0
Yorum
8
Beğeni
0,0
Puan
151
Okunma

Tütün tarlalarında, onlarla bir büyüdüm.
Sırtımı çocukluğun omuzuna dayadım.
Düşlerimi her gece, ay şavkıyla boyadım.
Dünyayı hiç gönlümde taşımamışım ki ben !
Ömrümü kendim için yaşamamışım ki ben !
Erken başlattı kader, paraüstü saymaya
İmkânlar el vermedi, gençliğime doymaya.
Moda ayakkabılar, pantolonlar giymeye.
Dünyayı hiç gönlümde taşımamışım ki ben !
Ömrümü kendim için yaşamamışım ki ben !
Öğretmen olur olmaz, bir "münasip" bulunmuş.
Bir yuva kurmam için, çoktan karar alınmış.
Ömrüm bir uçurtmaymış, gökyüzüne salınmış.
Dünyayı hiç gönlümde taşımamışım ki ben !
Ömrümü kendim için yaşamamışım ki ben !
İthâl bir gül verdiler, saksısı gayet narin.
Dediler ki bu senin ömürboyu tek yarin.
Onun iki dudağı arasındadır yerin !
Dünyayı hiç gönlümde taşımamışım ki ben !
Ömrümü kendim için yaşamamışım ki ben !
İçte yalnız olsam da, ailemle bütündüm.
Sıkıntılar arttıkça, babalığa tutundum.
Onlar için savurdum, kendim azla yetindim.
Dünyayı hiç gönlümde taşımamışım ki ben !
Ömrümü kendim için yaşamamışım ki ben !
Aklıma gelmeyeni önüme koydu kader.
Yuva denilen zırhı, üstümden soydu kader.
Dağ gibi sevgilerin altını oydu kader.
Dünyayı hiç gönlümde taşımamışım ki ben !
Ömrümü kendim için yaşamamışım ki ben !
Kimse benim penceremden bakmak istemedi.
Bakir toprağa tohum ekmeyi istemedi.
Benim çektiklerimi çekmeyi istemedi.
Dünyayı hiç gönlümde taşımamışım ki ben !
Ömrümü kendim için yaşamamışım ki ben !
Yeniden başlamaya ne zaman ne güç kaldı.
Geriye az bir yükle gidilecek göç kaldı.
Koskoca bir ömürden geriye bir hiç kaldı.
Dünyayı hiç gönlümde taşımamışım ki ben !
Ömrümü kendim için yaşamamışım ki ben !
(Onuncuköylü İsmail SIKICIKOĞLU)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.