H.İbrahim SAKARYA
679 şiiri kayıtlı

ASHAB-I KEHF

H.İbrahim SAKARYA Kimlik Onaylı
  5,0 / 1 kişi ·0 beğenme · 12 yorum · 877 okunma

ASHAB-I KEHF


Şiirin hikayesini görmek için tıklayın
*Yüce Allah onlara rahmet eylesin
*Müminler kutlu bir ashab dinlesin.

Dikyanus adında zalim hükümdar
Tarsus yöresinde azdıkça azar,
Bir bayram gününde mabede varır
Onun ülkesinde puta tapılır,
Ülke halkı iki sıra dizilir
Hükümdar geçerken beller eğilir,
Girilir mabede putlar önünde
Maiyet secdede bayram gününde,

Halk içinde bir genç secdeye varmaz
Elini açıp ta puta yalvarmaz,
Hükümdar vecd ile secdede durur
İki genç bu gencin farkına varır,
Bir müddet geçince tören dağılır
Hükümdar erkanı saraya varır,

Mabette durumu gören o gençler
Secde eylemeyen gence gelirler,
Derler ki: “Bu gün sen secde etmedin
Tanrılarımıza hiç eğilmedin”
Genç der ki onlara: “Ey arkadaşlar
Cansız birer puttur ordaki taşlar
Fayda zarar gelmez onlardan bize
Öyleyse niyedir tapmak güçsüze?
Gökyüzünde yıldızları, güneşi
Yaratan Allah’ın olamaz eşi,
Bahar gelir yerin yüzü yeşerir
Bizlere her türlü nimeti verir,
Her şeye kadirdir kudreti sonsuz
Niyazım onadır , yapamam onsuz,”

Gençler dinledikçe bu özlü sözü
Açıldı hepsinin hakikat gözü,
Dediler: “Biz taştan yaptık putları
Tanrı diye ora koyduk onları,
Geçtik karşısına secde eyledik
Ya Rabb’i ne büyük günah işledik,
Anladık şimdi biz, Allah’ım birdir
Anamız karnında bizi diriltir”

Her gün toplanarak niyaz ettiler
Saraydan bir kaçı şüphelendiler,
Bir muhafız çıkageldi bir gece
Gördü ibadeti dedi ki, nice?
Anlattılar ona Hakkı Allah’ı
Putlara tapmağı, gerçek günahı,
İmana gelmedi kızdı, haykırdı
Dedi ki: “Atamız puta tapardı,
Tanrımızı sizler hakir gördünüz
İyi bilin, asıldınız, öldünüz”
Diyerek hükümdara haber götürdü
Zalimdi hükümdar sonuç ölümdü,

Gençler toparlanıp ata bindiler
Şehri terk eyleyip kaçıp gittiler,
İlerde çiftlikte arkadaşları
Onunda kaçmağa vardı kararı,
Birlik olup ormanlığı tuttular
Atları bırakıp yaya oldular,
Birisinin köpeği de geliyor
Döndürmek istedi, “kıtmir” dönmüyor,
Yürüdüler akşama dek dağlara
Gördüler bir büyük derin mağara,
Gecelemek için gidip yattılar
Kıtmir’i kapıda bekçi yaptılar,

Hükümdar askerle bunları arar
İğneden ipliğe her yanı tarar,
Zalim askerler ki, izi buldular
Mağara önüne hep cem oldular,
Dediler: “ Mağara karanlık çok dar
İçeri girmeğe ne gereği var?
Daracık ağzını taşla örelim,
Aç, susuz bırakıp tüm öldürelim”
Hükümdar kapıyı taşla ördürdü
Şunları söyledi alayla güldü:
“Var ise tanrınız kurtarsın sizi
Öldürmek böyledir işte dinsizi”
Diyerek ormandan uzaklaştılar
Döndüler mabede puta taptılar,

