Cahil cesur olur. Hz. Muhammed (S.a.v) [Paylaş]
E-mail: Şifre: Facebook ile bağlan Üye ol | Şifremi Unuttum
Türkiye Şiir Platformu
ANASAYFA ŞİİRLER Edebiyat Defteri YAZILAR Edebiyat Defteri FORUM Edebiyat Defteri ETKİNLİKLER Edebiyat Defteri NEDİR? Edebiyat Defteri Kitap KİTAP  Edebiyat Defteri Tv TİVİ Edebiyat Defteri Sesli Şiirler MÜZİK Edebiyat Defteri BLOG Edebiyat Defteri Atölyeler ATÖLYE  Edebiyat Defteri BİCÜMLE Edebiyat Defteri ARAMA Edebiyat Defteri İLETİŞİM

ADIMIN HAKKINI VEREMİYORUM SON ZAMANLARDA...

ADIMIN HAKKINI VEREMİYORUM SON ZAMANLARDA...


’Tüm mutsuzluklar yokluktan değil, çokluktan gelir.’ (Tolstoy)


Dudaklarımdaki yenilgi yüklü kanama, aslıma uydurduğum asılsız bir kimlikten ise asla haz etmediğim gerçeği

Yarının utkunda saklı ışığı teyelliyorum yüreğimdeki deliğe ve kocaman bir çentik adıyorum kaç kere öldürüldüğümün sayısını hayal meyal hatırlarken.

İskarpinlerinde o yeşil gözlü yetimin de delik yüklü bir mizansen saklı aslına dönmek adına gaye gösteren nice insandan da alacaklı.

Üç kenarlı bir kareyim ve iç acılarımda kaç derecelik bir eksilti var, asla tahmin edemiyorum.

Yorgun bir rüzgâr esefle kınıyor beni:

‘’Hadi’’ diyor:

‘’Bin sırtıma.’’

Binsem de binmesem de biliyorum ki hiçbir talebim kabul görmeyecek.

Bu sefer güneş ile göz göze geliyorum ve gözlüklerimin camındaki buğuya hayretle bakıyorum.

‘’Sen yağmursun’’ dememe kalmıyor bu sefer gerçek anlamda sırılsıklam oluyorum hâlbuki tek ıslanan benim bunca insan arasında ve içimdeki o şaibeli aksan öksürüp titrerken bu sefer uzaklaşan bulut selamlıyor ahmakıslatan mizacındaki yergiyi artık nasıl da gözüme sokarken.

Tüten bacasında mevsimin ve takvimdeki yaprağa göre kavurucu Temmuz ayının… gerisi gelmiyor ve rahmetle andığım komşum geliyor aklıma. Öyle ya; yazın bunaltıcı sıcağında bile bacaları aralıksız tüterdi üstüne üstük elektrikli soba aralıksız çalışır ve faturaları yüreğim gibi kabarık gelirdi.

Şimdilerde çok soğuk.

Hava mı suçlu insandan insana değişen o mizaç mı?

Hala aynı insanlar yaşayan rahmetlinin ardından ve ben ne zaman öykünsem ölüme hep ıslak bir şarkı peşim sıra.

Kalıbının adamı denir cinsten bir kelam erbabı arıyorum içimdeki ses ne zaman ki düşeş diye seslense.

Sabahsız bir gün özlüyorum bazen hele ki sabahı sabah yapıp geceyi tüm sıcaklığımla kucakladığım ve yalnızlığım hani şaibeli dokusunda şehrin beyitler ürerken ev ev; pencere pencere ve dirseklerimizi dayadığımız pervazında evrenin bizler kuş bakışı didiklerken alçakları aslında yükseldiğimiz de değil bilakis gücendiğimiz belki itildiğimiz belki hiçliğimizi kavururken yaz misali.

Zamanda bir sarkaç gizli.

Bir sarkıt ha düştü ha düşecek.

Yıldızın ayla arasına nifak soktuğu gecede kanayan ay’dan bile kanlı iken gözleri evrenin çatısında iskeletler dans edip ölüler coşkuyla inlerken ve biz fanilerin gölgesi ne zamanki yere düşse…

Her uyandığım günde bir huzur arayışı.

Bazen bir Nakış.

Bazen bir Nakkaş.

Rugan ayakkabılarımda dünkü çocukluğumda en şen kahkahayı atıp da sokağın ortasından annemin çatık kaşları ile sunduğu o keskin ikaz yine mizacını ilk kez bu kadar sert ve dirençli gördüğüm.

Gülmeyi yasaklamıştı annem ama sadece sokakta şimdi ise evren mimledi beni ve her gülüşüm sığıntı bir mizaçmışçasına tekelinde iblisin.

Heyulası ömrün ve mutluluğa karşı gösterdiğim o direnç belki de bu gün bir dostuma yakındığım gibi:

Adımın hakkını veremiyorum son zamanlarda.

Adı olmayan hikâyelerimi ise görücüye çıkarmıyorum ne de olsa mutlu olma hakkım çoktan elimden alındı.

Şairin dediği gibi:

‘’Şükür ki ölüm var.’’








Etiketler: sayfam ,


Uğur Demiröz  | Uğur Demiröz
29 Temmuz 2018 Pazar 11:37:24


Kelimeleriniz yaşayacak kadar güzel iken ölmek belki de huzurdur. Kelimelerin sahibesisiniz, yaşam sizin elinizden bunlarla bize hüzünlü tebessümlerini hissettiriyor.

Kelimeler ile varlığınız anlam buluyor yoksa her evde hüzün her evde kısıtlanmış tebessümler var.

İnsan yaşadığı yer kadar bilir, ben bunu şimdilerde anlıyorum. Babamın 10 yıldır üstünde çalıştığı ama hastalıkları sebebiyle bitiremediği hüzün dolu kitabı var. Belki de hüzün dışarı çıkmak istemiyordur tebessümler kaybolmasın diye kimbilir...

Harika bir içtenlik okudum yazıda ve sizden hep içten kelimelere çıkıyor zaten :)

Gizli ve aşikar tebessümlü günler diliyorum size :)



    [ Cevap yaz ]    

29 Temmuz 2018 Pazar 09:47:20


"Adı gibi olamıyor insan..."
Belki de "olsun diye" o ad yakıştırıldığından, bir eksiği tamamlasın diye düşünüldüğünden...

"Mum dibine ışık vermez..."
Hayıflanmayın bence Gülüm Hanım..

Tebrikler..


    [ Cevap yaz ]    

29 Temmuz 2018 Pazar 07:27:45


yazılarınızda şiirsel bir dil hakim, okuması daha bir keyifli oluyor...

saygılar.


    [ Cevap yaz ]    

Ethem NAMIK  | Mehmet Kına
28 Temmuz 2018 Cumartesi 12:07:24


" Üç kenarlı bir kareyim ve iç acılarımda kaç derecelik bir eksilti var, asla tahmin edemiyorum."
Bazen yazara kızılır ya... Işte ben o haldeyim.
Derinliğime bir derinlik daha kattı. İsyanım düşüncelerimde her yanımı kapladı. Ama eminim bunca cekitigimizden sonra yaşamın en büyük kahkahasını atacağız.
Selam ve saygılarımla.


    [ Cevap yaz ]    

28 Temmuz 2018 Cumartesi 03:00:43


dost emeğine kalemine sağlık selam ve saygılar


    [ Cevap yaz ]    

28 Temmuz 2018 Cumartesi 01:59:42



Gecenin sakin bir saatinde yoğun anlamlı satırların çok iyi geldi.

Her zaman gülmen dileğiyle dost.


    [ Cevap yaz ]    




ADIMIN HAKKINI VEREMİYORUM SON ZAMANLARDA... başlıklı yazıya eleştiri yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


Bilgi
Yayınlanma Tarihi:
28.7.2018 01:30:42
Toplam 6 yorum yapıldı
439 çoğul gösterim
292 tekil gösterim


Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.