1
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
42
Okunma
Bazı insanlar vardır; yanındayken zamanın nasıl geçtiğini anlamazsın, uzak kaldığında ise bir gün bile yıllar gibi gelir.
Bu hikâye de böyle bir özlemin hikâyesi…
İki insan birbirini çok sevmişti. Birlikte kurdukları hayalleri, birbirlerine sarıldıkları anları, göz göze geldiklerinde hiçbir şey söylemeden anlaştıkları o sessizliği vardı.
Sonra aralarına kilometreler girdi.
Her şey aynıydı belki ama artık bir sarılmanın yerini telefon konuşmaları, bir bakışın yerini fotoğraflar almıştı. Özlemek, her geçen gün biraz daha ağırlaştı.
Onu en çok da küçük şeylerde hatırlıyordu; gülüşünde, sesinde, kokusunda… Bazen bir şarkı duyuyor, bazen bir yerden geçiyor ve içinden sadece aynı cümle geçiyordu:
“Çok özledim biliyor musun?”
Ne kadar zaman geçerse geçsin hasreti azalmıyordu. Çünkü bazı insanlar kalpten çıkmıyordu.
İçinde hâlâ onunla yaşayacağı güzel günlerin hayali vardı. Bir gün yeniden karşılaşacakları, gözlerinin içine bakacağı ve uzun uzun sarılacağı anı bekliyordu.
Çünkü bazı özlemler kelimelerle anlatılmazdı.
İnsan bazen sadece sevdiğinin gözlerine bakmak, ona sarılmak ve kokusunu yeniden içine çekmek isterdi.
Ve o gün geldiğinde, bütün mesafelerin anlamı kalmayacaktı.
Çünkü bazı insanlar özlenmez sadece…
Kalbinin içinde beklenir.
Dersimlikız Kaleminden ❤
Çok özledim biliyor musun.
Her şeyini, her şeyi çok özledim.
Gülüşünü yakından görmeyi.
Bana sarılmanı çok özledim.
Sarıldığında kokunu içime çekmeyi çok özledim.
Zaman geçse de hasretin hep aynı yerde.
Yaşadığım her an seni özlemeye itiyor beni.
Seninle yaşanacak onca güzel hayalim varken.
Ağır geliyor yokluğun.
Beklediğim, özlediğim, sevdiğimsin sen.
Kilometrelerce öteden duyduğum hasreti anlatamam sana.
Kelimeler yetmez.
Gözlerine bakıp sarılmam, kokunu doya doya içime çekmem lazım…
Dersimlikız Kaleminden
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.