9
Yorum
27
Beğeni
5,0
Puan
212
Okunma

Gözlerimi kapattığım an başladı bu hikaye
Herkes yürümeyi yol sanırken akıp giden bu ömürde
Ben senin sokağına saptığımdan beri yaşamayı seçtim
Çünkü sıradan ne varsa yıkıldı tek bir bakışınla
Dünyayı seninle yeniden temize çektim ben
Gecenin bağrında öyle keskin bir yasemin kokusu ki bu
İnsanı çaresiz bırakıp teninin dilsiz sesine köle eden
Öyle bir sızdın ki içimdeki o kurak topraklara
Nefes almayı unuttum kokunla doymayı öğrendim
Altüst oldu bendeki ne kadar kural, ne kadar ezber varsa
Etten ve kemikten bakan gözler anlamaz bu yangını
Gönül gözüyle görmeyen bilmez gökyüzünün neden eğildiğini
Sen bu yeryüzünde adımlarken usulca ve mağrur
Mevsimler yön değiştirir hizaya gelir bütün evren
Sana bakmak unutmaktır asırlardır söylenen tüm yalanları
İşte o ilk saniyeyi bir milat gibi kazıdım göğsüme
Kafesinden kurtulmak isteyen o vahşi kuş uyandı ansızın
Şakaklarımda atan o deli nabız kalbimin çığlığıdır artık
Sığmıyorum bu daracık, bu yorgun gövdeye anlasana
Çünkü sevda gözü kara bir şekilde ateşe yürümektir
Şimdi bu büyük girdabın tam ortasındayım artık çaresiz
İçime çekmek istiyorum seni nefesim tükenene kadar
Sıkıca sarılmak kemiklerinin sızısını tenimde duymak
Aramıza tek bir zerre, tek bir milim bile bırakmamak
Ve bir mumu ateşe teslim eder gibi erimek avuçlarında
Zamanı ve mekanı senin gözlerinin uçurumuna fırlatıp
Asırlık bir susuzluğu tek bir bakışınla dindirdim
Tüm dünyayı senin o yakıcı yasemin kokunla kilitledim kalbime
Bitti artık her şey kapanmıştır bendeki bütün eski defterler
Ne senden ötesi var bana bu yeryüzünde ne de öncesi...
Tamer KARAKAŞ
KASTAMONU / 05.08.2026
5.0
100% (13)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.