Gençler mağarada hep uyandılar
Sandılar orada bir gün yattılar,
“Dünden beri bizler yemek yemedik
Niçin yanımıza azık almadık?
Birisi dedi ki,”Şehre varayım,
Gizlice oradan ekmek alayım,
Dediler: “Hükümdar görmesin seni
Saklanarak yürü, kolla kendini”

Kapıya gelince baktı ki, duvar
Bir küçük delikten ışıklar sızar,
Yıkarak duvarı bir geçit açtı
Açtığı geçitten dışarı çıktı,
Yürüdü yürüdü şehire indi
Ağzı açık kaldı, hayretten dindi,

Caddeler değişmiş yollar bambaşka
Dükkanlar bir başka, insanlar başka,
“Ya Rab bu ne haldir, rüyada mıyım?
Yoksa ben başka bir dünyada mıyım?”
Diyerek fırıncının önüne vardı
Bir ekmek istedi parayı saydı,

Ekmekçi paraya şöyle bir baktı
Sordu: “Bu gümüş paradır nereden çıktı?”
Genç dedi ki, “Bak hükümdar resmine,
Dün de ekmek almış idim kendime”
Daha dün ayrıldım ben bu şehirden
Yetmez ise çıkarayım cebimden,

Ekmekçi diyor ki, alay mı edersin?
İnatla hazine bulmadım dersin,
Şimdi polislere teslim ederim
Yalan söylemekte kalpazan derim,

Aman der genç: “Hükümdarın yakalar
Putlara tapmadım beni parçalar”
Fırıncı der: “Boşa, aldatamazsın,
Allah birdir elbet puta tapmazsın
Hükümdarım adaletli bir kişi
Anlayalım hele bu garip işi,

Polis, genci hükümdara götürdü
Çıkardı huzura ileri sürdü,
“Bu adam hazine bulmuş habersiz,
Bulduğu paranın yılı belirsiz”
“Hayır” dedi genç: “Para bulmadım
Dünkü paramdır bu, gömü almadım,
Dün burada hükümdar Dikyanus vardı,
Putlara tapmazdık bizi asardı,
Kaçtık dağa, mağarada uyuduk
Ekmek almak için şehre sokulduk,
Arkadaşlar mağarada kaldılar
Geç kalırsam yakalandı sanırlar.

Hükümdar dedi ki: “Bunlar olamaz,
Üç yüz sene kimse canlı kalamaz,
Dün dediği üç yüz sene öncesi
Elde para Dikyanus’un akçesi
Arkadaşlarını varıp görelim
Bu acayip işi bir öğrenelim,
Atlara binerek dağa geldiler
Mağara önünde attan indiler,

Genç dedi ki: “Önce kendim gireyim
Arkadaşlarıma haber vereyim,
Onlar Dikyanus’u geldi sanırlar
Belki de korkudan heyecanlanırlar,”
Girdi içeriye sevindi hepsi
Yakalanmadı ya şükür ya Rabbi

Dedi ki: “Kardeşler yattık uyuduk
Biz bu mağarada ne kadar durduk?”
Dediler: “On saat belki de bir gün
Sorarken bizlere ya neden güldün?”
“Hayır kardeşlerim tam üç yüz yıldır
Uyumuş kalmışız bu nasıl haldir?”
Dikyanuslar gitmiş, dünya değişmiş
Zalimlik son bulmuş dünya değişmiş,

Duyunca bunları Hakka döndüler
Allah’a şükredip orda öldüler,
Hükümdar kapıda bekledi durdu
Baktı ki içerde sessizlik sürdü
İçeri girdiler neler gördüler
Sıcacık cesetler, yeni ölüler,
Ya Rab’i bu ne hal bize gösterdin
Üç yüz yıl uyutup canını verdin,
Öldürüp diriltmek senin şanındır
Ashabı Kehf’ine bu ihsanındır,

Bu ashap yoluna bize yardım et
Cümle müminleri cennet mekan et,
Kuran’ında zikreyledin onları
Muhammet’e metheyledin bunları,
Bu ashap uğruna merhamet ister
Ümmeti Muhammet’e cemalin göster.

