Büyükler neden mi büyüktür? biz, dizlerimizin üstüne çökmüşüz de ondan. artık ayağa kalkalım! stirnera
Ahmet Coşkun 1
Ahmet Coşkun 1

Sorarım köylüm

Yorum

Sorarım köylüm

( 20 kişi )

15

Yorum

26

Beğeni

5,0

Puan

253

Okunma

Sorarım köylüm

Sorarım köylüm

Dağlar yeşil kızıl heybet saçardı
Derininde kurt yükseğinde kuş uçardı
Çobanlar koyun otlar kaval çalardı
Eteğinde çadırlar kurulur erzak sağlardı
Niye böyle çıplak ıssız koydunuz sorarım

Ekinler ekilirdi başaklar boy aşardı
Koyun kuzu yayılır çimene doyardı
Harmanlar kurulur gemler vurulurdu
Sevda türküleriyle herkes hoş coşardı
Ne oldu böyle sessiz ıssız oldunuz sorarım

Doğaya değen bu nasıl bir el ki
Hayvanların nesli tükenmiş sanki
İnsanlar başını alıp nereye gider ki
Çalışmak üretmek yaşamak bitek mi
Bu ne gidişatı neye yordunuz sorarım

Şehir mi çekti sizi bin bir türlü naza
Yokluk mu sürükledi sizi bu çıkmaza
Niye çevirdiniz bunca güzelliği enkaza
Dilimizde tüy bitti efendiliğinizi yaza yaza
Aç kalarak kimi doyurdunuz sorarım

Evlek evlek satıp para mı ettiniz
Şehirlere varıp kat yat mı etiniz
Neyle değiş tokuş yapıp ne kâr ettiniz
Yalnız siz değil şehirliyle beraber bittiniz
Cevap verin ne buyurdunuz sorarım

Coşkûnî

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (20)

5.0

100% (20)

Sorarım köylüm Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Sorarım köylüm şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Sorarım köylüm şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
Adem Çelik
Adem Çelik, @geli
13.7.2026 19:15:55
5 puan verdi
Bu şiir, kırsal yaşamın o eski, bereketli ve huzurlu günlerine duyulan derin özlemin; aynı zamanda doğanın ve toprakla olan kadim bağın koparılmasına karşı yükselen haklı ve hüzünlü bir isyanın dışavurumudur. Coşkûnî, sadece bir yörenin değil, aslında Anadolu'nun genelinde yaşanan sosyolojik bir erozyonu; köyden kente göçün getirdiği yalnızlığı, üretimin terk edilişini ve doğanın ranta kurban edilişini bir ağıt titizliğiyle gözler önüne sermektedir. Şair, sorgulayıcı üslubuyla okuru sadece geçmişi yâd etmeye değil, modernleşme adı altında kendi özümüzden ve toprağımızdan ne denli uzaklaştığımızı muhasebe etmeye davet etmektedir.
Zümrüt Kul Hasani
Zümrüt Kul Hasani, @hasanbelek
14.7.2026 09:56:48
5 puan verdi
Harika şiir ve usta şairi kutluyorum.
Yüreğine Sağlık.
Tebrikler.
Selamlar saygılar sunuyorum 👍🇹🇷❤️🙏✍️
mesakin
mesakin, @mesakin
14.7.2026 08:32:30
5 puan verdi
Güzel anlamlı bir şiir dinletisi omuş tebrik ederim başarılarının devamını dilerim selâm ve saygılarımla
Mavi Masal72
Mavi Masal72, @mavimasal72
14.7.2026 07:01:14
5 puan verdi
Güzel sorular cevabı aynı yere çıkan...Tebrik ederim şairim kaleminiz daim olsun.
YEŞİLIRMAK
YEŞİLIRMAK, @yesilirmak1
14.7.2026 01:29:36
5 puan verdi
Bu şiir, sadece bir toprağın çıplak kalışına yakılan bir ağıt değil; aynı zamanda bir yaşam biçiminin, üretimin ve o kadim "efendiliğin" yitip gidişine tutulmuş çok güçlü bir ayna. Sorduğun her soru, köyden kente göçün, betonlaşmanın ve tarımın can çekişmesinin arkasındaki o acı gerçeğe parmak basıyor.

​"Niye böyle çıplak ıssız koydunuz sorarım"
​Dağların heybeti de, koyunla kuşun sesi de betonun ve kolay kazancın cazibesine feda edildi. Sadece ağaçlar kesilmedi; o dağları canlı kılan insan nefesi çekildi oradan. Çadırların yerini ıssız rüzgarlar, kaval sesinin yerini derin bir sessizlik aldı. İnsanlar toprağa bekçilik etmekten vazgeçtiğinde, dağlar da çıplak ve savunmasız kaldı.

​"Ne oldu böyle sessiz ıssız oldunuz sorarım"
​Ekinlerin boy aşması, harmanların kurulması büyük bir sabır ve emek işiydi. Ancak zamanla emeğin değeri ucuzladı, tohum ve gübre yükü omuzları büktü. Üretici toprağından kazanamaz hale gelince, o coşkulu sevda türküleri yerini geçim kaygısının getirdiği sessizliğe bıraktı. Harman yerleri boş kaldı, çünkü artık harman dövecek genç eller kalmadı.

​"Bu ne gidişatı neye yordunuz sorarım"
​Doğaya değen o el; hırsın, plansız sanayileşmenin ve her şeyi paraya tahvil etme hevesinin eliydi. Hayvanların meraları daraldı, sular kirletildi. İnsanlar çalışıp üretmenin, toprağı işlemenin kutsallığını unutup tüketim çarkının birer dişlisi olmaya doğru koştu. Yaşamak ve üretmek tek bir amaca indirgendi: Hızlıca tüketmek. İşte bu gidişat, geleceği hesaba katmadan bugünü tüketme çılgınlığıdır.

​"Aç kalarak kimi doyurdunuz sorarım"
​"Şehirli efendi, köylü üreticidir" sözü tarih olurken, şehirlerin parıltılı ama yapay dünyası insanları kendine çekti.
Yokluk ve desteksizlik köylüyü o çıkmaza sürükledi.
Kendi kendine yeten, onurlu bir üretim zinciri kırılarak köylü toprağına yabancılaştırıldı.
Kendi eliyle ürettiğini yiyemez hale gelen köylü, şehirdeki devasa market zincirlerini ve tüketim sektörünü doyurmak için kendi karnını aç bıraktı, kendi geleceğini enkaza çevirdi.

​En can alıcı nokta da burası. Evlek evlek satılan o ata toprakları, üç beş kuruşluk beton yığınlarına, apartman dairelerine kurban edildi. Oysa toprak satılıp biten bir sermaye iken, apartman katı insanı doyurmaya yetmedi.
Köylü üretmeyi bırakıp tüketici olduğunda, şehirli de taze ekmeğe, temiz suya ve ucuz gıdaya hasret kaldı.
​Bu takasın kârı koca bir hiçti; kaybeden sadece köylü değil, tabağına ne idüğü belirsiz gıdalar koymak zorunda kalan şehirliyle birlikte tüm memleket oldu.
Geriye ise sadece senin bu dizelerde haykırdığın o haklı, sitem dolu sessizlik kaldı.
KALEMİNE YÜREĞİNE SAĞLIK DİLİYORUM ÜSTADIM
erbensalim
erbensalim, @erbensalim
14.7.2026 00:21:07
5 puan verdi
Eski Bereket ve Coşku: İlk iki dörtlükte çizilen o eski köy tablosu o kadar canlı ki... Heybetli dağlar, kaval çalan çobanlar, boyu aşan başaklar ve harman yerinde söylenen sevda türküleri... Şiir, önce elimizde olan o muazzam zenginliği hatırlatarak başlıyor.

