İnsanlar kötülüğü, arzuları kuvvetli olduğundan dolayı değil, vicdanları zayıf olduğundan dolayı yaparlar. JOHN STUART MiLL [Paylaş]
E-mail: Şifre: Facebook ile bağlan Üye ol | Şifremi Unuttum
Türkiye Şiir Platformu
ANASAYFA ŞİİRLER Edebiyat Defteri YAZILAR Edebiyat Defteri FORUM Edebiyat Defteri ETKİNLİKLER Edebiyat Defteri NEDİR? Edebiyat Defteri Kitap KİTAP  Edebiyat Defteri Tv TİVİ Edebiyat Defteri Sesli Şiirler MÜZİK Edebiyat Defteri BLOG Edebiyat Defteri Atölyeler ATÖLYE  Edebiyat Defteri BİCÜMLE Edebiyat Defteri ARAMA Edebiyat Defteri İLETİŞİM

Şahi

Yık bütün duvarları. Hep soğuk yemekler yedim ben intikam gibi. Sıcak bir şeylere ihtiyacım olduğunu farkettim ellerine değince. Vitrinde duran kristal kadehleri bizimle doldur. Varsın biz içemeyelim.

Kemerlerin sütunların arasından gülümse. Bir bahçe gezelim beraber. Yemyeşil ve kaskatı taşların komşusu. Dök kurşunu üzerimize. Yanıp yakıldım yıllardır zaten nazarından ben.

Topla dağıttıklarını. Ne çok örselediler ne çok kırdılar bir bilsen. Her parçam ayrı birinde kalmıştı. Hücrelerime işle, işlen. Durma yorulma bıkma. Tuhaf duyguları getir göğünden. Aydınlat biteviye karanlığımı.

Yoldaş ol çetin ve devrilmiş ağaçların böldüğü yolumda bana. Kestane balı, zamk ve sakız kıvamlı mı olmalıyım ill ede? Soyutlan şu tiyatro sahnesinden. Okunu batırmasın zaman sırtımıza dikkat et. Dikkat et koşumlarından çözülmesin atlar. Çökmesin toprağın damı.

Uzandığım divan ne kadar da rahat. Gözlerimi kapatmama da gerek yok zaten. Tavanda asılı duran güneş mi öyle? Ne kadar da çatık kaşlı. Biliyorum beni mutlu etmek için sen getirip koydun onu oraya. Parmaklarının yanması bundandı demek.

Mil çekip bütün gördüklerime, hazırım varlığına. Göçebe misin kırlangıçlar kadar sen de? Atlasın çocuklarındansın anlıyorum. İştirak ettiğim en gizli suç sen olacaksın. Bozulmamış ilk oyunum. Çizgiden dönmeyip ilerleyensin çünkü.

Evet etin kemiğin uzağımda şimdilik. Hatta adın bile noksanım. Fakat şahisin sen biliyorum. Urban ustadan kalmasın. Güveniyorum gelip dengeleyeceksin terazimin kefesini. Saat sen diyeceğim yeniden. Saat sen olacak. Heybendeki azık bitince, bitince yalancılara inanmak isteğin haber ver bana. Ve dön yüzümü yüzüme...





Etiketler:


mehmetmacit  | mehmet macit
13 Mart 2014 Perşembe 20:26:17


beklemenin zorluğunu buldum yazıda.
Umutsuzca ama yinede beklemek, özlemek...
saygılarımla


    [ Cevap yaz ]    

11 Mart 2014 Salı 15:45:53


Diğer yazınızı okuyacaktım ama buna da değmeden geçmek istemedim. Zira değmem gerekli gibi hissediyorum. Yüreğinize sağlık, değdim, gidiyorum :))


    [ Cevap yaz ]    

11 Mart 2014 Salı 15:09:40


hayat ne kadar da anlamsız



    [ Cevap yaz ]    

11 Mart 2014 Salı 14:59:31


Şiir gibi bir çalışma.
Son iki cümlesi gerçekten bitici olmuş.
Gerçi her yönü, her virgülü, her noktası güzeldi.
Buruk tebessümlerini uyandırdı derin uykusundan gönlümün.
Çok duygusal bir çalışmaydı.

Bir tutam hayat tarafından 3/11/2014 3:18:31 PM zamanında düzenlenmiştir.


    [ Cevap yaz ]    




Şahi başlıklı yazıya eleştiri yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


Bilgi
Yayınlanma Tarihi:
11.3.2014 13:47:52
Toplam 4 yorum yapıldı
517 çoğul gösterim
467 tekil gösterim


Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.