H.İbrahim SAKARYA
Şiiri Değerlendirin
 
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
ASHAB-I KEHF şiirine yorum yap
Okuduğunuz şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?

ASHAB-I KEHF şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
6 Ekim 2007 Cumartesi 23:31:38
Tebrik ediyorum.Mükemmel bir çalışma.Bana göre beyaz kurdele ve günün şiiri için aday olmaya hak kazanıyor.Sevgi ve selamlarmla...
6 Ekim 2007 Cumartesi 16:44:17
Ramazan boyunca bizi ihya ettiniz hocam yüreğinizdeki nurlu ışık hiç sönmesin
selam ve sevgimle
6 Ekim 2007 Cumartesi 16:09:26
Aman hocam ne ettiniz. Yüreğimdeki yaraları depreştirdiniz. Ashab-kehf... O mağaraya giren kendini kaybeder bilir misiniz. Kaç kez gezdim sayısını unuttum. Hele Tarsus'un çağlayanında kaç kez sektim kayaların üzerinde ve suların çıktığı o mağaranın içine girip de olukları bir görseniz:))) Kutlarım.
6 Ekim 2007 Cumartesi 15:59:36
Duyunca bunları Hakka döndüler
Allah’a şükredip orda öldüler,
Hükümdar kapıda bekledi durdu
Baktı ki içerde sessizlik sürdü
İçeri girdiler neler gördüler
Sıcacık cesetler, yeni ölüler,
Ya Rab’i bu ne hal bize gösterdin
Üç yüz yıl uyutup canını verdin,
Öldürüp diriltmek senin şanındır
Ashabı Kehf’ine bu ihsanındır,

Bu ashap yoluna bize yardım et
Cümle müminleri cennet mekan et,
Kuran’ında zikreyledin onları
Muhammet’e metheyledin bunları,
Bu ashap uğruna merhamet ister
Ümmeti Muhammet’e cemalin göster.

içinde bulunduğumuz bu mubarek günklerin ahengine yaraşır güzellikte bir şiir tebrijkler dost yürek selamlarımla
6 Ekim 2007 Cumartesi 15:22:53


yama tarafından 7/2/2008 9:39:21 PM zamanında düzenlenmiştir.
6 Ekim 2007 Cumartesi 15:22:48
yüreğinize sağlık.. Görmenizi isterim.. Tarsus'a gelirseniz misafir de ederim.. ayrıca bu gün sizin yerinize de dua edeceğim orada.. söz!
Dua ile..
6 Ekim 2007 Cumartesi 14:35:46
6 Ekim 2007 Cumartesi 14:26:23
emekle ve zahmetle hazırlanmış mükemmel birçalışma. yürekten kutlarım çekilen zahmetin rahmetini görmeniz dileğiyle
6 Ekim 2007 Cumartesi 12:40:52
TEBRIKLER HOCAM
6 Ekim 2007 Cumartesi 11:29:14
Ancak bu kadar tatlı anlatılabilirdi. Tebrik ederim. Evet Tarsus' ta mağara. Gidip gördüm. Çok manevi bir havası var. Gidip görmenizi tavsiye ederim.
6 Ekim 2007 Cumartesi 11:12:09
MAnzum hikaye zor bir türdü.Şiir tadını yakalamak ve hikaye anlatmak...konusu dini bir hikaye anlatımı ramazana uygun.akıcılık konusu üzerinde çalışılmalı...tebrikler
kolay gelsin
6 Ekim 2007 Cumartesi 11:02:59
Ashab-ı Kehf hadisesi Allah'ın ölüleri diriltmesinin, öldükten sonra dirilmenin var olduğunun insanlığa gösterilen en güzel kanıtı...

ibret alınması gereken bir mucize...
bu şekilde okumakta zevk verdi...
tebrikler..

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.