İnsanlar kötülüğü, arzuları kuvvetli olduğundan dolayı değil, vicdanları zayıf olduğundan dolayı yaparlar. JOHN STUART MiLL [Paylaş]
E-mail: Şifre: Facebook ile bağlan Üye ol | Şifremi Unuttum
Türkiye Şiir Platformu
ANASAYFA ŞİİRLER Edebiyat Defteri YAZILAR Edebiyat Defteri FORUM Edebiyat Defteri ETKİNLİKLER Edebiyat Defteri NEDİR? Edebiyat Defteri Kitap KİTAP  Edebiyat Defteri Tv TİVİ Edebiyat Defteri Sesli Şiirler MÜZİK Edebiyat Defteri BLOG Edebiyat Defteri Atölyeler ATÖLYE  Edebiyat Defteri BİCÜMLE Edebiyat Defteri ARAMA Edebiyat Defteri İLETİŞİM

ÖYKÜLERLE DEYİMLER

ÖYKÜLERLE DEYİMLER

ALİKIRAN BAŞKESEN
Gömleği Bursa’nın has ipeği
Kuzu yününden kuşağı Antep işi
Nazilli dokuması pantolon bol paça
Yumurta topuk ayakkabı Çarşamba
Kehribar tespih elinde
Altı patlar belinde
Saldırması kuşağında
Çağanoz gibi yan yan yürür
Burma bıyık kömür karası
Racon keser
İnsanların baş belası

Osmanlı zamanında neredeyse her semtte bu külhanbeyi denilen zorbalardan vardı. Gelirler çenelerini okşarlar, başparmak işaret parmağın üzerinde kaydırılır, para istenir, haraç alırlardı.

“Ali kıran, baş kesen bunlar. Zaptiye ye söylesek neye yarar. Onlar da bunlarla ortak zaten.” Der ses çıkaramazlardı haraç verenler.


Aslında -Ali kıran baş kesen - deyimi nereden neşet etmektedir?


Fatih Sultan Mehmet İstanbul’a bakıyor her yer zümrüdî yeşil. Boğazı da almışlar aralarına yeşille mavi sevişircesine kucak kucağa. Bu büyüleyici manzaraya zarar verilmesi halinde olacakları düşünüyor. Veriyor fermanını:

“Dal kesenin başını keserim”

Bir dalı kırmanın baş kesmek kadar büyük bir suç olduğu fikri “Dal kıran baş keser” şeklin de söylense de zamanla o deyim anlamını yitirerek “Ali kıran baş kesen” şekline dönüşmüştür.

Yedi tepesinin birinden bakın İstanbul’a; Fatih’in İstanbul’u bu mu?

Yoksa…

O halde gördüklerinizi siz anlatın yüreğiniz dayanıyorsa!

Deyimler böyledir. Kelimeler benzerleriyle değiştirilerek başka anlamlar içeren yeni söylemler ortaya çıkabilir.

ÇAM DEVİRMEK-POT KIRMAK:

Bir insan ne kadar aç olursa olsun doyuncaya kadar yer. Kanıncaya kadar içer. Yoruluncaya kadar koşar. Eğer kanaat duygusundan yoksunsa; kusuncaya kadar yer. Boğuluncaya kadar içer. Çatlayıncaya kadar da koşar.
Zenginliklerde genel de böyledir. Eğer insan tatmin duygusundan yoksunsa, daha çok kazanma hırsıyla gözü döner, vicdanı kararır, merhamet duygusu yok olur.

Eskiden İstanbul’da varlıklı olan eşraf takımının büyük araziler içine kurulmuş köşkleri varmış. Köşk ne kadar büyük, köşkü kullananlarda ne kadar az sayıda insan olursa olsun sığamazlarmış içine. Çareyi; tabii güzellikten, yazın gölgesinden yoksun kalma pahasına bahçedeki çamları devirmekte bulur, devirdikleri çamların kerestesiyle yeni evler yaptırırlarmış. Çam devirmek deyimi buradan dilimize girmiştir.

Bazen acemi terziler elbise dikerken hoş görünmeyen büzülmeler, kıvrımlar bırakırlar. Pot denilen bu hatayı gidermek için yapılan yeni büzme işlemleri hatayı daha da görünür hale getirir. -Pot kırmak- da
-Çam devirmek-”le aynı anlamda kullanılmaktadır.

İlkokul dördüncü sınıf kitabından alınan bir bilgi, Ormanın faydaları:

Yakacak ve ham madde kaynağıdır. Yer altı sularını zenginleştirir. Yağış miktarının artmasını sağlar. Hava kirliliğini önler. Doğal güzellik sağlar. Sıcağı soğuğu dengeler. Erozyonu önler. Ülke savunmasında önemlidir. Gezme, dinlenme yeridir. İnsanlara iş imkânı sağlar. Canlıların barınağıdır

Yönetenler bunu bilmiyorlar mı?

Onların birilerine minnet borcu varsa; önce borçlarını mevki, makam, iş vererek ödeme yolunu seçerler. Daha sonra sıra topraktadır. Eğer toprakta ağaç varsa gözler ağaçlara dikilir..








