1
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
158
Okunma

Bir Nefeslik Dünya
Bir lokmaymış meğer
Dünya ile ahiret arasındaki perde...
Bir nefes tutulur,
Bir ömür susarmış.
Sabah gülümseyen bir yüz,
Akşam toprağa emanet olurmuş.
Demek ki ölüm,
Yaşlılığın değil;
Takdirin adıymış.
Biz ise
Yarın yaparım diye diye
Ömrü tüketirken,
Ecel,
Kapıyı çalmadan girermiş.
Bir haber gelir,
Yüreği ikiye böler.
Aniden bir imtihan iner,
Dizlerdeki dermanı alır.
O an anlarsın;
Asıl sahibi olmadığın hiçbir şey
Sana ait değilmiş.
Mal da gider,
Makam da gider,
Sevdiğin de...
Geriye,
Rabbin için attığın adımlar kalır.
Ey gönlüm...
Dünyaya neden bu kadar bağlandın?
Oysa her ayrılık,
Asıl yurda hazırlan diye
Fısıldayan ilahî bir sestir.
Her acı, nefsin kabuğunu
Çatlatan bir rahmet;
Dökülen gözyaşı,
Kalbi arındıran sessiz bir dua,
Gösterilen sabır,
Allah’a açılan görünmez bir kapıdır
Öyleyse şikâyet etme...
Belki de seni inciten,
Rabbinin sana en yakın olduğu andır.
Bugün başkasının ardından
İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn dedin.
Unutma...
Bir gün aynı söz,
Senin ardından da söylenecek.
O gün gelmeden,
Kalbini Allah’a çevir.
Affet.
Helalleş.
Secdeyi çoğalt.
Çünkü insan,
Dünyadan götürdüğüyle değil,
Rabbinin huzuruna
Getirdiği kalple kurtulur.
Bir nefeslik dünya için
Sonsuzluğu unutma.
Çünkü dönüşümüz,
Toprağa değil;
Rahmeti sonsuz olana...
Allah’adır.
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.