Ama şan ve şerefime tanık olanların önünde ondan daha fazla söz etmek bana yakışmaz.. XIV. Louis [Paylaş]
E-mail: Şifre: Facebook ile bağlan Üye ol | Şifremi Unuttum
Türkiye Şiir Platformu
ANASAYFA ŞİİRLER Edebiyat Defteri YAZILAR Edebiyat Defteri FORUM Edebiyat Defteri ETKİNLİKLER Edebiyat Defteri NEDİR? Edebiyat Defteri Kitap KİTAP  Edebiyat Defteri Tv TİVİ Edebiyat Defteri Sesli Şiirler MÜZİK Edebiyat Defteri BLOG Edebiyat Defteri Atölyeler ATÖLYE  Edebiyat Defteri BİCÜMLE Edebiyat Defteri ARAMA Edebiyat Defteri İLETİŞİM

BİR ANI BİR SIZI

BİR ANI BİR SIZI

Telefonda ağlıyordu oğlum. Hıçkırıklarından ne dediği anlaşılmıyordu.
“Babam” dedi.
“Babam iyi değilim. Sonra görüşelim. Oğlumu bugün okuluna gönderdim. İnşaat mühendisi olacak. O
na çok kızmış, bağırmıştım. Şimdi yüreğim yanıyor. Sonra konuşalım.”
“Tamam” dedim. “Tamam. “
Demesine de dedim de; benim de gözlerim doldu. Aldı duygular beni, O nu askeri okula bıraktığım ilk günegötürdü. O na Yaptıklarım aklıma geldi.

“Okuyacaksın… Başaracaksın… Kazanacaksın.”

Ne oldu sonra?

O günler de istemediğimiz halde, O da baba mesleğini seçti. Asker oldu.
İlk defa evinden ayrılıyor.

Okulun Nizamiyesinden içeri bıraktım onu. Girişteki merdivenlere oturdu. Boynu bükük. Mahzun.
Ayrıldık oradan. Geri dönüş yoluna girdik.
Boğazım da kör bir düğüm. Bırakmışım canımı. İçim yanıyor.

“Hadi be geri dön de bir daha göreyim oğlumu”dedim. Bizi götüren arkadaşıma.
Kırmadı. Geri döndük.
Oğlum yoktu merdivenlerde…

Şimdi onu içeriye almışlar, tras etmişler, banyo ya sokmuşlar. Kollarını öne uzattırıp, bedenine uyup uymadığına bakılmaksızın giyecekleri elbiseler vermişlerdi. Biliyordum.
Yola çıktık.
Ağlamak istiyorum. Utanıyorum. Suskunum. Boğazım acıyor...

Eve gelinceye kadar sabrettim.
Annesi sordu:
Oğlum nerede?”
Biliyordu beraber gittiğimizi. Biliyordu yalnız döneceğimi.
Ama yine de soruyordu:
“Oğlum nere de?”
O zaman çözüldü boğazımda ki kör düğümler.
Sarıldık bir birimize.
Ağladık… Ağladık…

Yaşadıklarımızı yaşıyor oğlum da şimdi
Ama bütün ayrılıklar geleceğe matuf olsa…

Şimdi memleketimizin birçok evinde bunlar yaşanıyor.
Ya da yaşanmıştır da.
Duygu mu? Evet.
Ayrılık mı? Zor.
Bırakalım onları.Bu memleketin geleceğini tayin edecek onlar...





Etiketler: sayfam ,

 « Önceki 10 eleştiri   1   2   Sonraki 10 eleştiri » 

21 Kasım 2018 Çarşamba 14:39:06


Sayın yazarlarım yazı güzel yorumlar, dilekler ,temenniler bir daha güzel duygu yüklü yorumlarınıza teşekkür


    [ Cevap yaz ]    

mirim  | Ahmet  ÇITAK
24 Eylül 2018 Pazartesi 23:09:09


Abi beni de duygulandırdın. Hiç sevmediğim halde cepten yazma gereği hissettim. Kalemin kelamın daim olsun. Müthişsin!
Selam ve sevgilerimle...


    [ Cevap yaz ]    

24 Eylül 2018 Pazartesi 10:44:21



Böyle bir şey az daha biz de yaşıyorduk Bedri Abi.

Oğlum İstanbul dışında inşaat bölümünü kazandı. Ailece büyük bir sevinçle gitmiştik. Okula yazdırdık.
Yurt işlemlerini hallettik. Tam çocuğu bırakıp İstanbul'a dönecekken, eşim ben buraları bir gezeyim bakayım nasıl bir yerdir göreyim diye tutturdu. Başladı etrafı dolaşmaya.

O yıllarda sigaranın kapalı mekanlarda yasak olmadığı zamanlardı.
Önce yurdun yemekhanesine girdi, peşinden de biz girdik. Yemek yiyen gençlerin yanında çoğu arkadaşlarının ellerinde sigaralar tüttürüyor. Şok olduk.

Sonra kafeteryaya gittik durum aynı.

Sorduk, burada başka gezilecek neresi var? Park var dedi bekçi, bir de disko ama o bu saatte açılmaz.
Haydaa. Biz nereye bırakıyoruz çocuğumuzu dedi eşim.

-Çabuk topla valizini İstanbul'a dönüyoruz. Ya gözümün önünde okursun, ya da okumazsın.

Gittik Dekana rica ettik kaydını silin oğlumuzun dedik. Zaten en fazla bir-iki saat önce kayıt olmuştu. Olmaz dedi. Kayıt silinmez.

O yıl ve ertesi yıl oğlum okuyamadı.

Yine de çocuğumuzla beraber olmaya razı olduk. Uzaklarda olmadı, sonra yanımızda İktisat Fakültesini bitirdi. Çorbamızı beraber içtik, yemeğimizi beraber yedik.

O zamanlar eşime çok kızmıştım. Düşündüğüm zaman, galiba haklıymış diyorum.


Uzakların kokusunu içine çekmek çok zor.


Sevgiyle.




    [ Cevap yaz ]    

24 Eylül 2018 Pazartesi 09:44:37


Yok Bedri ağabey...olmayınca anlaşılmıyor..
Azeri merhum şair Bahtiyar Vahapzade'nin bir şiiri var ;
"Eziziyem balasın.
Ürekte od galasın.
Men isterem balamı.
Balam ister balasın" diye başlar...
Selam ve dua ile ellerinizden öperim


    [ Cevap yaz ]    

24 Eylül 2018 Pazartesi 08:30:57


Ayrılık acısını çok yaşadım. Hâla da yaşıyorum ama şu senin anlattığın türden bir ayrılık acısını hiç yaşamadım. İki oğlumu askere gönderdim. Öyle bir sızı olmadı yüreğimde. Belki onların yüreğinde bir sızı vardır, bilemiyorum. Zira ikisini de uğurlarken '' bana şehit oldu haberiniz gelsin ama sakın askerden kaçtı haberiniz gelmesin ''

Çok şükür aslanlar gibi gitti aslanlar gibi döndüler.

Aynen dediğin gibi abi. Onlar bu ülkenin geleceği.

Selam ve sevgilerimle.


    [ Cevap yaz ]    

24 Eylül 2018 Pazartesi 00:45:18


Böyle güzel ve hisli yaşanmışlığı can dostum anlatınca bizim de boğazımız düğüm düğüm oluyor işte.

Allah onların bahtlarını açık etsin.

Bu işler nöbet işi sevgili Dost. Yeğenimi de tebrik ederim.

Selam ve saygı bıraktım buraya..


    [ Cevap yaz ]    

Serhat BİNGÖL  | SERHAT  BİNGÖL
24 Eylül 2018 Pazartesi 00:05:22


Çok kıymetli Bedri Abim.

İşte ben, bu ülke insanının, birbirine olan bağlılığını ve bu duygusallığını çok seviyorum. Bizi biz yapan değerlerdir bunlar. Emin olun dünyanın pek az ülke insanın da bu hassasiyeti görürsünüz. Adeta makineleşmişler.

Buruk da olsa İnsana gurur veren ve bu ülkenin umududur yaşadığınız duygular.

Kaleminize,yüreğinize sağlık.

Saygı ve sevgilerimle.


    [ Cevap yaz ]    

tacettin yıldırım  | tacettin  yıldırım
23 Eylül 2018 Pazar 23:49:12


izmir branş okulunda birinci olarak mezun oldum okul komutanı sana hediye vereceğiz tacettin dedi kim verecek ismini yazdır bende babama mektup yazdım durumu anlattım babamdan ce vap geldi oğulum izmiri biz hiç bilmiyoruz kimseyide tanımıyoruz gelemiyeceğiz derken cavabımda tamam baba gelme kendini zorlama dedim aynı olayı ben yaşasam oğlumun hediyesini vermek için sivastan yaya olarak yola çıkardım yazın beniçok hüzünlendirdi


    [ Cevap yaz ]    

23 Eylül 2018 Pazar 23:46:35


Bedri bey;

Şu yazınızı burada en iyi anlayacak kişilerden biri benim sanırım. Ben anne babası değildim ama kardeşimi hep beraber askeri okula aynen böyle bırakmıştık yıllar önce. Şimdi çakı gibi bir subay oldu ama o geçen yıllarda öyle özlemler,sıkıntılar yaşadık ki bunu ancak yaşayan bilir.

Bir gün akşam yemeği için annem yine sofrayı hazırlamıştı. Masada annem,babam ve ben olmamıza rağmen dört kişilik servis koymuştu. Babam '' hanım yemeğe misafir mi var?'' diye sorunca annem bir fazla tabağa bir bize bakıp ağlamaya başladı. Anladık ki annem dalgınlıkla kardeşim için de servis koymuştu masaya. O akşam hiç birimiz yemek yiyemedik.

Sevgilerimle...


    [ Cevap yaz ]    

23 Eylül 2018 Pazar 23:35:57


Allah başka ayrılık vermesin Bedri Ağabey, bunlar zor ama neticesi güzel ayrılıklar.
Mezuniyetlerini, iş güç sahibi olduğu, evlendikleri günleri de görürsünüz inşallah. Allah bağışlasın.
Saygı ve selamlar.


    [ Cevap yaz ]    


 « Önceki 10 eleştiri   1   2   Sonraki 10 eleştiri » 




BİR ANI BİR SIZI başlıklı yazıya eleştiri yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


Bilgi
Yayınlanma Tarihi:
23.9.2018 22:41:53
Toplam 14 yorum yapıldı
991 çoğul gösterim
768 tekil gösterim


Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.