Şiir öyle bir orkestradır ki, bütün doğanın ve insanların sesini yansıtır. vıctor hugo
Pakize Sultan
Pakize Sultan

GECE ve MÜZİK ♪♪♪♪

Yorum

GECE ve MÜZİK ♪♪♪♪

( 9 kişi )

8

Yorum

14

Beğeni

5,0

Puan

264

Okunma

GECE ve MÜZİK ♪♪♪♪

GECE ve MÜZİK ♪♪♪♪


Gece ve Müzik ♪♪♪♪

Gece, şehrin üzerine ağır ağır kapanan siyah bir perde değildir yalnızca; insanın kendinden kaçamadığı, aynaların bile susup içimize baktığı uzun bir zamandır.

Gündüzün kalabalığında birbirine karışan sesler çekilip gittiğinde, insan kendi ruhunun ayak seslerini duymaya başlar.
İşte o vakit müzik girer hayatımıza; görünmeyen bir el gibi dokunur sessizliğe ve gecenin koynunda saklanan bütün hatıraları birer birer uyandırır.

Bir ezgi yükselir uzaklardan…
Nereden geldiğini bilmezsin.
Belki eski bir evin açık penceresinden, belki yıllar önce terk ettiğin bir sokağın taşlarından, belki de artık kimsenin hatırlamadığı bir sevdanın kırık dökük hatırasından.
Fakat bilirsin; o ses bir yere değil, doğrudan sana ulaşmıştır.
Çünkü bazı şarkıların adresi yoktur.
Onlar insanın en saklı yerine yazılmış mektuplardır.

Gece derinleştikçe müzik de derinleşir.

Bir kemanın ince sızısı,
ay ışığının suya düşen gölgesi gibi titrer;
bir piyano sesi,
kapısı çoktan kapanmış bir odanın anahtarını çevirir.
Unuttuğunu sandığın yüzler belirir zihninde.
Bir bakış, yarım kalmış bir cümle, söylenememiş bir veda…
Zamanın üzerlerine örttüğü toz kalkar.
İnsan anlar ki bazı şeyler unutulmaz; yalnızca sessizleşir.

Sonra gece, yıldızlarını biraz daha yaklaştırır gökyüzüne.
Sanki evren, insanın içindeki karanlığı görmüş de ona küçük ışıklar bırakmıştır.
Her yıldız, uzaklarda unutulmuş bir ihtimal gibi parlar.
O anda müzik, yıldızların arasından geçerek ruhun kıyılarına vurur.
Bir denizin gecede kıyıya bıraktığı köpükler gibi…
Her nota biraz hüzün, biraz umut, biraz da insan olmanın tarifsiz ağırlığını taşır.

Belki de müzik bu yüzden değerlidir; söyleyemediğimizi söyler, anlatamadığımızı anlatır.
Dilin ulaşamadığı yerde bir nota yürümeye başlar.
Bir suskunluğun içinden geçer, yıllarca kapalı kalmış bir kapıyı aralar ve insanın kendi kalbine ulaşmasını sağlar.
Çünkü bazı duyguların adı yoktur.
Onları ancak bir ezgi bilir.

Gece ise bütün bunlara sessizce tanıklık eder. Kimsenin görmediği gözyaşlarını saklar, kimsenin duymadığı iç çekişleri gökyüzüne taşır.
Gündüz güçlü görünmek zorunda kalan insanların, gece kendi yaralarıyla baş başa kaldığını bilir.
Bu yüzden gecenin sessizliği ürkütmez beni. Aksine, onda derin bir merhamet vardır.
Gece kimseyi sorgulamaz.
Kim olduğumuzu, nereden geldiğimizi, kaç kez kırıldığımızı sormaz.
Yalnızca üzerimize sessizliğini örter.

Ve müzik…

Müzik, o sessizliğin içindeki kalp atışıdır.

Bazen bir şarkı, yıllardır kapalı duran bir pencereyi açar.
İçeriye geçmişin kokusu dolar.
Çocukluğunun bir köşesi,
annenin sesi,
eski bir dostun gülüşü,
ilkbaharda ıslanan toprak,
uzak bir trenin düdüğü…
Hepsi aynı anda gelir.
Zaman bir anlığına yönünü şaşırır.
Dün ile bugün birbirine karışır.
İnsan, yaşadığı yılların aslında takvim yapraklarından ibaret olmadığını anlar;
bazı anların ömrü, insanın ömründen daha uzundur.

