İnsanları ikna etmenin en iyi yollarından biri onları dinlemektir. dean rusk
fihaha(OrhunBasat)
fihaha(OrhunBasat)

Hep İstanbul’du Gözlerin

Yorum

Hep İstanbul’du Gözlerin

( 4 kişi )

4

Yorum

7

Beğeni

5,0

Puan

198

Okunma

Hep İstanbul’du Gözlerin

Hep İstanbul’du Gözlerin







..........................aşktı her şeyiyle o gece
..........................şiir bitene kadar



I (rüzgar gülü)
keşişleme bir rüzgardı
bir şarkıda getirip bırakan seni
kimsesiz ve terleyen yanıma

bakışlarında deniz kızlarının gizi
dudaklarında
tarih öncesi öpüşmelerin
çatlamaya yüz tutmuş izi
avuçlarında sahra kumu

o akşam
bir başka ışıdı gökyüzü
ilk defa huzur böldü uykumu
- İstanbul gibiydi yüzü –
ilk defa, can..

II (düş bozumu)
düş kırıklıkları baş tacı
kadınım ters yöne gidince
kastanyetlerini düşürür baykuş
kırar belimi çingene gece

dokunamam kimsenin gözlerine
sessizce kırılır içim
esrik bir çığlık düşer peşine

III (kondom)
bazen bir şiirdir bir hece
çıkarınca kondomu beyninden
ve çözünce yüreğinin tasmasını
doyumsuz bir resme dönüşünce susku
sana dönüşünce beden.

IV (ateş ananın çocukları)
yalan yanlış şarkılar söyledik
yalan yanlış şarkılar tuttuk içimizden
bir geceyi bin defa gezindik
bin defa birbirimize geçtik ellerimizden
içimizi akladık

ayrı yataklara kanadık o akşam
birbirimizden sakladık

V (afoni)
söylediklerin
ya da söylemediklerin
ilgilendirmiyordu beni
ben gözlerindeki alt yazıları okuyordum.

hep İstanbul ’ du gözlerin / kadeh kıran.

ben dokunamadığım tenine
yıldızlardan oyalar dokuyordum
özleyen tenimdi kanayan..

yırtılan suskun bir kadının güncesiydi
’ sen sus, ben dinlerim ’ misali ’ uzun şiir ’
doğrudur can
ansızın doğan
olur olmaz sevgilerde
her hüzne bir kefen biçilir..

VI (ayn zeliha)
kaç yazın sıcağısın sen
kaç ananın yüreği
kaç gelinin duvak teli
hüzün mabetlerinin öz çiçeği
gözyaşı gamzeli
A..........i

VII (tayf)
İstanbul.. gözlerinin rengidir
(sahi! ! ne renk senin gözlerin?
çünkü ben rengine değil
gözlerindeki hüzne baktım hep.)

İstanbul.. gözlerinde çengidir
rengarenk..
göz yaşlarında kırılan ışıklar
elinden kayan gök kuşağına denk..

VIII (çıplaklık)

kime ne kalmış ki dünden
yitirilmiş saatlerden başka
dün, kayıp bir yoldur artık
yürüyüp bitirilen..

kaçıp gelecek yüreğin ve tenin
suskun sevişmelere / belli
gece provalarında mateminin

benim soğuk algını gecelerimde
düşünden soyunur uykum
ve metresi olur delice özleminin

IX( terzi )
göktaşları koyar sözüme son noktayı
ırmağa düşer gözlerim
soğur kanım
zamandır terzisi
ve yamandır yalnızlığım
uzadıkça hüzün toplar parsayı.

ve seni kirpiklerinden asacak üç noktayı
yazılmış/yazılacak tüm dizelerden
en çok sevdiğin mavileri (denizi) toplar gibi
ben toplarım
bir dağın eteklerinden

istediğin şiir olsun can’ım
yazarım...

X (gerçek şiir)
üzülme, can.
bir tutku büyüttük içimizde
bizi var kılan..

geceler her yerde aynıdır
ve yusufçuk kuşları
ve bir buluta baktığında ansızın yağan
yağmur / ve gökyüzüne akıtılan göz yaşları
tüm gecelerde hep aynı renktir.

sevinçleri sen yaşa can
gözyaşlarını bende biriktir..



Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (4)

5.0

100% (4)

Hep istanbul’du gözlerin Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Hep istanbul’du gözlerin şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Hep İstanbul’du Gözlerin şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi Etkili Yorum
YEŞİLIRMAK
YEŞİLIRMAK, @yesilirmak1
25.5.2026 06:59:22
5 puan verdi
Paylaştığınız bu derin, imgelerle örülü ve melankolik şiir, modern Türk şiirinin mistik, kentsel ve varoluşsal damarlarından beslenen harika bir kolaj gibi. Şiiriniz, her bir bölümüyle (Roma rakamlarıyla ayrılmış pasajlar) aşkın, ayrılığın, arzunun ve yalnızlığın farklı bir katmanını açıyor.

