Kadınlar erkeklerin güçlü yanlarına hayran olurlar, zayıf yanlarını severler. Beatrice Brown [Paylaş]
E-mail: Şifre: Facebook ile bağlan Üye ol | Şifremi Unuttum
Türkiye Şiir Platformu
ANASAYFA ŞİİRLER Edebiyat Defteri YAZILAR Edebiyat Defteri FORUM Edebiyat Defteri ETKİNLİKLER Edebiyat Defteri NEDİR? Edebiyat Defteri Kitap KİTAP  Edebiyat Defteri Tv TİVİ Edebiyat Defteri Sesli Şiirler MÜZİK Edebiyat Defteri BLOG Edebiyat Defteri Atölyeler ATÖLYE  Edebiyat Defteri BİCÜMLE Edebiyat Defteri ARAMA Edebiyat Defteri İLETİŞİM

Fidyas'a Mektuplar -2



Hatırlamıyorum Fidyas. Mişli geçmiş zamandı.Eylüldü.Kederli dudağının kıvrımında bir tebessüm saklardı. Akşamları gurbet yağardı.Ağlardım.Hem daha çocuktum.Gurbeti Eylülde tanıdım. Tıkanmıştım Fidyas tıkanmıştım...

Bayramı gurbette geçiriyorsan eğer Fidyas eski bir köprü kadar yalnız- o köprünün ayaklarına sarılmış yosunlar kadar hüzünlü-akşamın kızıllığında o köprünün altından akan dere kadar soğuk hissedersin kendini.Ne gece düşen ayın şavkı neşe verir sana- ne de sabah güneşi ısıtır içini.

Şu modernizim denilen şey köksüzlüktür,töresizliktir Fidyas. Modernite bencilliktir.Tüketim çılgınlığıdır.Köleliktir Fidyas.Modernizm tek tipçidir.Evleri -sokakları -şehirleri aynılaştıran modernizimdir.Kaçımızın evinde dedesinden kalan bir koltuk-bir halı bir hatıra vardır.Olmaz Fidyas olmaz.Hatırasız-köksüz-bencil-komşusuz insandır modern insan.

İşte o zamanlar babalarımız sabahın ayazında işlerine giderdi.Herkes işinde gücündeydi.Biz çocuklar kuzu sırtı gibi kırkılan saçlarımızla temmuz güneşinde çayırlarda koşardık-oynardık-gülerdik-rüzgarla dans ederdik Fidyas.

Sonra farkettim ki -gökkuşağının altından geçileceğine inandığımız o çocukluk çağımızda bizi buna inandıran şey ceplerimize doldurduğumuz yaşama sevinciymiş Fidyas.


İyi de Fidyas daha pazartesinden yorgun başlıyor hayat.Daha balayındayken aldatılıyor kadınlar.Daha baştan soruluyor şaibeli sorular.İyi de Fidyas daha doğmadan borçlandırılıyor insanlar.Daha ayaktayken ölüyor işçiler.İyi de Fidyas daha eskimeden eskiyor kelimeler -isimler- eşyalar-hayatlar.

Ta milattan önce oturmuş düşünmüşler yunanlı filozoflar.Eflatunlar,Aristotalesler.Demişler ki"toplumda tam anlamıyla bir özgürlük imkansızdır. bütün sistemler, her zaman, mutlak ezilen bir güruhun üstüne inşa edilir.Yani köle sınıfı,orta sınıf bir de üst sınıf.Kölelik sadece isim değiştirdi.Asgari ücret ve daha aşağı rakamlarla çalışan sınıf günümüz köle sınıfıdır.Orta sınıf güçlü olmalıdır demişler.Villalarda oturan zengin sınıfın ihtiyaçları (ihtiyaçlar sınırsızdır) rahat karşılansın diye.Kim gelirse gelsin bu durum değişmez Fidyas.

Fidyas sen termodinamik yasalarını okurken ben termo dinamiğin felsefesini sevmiştim.Sen ihtişamlı camileri severdin ben tarihi küçük mescitleri.Sen sıkışınca ,asın beni Tuna boyunda, derdin.Ben, atın beni Hazar’a derdim.Fidyas sen güçlü klorik idin.Ben barışçıl soğukkanlı.Sen realisttin,ben romantik.Dağları sen, denizleri ben severdim.Ah Fidyas!ikimizde yaşamayı severdik.

Göğsüne çöktüğünde ölüm sancısı buzdan yatağında, anlarsın ki Fidyas ölüm, ateş başında ısınmaktır biraz..

Hemen gardını alma Fidyas.Nasihat edecek değilim sana.Çünkü senin hemencek aklına nasihatın musibetle ilişkisi geldi değil mi? Neydi o söz ,hah işte tastamam öyle.Bir de büyükler bize öyle derdi hatırlar mısın,bilemem.”Nasihat nasihat, sürmez yarım saat.”En kolay verilen şey.Bedava olunca kıymeti de olmuyor Fidyas.Kimse de almak istemiyor zaten.
Ah o nasihat vermede ısrar eden canım kardeşim.Sen o taze ekmeği yemedin de şimdi bayat ekmeği bana ne diye yedirmeye çalışırsın diyesim gelir sözlerinde samimiyet olmasa.Bu arada nasihatlar gerçeketen samimi bir edayla verilir.
İnsanların pek çoğu doğruyu nasihatlarla değil ,musibetlerle bulmuştur Fidyas.Musibetlerden sonra “Nasuh Tövbesi”yapılagelmiştir.Tövbe kapılarını da Yaradan bu yüzden açık bırakmıştır.
Zamanında ben de büyüklerimden nasihatlar dinlemiştim,dedikleri doğruymuş ama geç anladım demişsin. Dert etme bütün insanlar böyledir Fidyas.Gün gelir kâmil olur insan.


Onu diyordum Fidyas.Şu ademoğlu kaprislerini,şu cehaletini nasıl da saklamak ister köşe bucak..Hırslarını,kibrini,şehvetini yani ruhunun sefaletini bizim olmayan dünyada tüm güzelliklere kurban eder bir çırpıda.
Boğuşmak ve savaşmak farklı kavramlardır Fidyas.Boğuşmada can havliyle savunma veya saldırı vardır.Hem düşmana hazırlıksız yakalannmışsındır. Yara bere içinde kalman elzemdir.Yani önceden tasarlanmış bir taktik, bir planın yoktur.Boğuşmak zordur Fidyas !..Oysa savaşta önceden hazırlık vardır.Taktik vardır.Düşmanı tanırsın.Silahlanırsın.Savaş bu yüzden daha kolaydır.





Etiketler: sayfam ,




Fidyas'a Mektuplar -2 başlıklı yazıya henüz eleştiri yazılmamış.





Fidyas'a Mektuplar -2 başlıklı yazıya eleştiri yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


Bilgi
Yayınlanma Tarihi:
23.8.2018 02:00:20
Toplam 0 yorum yapıldı
161 çoğul gösterim
152 tekil gösterim