0
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
101
Okunma
Neler çekti insan bu dünyada,
neler gördü…
Bir ekmeği bölüp yedi bazen dört kişi,
bazen dört duvar arasında
bir lokma sıcaklığı aradı elleri.
Sabah oldu, kalktı insan,
yüzünü yıkadı soğuk suyla,
cebine umut koydu üç beş kuruş yerine,
çıktı sokağa.
Sokak uzun,
ömür kısa,
borç çoktu,
ekmek pahalı,
ama gökyüzü bedavaydı hâlâ.
Neler gördü insan…
Savaş gördü,
bir annenin kapıda bekleyişini,
dönmeyecek bir oğlun
ütülü gömleğini dolapta gördü.
Bir babanın
çocuklarına belli etmeden
gece yarısı ağladığını gördü.
İnsan insanın elinden tuttu,
insan insanın elini bıraktı.
Kimi bir lokmayı paylaştı,
kimi dünyanın hepsini istedi.
Birileri bolluk içinde uyurken
birileri sabaha kadar
çocuğunun ateşini dinledi.
Neler çekti insan…
Sevdi mesela.
Hem de öyle güzel sevdi ki
bir mendilin kokusunu
yıllarca sakladı cebinde.
Sonra ayrılık geldi.
Kapıyı çalmadı.
İzin istemedi.
Oturdu göğsünün tam ortasına
ve yıllarca kalkmadı yerinden.
İnsan yine yaşadı.
Çünkü yaşamak,
bazen yalnızca nefes almak değildir.
Düştüğün yerden
bir avuç toprakla doğrulmaktır.
Bir cenazeden çıkıp
ertesi sabah işe gitmektir.
İçinde kıyamet koparken
çocuğuna
“iyiyim” diyebilmektir.
Neler gördü insan…
Dost bildiğinin sırtını,
düşman bildiğinin uzanan elini gördü.
Paranın insanı değiştirdiğini,
yoksulluğun insanı büyüttüğünü gördü.
Bir selamın ilaç olduğunu,
bir sözün kurşundan ağır geldiğini öğrendi.
Ve gün geldi,
aynaya baktı insan.
Saçlarında aklar,
gözlerinin altında yollar,
alnında yılların imzası vardı.
Dedi ki:
“Ben ne çok yaşamışım.”
Oysa yaşamak değildi yalnızca yaptığı.
Direnmişti.
Ölümlerden geçmiş,
ayrılıklardan geçmiş,
yoksulluktan, korkudan,
gecenin en karanlık yerinden geçmişti.
Ama yine de
bir sabah kuş sesi duyunca durmuş,
bir çocuğun gülüşüne gülmüş,
bir çiçeğin açmasına sevinmişti.
İşte insan buydu.
Bin kere kırılıp
bin birinci kere sevebilendi.
Dünya bütün kapıları kapattığında
bir pencere çizendi duvara.
Ve kim bilir daha
neler çekecek insan,
neler görecek…
Ama bir şey var:
Yüreğinde küçücük de olsa
bir umut taşıdığı sürece
yenilmiş sayılmaz insan.
Çünkü insan dediğin,
acısını sırtına vurup yürüyendir.
Ve en güzel sabahlar,
bazen
en uzun geceleri geçirenlerin
penceresinden doğar.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.