18
Yorum
37
Beğeni
5,0
Puan
346
Okunma

Sen İstanbul kadar güzelsin,
baktıkça doyamamak…
Ayak izlerin sokaklarında yankılanıyor,
sen İstanbul kadar güzelsin.
Bir Kız Kulesi’ni izlemek gibi
sana bakmak…
Sultanahmet gibi yüreğinin
içinde bin yıllık huzur…
Ben gözlerine bakınca,
İstanbul’un Yavuz Sultan Selim’i gibi
sessiz bir tarih görürüm.
İstanbul adını yazıyor bir baştan başa,
yokluğunun sessizliği düşünce
can çekişir yüreğim.
Deli hoyrat gibi coşar, kudurur
o mavimsi dalgalar.
Galata gibi dile gelir
sevda sözlerin.
İstanbul içimde bir aşk,
İstanbul kadar yorgun
görürüm gözlerini.
Omuzlarında yük,
şehrin taş sokakları kadar ağır,
denizin derinliği kadar suskun,
gecenin karanlığı kadar gizemli …
Bazı susuşların
İstanbul’un ara sokakları gibi;
kayboldukça çoğalır içimde.
Yorgun düşmüş gözlerle
bakarsın, durursun…
Bir yanın gece,
bir yanın hâlâ güneşe tutunur.
Geceden sabaha ulaşır gibi…
Martıların sesi vurur kulaklarımıza,
yükselirler bir düş gibi maviliğe…
Gecelerin karanlığa saklar
tutkuyla işlenen günahları.
Şafağın ilk ışıklarında unut,
güne selam verir.
Sen İstanbul kadar güzelsin.
Ve İstanbul sen kadar güzel.
Kaç şiir yazılır adına,
ey çılgın İstanbul,
kaç türkü seni anlatır
uçsuz bucaksız kentinde…
Ve sen, sen İstanbul,
kaç sevdayı sakladın koynunda,
kaç yüreğin yarasına
gece olup sustun…
Ahhh..
Gece olunca bir başka konuşur sanki,
anlatır gündüzün derdini, acısını.
Gecesi canlı olsa da,
bir kuytuda sessizlik büyür,
hüzün sarar koca İstanbul’u.
İşte o an iner yüreğime bir sızı.
Ne kadar gözyaşlarımı saklamak için
gökyüzüne baksam da
süzülür iner yanaklarımdan yaşlar.
Baştan başa uzanır
loş ışıklarıyla köprüsü,
iki yakayı birbirine bağlarken
bir yalnızlığı da taşır gecenin koynunda.
Bir masada oturup bir kadeh içerken
anlatırım derin, sessiz yalnızlığımı.
Bir rüzgâr, bir dalga sesi
beni anlardı.
Sen İstanbul kadar güzelsin;
bakınca sanki İstanbul kadar yaşlı,
ama sohbetine dalınca
bir İstanbul kadar genç…
İstanbul’un ışıkları gibi
gözlerin uzaktan parlar,
yaklaştıkça anlarsın
hangi geceden kaldığını.
Sen İstanbul kadar güzelsin;
biraz yaralı,
biraz suskun,
ama hâlâ sevda kokan
eski bir şehir gibisin.
Belki de seni bu yüzden severim;
çünkü İstanbul gibi
herkesin gördüğü bir yüzün,
kimsenin bilmediği
bir yalnızlığın var.
Sen İstanbul kadar güzel,
ve İstanbul sen kadar güzel.
Rabia asya Öztürk
NOT
Çocukluğumda görmediğim, bilmediğim bir kentti İstanbul. Bende ise tutkulu bir aşktı. Yıllar sonra bir sevgiliye kavuşur gibi kavuştum sana. Derin bir nefes aldım, içimden bir “ahh” çektim. Sana kavuşmak bir düş, dedim. Ama bak, gör, sana kavuştum, dedim. Dudağımın kıyısında bir tebessüm oluştu.
Ahhh be İstanbul…
Sokaklarında artık ayak izlerim vardı. Gecelerinde yalnızlığımı, korkularımı saklamıştım. Duvarların ardında nice geceler acılarımı susturmuş, kimselere anlatamadıklarımı İstanbul’un karanlığına emanet etmiştim.
Ahh, koca yürekli İstanbul…
Sen ki bende hiç bitmeyecek bir sevdasın.
5.0
100% (24)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.