Bazen de müzik hiçbir hatırayı çağırmaz. Sadece insanın içindeki boşluğun yanında oturur.
Konuşmadan…
Teselli etmeye çalışmadan…
Yarayı kapatmaya uğraşmadan.
Çünkü bazı yaraların hemen iyileşmesi gerekmez.
Bazen insanın ihtiyacı olan şey, acısının yanında sessizce oturacak bir sestir.

Gecenin bir yerinde, şarkı yavaşlar.

Sanki dünya da onunla birlikte nefesini tutar.

O anda insan, hayatın bütün gürültüsünden geriye ne kaldığını düşünür.
Sahip olduklarımız mı?
Kaybettiklerimiz mi?
Yoksa bütün bunların arasında kendimize ne kadar sadık kalabildiğimiz mi?

Belki hayat da büyük bir beste gibidir.
Kimi zaman majör bir sevinç, kimi zaman minör bir hüzün taşır içinde.
Bazı notaları kendimiz seçeriz, bazılarını hayat önümüze bırakır.
Kimi yerde tempo yükselir, kimi yerde uzun bir sus işareti girer araya.
Ve biz, çoğu zaman susları yanlış anlarız.
Oysa müzikte susmak da müziğin kendisidir. Belki insan hayatında da böyledir;
her sessizlik bir boşluk değil, bir anlam taşıyordur.

Gece bunu öğretir insana.

Her karanlığın içinde biraz ışık, her suskunluğun içinde biraz müzik, her vedanın ardında başka bir başlangıç vardır.

Pencerenin önünde durup gökyüzüne baktığında, yıldızların aslında ne kadar uzak olduğunu bilirsin.
Ama yine de ışıkları sana ulaşır.
Aradan binlerce yıl geçse bile…
İşte umut da biraz böyledir.
Bazen kaynağı çok uzaktadır; bazen onu göndereni bile bilmiyorsundur.
Ama bir yerden gelir ve karanlığın içinde sana dokunur.

İşte o gece müziği kapatmak istemedim.

Çünkü bazı geceler insanın uyuması için değil, kendisini duyması için vardır.

Ve bazı şarkılar bitmez.

Son nota sustuğunda bile içimizde devam eder.

Belki de insanın ruhunda taşıdığı en gerçek müzik budur:
Kimsenin duymadığı,
hiçbir enstrümanın çalamadığı,
yalnızca kalbin bildiği o derin ezgi…

Gece ilerledikçe şehir sustu.
Sokak lambaları, boş kaldırımların üzerine yorgun ışıklar bıraktı.
Gökyüzü karanlığını biraz daha derinleştirdi. Ben ise o sessizliğin içinde şunu düşündüm:

Hayat, bize verilmiş tamamlanmış bir beste değil;
her sabah yeniden yazdığımız bir ezgidir.

Kimi notaları gözyaşıyla, kimilerini sevgiyle, kimilerini kayıplarla yazarız.

Ama en güzel tarafı şudur:

Beste henüz bitmemiştir.

Ve gecenin en koyu yerinde bile, insanın içinde yarına doğru yürüyen küçük bir melodi mutlaka vardır.

Ve belki gece, tam da bu yüzden vardır…

İnsanın kendi içindeki son ışığı bulabilmesi için bütün ışıkların bir süreliğine sönmesi gerekir.

Karanlık, bazen yokluk değil; ruhun gözlerini alıştırdığı başka bir aydınlığın başlangıcıdır. Çünkü bazı şafaklar gökyüzünde değil, insanın içinde sökmeye başlar.

Uzaklarda bir kuşun ilk sesi duyulur.
Gece, siyah elbisesinin eteklerini ağır ağır toplarken ufukta ince bir aydınlık belirir.
Az önce karanlığa ait sandığımız gökyüzü, şimdi mavinin en sessiz tonlarına açılır.
Ve müzik, son notasını bırakırken yerini sabahın görünmez bestesine bırakır.

O an anlarsın:

Hiçbir gece sonsuza kadar sürmez.
Hiçbir suskunluk sonsuza kadar susmaz.
Ve insan, kendi içindeki ezgiyi kaybetmediği sürece hiçbir karanlıkta bütünüyle yalnız değildir.