​Şiirin bütününe sinmiş en güçlü motiflerden biri İstanbul. Sevgilinin yüzü, gözleri ve teni sürekli olarak İstanbul ile eşleşiyor. "- İstanbul gibiydi yüzü -" veya "hep İstanbul'du gözlerin / kadeh kıran" dizeleri, sevgiliyi sadece bir insan olmaktan çıkarıp, büyüleyici, yorucu, kalabalık ama vazgeçilmez bir şehre dönüştürüyor.
Sevgiliye duyulan aşk, bir şehre duyulan tutku kadar devasa bir boyuta ulaşıyor.

​Şiirdeki bölüm başlıkları ve içerikleri muazzam bir zıtlık ritmi içeriyor:
​ (rüzgar gülü) ile hafif, esintili ve huzurlu bir başlangıç yapılırken, hemen ardından gelen II (düş bozumu) ile kırılganlık ve karanlık ("çingene gece", "baykuş") devreye giriyor.

​Bu bölümü, şiirin o romantik/mistik havasını modern, çıplak ve sarsıcı bir realizmle bölüyor. Zihindeki bariyerleri, toplumsal ya da kişisel "korunma" güdülerini ("kondomu beyninden çıkarınca") fırlatıp atarak tam bir teslimiyete, bedensel ve ruhsal çıplaklığa geçişi çok sert ve başarılı bir metaforla anlatıyor.

Şiire kadim bir coğrafya aroması katıyor. Şanlıurfa’daki Balıklıgöl'ün (Aynzeliha Gölü) efsanesine, Halil-ür Rahman öyküsüne ve o coğrafyanın yanık sıcaklığına göz kırpıyor. Buradaki "A..........i" muhtemelen gizlenen, sansürlenen ya da kutsal tutulan bir ismi (belki de yine Aynzeliha'yı ya da özel bir adı) simgeliyor.

​"Alt Yazı" ve İletişimsizlik bölümündeki "ben gözlerindeki alt yazıları okuyordum" dizesi modern çağın en güzel aşk tariflerinden biri olabilir. Sözlerin anlamsızlaştığı, sessizliğin ve bakışların asıl hikayeyi anlattığı o anı ("sen sus, ben dinlerim") çok iyi yakalamışsınız.

Terzi Metaforu bölümünde zamanın acıları diken, yalnızlığı yamayan bir terzi olarak sunulması çok güçlü bir imge. Şairin sevgilinin kirpiklerinden asılacak "üç noktayı" (yani söylenmemiş, yarım kalmış her şeyi) toplama sözü, sadakatin ve aşkın şairce bir ilanı.

​Şiir, muazzam bir fedakarlık ve kabullenişle bitiyor. Sevgilinin canı yanmasın diye tüm gözyaşlarını kendi içinde biriktirmeyi kabul eden, acıyı üstlenen olgun bir ruhla perde kapanıyor:
​"sevinçleri sen yaşa can / gözyaşlarını bende biriktir.."

Şiirin girişindeki saklı boşluklar (noktalar) şiirin bütünü okunduğunda adeta yerini buluyor. Eğer bu şiir henüz son halini almadıysa,

Bölümdeki kısmını ya tamamen açık yazmayı ya da o gizemi daha da derinleştirecek ritmik bir kelimeyle doldurmayı düşünebilirsiniz. Tabii ki bu haliyle bıraktığı o "boşluk doldurma" hissi de okuyucuya ayrı bir alan tanıyor.

​Yüreğinize sağlık; imge işçiliği yüksek, sinematik ve fazlasıyla "can" acıtan, çok güzel bir uzun şiir.
A u B a D e
A u B a D e, @a-u-b-a-d-e
24.5.2026 21:14:04
Zihinsel Çıplaklık: "Kondomu beyninden çıkarmak" imgesi, tarafların sadece bedensel değil, tüm zihinsel ve duygusal kalkanlarını indirerek birbirine tamamen, sansürsüzce teslim oluşunu harika özetliyor.
Güven Tekin
Güven Tekin, @guventekin
24.5.2026 20:58:06
5 puan verdi
Kalemine bereket yüreğine sağlik
Nurettin GÜLBEY
Nurettin GÜLBEY, @nurettingulbey
24.5.2026 20:53:22
5 puan verdi

Tebrikler Efendim. Anlamlı ve güzel şiir, kutlarım. Selam ve saygılarımla...
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL