İ.Çamalan
362 şiiri kayıtlı

Zeynep'in Hikayesi/33

İ.Çamalan
  5,0 / 7 kişi ·6 beğenme · 3 yorum · 805 okunma
Zeynep'in Hikayesi/33

Zeynep'in Hikayesi/33


Büyük şehir yok eder köydeki yakınlığı
Kazanmanın hırsıyla sosyal hayat yok olur
Değiştirir çevreyi dolunca çıkınlığı
Darda imdat dilensen sızlanması çok olur.

Iraz ana cömerttir hediyeyi çok sever
Esvapsız bırakır mı düşünür zeynebide
Geçmişi düşündükçe İbraamı laf döver
Emanet kadın ile kusur yoktur sabide.

"-ya İbram hoca almacı Mustufa
İstanbol’a giddiydi heç gödünmü"

"-evet bir kere geldi Memiş aga
şimdi halcilik yapıyor işleri büyüttü"

"-eni(ğ)in doourdu unuddu gali köyünü
"bir gözü aya, bir gözü çaya baka" o hâla ölemi"

"-hatta başından bir olay geçmiş bakın anlatayım size toplanın
derler ya
"yabancı koyun , kenarda yatar" buda öyleydi geldiğinde,

Mustafa biliyorsunuz onların elma bahçesi vardı
bir gün memleketten gelen elmaları satmaya çıkıyor
alt yoldan sütçü gidiyor,buda hemen üstünde ki yoldan,

sütçü bağırıyor
"-süüüüütttt"
aynı anda Mustafa
"-sulu almaaaa"
"-süttttçüüüü"
"-sulu almaaaa"
"-sütttttttttt"
"-sulu almaaaa"
"-süttttttçüü"
"-sulu almaaaa"

sütçü dayanamamış dönmüş Mustafa’ya

"-ulan kardeşim nerden biliyosun
sen benim süte su kattığımı
senin yüzünden satış yapamadım deyip bir güğüm sütü dökmüş".

....

haftada bir kasabanın pazarı olurdu
köylü ürettiğini özel sipariş
önceden belirlenmiş kişilere verirdi.

Iraz ana
“-Fatma gııı ben basme alcen bide goca don
Zeynep senede gözel bi esvap alam
gül goncası teze eversen
"iki başlı, dörd ayaglı olcen" gari ,

anan on beşine bilem girmedidi sene gebe galdıında
görolacısa İbram
neye geldin İstanbol’dan?
"deve gülüde’mi olamadın"?

"-sus Iraz" dedi Fatma ana

goca don giymek ayıp örtmekti önemli bir unsurdu köy yerinde...

kaldığı yerden devam edecek

İbrahim Çamalan

alma/ elma

Deyimler...

deve gülüde’mi olamadın/ hayvanların yemediği ot kadarda’mı olmadın/Denizli

iki başlı, dört ayaklı olmak/evlenmek yuva kurmak/Denizli

bir gözü aya, bir gözü çaya baka/ şaşı bakmak/Denizli

yabancı koyun , kenarda yatar/bir yere yeni yerleşen kimse kimseyle konuşmayan/
Şiiri Değerlendirin
 
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Zeynep'in Hikayesi/33 şiirine yorum yap
Okuduğunuz şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?

Zeynep'in Hikayesi/33 şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Onatça , 5 puan verdi , etkili yorum yaptı.
23 Haziran 2014 Pazartesi 08:31:10





İşte;
Özlediğim bir resim daha benim de,
Bir eksiksiz Anadolu Anaları,
Hem de değil tariflisi,
Hem de capcanlı !...
Hem de değil saçları siyahlısı,
Hem de saçları bemyazlısı !!!...

Sırtlarındaki o acı ağırlık bile,
Hüzün yağdıramamış hiç yüzlerine !
Pür neşeler aksine;
Her ikisi de,
İki sırtları yüklüsü de.
Öyle ki hem de,
Kahpe feleğe nisbet edercesine !!!...

Hem sırtlarındaki o yük de neymiş ki ?
Toruncuklara oyuncak yüklü sanki !
O kadarcık ağırlık,
Zaten Anadolu Ana’sının kaderi
Kim doğurdu,
Kim yetiştirdi dünün bebelerini ?
Hem de modern hastanelerde doğmadı o bebeler
Onların doğum yerleri,
Tarla kentlerinin kuru çalı dipleri !!!...

Genç değiller görüldüğü kadar ikisi
Ezer geçerler o son yaşların da bile
En zor olan köy işlerini !!!..

Birinin şalvarı
Hiç duyulmadan bir uyum tasası,
Aksi renkte paçasından yamalı
Ama kıskandıracak kadar,
En titiz bir insanı,
Yazı da çalışmalarına rağmen APAKTI,
Her ikisinin de üstleri başlarıs !!!...

“Büyük şehir yok eder köydeki yakınlığı
Kazanmanın hırsıyla sosyal hayat yok olur
Değiştirir çevreyi dolunca çıkınlığı
Darda imdat dilensen sızlanması çok olur…”

Büyük şehir !...
Çok çok çok emek ister
Çok çok çok yürek ister
Kolay değil,
Köyünde ki o saf yürekli sen’le
Yaşamak büyük şehir de…

Kazanırsın belki sen para emme;
Satın alamayacağın bir şey var ki o paralarla
Eski kendini yıllar sonra
Geri satın alamazsın sen asla !...