Etiketler: sayfam ,

 « Önceki 10 eleştiri   1   2   Sonraki 10 eleştiri » 

İbrahim Çelikli.  | İbrahim ÇELİKLİ
22 Eylül 2018 Cumartesi 13:59:17


taşı sıksan suyunu çıkardırsın valla
hacıhasanın eşşek govaladığı yerlerde
nerden neşet eder bilmenki

eyvallahh


    [ Cevap yaz ]    

İbrahim Çelikli.  | İbrahim ÇELİKLİ
22 Eylül 2018 Cumartesi 13:59:11


taşı sıksan suyunu çıkardırsın valla
hacıhasanın eşşek govaladığı yerlerde
nerden neşet eder bilmenki

eyvallahh


    [ Cevap yaz ]    

22 Eylül 2018 Cumartesi 13:08:21


Sayende ilginç ve güzel şeyler öğreniyoruz Can Dost sağolasın.

Çok teşekkürler.

Diğerlerini de sabırsızlıkla bekliyoruz.

Selam ve saygılar..


    [ Cevap yaz ]    

22 Eylül 2018 Cumartesi 11:47:19


Paylaşımlarınızı ilgiyle okuyorum, aydın kaleminize çokça beğenilerim ve teşekkürlerim içten...

Yüreğinize sağlık değerli kalem


    [ Cevap yaz ]    

22 Eylül 2018 Cumartesi 07:47:00


Takibinizdeyim Bedri hocam. Ben bazı deyimlerin anlamlarını hiç bilmiyordum. Bu yazı bu anlamda çok bilgilendirici oldu, bir de sizin kaleminiz ve anlatımınız ile olunca okuması da bir o kadar keyifli. Tebrik ediyorum.
Deyimlerin öykülerini okumaya ve öğrenmeye devam diyorum kendime de:)

Saygılar selamlar hocam


    [ Cevap yaz ]    

Gülüm Çamlısoy  | Gülüm Çamlısoy
22 Eylül 2018 Cumartesi 02:24:10



Güzelliğe ortak olmak...sevgide hepimizin de hissesi var iken ve sizin gönül bahçeniz bizlerin yüreklerinin serpildiği bir ortam iken...yazmanın ulvi bir duygu olduğu yine aşikar yine aşikar.
Paylaşmak eşsiz bir duygu ve bir dostumuzun bizlere sunduğundan nemalanmak ve onun mutluluğuna ortak olmak.
Bizi biz yapan da işte bu.
Değerli hocam, kıymetli Bedri Ağabeyim, var olun siz.

Hep saygımlasınız.

Sonsuz selamlarımla ve en iyi dileklerimle.



    [ Cevap yaz ]    

Serhat BİNGÖL  | SERHAT  BİNGÖL
22 Eylül 2018 Cumartesi 00:41:35


Güne gelen yazıyı ve yazının çok kıymetli yazarını gönülden kutlarım.
Bedri Abim. Çok bilindik bir söz vardır ya öğrenmenin zamanı ve yaşı yoktur diye sizin bu güzel ve bir o kadar da ilginç yazınız tam da bu görevi üstlenmiş kaleminize, emeğinize sağlık.

Saygı ve sevgilerimle.


    [ Cevap yaz ]    

21 Eylül 2018 Cuma 21:10:48


Bugün nette bir sorun vardı, yazdıklarım gitmedi.

Olsun dedim gogole amca göndermese de biz yine yazar yollarız.

Araştırmaların, sevgiyle çalışmaların ne kadar güzel Bedri Abim. Kaleminin hiç susmamasını dilerim.

Sevgi ve saygılarımla.



    [ Cevap yaz ]    

muslumbayram  | müslüm bayram
21 Eylül 2018 Cuma 17:17:14


BİR AĞAÇ BİR İNSAN
AĞAÇ KESMEK BAŞ KESMEK GİBİDİR DERDİ RAHMETLİ BABAM
ÇOK AĞAÇ DİKERDİK BİRLİKTE DAĞLARIN ETEĞİNDE GÜRÜL GÜRÜL AKAN DERE BOYUNCA KAVAK SÖĞÜT NE BULURSAK İLKBAHARLA BİRLİKTE DİKERDİK BABAM DİKERDİK

AĞAÇ O BAKIMDAN KUTSALDIR BENİM GÖZÜMDE

İSTANBUL DA YEDİ TEPEDEN BAKINCA İSTANBUL 80 MİLYONA AİT DEĞİL DE SANKİ BİR İKİ İNŞAAT FİRMASINA TAHSİSİ EDİLMİŞ GİBİ

BU NASIL BİR ANLAYIŞ BİLMİYORUM
Kİ İTİRAFLAR DA CABASI

SAYGILARIMLA DEĞERLİ BİR YAZIYDI ABİM ÖPERİM ELLERİNDEN


    [ Cevap yaz ]    

Gülüm Çamlısoy  | Gülüm Çamlısoy
21 Eylül 2018 Cuma 16:49:37


Güzellikler yine edebiyatın gövdesinde açan sayısız çiçek misali bir bir serilmiş yüreklerden.
Bilginin doyumsuzluğu ve bu güzel yazı dizisi eşliğinde vakıf olduklarımız.

Değerli hocam, kıymetli Bedri Ağabeyim,varlığınıza ve kaleminize teşekkürler.

Saygı ve selamlarımla.


    [ Cevap yaz ]    


 « Önceki 10 eleştiri   1   2   Sonraki 10 eleştiri » 




ÖYKÜLERLE DEYİMLER başlıklı yazıya eleştiri yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


Bilgi
Yayınlanma Tarihi:
21.9.2018 13:16:55
Toplam 12 yorum yapıldı
1059 çoğul gösterim
675 tekil gösterim


Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.