İnsanları ikna etmenin en iyi yollarından biri onları dinlemektir. dean rusk
redfer
redfer

Her şeye rağmen gülümsemeyi öğrendik

Yorum

Her şeye rağmen gülümsemeyi öğrendik

3

Yorum

14

Beğeni

0,0

Puan

759

Okunma

Her şeye rağmen gülümsemeyi öğrendik


Aşk diyorsunuz ya,
Umutsuzca beklenen, tırnakla kazınan,
Bazen bir tütün tabakasında,
bazen bir çay bardağında demlenen...
Bizim aşkımız öyle ucuza satılmadı pazar yerlerinde.
Yırtık ceplerimizde sakladığımız o kutsal emanet,
Leke tutmaz bir kumaş gibi korundu o fırtınalarda.
Sizin parıltılı salonlarınızda unuttuğunuz o ruh.
Burada, bir gaz lambasının titreyen alevinde,
Bir öksüzün gözyaşında,
yeniden can buluşunu öğrendim.

Şimdi varsın kurusun mürekkep,
varsın kapansın defterler;
Biz o kenar mahallelerin çocuklarıyız artık.
Gökyüzünü avuçlarında taşıyan o yoksulların gözlerindeyiz,
Gecenin en kuytu, en unutulmuş yerindeyiz.
Aşkı yoklukta bulduk
Memleketini, milletini sevmeyi bu yollarda düşe kalka,
Ama başımız hep dik,
yürüyerek öğrendik.

Sizin hiç sezmediğiniz, sezmeyeceğiniz
Bir gizli defineymiş bu ömür, meğer yanılmışım.
Yüksek uçan kuşların gölgesini saadet sanıp,
Yıllarca o mağrur tepelerin seraplarında uyanmışım.
Oysa asıl dünya,
o sokağın köşesindeki kırık taburede,
Bir eskicinin yüzündeki derin çizgilerde gizliymiş.
Zamanı altın saatlerle ölçenler bilmez;
Burada hayat, bir annenin "ekmek sıcak" deyişiyle başlarmış,
İçine girince, o sıcağa dokununca öğrendim.

Aşk diyorsunuz ya,
Göz kamaştıran ışıkların altında sergilenen o yapay oyun...
Bizim öğrendiğimiz aşk, o loş koridorların,
O sırt sırta vermiş ahşap evlerin sabrıdır.
Rutubetin bile kokusunu güzelleştiren bir sadakat,
Yokluğun ortasında bile eksilmeyen bir berekettir.
Sizin o hiç uğramadığınız kenar mahallelerde,
Aşk, bir hırkayı iki kişi giymek,
Ve üşürken bile şükredebilmektir, bildim.
Biz öyle öğrendik.

Her gün, yeni bir sabahtır bize.
Kevser’i avucumuza dolduran o çamurlu yollar,
Bizi İrem bağlarının en has bahçıvanı yaptı.
Varsın yırtık olsun ceplerimiz,
varsın perişan görünsün halimiz;
Kalbin nabzını o sokaklara taşıdığımızdan beri,
Gecenin bittiği yerde duran o büyük aydınlığız artık.
Saatler burada nihayete erer belki,
Ama o çamurda açan gülün kokusu,
Biz nefes aldıkça bu dünyada kalacak,
Biz öyle öğrendik.

Sizin hiç bilmeyeceğiniz o büyük sırla,
Şimdi perdeleri kapatma vaktidir .
Biz kelimeleri süslemek için değil,
O sokakların dumanı tüten bacalarına,
O mahzun bakışlı çocuklarına şahit olmak için yazdık.
Kevser’i de gördük, İrem bağlarını da;
Ama en büyük mucizeyi,
insanın insanı incitmeden sevdiği
O tenha ve yoksul sofralarda öğrendik.

Aşk diyorsunuz ya,
İşte o, son nefeste bile lekesiz kalan tek şeydir.
Varsın üstümüz başımız o mahallenin çamuruyla dolsun,
Varsın adımız fukara,
Halimiz perişan yazılsın şiirlerde;
Biz, kalbimizin ucunu o sokağa bıraktığımız gün
Dünyanın en zengin, en temiz insanı olduğumuzu öğrendik

Gecenin en ucunda,
o ıslak gül yaprağının üzerinde,
Alın teriyle yıkanmış bir hakikat parıldıyor şimdi.
Söz biter, yollar kısalır, şehir uyur...
Ama o çamurlu yollarda yürüyenlerin,
Aşkı yırtık hırkaların içinde büyütenlerin hikâyesi,
Bu gök kubbe çökene kadar bitmez, bitmeyecek
Biz böyle öğrendik

Sizin hiç geçmediğiniz, geçmeyeceğiniz
Sokaklardan geçtim.
Yalınayak basılan taşların soğukluğunu,
Rutubetli duvarlarda açan umut çiçeklerini öğrendim.
Gözyaşının kimyası aynıdır derler ya, yalan;
Kenar mahallelerin gözyaşı daha koyu,
daha ağır olurmuş,
Kirpik uçlarımdan düşünce öğrendim.

Aşk diyorsunuz ya,
Plaza katlarında, şık masalarda konuşulan,
Üzerine parfümler sıkılmış o steril duygu...
Benim öğrendiğim aşk,
Fabrika çıkışı bir tulumun ceplerinde saklı.
Nasır tutmuş ellerin titreyerek tuttuğu,
Bir somun ekmeği bölüşürken
duyulan o kutsal sızıyı öğrendim

Sizin hiç duymadığınız, duymayacağınız
Kuşlar uçuyor şimdi içimde.
Kanatları tel örgülere takılmış,
Ama inadına gökyüzü, inadına mavi...
Kevser’i de bildim artık, irem bağlarını da,
Ama cenneti uzaklarda aramıyorum dostum;
Cennet, o çamurlu yolların sonunda,
Yırtık ceplerinde birbirinin elini ısıtan
O perişan insanların kalbindeymiş,
Geç de olsa,
yanarken öğrendim.

Sizin hiç görmediğiniz, görmeyeceğiniz
Şafaklar söktü bu izbe odalarda.
Güneşin bile uğramaya utandığı,
Rutubet kokan, tavanı akıtan evlerde ,
o dar sokaklarda ,
Dünyanın en fiyakalı umutlarını büyüttük biz.
Vitrin camlarında seyrettiğiniz o parıltılı hayatlar,
Bir çocuğun çamurlu ayakkabısından sızan
O gururlu asalet kadar parlayamazdı,
En başta onu öğrendim .

Aşk diyorsunuz ya,
Yaldızlı defterlere yazılan süslü cümleler...
Benim bildiğim aşk,
Gece yarısı çöpleri karıştıran bir annenin
eve götürdüğü ekmekte,
Tezgâh başında sabahlayan bir babanın
dualı gözlerindedir.
Öyle hırpalanmış, öyle hırçın,
Ama bir o kadar da saf ve lekesiz...
Sizin o yüksek tepelerinizden bakıp da "fukara" dediğiniz,
Aslında gönlü saraylardan zengin olan insanların
Gözbebeklerinde saklıymış hakikat,
geçte olsa onu öğrendim.

Şimdi varsın dökülsün yapraklar,
Varsın fırtına kopsun o tenha mahallelerde.
Biz yangınları gül bahçesine çevirenlerin soyundanız;
Başı dumanlı dağlar da bizimdir,
Pınarların en duru damlası da.
Çünkü biz, aşkı o çamurlu yolların perişanlığında bulup,
Gecenin en karanlık ucunda,
Alnımızın teriyle, kalbimizin sesiyle
Bambaşka cümleler kurmayı öğrendik.

Sizin hiç duymadığınız, duymayacağınız
Bir ihtilal koptu bu sessiz kenar mahallelerde.
Sokak lambalarının sarı ışığı altında,
Gölgesi boyundan büyük adamların,
Dünyayı omzunda taşıyan kadınların sustuğu yerde...
Siz şehrin meydanlarında yankılanan sesleri dinlerken,
Ben o kerpiç duvarların arkasındaki tevekkülü,
Her şeye rağmen hayata gülümsemeyi,
o mağrur edayı öğrendim.


redfer


Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Her şeye rağmen gülümsemeyi öğrendik Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Her şeye rağmen gülümsemeyi öğrendik şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Her şeye rağmen gülümsemeyi öğrendik şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
bdbedri
bdbedri, @bdbedri
3.6.2026 10:35:32
Günaydın Üstadım.
Yapıtınız bana günde yaşamın gerçek yürüyüşlerindeki estantaneleri hatırlattı.. gösterişten uzak insana en dip noktada bile yakışan insanca duyguların dile getirildiği müthiş bir şiir olmuş.. her satır başa her paragraf başlangıcı ayrı bir dünyanın gerçek anlatımlarının dile geldiği ve örnek alınarak Hatta esinlenerek yeni baştan Yaşama Dair bir şeylerin yazılabileceği bu eserinizden dolayı sizi gerçekten yürekten yürekten kutlarım. Uzatmadan özetle. ..
Bu şiir, insanın kalbine yumruk gibi iniyor.
Siz, kenar mahallelerin çamurunda yeşeren o yalın, kutsal aşkı öyle bir anlatmışsınız ki; bütün yaldızlı salonlar, bütün parıltılı yalanlar utanıyor şu anda.
"Her şeye rağmen gülümsemeyi öğrendik" dizesi, sadece bir mısra değil; bu milletin, bu yoksul ama onurlu insanlarının destanı.
Kalemine, yüreğine ve o yırtık ceplerden taşan zenginliğe sağlık. Gerçekten çok derin, çok samimi ve çok güzel bir şiir oldu.
Ellere sağlık usta. 🔥
Etkili Yorum
Adem Çelik
Adem Çelik, @geli
3.6.2026 16:15:08
Yaldızlı sofralardan, uzak duran bu sese,
Sanki benim ömrümden, bir parça sunulmuş.
Emeğin nasırında, açan o gül nefese,
Fukara soframızda, hakikat bulunmuş.
Siz "aşk" dediniz amma, biz yoklukla yoğrulduk,
Çamurlu yollarında, diz çöküp de doğrulduk.
Yırtık hırkalar ile, fırtınaya boğulduk,
Kevser’i bu mahzun, yüreğimizde yunduk.
Sizin şık salonlarda, aradığınız o serap,
Bizim nasırlı elde, ekmektir, candır harap.
Vakti geldi kapandı, o defter, o kitap,
Biz yoksul sofralarda, gönlümüzü kurduk.
Gülümsemek bir sanattır, zordur garip olanda,
Mağrur bir duruş vardır, o dumanlı dağlarda.
Öğrendik ki hakikat, gizlidir bu yollarda,
Ömür bir defineymiş, biz sonunda bulduk.
Kaleminize sağlık, bu dertli dizelere,
Tercüman olmuşsunuz, yorgun geçen bizlere.
Gönlümüz zengin olsun, bakmasın hiç izlere,
Biz böyle öğrendik, bu dünyayı yorduk.
mesakin
mesakin, @mesakin
3.6.2026 00:30:25
Güzel bir şiir olmuş tebrik ederim başarılarınızın devamını dilerim selâm ve saygılarımla
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL