Ayrılık sabahı onlar yüklerini denk yaparlarken, ben yüzüme ebucehil karpuzu sıkılmış gibi (gözyaşları dökerek ağlıyor) idim... İmriülkays [Paylaş]
E-mail: Şifre: Facebook ile bağlan Üye ol | Şifremi Unuttum
Türkiye Şiir Platformu
ANASAYFA ŞİİRLER Edebiyat Defteri YAZILAR Edebiyat Defteri FORUM Edebiyat Defteri ETKİNLİKLER Edebiyat Defteri NEDİR? Edebiyat Defteri Kitap KİTAP  Edebiyat Defteri Tv TİVİ Edebiyat Defteri Sesli Şiirler MÜZİK Edebiyat Defteri BLOG Edebiyat Defteri Atölyeler ATÖLYE  Edebiyat Defteri BİCÜMLE Edebiyat Defteri ARAMA Edebiyat Defteri İLETİŞİM

Gökteki Sarayda Yaşayan Cin

Dünyanın sonunda gökten yere uzanan bir ip varmış. İpten yukarıya kim tırmanabilirse gökteki cinin ihtişamlı sarayına ulaşırmış. Fakat ip o kadar kayganmış ki ona bugüne kadar tırmanan hiç olmamış. Tırmananda bilsin! Gökteki sarayda yaşayan cinden ne isterse o olurmuş. Tabi önce dünyanın sonuna gelecek kadar kişi cesur, güçlü ve akıllı olmalıymış. Çünkü ona ulaşana kadar yolda birçok engel varmış. Önce yoldaki devanasını kandırması ve onun köprüsünden karşıya geçmesi lazımmış. Devanasını dediği şeye ikna edemezse bir lokmada onun midesine yem olurmuş. Sonra köprü sonundaki Peri Kraliçesi’nin bahçesinde bulunan atını alacak kadar cesur olmalıymış. Bu atla ancak dünyanın sonuna kadar durmadan yol alabilirmiş. Yol alabilmesine alabilirmiş ama bir yerden sonra yollar biteceğinden karşısına çıkan dağa tırmanacak kadar güçlü olmalıymış. İşte bu dağa tırmandıktan sonra gökten yere ulaşan ipe ulaşırmış ve ipi tuttuğu anda gökte gözüken yazıyı bir solukta okumalıymış. Onu okuyan kişi ipten kaymadan göğe kadar ulaşırmış. Fakat bunu cinden başka kimse bilmezmiş. O yüzdende bugüne kadar kimse gökteki saraya ulaşamamış. Köylerden birinde yaşayan genç bir oğlan varmış. Dedesi gökte yaşayan cine ulaşan ipi ve bu ipin dünyanın sonunda olduğu sürekli bu gence çocukluğundan beri anlatırmış. Gençse bulacağım o ipi, tırmanacağım cinin yanına ve ne istersem onu yaptıracağım cine demiş. Dermiş dermişte bir türlü bu sözünü yerine getirecek cesareti kendinde bulamazmış. Ta ki padişahın kızını görene kadar. Kız ki bir içim suymuş ve onunla evlenmek isteyende çokmuş. Fakat onu isteyenlerin hiçbirine kız bakmazmış. Çünkü kızın tek istediği kocasının onu Anka kuşunun sırtında göğü dolandırmasıymış. Bunu yapacak bir yiğit bulunmadığı için kimseyle evlenmemiş. Bizimki bunu öğrenince artık dünyanın sonuna gitmek şart olmuş demiş. Önce yedi ova, yedi dağ ve yedi denizi aşmış. Ama hala devanasının evine ulaşamamış. Devanasının evine gelince de, ana demiş, sen ne kadar güzelsin demiş, hem evin temiz hem de yüreğin temiz demiş. Belli ki sen insan pek incitmezsin demiş. Devanası bu sözlerin ardına evet öyleyim demiş. Bizimki ana demiş, şu köprüden bırak da geçeyim, uzaklardan sana incili bir ayna getireyim de o nur yüzünü gör de ona hayran ol demiş. Devanası bunu kabul etmiş. Bizimki de köprüden geçmiş. Sonra ileride dev gibi altınlardan, yakutlardan olma perinin sarayını görmüş. Onun bahçesine girmiş ve perinin atını almış. Onunla da yol bitene kadar yol almış. Sonunda dağa gelmişler. Her yer dağ imiş. Bizimki attan inip dağa tırmanmış ve göğün ipine ulaşmış. O sırada gökteki yazıyı görmüş ve o yazıyı okumuş. “Bana gelene ihsan ederim, gelemeyeni de eli boş geri çeviririm” yazısını okumuş. Sonra kafasını kaşımış. Ve ipi tuttuğu gibi bir solukta kendini gökte bulmuş. Gökteki saraya ulaşınca cin onu karşılamış. Ey insanoğlu nedir benden isteğin demiş. Anka kuşu isterim sevdiğim kızı sırtına bindirip gezdirmek için, inci ayna isterim devanasına vermek için, saray ve altın isterim yoksulluğumdan kurtulmak ve kral gibi yaşamak için demiş. Cin emrin olur demiş ve onun istediği her şeyi ona cin vermiş. Genç geldiği yoldan tekrar geri dönmüş. Atı perinin bahçesine koymuş, köprüyü geçip devanasına incili aynasına vermiş. Sonra yedi deniz, yedi dağ ve yedi ovayı aşmış. Sevdiği kızın yanına varmış ve cinin verdiği Anka kuşun sırtına sevdiği kızla birlikte binmiş. Şöyle bir sevdiği kızla birlikte gökte gezinmişler. Sonra kıza sarayımız nerede olsun demiş. Kız parmağıyla babasının sarayının yanını göstermiş. Bizimki cine emir vermiş ve saray kralın sarayın yanında hemen oluşuvermiş. İçi ise altınlarla dolan sarayda bir ömür bizimki ile prenses mutlu yaşayıp gitmişler.





Etiketler: sayfam ,




Gökteki Sarayda Yaşayan Cin başlıklı yazıya henüz eleştiri yazılmamış.





Gökteki Sarayda Yaşayan Cin başlıklı yazıya eleştiri yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


Bilgi
Yayınlanma Tarihi:
12.2.2019 15:53:31
Toplam 0 yorum yapıldı
48 çoğul gösterim
47 tekil gösterim