1
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
64
Okunma
Bana, İyileşmek neye benzer? diye sordular.
Sustum.
Çünkü hiçbir dağ, zirvesine düz bir cümleyle çıkmaz.
Hiçbir kuş, göğü tek kanat çırpışıyla öğrenmez.
Ben, en çok yeniden kanayan yerlerimde büyüdüm.
Kabuk sandığım şeyler,
yalnızca zamanın sessizce değiştirdiği elbiselermiş. Acı, her dönüşünde başka bir adımla çıkarmış karşıma.
Bir nehir düşün.
Bazen kendi gölgesine akar,
bazen taşa çarpıp sesini bin parçaya ayırır.
Uzaktan bakan, onu kayboldu sanır.
Oysa su bilir.
Denize giden yol, hep ileri gitmek değildir.
Bazı virajlar, insanın geride bırakamadığı kendisini unutabilmesi içindir.
Ben artık düştüğüm günleri saymıyorum.
Çünkü toprağın hafızasında tohumlar da düşerek başlar hayata.
Şimdi ne zaman eski bir sızı omzuma dokunsa, kaçmıyorum.
Bir sandalye çekiyorum ona.
Birlikte susuyoruz.
Ve her sessizlikten sonra kalbimin içinde,
adını kimsenin bilmediği küçük bir bahar daha filizleniyor.
İşte o gün anladım.
İyileşmek, hiç düşmemek değil.
Düştüğün yeri,
kendine mezar değil,
kök yapabilmektir.
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.