Belki hayat dediğimiz şey, gecenin koynundan sabaha doğru yürüyen uzun bir şarkıdır.

Kimi dizeleri gözyaşından, kimi notaları sevinçten, kimi susları kayıplardan oluşur.

Fakat bütün bunların arasında, kalbin bir yerinde hep aynı ezgi devam eder.

Bir umut ezgisi…

Ve gün gelir, insan geçmişin bütün kırık notalarını geride bırakıp kendi şarkısının en güzel yerinden yeniden başlar.

Çünkü gece ne kadar derin olursa olsun, sabahın ilk ışığı bir yerlerde çoktan doğmuştur.

"Müzik;hayatın karanlık gecesinde ay ışığıdır "

Yeter ki insan, içindeki müziği susturmasın…


18.08.2026
Pakize Özbaş
mavikatre 💧
Bursa🍀

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (9)

5.0

100% (9)

Gece ve müzik ♪♪♪♪ Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Gece ve müzik ♪♪♪♪ şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
GECE ve MÜZİK ♪♪♪♪ şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi Etkili Yorum
Kul Yorgun
Kul Yorgun, @kulyorgun
18.8.2026 05:35:38
5 puan verdi


Bu yazı geceyi tarif etmiyor
Geceyi yaşatıyor

Gece siyah perde değilmiş
İnsanın kendinden kaçamadığı uzun zamanmış
Aynalar bile susup içimize bakıyormuş o saatte
Gündüzün gürültüsü çekilince ruhun ayak sesleri duyuluyormuş
İşte o an müzik giriyormuş içeri

Ve müzik görünmeyen el gibiymiş
Gecenin koynunda saklanan hatıraları tek tek uyandırıyormuş
Adresi olmayan şarkılar doğrudan bize geliyormuş
Çünkü bazı şarkılar insanın en saklı yerine yazılmış mektuplarmış

Kemanda ay ışığının suya düşen gölgesi varmış
Piyanoda kapısı kapanmış odanın anahtarı varmış
Unuttuğunu sandığın yüzler bir anda beliriyormuş
Zamanın tozu kalkıyormuş
Anlıyormuşsun ki bazı şeyler unutulmazmış sadece sessizleşirmiş

Yıldızlar uzak ihtimal gibi parlıyormuş
Müzik de o yıldızların arasından geçip ruhun kıyılarına vuruyormuş
Her nota biraz hüzün biraz umut biraz insan olmanın ağırlığı taşıyormuş

En sevdiğim yer burası
Müzik söyleyemediğimizi söylüyormuş
Dilin ulaşamadığı yerde nota yürüyormuş
Bazı yaraların yanında sessizce oturuyormuş sadece
Kapatmaya çalışmadan teselli etmeden

Gece kimseyi sorgulamıyormuş
Kim olduğunu nereden geldiğini kaç kez kırıldığını sormuyormuş
Sadece sessizliğini üstüne örtüyormuş
Müzik de o sessizliğin kalp atışı oluyormuş

Sonra anlıyorsun
Hayat tamamlanmış bir beste değilmiş
Her sabah yeniden yazdığımız ezgiymiş
Kimi notayı gözyaşıyla kimi notayı sevgiyle yazıyormuşuz
Ve beste henüz bitmemişmiş

Karanlık yokluk değilmiş
Ruhun gözlerini alıştırdığı başka aydınlığın başlangıcıymış
Bazı şafaklar gökyüzünde değil insanın içinde söküyormuş

Son cümle mühür
Müzik hayatın karanlık gecesinde ay ışığıdır
Yeter ki insan içindeki müziği susturmasın

Bu yazı okuyanı yalnız bırakmıyor
Gece 3 te kulaklıkla şarkı dinleyen herkesin içinden geçmiş
Her satırda kafa sallatıyor

Pakize Özbaş kelimelerle beste yapmış
Biz de o bestenin içinde yürümüşüz
Kalemine kelamına yüreğine sağlık.

