Gönlünün arzusuna göre iş yapma ki, sırtına pişmanlık yükü yüklenmeyesin. FERiDEDDiN ATTAR [Paylaş]
E-mail: Şifre: Facebook ile bağlan Üye ol | Şifremi Unuttum
Türkiye Şiir Platformu
ANASAYFA ŞİİRLER Edebiyat Defteri YAZILAR Edebiyat Defteri FORUM Edebiyat Defteri ETKİNLİKLER Edebiyat Defteri NEDİR? Edebiyat Defteri Kitap KİTAP  Edebiyat Defteri Tv TİVİ Edebiyat Defteri Sesli Şiirler MÜZİK Edebiyat Defteri BLOG Edebiyat Defteri Atölyeler ATÖLYE  Edebiyat Defteri BİCÜMLE Edebiyat Defteri ARAMA Edebiyat Defteri İLETİŞİM

ŞİİR NASIL YAZILIR,İYİ BİR ŞİİR NASIL OLMALIDIR....2.......

ŞİİR NASIL YAZILIR,İYİ BİR ŞİİR NASIL OLMALIDIR....2.......



ŞİİR NEDİR,ŞİİR YAZARKEN NELERE DİKKAT EDELİM.....2....


Değerli kardeşlerim . şiir hakkında sizlere yeni bilgiler
sunmak istiyorum. Tabii bunlar benim görüşlerim. Katılırsınız, katılmayabilirsiniz yorumlarınızda
belirtebilirsiniz .Hepinize şimdiden teşekkür ediyorum.
Gönül dolusu selamlar.

.Bence şiir, şairin yüreğinden kopan her türlü duygunun karşı tarafa aktarılmasıdır. Şiirden okuyunca bir zevk alınmalıdır. Öncelikle çok şiir okuyacaksın ama gerçekten sindire sindire. Sonra içindeki ilhama göre şiirini kağıda dökeceksin ama uydurmadan. İçindeki ilhama önem vereceksin. Bu zevk , şu şiiri bir daha okuyayım derecesinde olmalıdır. şiir şairin çocuğu gibidir. Bir tanesini bile kaybetmek istemez. Serbest şiir akımı Fransa’ya eğitim için giden Sebataycılarla (Türkiyede yaşayan Yahudiler) gelmiştir. Önce yadırganmıştır. Ama daha sonra Arif Nihat Asya ve arkadaşları kafiye ekleyince herkesin hoşuna gitmiştir . Örneğin Bayrak şiiri. Çünkü şiirde duygunun hakim olması gerekir. Ben de serbest yazıyorum bazen. Ama kafiyeye dikkat ediyorum , duyguya önem veriyorum. Şu anda serbest şiir ismi adı altında yazılan şiirler maalesef çoğu, bazı arkadaşlarımı tenzih ederim, 2.yeni denilen kafiyeyi , duyguyu reddeden bir grup oluştu. Bir sürü imgeyi veya anlaşılmayacak çümleleri alt alta dizip yazdıklarına şiir diyorlar. İmge kullanılacak tabi ama yer yer ve şiire güzellik ve anlam katacak şekilde kullanılmalıdır. Şiirlerde ne tür olrsa olsun yabancı kelime mümkün olduğu kadar kullanılmamalıdır. Kullanılmışsa bile anlamlar alta yazılmalıdır.Çünkü herkes arapça ve farsça kelimelerin hepsinin anlamını bilmek zorunda değildir . Şiirlere yorum yapılırken, kavga şeklinde değilde karşı tarafı incitmeden yorum yapılmalıdır. Şiir yazan kişilerde gayet olgun olup iyilikle yapılan eleştriye razı olmalılar ve şiirini gerekirse düzeltme yoluna gitmelidirler. Örneğin kişi şiiri yazıyor ve imla hatası var mı, klavye hatası var mı diye çok iyi kontrol etmeli o kadar kontrol ettiği halde hata varsa onu gurur yapmadan düzeltmelidir. Mesela ben bu kuralı uyguluyorum. Uygulamaya da devam edeceğim. Çünkü arkadaşlarımım görüşü benim için çok önemlidir!!!!!
Şimdi bazı arkadaşlar bana kızacaklar ama,hecede de var bu hatalar. Sözleri kalıba, ölçüye ve kafiyeye uyduracam diye şiiri anlaşılmaz kelimelerle doldurup adına hece diyorlar. Yahu şiir duygu kokmalı , okurken zevk almalısın. Bazı kardeşlerim bir cümle yazıyorlar ama içinde anlam yüklü. Yorum yapabildiğin kadar yap. Bazı 10 kıtalık hece oluyor iki satır yorum yazamıyorsun. Bizler burada şiirlerimizi görüyoruz, birbirimize sanalız. Maalesef bazı kişiler adeta karşısıdaki arkadaşla kavga ediyor şekilde yorum yazıyorlar, bizler şiire yorum yapıyoruz, şaire değil.. Hata sayfanın önünde yazılırsa bazen kırıcı oluyor .Bu hataların mesaj yolu ile anlatılması gerekir. Ben hep böyle yaparım. Şiirdeki hatayı asla ön sayfada yüzüne vurmam, mesajla bildiririm. Biliyorum çok uzun oldu ama bunlar içimde ukteydi yazmak istedim ve yazdım. Kusurumu affedin. Benim için şiir eğer gerçekten yüreğinden kopup gelmişse bir mısra olsa da, kırk kıta olsa da kıymetlidir. Çünkü orada bir emek vardır. Eğer okuduysanız çok teşekkür ediyor ve yorumlarınızı bekliyorum. Şimdiden teşekkür ediyorum. Gönül dolusu selamlar kardeşlerim. .......
.......yazan::::SUZAN ÇELİK......emkl.öğrt. ....eylül 2013