Üretimden Kopuşun Sorgulanması: "Çalışmak üretmek yaşamak bitek mi" dizesi, köylünün toprağı bırakıp şehre göçmesiyle hem üretimin hem de asıl yaşam kalitesinin nasıl son bulduğunu çok bilgece sorguluyor. Doğaya değen o yıkıcı eli çok net deşifre ediyor
Ahmet ÖRNEK
Ahmet ÖRNEK, @ahmet-ornek2
13.7.2026 23:39:38
çok sorumu soruyorsun be şair
yorma böyle şeylere kafayı deyim ben de
sen gerisini anla Açık değil mi sebep...
eyvallah güzel insan
Halit Durucan
Halit Durucan, @halitdurucan
13.7.2026 22:34:27
5 puan verdi
Düşündürücü sarsıcı günümüzün panoraması... Neden? Neden ormanlarımız, akarsularımız talan ediliyor... Neden ülkemiz çöle dönüşüyor. Rant mı?.. Ya bunları halen alkışlayanlara ne demeli?.. Yüreğine, kelamına kalemine selam olsun üstadım. Yürek sesine selam ile hayırlı geceler
Güven Tekin
Güven Tekin, @guventekin
13.7.2026 20:29:43
5 puan verdi
Kalemine bereket değerli üstadım
Ay
Ayla Kaya, @aylakaya
13.7.2026 19:44:07
5 puan verdi
Doğanın yeşili ekinlerin coşkusu gözümün önünden geçti resmen
Hem düşündüren hem de derinden etkileyen anlamlı bir şiir olmuş kaleminize yüreğinize sağlık
yudumyunus
yudumyunus, @yudumyunus
13.7.2026 19:42:48
5 puan verdi
Çoğu okuyucunun duygularına tercüman olan bir şiir zuhur etmiş usta kaleminizden

Mualesef köyünden ayrı düşenlerin her nedense yüzü gülmüyor gülse dahi içi kan ağlıyor bir şekilde

Gözlerim buğulu okudum bu anlamlı şiirinizi
hüznün adı satır aralarında saklıydı

Güzeldi anlamlıydı kutlarım tebrikler

yudumyunus

Etkili Yorum
Berlin
Berlin, @berlin
13.7.2026 19:03:52
5 puan verdi
Br pencere köylerimizden şehirlere doğru açılmış,

Güzellikleri de geldiği nokta da harika bir anlatımla işlenmiş

Huzurdan kaosa çıkan yollar
Mutluluk vermedi elbette
Ancak üretmekten tüketime geçiş gittikçe çığ gibi büyüdü ve köyler de köy olmaktan çıktı , gençlerin terk ettiği yaşlılarımızın yaşadığı yerlere dönüştü

Kimse memnun değil anladığım kadarıyla

Güzel bir şiirdi ne çok sahne canlandı …
Tebrik ederim
Dua ile


Bir gün geldi üretmekten sıkıldı
Çalışıp üretip tüketmekten bıkıldı
Köyden kente kaçar hane yıkıldı
Kaç huzurlu gece ayırdınız sorarım

Etkili Yorum
HüznünŞairi
HüznünŞairi, @huznunsairi
13.7.2026 19:00:52
5 puan verdi
Yüreğinize sağlık üstadım, çok manidar bir konuyu işlemişsiniz var olasınız.Bizim çocukluğumuzda çok kısıtlı imkanlar ile köyün yarısı yaylacılık yapardı.Şimdi her türlü imkan var ama heveslenip de yaylada yaşayan yok maalesef.
Kaleminiz kavi olsun, selam ve saygılarımla.
Etkili Yorum
Ahmed HaniYar
Ahmed HaniYar, @ahmet-hani
13.7.2026 18:47:44
5 puan verdi
Doğal ve canlı imgeler: Dağlar, çobanlar, harmanlar ve bakir doğa tasvirleriyle güçlü görsel betimlemeler kullanıyor ve derin bir nostalji hissi yaratıyor.

Sade ve halk dili: Günlük kelimeler ve köy üslubuyla şiiri samimi ve etkileyici kılıyor.

Sorulu yapı: Her bendin sonunda tekrarlanan “sorarım” ifadesi, itiraz ve cevap arama duygusunu çok iyi aktarıyor.

Güçlü toplumsal mesaj: Şehre göçü, köylerin yıkımını ve geleneksel yaşamın kayboluşunu slogana kaçmadan akıllıca eleştiriyor.

Şiir kısa, akıcı ve içten bir etki bırakıyor

Tebrik ederim
Kaleminiz daim olsun.

Selam ve saygılarımla
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL