Sevgim seninle canım.


    [ Cevap yaz ]    




GURBETİN HÜZÜNLÜ AKŞAMLARI başlıklı yazıya eleştiri yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


Bilgi
Yayınlanma Tarihi:
12.4.2019 18:26:05
Toplam 3 yorum yapıldı
327 çoğul gösterim
307 tekil gösterim