Hem de,
Köy’den gelme
Bir insansın sen
Bellidir nefes aldığın şeyler senin içinde
Onlar var en önemlisi de
Komşuluk, dürüstlük, insanlık,
Sevgi hele de,
Bunlardan biri eksik olunca büyük kentte
Aksi halde
Artık dönemezsin sen nefes almak için,
Yıllar sonra geri köye.
Köy yine aynı köy ama
Değişmişsindir sen köye göre !...
“yabancı koyun olursun, kenarda yatarsın” hem de,
Kendi doğduğun her de !...

Iraz Ana’nın “Laf döğmesi…”
Sanki, sadece bir kelimelik anlam devrimi !...

Benim de tanıdığım bir sütçü vardı
“Süt karıştırılmış su varr ! “ diye bağırırdı
Sözüm ona etrafla yarenlik yapardı
Ve kimse inanmaz buna, çok süt satardı…

Ne berrak, ne güzel diyalog !
Şu diyaloğun esprisi gibi var mı;
(gül goncası teze eversen
"iki başlı, dörd ayaglı olcen" gari ,)

Rica ederim hikayeden hiç çıkma Iraz Ana sen “ Emi ?...”
Sen öğreteceksin bizlere kelimelerin en derinini.
Öğrendik sayende,
"deve gülüde’mi olamadın"? mu
Demek ki,
Anlaşılacak senin neden terk ettiğin İstanbul’luluğu ???...

“goca don giymek ayıp örtmekti önemli bir unsurdu köy yerinde...”

Bölüm veda’sının en keyifli ve esprili deyimi virgül diye konmuştu olmuştu önümüze…
Diğer yeni deyimler ise,
Devam ede gidiyordu, öğretiyorlardı harikalıklarına yine bize,
“Yabancı koyunun kenarda yatması” doruluğu içinde…

Sağlıcaklar dilerim uzun soluklu nefesinize !
Tebriklerimle !!!......




Onatça tarafından 6/23/2014 8:33:17 AM zamanında düzenlenmiştir.
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibiİ.Çamalan , şiirin sahibi
23 Haziran 2014 Pazartesi 16:51:27
Köylü olmak

Bir ev sahibi inceliği ve nezaketi ile…

Soğuk ayranlar ikram edilirdi, bedeli talep edilmeksizin ve mis gibi kokan tandır ekmekleri. Kalıcı bir misafir iseniz ya da yeni tayin bir memur, bir görevli o vakit durum hepten kontrolden çıkardı.

Atalarımızın dediği “Misafir ev sahibinin kölesidir” gibi bir durum gelişirdi. Amaç kutsal tabii ki.

Her yörenin, her şehrin, her bölgenin kendine özgü özellikleri, güzellikleri vardı. Fakat bu farklılıklar ve renk çeşitleri, folklorik zenginlikler olarak bir anlam taşırdı. Etnik çatışma sebepleri olarak görülmez, kullanılmazdı…

Asla kargaşa yoktu. Hangi bölgenin hangi şehrine giderseniz gidin. Şehirliler şehirli gibiydi. Köylüler köylü gibi…

Şehir insanı bey, köy insanı efendiydi. Kadını erkeği, köylüsü kentlisi; Bey efendiydi, Hanım efendiydi.

Tepkiler insani ve olumluydu. Olumsuz olaylarda bile… Paylaşım vardı, hoşgörü vardı. İnsan için insanca her şey vardı.

Fakat şimdi her güzel şey ne kadar değişti ve bozuldu ve azaldı hatta yok oldu!

Şairin dediği gibi;

“Ne kervan kaldı, ne at, hepsi silinip gitti / İyi insanlar beyaz atlara binip gitti” …


teşekkürler, teşekkürler , teşekkürer abi
cangülüm , 5 puan verdi , etkili yorum yaptı.
23 Haziran 2014 Pazartesi 01:06:23
süpersin ya can çok güzel olmuş.ama benim babam süte su katmazdı ki :) yüreğine sağlık yine harika şeyler yazmışsın ..
ben bu gece kısa kesicem görüşmek üzere saygılar...
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibiİ.Çamalan , şiirin sahibi
23 Haziran 2014 Pazartesi 16:45:55
zaten süte su katmadğı senin gibi bir evlada bakınca anlaşıyor

süt kadar berrak bir yüreğin var

teşekürler can
Hatice Öcal , 5 puan verdi
22 Haziran 2014 Pazar 23:15:13
süpersin topragim severek okudum gene kalemine saglik
Bu yoruma 3 cevap yazılmış.
Şiirin sahibiİ.Çamalan , şiirin sahibi
22 Haziran 2014 Pazar 23:41:11
teşekkür ederim can toprağım
Hatice Öcal
22 Haziran 2014 Pazar 23:34:41
hs bulduk topragim üzgünüm ben hep yurd disinda yasadigim icin hic hatirimda bir köy hayatiyla anim yok yoksa yazmazmiydim ben cok az yasadim köyde ama severek okuyorum inanin bana özay gönlüm aklima geliyor hep sizin yazilarinizi okudukca Allah rahmet eylesin sagilarimla esen kalin
Şiirin sahibiİ.Çamalan , şiirin sahibi
22 Haziran 2014 Pazar 23:17:36
hoş geldin toprağım teşekkürler

keşke sizlerde buraya yorum olarak yaşanmışlıkları gördüklerinizi duyduklarınızı aktarsanız köy geleneğini yaşatsak

ama neyse


yinede sağol
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.