0
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
12
Okunma
Güzellik dediğin bir mevsimlik kar,
Güneş vurunca bak erir gidermiş.
Özü güzel olan ebedi bir yâr,
Gönül sarayını cennet edermiş,
Merhamet duyanlar Hak’ka gidermiş.
Kader arkadaşım, ruhumun eşi,
Sende seyrederim ulu güneşi.
Sönmez içimizdeki bu aşk ateşi,
Ben seni severken rızayı güttüm,
Sevdanı kalbime bir zikir ettim.
Yüz sararır elbet, saçlara ak düşer,
İlahi aşk ile pişenler pişer.
Merhamet bağıyla sırlar genişler,
Bizim bu sevdamız dünyaya sığmaz,
Hakk’ın rahmetidir, üstüme yağmaz.
Elini bırakmam, mahşere kadar,
Bu yalan dünyada ölüm ne yapar?
Yalnızca O’na kul olan canlar,
Sonsuz bir vuslatın bağını kurar,
Aşk ile yürüyen menzile varır.
Kaşın gözün güzel olsa ne yazar,
İçinde merhamet, insanlık yoksa?
Fani güzelliğe değecek nazar,
Gönül aynasında ulu nur yoksa,
Yalan sevdalarla karın mı toksa?
Ben seni sevmedim bir anlık hevesle,
Aşkını üfledim aldığım nefesle.
Yürüdüm yolunda o kutsal sesle,
Sen benim dünyada kader eşimsin,
Karanlık geceme doğan güneşimsin.
Yüzdeki çizgiler vuslata ermez,
Özünde aşk olan yaşlanmak bilmez.
Merhamet ehlini melekler silmez,
Ben seni severken Hak’kı sevmişim,
Bu fani ömrümü sana vermişim.
El ele tutuşup Hak’ka yürümek,
Bir ömür aynı dert içinde erimek,
İlahi sevdayla kalbi bürümek...
İşte budur bizde sevdanın aslı,
Cennette son bulsun bu vuslat faslı...
Ufuk Güney
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.