İ.Çamalan
362 şiiri kayıtlı

Zeynep'in Hikayesi/ 36

İ.Çamalan
  5,0 / 6 kişi ·5 beğenme · 5 yorum · 905 okunma
Zeynep'in Hikayesi/ 36

Zeynep'in Hikayesi/ 36


Iraz’ın yüreği değirmen misali

öğütmüş sevdanın başaklarını

geçmiş yıllar unutulmamış o aşk

kerem , aslı, leyla mecnun misali

yörük musa suda yakmış sevdasını

söner sanmış Iraz’caya yaktığı aşk

...
Kasabanın kuzeyinde “küçük Hoyran’a’ bağlanan
boğaza yakın yerde su ile dönen
eski bir değirmeni vardı iç içe yaşamışız

kız almışız , kız vermişiz

göç yasası çıkmış gitmişler ama dilleri

ağıtları, türküleri meslekleri kalmış

yörük Musa’nın değirmeni gibi...

Rumlar ‘dan kalan bu değirmenlere
gelip yerleşen “Yörük’ler”, buraya
değirmenler boğazı diye ad koymuşlardı.

Yörük Musa küçüklüğünden beri un öğütür
son nesildi artık
ortasından palamut ağacından yapılan
koca bir iğlik
ortasındaki taş ise “Foça” taşından
yapılan eski bir değirmendi

motorlu değirmenler çıkınca rağbet görmez olmuştu
ama su değirmeninde ki öğütülen
buğday dan yapılan ekmeğin tadı da başka oluyordu.

biraz yokuş çıktık pınarın sesi dinlendirmişti bizi
ama Iraz ana’yı ayrı bir heyecan sarmış,

kirmancı fatma’nın" elinden tutmuş
-“Iraz bakeyom elcezin titreyipbaa" dedi

"-hıııı iseksen yaşına geldig gocadıg emme
gedmeyoo bu heycan öldüüceg beni
nedcez bimeyon fatma"

Iraz’canın gözleri dolmuştu dalıp gitmiş

derin bir ah çekti

"-ne Iraz sen ağlayıp durunmu?

yoksa goca gız oldun hele ne bu hal"dedi kirmancı

Iraz anam dururmu yapıştırdı lafı

"insanın gözü ıslanmayınca, göğnünde gögguşağı açmaz" fatma

değirmenin yola bakan penceresinden görmüş
bu eski değirmenlerde küçük pencereler olurdu
haftada bir gelir alırdı herkes unlarını oradan izlenirdi gelenler
kapıda bekliyordu ak sakalını sıvazladı

"-hoş gedin Irazzzzz” dedi
Rumlar’dan öğrendiği bir türküyü mırıldanıyordu

devam edecek yarın

iğlik/değirmenin ortasında ki büyük kalas

deyimler

insanın gözü ıslanmayınca, göğnünde gögguşağı açmaz/insan ağlayınca ferahlar gönlü açılır


Küçük Hoyran...Eğridir de göl
Şiiri Değerlendirin
 
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Zeynep'in Hikayesi/ 36 şiirine yorum yap
Okuduğunuz şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?

Zeynep'in Hikayesi/ 36 şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
cangülüm , 5 puan verdi
26 Haziran 2014 Perşembe 20:47:11
yüreğine sağlık ibram hoca değirmenin sesi ta buralara geldi..bak dayanamadım da geldim ...
mis gibi kokan buğday daneleri öğütülüp dökülürken kar gibi değirmencinin alın teri
nede lezzet katar una da ondan pişen ekmeğin tadıda başkadır be ibram hoca ..
teşekkürler..can selamlar
Onatça , 5 puan verdi , etkili yorum yaptı.
25 Haziran 2014 Çarşamba 12:33:58






Terk edilmiş bir tarih gibiydi
Taş değirmenin cesedi !
Sahip çıkmazsa insanların ona, birer birer bizzat kendisi
İşte böyle bir ceset olur tarihin o ender güzellikleri…

Ayna olurdu insanlara oysa ki,
Bakılıp, temizlense tıpkı bir evlat gibi
Öğrenirdik hiç değilse,
Nereden nerelere kadar geldiğimizi…

Bir de şu var unutmayalım ki,
Onun öğüttüğü buğday ekmeğinin lezzeti
Asla tutamazdı bugünün ekmeğinin yerini
Ne diyeceğiz kuşaklarımıza biz şimdi;
Neyle kıyaslarız onlara bugünkü yerimizi
Madem ki koruyamamışız bizden olan eski güzelliklerimizi
Nasıl belirtiriz özümüzün geldiği yerin o olağan dışı eski derinliğini ?
Yani, biz buyduk önceleri,
Böyle olduk sonraları sözünü hiç demeyelim mi ?...
Öyleyse, onun ble ispatı gerekmez mi ki ???...

Hayatın fazlasını yaşamış meğer bizim Irazca kadın
Yörük Musa’yla sevdası zamanın da
Öyle başlamış,
Irazca’nın yüreğinde ki değirmen aşk’a çalışmaya
Sonra o aşk alev alev boy vermiş başaklarcasına !...

Köy değirmesi sayesin de iç içe yaşamak,
Köy değirmesi sayesin de insan kaynaşmasını kotarmak
Ya çeşme başı, ya da köy değirmeni sayesinde baş göz olmak
Öylece insanın sevdiği kişiyi yakından tanınmasını sağlama almak
Köy değirmeni sayesinde kız alıp vermek
Değirmek gibi aşk uğruna karşılıklı yürek öğütmek !
Modern insanda bile olamaz böylesine duyarlı, böylesine güzel bir nimet !!!...

O zamanın genci olsaydım, belki ben bir güfte yapardım;
“Ey Yörük Musa değirmeni
Sen olmazsan yavuklum yanıma gelemeyecekti
Kısmet kilitlenecekti
Bırak artık sen öğütmeyi değirmenci,
Biraz da o öğütsün yüreğimi…”

Rumlardan kalma eski değirmenin hikayesi çok ilginçti !
“İğlik” (Galiba biraz uzunca mil gibi bir şey)palamut ağacından
Ortasın da ki değirmen taşı ise, Foça taşından
Bir anlatabilse içindeki öğüttüğü aşklar nereden, kimlerden
O değirmende ilk tanışan insanlar mutlu olmuşlar mı harbiden,
Memnun kalmışlar mı birbirlerinden ?
Bir dile gelseydi eski değirmen ?
Bir dile gelseydi keşke ölmeden !!!...

(kirmancı fatma’nın" elinden tutmuş
-“Iraz bakeyom elcezin titreyipbaa" dedi

"-hıııı iseksen yaşına geldig gocadıg emme
gedmeyoo bu heycan öldüüceg beni
nedcez bimeyon fatma" )

Tadından yenmeyen bir diyalog ?
Heyecan, acı ve pişmanlık yaratmıştı,
Kirmancı Fatma’nın İrazca’ya olan içsel izahatları
Kolay değildi elbet,
Seksen küsur yaşında ki Irazca’da adresiz heyecan !...
Şu lafına bak hele sen yüreği büyük Irazca’nın;


("insanın gözü ıslanmayınca, göğnünde gögguşağı açmaz")


Büyüksün sen Iraz’cam, çok büyük sen hem de !...

Ta Rumlardan kendine doğru uzanan Irazca’nın söyleyeceği bir türkü,
Henüz aşlamadan, devam bölümü için şimdilik dondurulmuş oldu…


Yüreğinize sağlıklar olsun ey sevgili DOST !!!...




Onatça tarafından 6/25/2014 1:01:34 PM zamanında düzenlenmiştir.
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibiİ.Çamalan , şiirin sahibi
25 Haziran 2014 Çarşamba 18:34:29
Değirmene giden kadınlar bir yandan elişi yaparken diğer yandan atma türkülerle ırmakları şenlendiriyorlardı. Gençler sevgililerini buralarda daha rahat görebiliyor, hatta bazı aşklar buralarda filizleniyordu. değirmen kültürü de bir başka idi, tarihin derinliklerinde kaybolup gidiyor artık. Şimdilerde ise değirmenler ağlıyor, eski şaşaalı günlerini özlemle yad edecek birilerini bekliyorlar. Bırakın insanları fareler bile artık değirmenlerin içine girmiyorlar, zaten girseler de açlıktan ölüverirler. Halbuki yirmi yıl öncesine kadar arklarında dahi balıklar yaşıyor idi. Değirmencilik, değirmen ustalığı da başlı başına bir sanattı ve dahi geçim kaynağı idi. Lulesini yapmak, boğazını (kendirden) dokumak, taşını çekiçle düzene koymak,

aşkın gücü ile dönüyordu değirmenler Iraz'ca bize bunları hatırlatıyor

ve siz saygıdeğer insalar her gün kat be kat büyütüyorsunuz sevginiz ile Zeynep'in hikayesini devam edecek Yörük Musa'nın türküsü ile

saygılar sevgilee verilen harcanan emeğe karşı düğmemi ilikliyorum

Nuray Ayhan , 5 puan verdi
25 Haziran 2014 Çarşamba 11:34:51
hem aşk hem öğüt
yine şifa niyetine
selametle ...
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibiİ.Çamalan , şiirin sahibi
25 Haziran 2014 Çarşamba 18:14:24
teşekürler toprağım

Anadolu bizim için kitaptır öğüttür unutmayalım
Ya Nur
25 Haziran 2014 Çarşamba 10:57:13
ırazlar aşklarını hiç unutmazlar usta harika olmuş gine emeğine sağlık
SEVMEK İBADETTİR , 5 puan verdi
25 Haziran 2014 Çarşamba 09:55:43
Yüreğine sağlık dost selam ve dua ile
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.