☕🙏
Etkili Yorum
bdbedri
bdbedri, @bdbedri
18.8.2026 14:03:47
Saygın Pakize Özbaş..
Okudum. Zenginleştim. Mutlandım.
ve. ________
Gece, insanın kendinden kaçamadığı, aynaların bile susup içimize baktığı o uzun zamandır.
Gündüzün gürültüsü çekilince ruhun ayak sesleri duyulur; işte o anda müzik girer hayata…
Görünmeyen bir el gibi dokunur sessizliğe, unuttuğunu sandığın yüzleri, yarım kalmış cümleleri, kırık hatıraları birer birer uyandırır.
Kelimelerin ulaşamadığı yerde bir nota yürümeye başlar.
Bazen hatıraları çağırır, bazen sadece içindeki boşluğun yanında sessizce oturur.
Çünkü bazı yaraların hemen kapanması gerekmez; bazen insanın ihtiyacı olan tek şey, acısının yanında duracak bir sestir.
Gece bunu bilir. Kimseyi sorgulamaz, yalnızca sessizliğini örter.
Ve müzik, o sessizliğin içindeki kalp atışıdır.
Hayat tamamlanmış bir beste değildir; her sabah yeniden yazdığımız bir ezgidir.
Kimi notaları gözyaşıyla, kimilerini sevgiyle yazarız.
Ama en güzel yanı şudur: Beste henüz bitmemiştir.
Yeter ki insan, içindeki o derin ezgiyi susturmasın.
Çünkü hiçbir gece sonsuza kadar sürmez…
Ve karanlığın en koyu yerinde bile, yarına doğru yürüyen küçük bir melodi mutlaka vardır. Bu varlığı doğru yolda takip edersek mutluluğa götüreceği muhakkatır. Aşk ile
Etkili Yorum
erbensalim
erbensalim, @erbensalim
18.8.2026 12:46:55
5 puan verdi
Pakize Özbaş’ın Metnine Genel Bir Bakış

Ruhsal İçe Dönüş ve Gece Sığınağı: Metin, gecenin sessizliğini ve karanlığını bir kaçış değil, insanın kendi iç dünyasıyla, hatıralarıyla ve yaralarıyla yüzleştiği merhametli bir alan olarak ele alıyor.
Müziğin Şifa ve Hafıza Gücü: Müziği yalnızca bir ses değil; dile gelmeyen duyguların, unuttuğunu sanılan anıların ve geçmiş ile bugün arasındaki bağın en güçlü taşıyıcısı olarak konumlandırıyor.
Umut ve Yeniden Başlayış: Derin bir hüzün ve melankoli taşımasına rağmen, gecenin bitiminde doğan sabah ışığıyla insanın içindeki tükenmez umudu, direnci ve yaşama sevincini öne çıkarıyor.
Yılmaz Tizgöl
Yılmaz Tizgöl , @yilmaztizgol
18.8.2026 10:54:57
5 puan verdi
Geceyi, müziği ve insan ruhunu aynı ezgide buluşturan içli bir yazı olmuş Pakize Hanım. “Bazı şarkıların adresi yoktur; onlar insanın en saklı yerine yazılmış mektuplardır” sözü çok etkileyici. “Bazı şafaklar gökyüzünde değil, insanın içinde sökmeye başlar” cümlesi de yazının umutla açılan penceresi olmuş. Kutluyorum, kalbi selamlarımla.
Ahmet Coşkun 1
Ahmet Coşkun 1, @ahmetcoskun1
18.8.2026 09:43:25
5 puan verdi
'Yeter ki insan, içindeki müziği susturmasın…'

yüreğinize sağlık...
Halit Durucan
Halit Durucan, @halitdurucan
18.8.2026 01:35:15
5 puan verdi
Gecenin koynunda güzel bir yolculuk oldu benim için. Geceyi seven biri olarak gecenizi selamlıyorum şairem. Nice gecelerde yıldızlara göz kırpmak ümidiyle, selamlar saygılar
Tülay Aslan
Tülay Aslan, @tulayaslan
18.8.2026 00:30:25
5 puan verdi
Bayıldım hem fon resim hem şiire bayildimm
Kaleminize bereket İlhaminiz bol olsun Tebrikler Selam sevgiler .
Tülay Aslan
Tülay Aslan, @tulayaslan
18.8.2026 00:30:24
5 puan verdi
Bayıldım hem fon resim hem şiire bayildimm
Kaleminize bereket İlhaminiz bol olsun Tebrikler Selam sevgiler
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL