İ.Çamalan
363 şiiri kayıtlı

Zeynep'in Hikayesi/ 35

İ.Çamalan
  5,0 / 8 kişi ·6 beğenme · 5 yorum · 1044 okunma
Müzeyyen Senar
Zeynep'in Hikayesi/ 35

Zeynep'in Hikayesi/ 35



Müzeyyen Senar anısına....
..

kundurayı giymedim ayağım sıkar diye
kimselere bakmadım aşk bağrım yakar diye
kör talihten gizlendim bahtımı tıkar diye
üç gün güldüren felek, beş günümde ağlattı.

sevdiğine hevesle giyecek pabuçları
belinden sarkıyordu ipek telli saçları
Zeynep kıza taliptir köy yerinde kaçları
O gönlünü öğretmen Ali oğlana bağlattı
...
Basmacı Rüstem, özenle sildi kırmızı pabuçları
belli’ki yıllardır tezgahın altında duruyordu
üzerinde’ki tozdan belliydi
...
"-Aşagül çog istemişidi ama yoklug ona nasip olmadı
süslü Zehra vardı eskiden gasabının meyhanesinde
şarkı , tükü söleyen
iki kere giymiş sıkmış ayaaını
al gızım anan giyemedi
sen daşı onun emanedi sayılı bu".

"-öyle meyhanede şarkı söylediğine bakma
herkes saygı duyardı asil gadındı
bir " akşam oldu hüzünlendim ben yine" diye
söylemeye başladımı
çarşı, gasaba sus pus olur ,
emme öeele her zaman dimezdi efkarlandığında
bide aşagülü gördüğünde
aşagül gasabaya geldimi kapının dışından
onu dinler ağlardı,
biz ona "Müzeyyen abla" derdik "

"-neden? dedim
"-Müzeyyen Senar gibi kadındı"
...

İçimden kimse duymadan...

"-Yanım da olsan hep bana baksan
Kırmızı pabucu’nu parlatsam
Koynunda bir kıvrılsam da yatsam
Sen gibi aşk’la ateş olsam yaksam" dedim.

Iraz anam çıkı’sından para çıkardı
"-haggını helal ed rüstem gari
önce gavga edelim, sonra sevişelim, demiş büyükle demi
"-helal hibe ossun Iraz"
"biz kırg gişiyiz , birbirimizi biliriz" unudma
"-ölee , ölee seni tanımammı
"gadın gocasını, cemaad hocasını biliii"

kimseye göstermeden iki damla yaş düşmüştü
göz pınarlarımdan
"-sağol Rüstem abi" dedim
sanki yolda yürürken ayaklarımı hissetmiyor
kanatlanmış uçuyordum
kırmızı pabuçlarımla
kırmızı pabuçları olmayan
bilemezdi bu duyguları diye düşündüm".

“Aşk Anne sevgisiydi” demek

kaldığı yerden devam edecek

çıkı, çıkın/ para kesesi

Deyimler...

biz kırk kişiyiz birbirimizi biliriz/öteden beri birbirimizi tanıyoruz, kimin ne değerde olduğunu biliriz, birbirimizi kandırmamız mümkün değildir.

kadın kocasını, cemaat hocasını bilir/insan yakınlarının huyunu iyi bilir

İbrahim Çamalan
Şiiri Değerlendirin
 
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Zeynep'in Hikayesi/ 35 şiirine yorum yap
Okuduğunuz şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?

Zeynep'in Hikayesi/ 35 şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Onatça , 5 puan verdi , etkili yorum yaptı.
24 Haziran 2014 Salı 21:24:15






ONLAR,
SES DEVRİMİ ile ettiler millete HİZMET
HAYRİ DEV’di önceki büyük kıymet !
Şimdi de “MÜZEYYEN” dev’e büyük hürmet !
Sanatçılığı ULU ATATÜRK’ten emanet
O ta çocuk yaşlardan kalma BÜLBÜL sesli bir SERVET !!!..
Bugünlerde ki sağlığı en çok Yüce Allah’a EMANET…
Teşekkürler sayın İbrahim Hocam size,
Sen yine değerlerimizi böyle anmaya ve andırmaya devan et
Biz de duyalım size canı gönülden sonsuz bir minnet !!!...

“kundurayı giymedim ayağım sıkar diye
kimselere bakmadım aşk bağrım yakar diye
kör talihten gizlendim bahtımı tıkar diye
üç gün güldüren felek, beş günümde ağlattı…”

Anadolu insanın talihinde bu şiirlerin çoğu yaşanılan hakikattı
Baştan sona su gibi aktı !...

Aşık deyişleri sıra sıra dert dizerler hayatın panoramasına
Dinleyenler, duyanlar kendilerini ararlar hep orada
Kadın vardır, aşk vardır, şarap vardır, talih vardır o tür şiirlerin mayasında
Okuruz seve seve ama, rahatlamaz ruhumuz biz okudukça
Lakin, efkar, sitem, yalnızlık, aşk, terk edilmişlik vardır öylesi şiirlerin buharında !
Ah çektikçe içimize akıp gider onlar sonunda
Yaşarsan hala, şanslı sayılırsın sana…

“Kırmızı pabuçlar !...”
Ayşegül’ün “Kırmızı pabuç” düşü yokluktan tarumar olmuştu
Tezgah altında sahibini arıyordu
Süslü Zehra’nın ayağını sıkıyordu
Sahibinden sonra emanetin malı oldu…

“Akşam oldu hüzünlendim ben yine”
Şarkıcı da, şarkı da meyhane akademisinden mezun oluyordu eskiden
Eski meyhanelerin edebi boyutu, şairlerin, aşıkların ruhlarını olgunlaştırırdı
Büyük söylerdi büyük Müzeyyen Senar o şarkıyı
Başta “Taş plak” sahiplerinin ve halkın medarı iftiharıydı…

Şarkıcı Süslü Zehra !...
O bahse konu şarkı da
Sihirliydi adeta;
Kendini söyletmez bana kalırsa,
O’nu güzel söyleyen, güzel bir ses olmadıktan sonra.
Süslü Zehra’nın sesinden huşu içinde zevkle dinlendiğine göre
Dinleyen halk ispat etmiş oluyor bu durum da,
Zehra’nın sesinin güzelliğini coşkulu hayranlıklarıyla..
Öylesi sanatçı her zaman saygı görür bizim toplumda
Sadece bir kadın olarak bakmazlar o zaman ona.
Zaten iyi ve kişilikli bir sanatçı yere düşmez asla !!!...

Müzeyyen Senar gibi kandınmış kendisi
Boşuna almamıştır tabi ki öyle bir payeyi…
Kimse bilmeden, duymadan ona karşı beslenen hisleri
Kimilerinin hayallerini süslemiş o şarkıcı kadın belli ki…

Iraz Ana da filozofi sözler gırla !
“Önce kavga edelim sonra sevişelim” demiş güya büyükler
Belki de bunları hep kendi icat eder, kendi söyler
Çünkü bu gibi sözler,
Pazarlıklarda Iraz Ana’nın işini çok kolay eyler
Rüstem’le bitmedi bir türlü ağız kalabalıklı alışverişler…

Kırmızı pabuçlar !...
Belki küçük ama olmayınca çok aklı kurcalar
Gördük ki, bir pabuç bile mutluluğa yol açar
Buna en bariz örnek dini bayramlar…

Olmayınca bir insan ona sahip
Üzer ruhu aşırı talip
Olunca da bir insan ona sahip
Demek oluyor ki her şeye ruhu peşin galip !...

Mutlu akşamlar Efendim !!!...

Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibiİ.Çamalan , şiirin sahibi
24 Haziran 2014 Salı 22:36:59
İyi akşamlar hocam saygılarımı sonra değil, önce belirteyim

tek , tek yaptığınız tüm tespitler için...

onlar ki bizlere gerçek musikiyi sevdiren

Atatürk'ün emaneti olan dil devrimini bugünlere taşıyan müstesna kişiliklerdir

"Zeki Müren, Müzeyyen Senar'ı, Emel Sayın' ve daha niceleri.

Ve

Dilin insanlar arasında iletişimi sağlaması, onun çok küçük bir yönünü ifade etmektedir. Dil, asla mekanik değil, duygusal bir iletişim aracıdır. Dilin asıl işlevi, insanlar arasında doğal, duygusal ve ruhsal bağlar kurmasıdır
onun için dil bir ülkenin geleceğidir...

Ne kadar yazık; hiçbir şeyden mutlu olmayan bizler, açgözlü bir şekilde öylesine bir hayat yaşıyoruz ki! Hepimizin nerden baksan; 30 çift ayakkabısı, dolaplara sığmayan kıyafetleri, başımızı sokacak bir evi, karnımızı doyuracak bir tas çorbası ve daha sayamadığım birçok neden olmasına rağmen hala mutlu değiliz sanıyorum eskilerden en temel farkımız; yetinmesini ve şükretmesini bilmiyoruz…

Yokluk içerisinde, varlık savaşı veren eskilere bakarak; keşke sahip olduğumuz değerlerin kıymetini bilebilsek…
GÜLDESTE
24 Haziran 2014 Salı 19:25:57
çok çok güzel bir paylaşım müzik ise geçmişe götürdü beni önülden kutluyorum değerli kardeşim sevgiler saygılar
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibiİ.Çamalan , şiirin sahibi
24 Haziran 2014 Salı 22:15:53
teşekkürler can hoş geldin
Nuray Ayhan , 5 puan verdi
24 Haziran 2014 Salı 19:09:46
Zeyneb'in hikayesi baya bir yol almış şiir ve edebiyat defterinden uzak kalalı
lakin hikaye o büyülü atmosferini koruyor enfes bir müzik eşliğinde selamlıyor şairi okurunu
güzel bir ziyafetti gözüme gönlüme kulaklarıma şifa niyetine teşekkürler...
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibiİ.Çamalan , şiirin sahibi
24 Haziran 2014 Salı 22:15:26
teşekkürler sevgili hemşehrim

hoş geldin

şifa olsun
cangülüm , 5 puan verdi , etkili yorum yaptı.
24 Haziran 2014 Salı 18:59:38
ah ibram hoca sen sağol emi öyle bir bam telime dokundunki ..
bu bölüm beni çok fena yaptı hele birde Müzeyyen senar ...
ben kendimden geçtim dinlerken bir iki damla eşlik ederken..
teşekkürler can yüreğine sağlık yazan kalem durmasın...
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibiİ.Çamalan , şiirin sahibi
24 Haziran 2014 Salı 22:14:28
teşekkür ederim can

onlar ki bizlere sanat müziğini

Türkçe'yi doğru kullanarak dilimizi koruyan değerlerdi


saygıyla anıyorum

sağol can
beren yılmaz , 5 puan verdi
24 Haziran 2014 Salı 18:49:24
caınım benim vefalı yüüreğine selam allah rahmet ettsin ayğımla..
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.