Etiketler:

 « Önceki 10 eleştiri   1   2   3   Sonraki 10 eleştiri » 

16 Kasım 2019 Cumartesi 21:43:00


Sayın hocam
öncelikle böyle bir yazıyı neden daha önce okumadım diye kendime kızsam da tepeden tırnağa haklısınız

hece şiiri anlamsızlık değildir bir kaç mısrayı yan yana getirip kıta yapmak

ayrıca imgelerin çoğu anlamsız ve gereksiz bazı şiirleri okurken sıkılıyorum
ruh yok duygu yok

şiir demli bir çay gibi kokmalıdır uzaktan kokusunu alanı davet etmelidir
güller açtırmalıdır yüreğinde
ve bir nebze düşündürmelidir

kimse kusura bakmasın bu defter de çoğu şair şaircilik oynuyor

bu anlamlı ve değerli yazı için çok tşk ederim ustam


    [ Cevap yaz ]    

glenay  | nazik gülünay
14 Ağustos 2017 Pazartesi 23:57:59


Suzan hanım yazınızı yazdığınız tarihte görmemişim.
İçeriğine katıldığım anlamlı bir yazı.
Şiiri önce şiir okuyarak nedir, ne değildir anlamaya çalışıyoruz sonra okuduğumuz şiirler bize şiir yazma dürtüsü veriyor, yazıyoruz. Bu öykü ve roman yazmada da böyle.

Sizi tekrar Edebiyat defterinde görmek, yazdıklarınızı okumak dileğiyle..

Selâm ve sevgilerimle..


    [ Cevap yaz ]    

14 Ağustos 2017 Pazartesi 23:12:23


Bilgilerinizi, bizimle paylaşımınız oldukça ince bir davranış.
Kendi adıma teşekkür ediyorum.
Emine Uysal hanımefendinin yazısına da katılıyorum.
Sevgi ve saygılarımla.


    [ Cevap yaz ]    

Dr Şaban Kalyoncu  | Şaban  KALYONCU
20 Haziran 2016 Pazartesi 15:30:01


Şiir, dalga gibidir, kıyıya ulaşan köpükleri, öykü ve romana dönüşür. Kutlarım.


    [ Cevap yaz ]    

13 Haziran 2015 Cumartesi 23:54:06


Yazınızı severek okudum ve tüm yazdıklarınıza katılıyorum. hepimiz insanınz gönülden gelen yürek sesimizi yazıyoruz. 14 yaşında başladım yazmaya, şiir sevilmeden yazılmaz şiiri seviyoruz. evet evlat gibi. o kadar dikkat etmemize ragmen oluyor hatalar yanlışlar eksikler hatta. beni uyaran düzeltmeme vesile olan şair arkadaşlarıma minnettarım. sizinde dediginiz gibi olmalı eleştiri ve yorumlar incitmeden yüreginiz dert görmesin.bilmemek ayıp degil ögrenmemek ayıp, yaş kac olursa olsun ögrenmeye acık olmalı her insan. ben biliyorum senden mi ögrenecegim dememeli, kendinden kücüktende ögrenebilirsin büyüktende. ögrenmenin yaşı yoktur.ben sizler gibi yapıcı ögretici yorum yapamıyorum cünkü, o yetkiyi kendimde görmüyorum edebiyat bilgim ilkokul düzeyinde ilkokul mezunuyum okuma aşkımdan 40 yaşında dışarıdan okuyup orta okulu bitirdim insan isterse olur. ama klıavye hatası eksik harf onları özelden yazıyorum şairelere benden yardım isteyen yeni başlayanlara bilgim dahilinde yardımcı olmaya calışıyorum, iyi niyetinizi kutlarım şairem, saygılarımla...


    [ Cevap yaz ]    

Semiray Sezgin Daylan  | Semiray Emre
4 Aralık 2014 Perşembe 01:41:57


ÇOK KALİTELİ,BİLGİLENDİRİCİ YAZIYDI.TEŞEKKÜR EDERİM.SAYGILARIMLA.


    [ Cevap yaz ]    

Meçhul Asker  | İlhan Büyükyörük
16 Ocak 2014 Perşembe 02:17:14


Şiir yazarken bana ait duyguları ifade ettiğim bir şiirimi, affınıza sığınarak aşağıya alıyorum. İsmi sevda zamanı olsa da konu şiir yazma haleti ruhiyesidir. Şiirde duygu bence de çok önemli... Duyguyu doğru aktarmak daha da önemli. Hatta şairi şiirde tanımlayan ve tamamlayandır diye ifade edeceğim. Yalnız, şiiri oluşturan diğer unsurları da göz ardı ettiğim anlamına gelmesin bu ifadem..

SEVDA ZAMANI

Güneşin guruba girdiği anda,
Yol alır yüklenmiş duygu kervanı.
Göz kırpar yıldızlar, mehtap tavanda,
Seslenir martılar, sevda zamanı.

Yürümez bedenim, tutuk her yanım.
Deşilse damarım, damlamaz kanım.
Öyle bir hülya ki; bulunmaz tanım.
Bir duygu selidir, sevda zamanı.

Sevdanın hasreti kırmızı gülde,
Gönlümün feryadı naçar bülbülde.
Hazanı terkedip bir kere gül de,
Açılsın çiçekler, sevda zamanı.

Bakarken gecenin karanlığına,
Göremem düşeni kader ağına.
Çiçekler dermeye İrem Bağı’na,
İzinsiz girerim, sevda zamanı.

Denizden eserken bir hicran yeli,
Sızlatır gönlümde en ince teli,
Uzansa elime yarimin eli,
Köpürür dalgalar, sevda zamanı.

Ay batar, gün ışır, sökerken şafak,
İsteksiz küllenir gönülde firak.
Desem de "gitme, gel, inadı bırak,"
Geçiyor şimdi bak, sevda zamanı.


    [ Cevap yaz ]    

Mücella Pakdemir  | Mücella Pakdemir
2 Aralık 2013 Pazartesi 02:03:18


Ne kadar çok şiir yazarsak yazalım, okuyanların tümünü aynı depremle sarsacak şah şiiri hayatımızda belki bir veya iki defa yakalayabiliriz. Ya da hiç kısmet olmaz. Ünlü şairlere bakarsak çoğunda durum aynı. Bir veya iki, hadi birkaç diyelim, şiirinin hatırına diğerleri de arada gidiyor. Tabi son dönem şairlerinden kastım ve Necip Fazıl Üstadı ve birkaç değerli usta kalemi tamamen konu dışı tutarak söylüyorum. Magazin şairlerine ise hiç payem yoktur.

Aruzla yazan pek kalmadığından dolayı, bu günün şiir çeşitlerinden hece ve serbest şiirler yazılıyor. Hece yazmak çok zordur. Zorluğu kafiye örgüsü sebebiyledir ve kısırlaştırılan dilimizle değişik kafiye çeşidi bulmak, deveye hendek atlatmaktan çok daha zor. Diğerinde öyle mi ya! Ses uyumuyla idare ediliyor. tempoyu yakaladın mı tamam. Serbest yazıp da heceyi eleştirmek bu sebeple çok doğru bir şey değil.

2. yenicilere gelince pek tad almadığım bir tarz. İmgelere boğulmuş bir hilkat garibesi. Kimse şairin halisünasyonlarını çözmek, kendini zorlayıp mana yüklemek ve haz almaya çalışmak zorunda değildir. Şiirin duygusunu, zorlanmadan, anında kalbine nakşedebiliyorsa okuyucuyu sarar. Bir de bu tarz yazan şairlerin şiirinin anlaşılmaması üzerine karşısındakini yeterli derecede izan sahibi veya eğitimli bulmayıp,
şikayet etmesi yok mu? Hatta küçümseyenler bile var. Söyleyecek söz bulamıyorum.

Böyle küçümsenme karşısında kafam bozulup yoğun imgeli bir şiir yazmıştım. Maalesef benim de kastımı anlayan çıkmadı. Olacağı bu idi. Haaa, hiç mi imge kullanmayacağız? Tabi ki kullanacağız. Yerli yerinde ve algıda problem yaratmayacak evsafta ve şiire hakimiyet taslamayacak ölçüde.

Maalesef son yüz yılda dilimizde uygulanan kısırlaştırma çalışmaları nedeniyle bu gün yabancı bulduğumuz kelimelere gelince; ben dahil olmak üzere pek çok şair kulağımızda halen yaşamaya devam eden bu kelimeleri tabi ki kullanacağız. Bilmeyenler de yeni bir kelime daha katacak haznesine. Fena bir durum değil. Aksine dilin zenginleşmesi açısından çok yararlı.

Şiirde ilhamın payı ne kadardır acaba? Bana göre yüzde iki - üçü geçmez. O bir pırıltıdır. Çakar ve şairi masa başına oturtur, çeker gider. Bundan sonrası şiir yazma yeteneğin yanı sıra , kültür, bilgi, geleceğe kalabilecek anlaşılırlık, teknik bilgi, tecrübe, hayal gücü, ve illâki duyguya göre kalite kazanır. Sac ayaklarından hiç birisi kısa gelmemeli. On dakikada yazdım oldu şiirleri sadece karalamadır. Emeksiz ve demsiz şiir şiir değildir. Ortalık şiir çöplüğüne dönüyor. Neden? Hatıra binaen her yazılana alkış tutulduğu için. Gizliden veya açıktan okuyucu eleştiri yapabilmeli. hakaret içermedikten sonra mübah bir tutumdur. Alınma, gücenme olmamalı. Bu siteleri yanlış kullandığımızın en güzel delili de bu olsa gerek. Oysa buraları okul gibi olmalı. Şiir hatalarını ustaların göstermesi sadece şaire mi olsun. Diğer okuyucuların bilgi ve fikir edinme hakkı ne olacak?

Kurdele ve böcek olayına gelince; kimlerin seçim yaptığını ve şiirden ciddi manada anlayıp anlamadığını bilmiyor olmamız, işin güzel tarafını örtmez. Güzel tarafı ise teşvik edici olmasındadır. Günün şiirlerinin altında tek bir olumsuz eleştiri görememişken üstelik.

2. yeniye örnek yazdığım şiirimi takdim edip sayfanızdan ayrılacağım. Esen ve mutlu kalın.

FİRAK

Eridi diye üzülme. Gök yine tohum atar
Her renkten yağdırır karları üzerine
Sen yine eldivensiz gel. Gel üzerime!

