2
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
96
Okunma

Bir sabah kapıyı açık bıraktım.
Biliyordum geleceğini.
Yağmurun kokusu dolaşıyordu evin içinde; sanki gökyüzü, senden önce uğrayıp haberini bırakmıştı.
Geldin.
Ayakkabılarını çıkarmadın.
Ben de seni çıkarmadım hayatımdan.
Halıma taşıdığın çamuru sessizce seyrettim; adına kir değil, hatıra dedim.
Çay koydum.
Fincanına iki şeker attın.
Oysa ben seni şekersiz bilirdim.
Yanlışını düzeltmedim.
Çünkü bazen insan, doğru sandığı yalnızlıktan daha çok sever küçük bir yanlışı.
Sandalyeyi sana doğru çektim.
Sandalyeyi değil aslında...
Yıllardır kimseyi oturtamadığım ömrümü çektim önüne.
Masada iki bardak vardı.
Birine seni koymuştum,
ötekine henüz yaşanmamış bütün yarınlarımızı.
Gözlerin odanın içinde dolaştı.
Duvarlara baktın.
Çerçevelere baktın.
Ben ise yalnızca sana baktım.
Bir insanın gözlerinde ne kadar kalınabileceğini ilk kez o gün öğrendim.
Sustun.
O sessizlik konuşsaydı, hiçbir kelime bu kadar canımı acıtamazdı.
En çok sustuğun yere yerleştim ben.
Çünkü bazı insanlar söyledikleriyle değil, söylemeden bıraktıklarıyla ömür boyu yaşar.
Odanın içinde senden kalacak küçücük bir iz aradım.
Bir fincanın buğusunda...
Perdenin kıpırtısında...
Kapının kolunda...
Ev, senden sonra bile seni anlatmanın yolunu buluyordu.
Sonra ayağa kalktın.
"Gitmem lazım." dedin.
Çayın yarısı duruyordu.
Benim ömrüm de.
Kapıya yürürken attığın her adım, halıya değil, içimde yıllardır kimsenin dokunamadığı yerlere bastı.
Bir insan birkaç adımda nasıl bu kadar uzaklaşabilirdi?
Bir ömür, bir kapının eşiğine nasıl sığabilirdi?
Ve gittin.
Kapı açık kaldı.
Bu kez ben açık bırakmamıştım.
Sen, ardında tamamlanmamış bir hayat bırakarak çıkıp gitmiştin.
Şimdi her sabah aynı kapıyı açıyorum.
Ne yağmur geliyor...
Ne o koku...
Ne de sen.
Sandalye yerinde duruyor.
Çaydanlık da.
Fincanın içine bazen farkında olmadan iki şeker bırakıyorum.
Sonra gülümsüyorum.
Çünkü sen aslında şekersiz içerdin.
İnsan bazı alışkanlıkları unutmaz.
Bazı bekleyişleri de.
Beklemek dediğin şey takvimle ölçülmüyor artık.
Saatler geçiyor, yıllar geçiyor, insanlar değişiyor.
Bir tek kapının eşiğinde duran umut eskimiyor.
Belki bir gün yine gelirsin.
Bu kez ayakkabılarını çıkarırsın.
Fincanını şekersiz istersin.
Gitmekten hiç söz etmezsin.
Ben yine kapıyı açık bırakırım.
Çünkü kalbim, senden başka kimsenin bilmediği dönüş yolunu ezbere taşıyor.
Sen gittin diye bu ev sessiz kaldı sanma.
Asıl gürültü senden sonra başladı.
Sandalyeler geceleri yer değiştiriyor sanki.
Duvarlar adını fısıldıyor.
Pencereler her rüzgârda seni içeri almak ister gibi titriyor.
Ben ise hiçbirine "sus" diyemiyorum.
Çünkü bazı insanlar kapıdan çıkar gider,
Ama odalardan hiç ayrılmaz.
Bazı vedalar biter sanılır,
Oysa insanın içinde devam eder.
Çünkü sen benim geri dönmeyen misafirimsin.
Ve ben hâlâ dönmeni bekleyen ev sahibiyim.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.