İnsan, alışkanlıklarının çocuğudur. İBNİ HALDUN [Paylaş]
E-mail: Şifre: Facebook ile bağlan Üye ol | Şifremi Unuttum
Türkiye Şiir Platformu
ANASAYFA ŞİİRLER Edebiyat Defteri YAZILAR Edebiyat Defteri FORUM Edebiyat Defteri ETKİNLİKLER Edebiyat Defteri NEDİR? Edebiyat Defteri Kitap KİTAP  Edebiyat Defteri Tv TİVİ Edebiyat Defteri Sesli Şiirler MÜZİK Edebiyat Defteri BLOG Edebiyat Defteri Atölyeler ATÖLYE  Edebiyat Defteri BİCÜMLE Edebiyat Defteri ARAMA Edebiyat Defteri İLETİŞİM

Akılsız Deliler Ordusu Korosu

Akılsız Deliler Ordusu Korosu

Ah kalbim kör kurşunlara gelesin dedim sessizliğin hiçlik yürüyüşünde. Ansızın beşiktaş sahilinin körfezinde duraksadım. Sağıma soluma baktım kalabalık topluluğun arasında soluğumu bağlayıp attım marmaranın en dibine. Bi kaç dakika durdum boz bulanık karanlığın derinliğine bakarak. Bi el uzanıp çekseydi bedenimi, Bekledim bekledim. Atladım karanlığın sonsuzluğuna boğulmak ümidiyle. Salaksın dedi içimdeki akılsız deliler ordusu korosu. Neden dedim bu kadar iyi yüzme bilirken nasıl olurda boğulmayı beklersin? O an kendimi boğazın en üstüne tırmanırken buldum hızlı bir düşüşle bedenimi x konuma çevirebilirdim. En yüksekte durdum baktım aşağıya herşey ne kadarda küçük görünüyordu. Küçük istanbul diye bağırdığımda vurgun yedim. Hava soluğu cigerlerime olanca gücüyle hücum ediyordu. Ahhhhh maviiiii kalbimi çaldılar dediğimde düştüm düştüm son düşüşte dalma pozisyonuna istemsiz bir refleksle girerek bedenimi sulara bıraktım. Bu sefer olacak dedim ölüyorum ölüyorum.........


Nefes tutmada üstüme yoktu su altında. Akılsız deliler ordusu korosu içimde kıkırdama düğünü yapıyordu kıkırdamayı bırakın dedim ayaz bi sessizlik oluştu. Kendimi yukarı süzülürken gördüm. Başım ağırlaşmış dibi yemekten beden ise titreme vaziyetinde. Işte geliyorum baba koynunda uyumaya dediğimi hatırlıyorum.
Bi el çekip aldı bedenimi az sonra vücut ısım normale dönünce özel bi teknenin güvertesinde olduğumu anladım. Iyi misiniz? diyen bi kaç kişi. Başımı sallayarak ölemedim yine dedim. İnsanların şaşkın bakışları keskin bi kılıç gibiydi. En yaşlıları sakın bi daha yapma dedi. Seni hastaneye götürelim boğazın tellerinden atlayıpta nasıl hayatta kaldın sorusuna kılıç vaziyetindeki gözlere cevap verdim. Üç yaşımdan beri yüzüyorum. Öğretilen yerde her türlü eğitim almıştım.
Ah baba keşke bunu bana yapmasaydın dedim. Efendim dedi yaşlı olan hiç dedim hiç. Peki seni nereye bırakalım? dedi.



___ maganda kurşunu olan en yakın kıyı şeridinde indirin___ dedim
Sessizlik bi kroner atar gibi hızlanıp 80 fit hızla düşüş yaptı.
O an kanatlarımın omuzlarımın arkasından sıyrılıp çıktığını fark ettim.



___Üzerlerinde mavi bi rüyayı katlettiniz yazıyordu.___



Tam o an kefesimden suskunluk mavi kuşları kalkış yaptılar. Her biri bi tarafa uçup maganda kurşunu aramaya çıktılar.
Ah kalbim ikiye ayrılmış bi gazete manşetinde son dakika haberi gibiydi.


Sevmeden korktuğu için intihar eden bi kızın ölüm düellosuna tanıklık etmek istiyorsanız gazetemizi okumaya devam edin.


Maganda kurşunu nerede bulabilirim ¿
Düşüncesi içimdekileri dışıma dışım’dakileri içime bürümüştü,
_____Kelepçesi yoktu aklımın._____




Çürüdüm..................
..........................................
..........................................
..........................................










Etiketler: sayfam ,

 « Önceki 10 eleştiri   1   2   Sonraki 10 eleştiri » 

AHMET ACAR  | ahmet ACAR
27 Kasım 2017 Pazartesi 13:29:01




    [ Cevap yaz ]    

Gülüm Çamlısoy  | Gülüm Çamlısoy
30 Eylül 2017 Cumartesi 14:06:29


Güzel ötesi bir paylaşım yine yerine yakışan ve yürekten içtiğim satırlar...

Değerli dostlara da katılıyorum: yerinde kullanılan imgeler.

Ve bildiğim değil yapmam gereken yine kalemimin sunumunda sade bir anlatım odaklı olmam gerçeği.

Öğrenmek sonsuz, yazmak aşk, gözlemlemek ve feyiz almak ise kaçınılmazım bu anlamda yüreğim ısıtan kelimelere duyduğum aşk kadar da uçsuz bucaksız yaşama sevinci ve yine yazıdan yansıyan duyguların kıvılcımında bir kez daha kutluyorum efendim.

Nicelerine yine yürek yüreğe ve dostlukla...

Sevgiler, saygılar.


    [ Cevap yaz ]    

30 Eylül 2017 Cumartesi 13:25:21


Yazı güzel öyle sıradan standart imgeler yok ve kapalı anlatımı olmasına rağmen o boğucu ve anlaşılmazlık uçurumuna düşmemiş. Eh kapalı ve kör göze çarpan ama içinide gösteren bu metin yerin haketmiş, elbette ki bu mükemmel olduğunu değil ama gün içinde var edilmiş okunabilir metinlerden biri olduğunu gösterir.

Sakıncalı Piyade tarafından 9/30/2017 1:28:46 PM zamanında düzenlenmiştir.


    [ Cevap yaz ]    

ayşe1  | Ayşe  Yarman Öztekin
30 Eylül 2017 Cumartesi 10:58:25


İfade gücü, işlenişi, akışı güzeldi.

Tebriklerim ve sevgilerimle.


    [ Cevap yaz ]    

30 Eylül 2017 Cumartesi 10:32:15


Bir gün hepimiz öleceğiz Believe
O gün güzel ölelim dudağımızda tebessüm ile.
Selamlıyorum


    [ Cevap yaz ]    

30 Eylül 2017 Cumartesi 10:32:14


Bir gün hepimiz öleceğiz Believe
O gün güzel ölelim dudağımızda tebessüm ile.
Selamlıyorum


    [ Cevap yaz ]    

30 Eylül 2017 Cumartesi 10:25:36


Cok iyiydi tebrik ederimm


    [ Cevap yaz ]    

30 Eylül 2017 Cumartesi 07:46:27


Ortada anlatılacak, anlatılan diyelim konu var. Bu önemli çünkü bazı metinler de konu bile olmuyor.

Gelelim konuyu yansıtma, yazma eylemine. Göze hoş gelmesi açısından metinle uğraşırken en azından basit şekilde virgül, nokta hassasiyeti önemli amma belalım korkusuzluk konusuzlukla karışıyor bu sefer de.

Son cümledeki gibi balık sezonunda yenilenecek ağ terapisi diyorum ben buna.

İntiharı bile sanata dönüştürüyor ecnebiler. Biz sanatın kendisini sanat olmaktan çıkarıyoruz. Mesela kırmızıya boyanacak duvar var diyelim; kes bileği duvar kırmızıya boyansın. Ambulans da gelsin kurtarsın maganda jileti.

Kel adamın kelle muhabbeti yapması hoş olmaz ama kel bilir nerede haya yaptığını. Yukarıdaki metin içinde geçerli olan, daha iyi hissettirmesi adına demini alması lazım.

Ağ terapisi diyelim biz buna. Delik ağla balık tutulmuyor.


    [ Cevap yaz ]    

29 Eylül 2017 Cuma 17:24:11


Hepimiz kıkırdadık orada😊


    [ Cevap yaz ]    

29 Eylül 2017 Cuma 16:15:41


tam ortasındaydı, çemberin tam ortasında. nefes almak çok zordu; ha boğuldu boğulacak gibiydi. beyin duvarlarında yankılanan gaipten sesler onu kendilerine çağırıyorlar, çemberin hemen dışında beliren karanlık boşluğa çekiyorlardı. bir an etrafına bakındı. yüksekçe binanın zirvesindeydi. saçlarını nereyse yerinden sökecek sert rüzgara rağmen eğildi ve boşluğa baktı; kilometrelerce aşağıda bir anda beliren insan selini izledi. iç içe geçmiş bir sürü; karınca sürüsü. çember daralıyordu o daralıyordu. nefesini tuttu, gözlerini kapadı ve kendini boşluğa bıraktı. düşüyordu; kapkara duvarlara çarpa çarpa ilerlerken düşüşü iliklerine kadar hissediyordu. her gözlerini açışında eller görüyordu; kendisine uzanan eller ve gülümseyen yüzler, o elini uzattığında geri çekilen. daralan çember, karanlık boşluk ve tükenen umutlar. bir kez daha gözlerini aşağı çevirdi, karınca sürüsü başlarını yukarı kaldırmış onu izliyordu. gözlerini kapadı ve fısıldadı; "bitti." az sonra çarpmasıyla çıkan o ses boşluğun sonuna geldiğini bildiriyordu. gözlerini açtı; suyun derinliğine doğru ilerliyordu. bu bir okyonus olmalıydı. neyse ki nefesini tutmada ustaydı. dört yandan ona yaklaşanları gördü. sipsivri dişler, pençeler. her saldırı kalbinden bir parçayı alıp götürüyordu. tuzlu su kan gölüne dönmüştü. bir süre kaçtı. yorgun düştü. nefesini tutacak gücü kalmamıştı. köşeye sıkıştı. vahşiler ona geliyorlardı. bir kez daha gözlerini kapadı ve fısıldadı; "bitti." o anda onu saran kolları hissetti, onu hızla su üstüne çıkaran. gözlerini açtığında gülümseyen o gözleri gördü. tamamen dostça. ve anladı ki ne kadar vahşi olursa olsun çemberin tam ortasındayken bile mutlu olmak mümkün.

olricx tarafından 9/29/2017 4:33:08 PM zamanında düzenlenmiştir.


    [ Cevap yaz ]    


 « Önceki 10 eleştiri   1   2   Sonraki 10 eleştiri » 




Akılsız Deliler Ordusu Korosu başlıklı yazıya eleştiri yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.



Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 30.9.2017 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

Bilgi
Yayınlanma Tarihi:
29.9.2017 06:23:31
Toplam 13 yorum yapıldı
1687 çoğul gösterim
1193 tekil gösterim


Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.