Sabun koksa bir yerden, kurdeşenim azar
Köpüklü bir silüet düşer kayarak
Kapı altından sürülen zarfta yazılıdır o köşe
Açmadan bilirim ki kâğıt hâlâ bâkire
Yama tutmazlar mı? Haaa! Onlar çok, çok geride…

Islık çalsan gelirim. Gelirim gelmesine de…
Oluk oluk kan beklenen “kısrak başı” memleketimde
Sırf bana inat bu sızan da ne?

İhtilâl mi? Erkenler dalda kaldı
Oysa ısırganların içinden geçip gitmek vardı
Bereketli tarlalarda yeşillenirken kargalar
Olmadı! Sakatlanıp, kıstırıldım. Açıkçası, kahpece…
Belki inanmayacaksın ama kediyi süte döktüm bu gece

Üçayak sehpa ile denklemde kitaplar
Çözemedikleri hayvan katliamlarını tartışmaktalar
Bilirim ki, beyhude!
İki milyon yaşındayken iskeletim
Sırıtan yüzünde, adâletin çıldırtan haksızlığı
Çürür, ne yapsam da, eşkâlim örtülen perdelerinde

Parmak kaldıran eski çocuk diyor ki: “Son kez dinle!
Tek ayak cezalarda iflâh olmasa da tabanlarım
Yok yaz beni mağrur ateşkeslerde.”

Mücella Pakdemir


Mücella Pakdemir tarafından 12/2/2013 2:03:57 AM zamanında düzenlenmiştir.


    [ Cevap yaz ]    

NURGÜL SOYDAN  | NURGÜL SOYDAN
29 Ekim 2013 Salı 01:40:04


Sevgili Suzan Hanım'cığım, önce teşekkür ediyorum saygımla. Hiç bir ayrım yapmadan her şairin şiirlerini ve her konuda yazılmış şiirleri okumakta fayda var inancındayım Ben bunu uyguluyorum ancak hala çok hatalarımında olduğunun farkındayım. Laf olsun diye değil, içten gelerek yazılmış bir şiir okuyanı düşündürür , hissettirir ve tekrar tekrar okuma isteği oluşturur. Eleştiri yapıcı ve saygı dahilinde olmalıdır aksi halde öğretici olmaz. BİLEN BİLİRİM DEMEZ, CAHİL BİLİRİM DER misali ukalalık yapanlarda olabiliyor ne yazık ki..Kişi: kendi ile barışıksa ve özgüveni tam ise yaptığı eleştiri öğretici olur, teşekkür etmek gerekir. Kendini yüceltip karşısındakini yererek yapıyorsa işte bu komplekstendir, birileride hep pohpohlayıp fazla şımartmışsa vayyy vayy vay. Benim bu sitede anlamadığım ve hiç anlam veremediğim: Olmayacak şiirlere bol bol kordelalar takılmasıdır! O kordelaları biz yaştakiler ilk okulda alırdık.. Siz gibi saygıdeğer bir şairin bilgilerine benim her zaman ihtiyacım olacaktır. Size katılıyorum. Her şey gönlünüzce olsun selamlar.


    [ Cevap yaz ]    

Mihrican  | Mihriban Eren
25 Ekim 2013 Cuma 14:03:06


Gönül gözü ile baktığın zaman
Şiirin özüne aktığın zaman
Ruhuna çırayı yaktığın zaman
***Yanağı kızarmış geline benzer
***Sevdalı ozanın teline benzer.

Naçizane gönül kayalarımdan kopup gelen bir dörtlüktü bu.
Sevda şiirdir şiir sevdadır, elbette ayak, uyak ,vurgu imge anlam ,şiirin temeli ama birde yürek sesi var ki! okurken tüylerini ürpersin bu şiirdir bence çok teşekkürler bu aydınlatıcı paylaşımınıza saygılar....





    [ Cevap yaz ]    


 « Önceki 10 eleştiri   1   2   3   Sonraki 10 eleştiri » 




ŞİİR NASIL YAZILIR,İYİ BİR ŞİİR NASIL OLMALIDIR....2....... başlıklı yazıya eleştiri yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.



Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 24.10.2013 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

Bilgi
Yayınlanma Tarihi:
23.10.2013 18:45:27
Toplam 30 yorum yapıldı
9256 çoğul gösterim
8392 tekil gösterim


Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.